Bohumil Hrabal

Bohumil Hrabal

Yazar
7.5/10
81 Kişi
·
180
Okunma
·
20
Beğeni
·
1350
Gösterim
Adı:
Bohumil Hrabal
Unvan:
Çek Yazar
Doğum:
Brünn, 28 Mart 1914
Ölüm:
Prag, 3 Şubat 1997
Eserlerinde özellikle II. Dünya Savaşı sürecindeki Alman-Çek gerginliğini konu almıştır. Dada, Gerçeküstücülük ve psikanaliz gibi akımlardan etkilenmiştir. En iyi bilinen eseri Sıkı Kontrol Edilen Trenlerdir. Yazar Prag'da ölmüştür.
Aklımda sadece Sandburg’un şu dizeleri vardı: insandan geriye bir kutu kibrit yapmaya yetecek kadar fosfor ve bir idamlığın çivisini dövecek kadar demir kalır sadece.
Elimde bir kitap, benimkine yabancı bir dünyaya şaşkın şaşkın bakarım, çünkü itiraf etmeliyim ki ben bir kitaba gömülünce, büsbütün başka yerde olurum, metnin içinde… şaşakalır, hayallere dalar, daha güzel bir dünyaya, gerçeğin tam içine girerim. Her gün, günde on kez kendimden bu kadar uzaklara gidebilmiş oluşuma hayret ederim.
İnsandan geriye bir kutu kibrit yapmaya yetecek kadar fosfor ve bir idamlığın çivisini dövecek kadar demir kalır sadece.
Bohumil Hrabal
Sayfa 17 - Tavanarası Yayınları
Ben okurken, gerçek anlamda okumam, ağzıma güzel bir cümleyi alır, bonbon gibi emerim, küçük bir kadeh likör gibi yudumlarım, ta ki düşünce içimde alkol gibi eriyip dağılana kadar; sadece beynime, yüreğime nüfuz etmekle kalmaz, damarlarımın köklerine, kılcal damarların kökçüklerine kadar işler.
Bohumil Hrabal
Sayfa 8 - Tavanarası Yayınları
Zira ben okurken, gerçek anlamda okumam, ağzıma güzel bir cümleyi alır, bonbon gibi emerim, küçük bir kadeh likör gibi yudumlarım, ta ki düşünce içimde alkol gibi eriyip dağılana kadar; sadece beynime, yüreğime nüfuz etmekle kalmaz, damarlarımın köklerine, kılcal damarların kökçüklerine kadar işler.
Bu kitaplarda işe yarar bir şey varsa, alevlerin ortasında sessiz kahkahalarını işitmeye devam edersiniz, çünkü gerçek bir kitap hep başka bir yere ,kendi dışına göndermede bulunur.
90 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Öncelikle sevgili Selman'ın (Selman Ç./Duvar/) hediyesi olduğu için çok kıymetli kitaplarım arasında yer.alacak :)
Ikinci dünya savaşı okumalarim her yönden (biyografi /roman /anı_hatıra ve hatta ansiklopedi ) bazında devam ederken ...adını duyduğum fakat bir türlü alıp okumak kısmet olmadığı bir küçücük hikayedir "sıkı kontrol edilen trenler"

Alman işgali sırasında Çek kasabasında bir tren istasyonunda geçen hikaye ..hem mizah hem gerçeklik sınırlarını gezdiren bir kitaba dönüşmüş ..ilginç karakterlerinin garip huylarina tanıklık ederken :) bir yandan'da trenlerle sağa sola gönderilen vagonlar dolusu mahkum -asker-yaralı hatta hayvan sevkiyatlarina şahit oluruz ..
Daha önce de duyduğum Dresden bombardımanına bir kez daha bahsi geçip ilgimi çekmeye devam eder bu kitap sayesinde.
..içinden kitap çıkan kitapları seviyorum araştırmaya sevk eden bir kelime bir sayfa.bile barındırsa benim için yeni kapılar açmış oluyor .

Bu sebeple kitabın ince/kalın olması değil içinde bulduğum saf bilgi ve hazinedir aslolan diyorum ...101 sayfalık miniminnak bir kitap ..sahafta rastlarsınız alın diye ekliyorum :)

Barışla kalın /iyi pazarlar
90 syf.
·7/10
İkinci Dünya Savaşı'nın gölgesinde, dünyanın tam ortasında olduğuna inanacağınız bir tren istasyonu ve varoluşun nedenlerini sorgulayan ergenliğin sonunda bir genç.

Karakterlerin detaylandırılması ve kurgu oldukça etkileyici. 90 sayfanın sonunda yazara minnet borçlu kalabilirsiniz. 1966 yılında yolu beyaz perdeye düşmüş bir kitap. İzlediklerim içinde kitaba en sadık kalınmış film.
118 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Kitapları , edebiyatı ve sanatı seven herkesin beğeneceği bir eser...
Aslında kitabı okurken ne kadar eksik olduğumu bir kez daha anladım. Çok daha donanımlı olarak bu kitabı okumak isterdim. Kitapta birçok eser ismi geçiyor. Yazar kimi zaman bir romandan , kimi zamansa bir tablodan bahsediyor. Kısacası veren kitaplardan. Bir şey öğrenmeden , en azından tek bir şey , bu kitaptan çıkamazsınız.
Kitaplara müptela olan bir adamın kağıt presleme işi yapması ve hayat hikayesi... Bir solukta okunuveriyor, ancak insan bol bol not alma ihtiyacı duyuyor.

Çingeneler , fareler , kurdeleler, bol bol kitap, küçük bir lokomotif, sandalet ve mor çoraplar,İsa,Lao Tzu, biraz bira, Prag kanalizasyonları, kiliseler, resimler, bir adam presi... Ne güzeldin sen öyle , bir nefeste tükeniverdin. Ama aklımda kırıntıların, yıllar sonra görüşmek dileğiyle... progressus ad futurum , regressus ad origiem...

Not: Çeviriyi çok başarılı buldum ancak Václav Jamek'in son sözünü biraz zorlama buldum ve sevemedim.
Elime aldım okuduktan sonra inceleme olarak paylaşırım
Bizim love story 'miz ne acaba ?

Ilk sayfada hoş bir seda karşıladı

Yalnızca güneşin lekelerine hakkı vardır
Goethe
90 syf.
·2 günde·5/10
50 sayfaya kadar açıkçası pek zorlandım.Yarıda bırakmayı düşünmedim değil çünkü konudan konuya cok fazla hızlı geçiş yapmış ve bunu keskin sekilde yapmamis sanki bir önceki olayin devamini okuyorsunuz sanıyorsunuz ama tamamen bambaşka konu. Bu olay ben de 50 den sonra düzeldi ve bir akış sağladı.
118 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
İyi akşamlar sevgili kitapseverler Çek’lerin dünyaya armağını bohumil hrabal'ın ülkemizde baskısı çok zor bulunan kitabı. yine kasvet, yine mizzah, yine insanda ilk defa kitap okuyormuş gibi bir hissi veriyor. ilk kez okudum ve dilini çok sevdim bütün o hüznün içinde mizahi bir yönü olması çok hoşuma gitti ki
Milan Kundera'nın da en sevdiği yazarmış, bir yazısında: "Hrabal'i diger yazarlardan ayiran en önemli özelliği: Hrabal'in kitaplarindaki bitmez tükenmez neşedir" demiş..
Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam atık kağıtları ve kitapları hamur haline getiren bir işçi, ama öyle sıradan biri değil her kitabın yok olmasına gönlü razı değil. Seçtiği kitapları alır, okur evine götürür. Zamanla devasa bir kütüphane kurar. Değişen zamana ve modernleşmeye ayak uyduramayan bir işçi. Kısacık romanda çok şey anlatıyor.Keşke bitmeseydi keşke bir kaç yüz sayfa daha olmalıydı dediğim kitaplardan biri oldu benim için kesinlikle okunması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum..
90 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Çarpıcı bir son, böyle kendi halinde ama yaratıcı ilerleyen bir hikaye için çarpıcı bir son, harika bir son. İkinci dünya savaşını konu alan diğer romanlar gibi yoğun bir içeriğe sahip ve eminim ki diğerleri kadar evrenselliğe hak ettiği saygınlığa ulaşacak bir kitap. Sadece 90 sayfa, lakin sizi alıyor ve tren istasyonundaki üçüncü kişi oluyorsunuz... Gerçekten de Çek edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olan Bohumil Hrabal önünde şapkamı saygıyla çıkartıyorum.
90 syf.
·Beğendi·8/10
Nasıl güzel bir kitapsın sen. Nasıl da anlatmışsın sırada bir insanın hayatla olan kavgasını. Tepe taklak oluşunu kadın ve erkek ilişkilerini statüko, işgal ve ikinci dünya savaşı karmaşasını. Üstelik bunu çoğu kitap gibi salt almanları kötüleyerek değil onlarıda insani olarak görerek yapmışsın.
Sıradan bir istasyon memurunun kısacık hikayesi ama o hikaye bir aşkı bir savaşı şehveti ve dahi kuşak çatışmasını. Üstüne bürokrasinin mırın kırınını vermişsin. Ve bunu yaparken kitabın içerisine sadece onbeş kelimelik bir kısımda geçen cümleler ile faşizmide öyle güzel anlatmışsın ki. Sayfalar dolusu cümleye eşdeğer bir kaç satır.

Güzel kitap okumayı seven için su gibi akacak bir eser zira sevmeyen içinde kısa olduğu için okuması kolay olacaktır, ancak ikinci dünya savaşı hakkında biraz bilginiz olursa eser size daha lezzetli gelecektir.

Beklenmedik başlayan beklenmedik ilerleyen ve beklenmedik bir sonla biten güzel ve okuması bir eser.
90 syf.
·7/10
İkinci Dünya Savaşı, bütün ağırlığı ile devam ederken, savaşın gölgesinde küçük bir tren istasyonunda sıradan insanların anlatıldığı kısa ama dolu bir kitap.

Güvercinlere büyük sevgi besleyen bir müdür. Uçkuruna düşkün zampara bir istasyon şefi. Hafif meşrep bir sekreter. Müdürün garip hanımı. Ruhsal olarak kendini bir türlü rahat hissedemeyen kitabında esas kahramanı olan takıntılı bir gencin hikayesi anlatılıyor.

Bir yandan savaş bir yandan zaaflarıyla, zayıflıkları ile sıradan insanların yaşamı. Savaşın gölgesinde sıradan bir hayatı ne kadar yaşabilirsiniz ki?

Kısa bir kitap olmasına rağmen hem anlattıkları ile hem karekterlerin ruh hallerini çok iyi yansıtmış diyebilirim. Üstüne bir de çarpıcı bir final eklenince doğruyu söylemek gerekirse beklentilerimin üstünde bir kitap çıktı. Keyifli okumalar.
96 syf.
·Puan vermedi
Modernleşmeye ayak uyduramayan bir işçinin,ölüm, felsefe ve bira içeren öyküsü.
... çünkü göklerin insanca bir yanı olmadığını biliyordu ve düşünen bir insanın daha fazla insan olmadığını.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bohumil Hrabal
Unvan:
Çek Yazar
Doğum:
Brünn, 28 Mart 1914
Ölüm:
Prag, 3 Şubat 1997
Eserlerinde özellikle II. Dünya Savaşı sürecindeki Alman-Çek gerginliğini konu almıştır. Dada, Gerçeküstücülük ve psikanaliz gibi akımlardan etkilenmiştir. En iyi bilinen eseri Sıkı Kontrol Edilen Trenlerdir. Yazar Prag'da ölmüştür.

Yazar istatistikleri

  • 20 okur beğendi.
  • 180 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 141 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.