Bram Stoker

Bram Stoker

8.1/10
119 Kişi
·
341
Okunma
·
35
Beğeni
·
2.175
Gösterim
Adı:
Bram Stoker
Tam adı:
Abraham Bram Stocker
Unvan:
İrlandalı Yazar
Doğum:
Fairview, Dublin, İrlanda, 8 Kasım 1847
Ölüm:
Londra, İngiltere, 20 Nisan 1912
8 Kasım 1847 yılında İrlanda’nın Dublin şehrinde doğan Stoker, nedeni bilinmeyen bir hastalık nedeniyle bir süre ayağa kalkamaz. Daha sonra iyileşir ve sıradan bir çocukluk dönemi geçirir.

Eğitimini tamamladıktan sonra memurluk yapmaya başlar ve aynı zamanda Drakula (Dracula) isimli eseri yazmaya başlar. Takip eden yıllarda tiyatro eleştirilerine dair birçok yazı yazan Bram Stoker, yazdığı Drakulakitabını Londra’da basma şansını yakalar. Bu roman ile elde ettiği ün sonunda geri kalan hayatını bir edebiyatçı ve yazar olarak sürdürür.

Yaşadığı toplum tarafından karakteri ile de beğeni kazanan İrlandalı yazar 1912 yılında, 64 yaşındayken yaşamını yitirmiştir.
İnsanların, gördüklerine bile inanmadıkları bu aydınlanmış çağda, bilge adamların kuşkuları onun en büyük gücü olur.
Bram Stoker
Can Yayınları
Başarılarımızdan değil, başarısızlıklarımızdan ders alırız!
Bram Stoker
Can Yayınları
Zaman zaman, hepimizin deli olması gerektiğini ve deli gömlekleri içinde akıl sağlığının farkına varacağımızı düşünüyorum.
Bram Stoker
Can Yayınları
Insanların yaptığı işlerin kayıtlarını tutan melek, büyük kitabına gokkusagindaki renklerle yazmaz; çünkü onun kalemi hiç bir renge batirilmamistir, sadece ışığı ve karanlığı çizebilir.
Bram Stoker
Sayfa 285 - Inciralti yayinlar
Yaşam, yaptığımız şeyden başka bir şeyi beklemektir sadece ve hakkıyla güvenebileceğimiz tek şey ölümdür.
Bram Stoker
Can Yayınları
Bram Stoker vampir( Dracula özellikle) diyince akıllara gelen ilk isim. Kitap on adet hikayeden oluşuyor. Kitap adını içindeki hikayeden alıyor. Bazen ürpertici bazen korkutucu olmayı başarıyor kitap. Klasik vampirleri daha çok seviyorum bu kitapta bunu daha iyi anladim. Akıcı bir anlatımı var kitabın. Bram Stoker'dna başka yazarlarında hikayeleri var kitapta. Eğer vampirlerden hoşlanıyorsanız bir kaç hikayesi hariç diğer hikayelerini okumanızı tavsiye ederim. Yarasaya dönüşen, hacdan korkan, kutsal su ile yanan.... Bildiğimiz klasik vampir dünyasını okumak eğlenceliydi.
Dracula, yazıldığı dönem (1897) göz önüne alındığında bu kitabın korku yapıtları arasında sivrilmesine çok şaşırmamalı. Beni bile bu zamanda okuduğum o kadar başarılı korku romanlarından sonra etkilediğine göre Bram Stoker’ın ölümsüz bir eseri ardında bıraktığını söyleyebilirim. Kitabın günlüklerden oluşması fikri bazen iyi, bazen kötü benim için. Herkesin bakış açısıyla olayları görebiliyoruz, yaşadıklarını ve duygularını. Ancak bazen her tarihin yazılması, bazen bu günlerin birbirini tekrarlaması sıkmıyor değil, bu durum özellikle kitabın son 150 sayfasında görülüyor. Bunların dışında kitap akıcı. Eskiden yazılmış olmasına karşın ilginizi çekmeyi başarıyor.
Bazı macera romanları vardır ve sizi öyle bir heyecanlandırır ki hep üç beş satır ileriye gözleriniz kayar acaba ne oldu diye meraktan için içini yer ya . işte bu roman tam da o nitelikte heyecanlı ve macera dolu bir roman.Her bir anı macera dolu olan romanda dönem özelliklerinin yansımalarını da görmek mümkün.Bilimsel gelişmeler, teknolojik gelimeler ve hurafelerin arttığı bir dönem kitaba öyle bir işlenmiş ki gözden kaçırmak hemen hemen imkansız ...
Arkadaşımın hediyesiydi. Gizemli şeyleri okumayı sevdiğim için bana almış. Kitap , bir gece birden fenalaşan bir adamın gizemli trans halini anlatıyor. Adamın kolunda kedi tırnağının yapacağı bir çizikler var. Odada bulunan tek kedi ise mumyalanmış bir kedi.
Mısır'daki bir yerde gizemli bir mağara var ve siz orada on dakika kaldığınızı düşünseniz bile bu birkaç gün sürebiliyor dışarıdan.
Ayılan adam birçok gerçeği su yüzünü çıkartıyor. Hazineler, gizemli mumyalar, yedi parmaklı Mısır Kraliçesi gibi. Açıkçası çok sıkılmıştım diye aklıma gelen kısım da bu kadar.
Kitabın ilk yarısı özellikle Lucy ile ilgili kısımları oldukça heyecanlıydı, eminim konuyu bilmesem çok da esrarengiz gelirdi. Fakat kitap ilerledikçe Dracula avcılıktan av konumuna düşüyor haliyle gözümüzdeki değerini de yitiriyor. Dracula'yı ,belki de başka karakterlerin gözünden gördüğümüz için, Dracula yapan neydi anlayamıyoruz. Asıl temel bu kitap olmasına rağmen zaman geçtikçe, hikayenin üzerine yeni fikirler eklendikçe güzelleştiği kanaatindeyim.
Kitabın günce şeklinde yazılmış olması farklı bir hava katmış. Kesinlikle gerilim dolu bölümlerinden kopamıyorsunuz. Son cümlesine kadar sürükleyici ve akıcı. Kesinlikle beklentiyi karşılayan bir sonla bitiyor. Gotik edebiyatın hakkı verilmiş bir roman. Okunmalı !
Çizimleri çok güzel. Atmosferi güzel yansıtmış çizgi roman iki bölümden oluşuyor birincisi Pascal Croci'nin yazdığı bölüm, ikincisi ise Bram Stoker'ın romanından. Romandaki diyaloglar bilerek kısaltılmış. İndirimde denk getirirseniz alıp okuyabileceğiniz bir çizgi roman.
Gerek filmlerde, gerek kitaplarda meydana gelen gerçeküstü olaylar ilgimi çekmez ve onlardan uzak kalmama sebep olur. Ancak yavaş yavaş da olsa bu tarz kitapları okuyacağım...

Rahatlıkla söyleyebilirim ki, eserin girişi beni çok etkiledi. Merak ve heyecanla yaklaşık ilk elli sayfayı okudum. Galiba şu ana kadar girişi bu kadar merak uyandırıcı bir eser okumadım. Eserin kalan kısımlarının- son kısımlar hariç - başlangıç kısmının gölgesinde kaldığını söylemek yanlış olmaz.

Yazarın, muhtelif karakterler aracılığıyla kullandığı cümlelerin güzelliği beni mest etti. Kelimeleri bu kadar güzel ve etkileyici kullanması bile eserin okunması için yeterli bir sebep.

İTHAKİ YAYINEVİ'ni kınıyorum! Düzenli olarak kelimeleri yanlış veya eksik basan ve bunu kontrol etmeye dahi gerek görmeyen bu oluşumdan uzak durulması gerektiği kanaatindeyim. Dracula okunmalı ama İTHAKİ'den değil...
Öncelikle kitabı okumak isteyenler varsa kesinlikle Ren yayınlarının baskısını almasın çünkü rezalet gerçekten!
Kitaba gelecek olursak 19. yüzyılda yazılmış ve gotik edebiyatın etkisinde ortaya çıkmış bir eser ya da şaheser demek daha doğru, çünkü beklentimin üzerinde bir kitap oldu - Rezalet çeviriye rağmen - beğendim.
Kitabın içeriğinden kısaca bahsetmek gerekirse, kitaptaki olaylar günce şeklinde anlatılmış, bu da olayları farklı karakterlerin gözünden görmemize fırsat tanıyor, hikayenin ilk bölümlerinde özellikle Dracula'nın şatosunda geçen kısımlar hoşuma gitti, daha sonraki süreçte Dracula şatosunu bırakıp Londra'ya gitmeye karar veriyor ve olaylar başlıyor, genel anlamda maceralı ve heyecanlı bir kitap oldu, güzel bir çeviri ile çok daha güzel bir kitap olacağı kesin, bu türlere ilgisi olan herkesin okuması gerek diye düşünüyorum.
Kitap oldukça harikaydı.Gerçekten hayran kaldım ve Bram Stoker'a devam etmeyi düşünüyorum.
Vampir hikayeleri daima saçma gelir bana ama bu hikayeler oldukça güzeldi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bram Stoker
Tam adı:
Abraham Bram Stocker
Unvan:
İrlandalı Yazar
Doğum:
Fairview, Dublin, İrlanda, 8 Kasım 1847
Ölüm:
Londra, İngiltere, 20 Nisan 1912
8 Kasım 1847 yılında İrlanda’nın Dublin şehrinde doğan Stoker, nedeni bilinmeyen bir hastalık nedeniyle bir süre ayağa kalkamaz. Daha sonra iyileşir ve sıradan bir çocukluk dönemi geçirir.

Eğitimini tamamladıktan sonra memurluk yapmaya başlar ve aynı zamanda Drakula (Dracula) isimli eseri yazmaya başlar. Takip eden yıllarda tiyatro eleştirilerine dair birçok yazı yazan Bram Stoker, yazdığı Drakulakitabını Londra’da basma şansını yakalar. Bu roman ile elde ettiği ün sonunda geri kalan hayatını bir edebiyatçı ve yazar olarak sürdürür.

Yaşadığı toplum tarafından karakteri ile de beğeni kazanan İrlandalı yazar 1912 yılında, 64 yaşındayken yaşamını yitirmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 35 okur beğendi.
  • 341 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 223 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları