1000Kitap Logosu
Burçak Çerezcioğlu

Burçak Çerezcioğlu

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.4
1.708 Kişi
9,2bin
Okunma
144
Beğeni
10bin
Gösterim
Unvan
Yazar
Doğum
İzmir, 15 Mayıs 1979
Ölüm
İzmir, 11 Mayıs 1995
Yaşamı
15 mayıs 1979' da asik oldugu izmir'de dogdu... 11 mayıs 1995' de dogum gününe 4 gün kala izmir'de öldü.hep güzeldi.. hep melekti..Sonsuza kadar güzel kalmak isterdi..Hala güzel.. Burçak hayata gülen gözlerle bakabilen, hayata bağlı, neşeli bir kızdır.Ve hayatta iki hedefi bulunmaktadır.birincisi sinema sanatçısı, tiyatro oyuncusu veya manken olmaktır.Yani tanınmış, ünlü biri olmak istemektedir.Burçak'ın ikinci arzusu ise Amerika'ya gitmektir.Burçak çok küçük yaştan beri Amerika'da yaşamak, orada okumak istemiştir.Bu hedefi gerçekleşir ama Amerika'ya orada yaşamak için değil, son günlerini iyi geçirmesi için gider.Çünkü Burçak lösemi hastalığına yakalanmıştır.14 yaşında iken sırt ağrıları, halsizlik gibi nedenlerden dolayı hastaneye giden Burçak'ın önce sınav stresinden dolayı psikolojik bir rahatsızlığı olduğu söylenir, aynı belirtilerin artmasıyla hastaneye giden Burçak'a bu kez bir tür kemik hastalığına yakalandığı söylenir. Rahatsızlığının artmasıyla hastaneye tekrar giden Burçak'ın lösemi olduğu anlaşılır.Ailesi perişan olur, çok üzülürler ve bu hastalığı Burçak'a anlatmaya karar verirler.Burçak hastalığını öğrenince önce şaşırmış, inanamamıştır, ancak hiçbir zaman yılmamış, her zaman kurtulacağını düşünmüştür.Ve doktorların iki ay ömür biçtikleri Burçak yaşama azmi ile iki sene hayatını sürdürmüştür. Ailesi Burçağın Almanya'da tedavi olmasının daha iyi olacağını düşünerek Burçak'ı Almanya'ya götürmüşlerdir.Ve herkes Burçak için seferber olmuş, her yerde yardım için çalışmalar yapılmıştır.Burçak'ın en büyük korkusu saçlarını kaybetmek olmuştur, ama hiçbir zaman saçları tam olarak dökülmemiş ve dökülen saçları da peruk yapılmıştır.Ve Burçak'ın rahatsızlığın arttığı bir dönemde doktorun tavsiyesi ile ailesi en büyük arzusunu yerine getirmek için Burçak' Amerika'ya götürmüşlerdir.Burçağa ise iyileştiği için kendisine bir armağan olduğu söylenmiştir. Ancak yapılan tüm çabalara rağmen Burçak kurtarılamamış, rahatsızlığa daha fazla dayanamayan Burçak 16. doğum gününe 4 gün kala sonsuzluğa kavuşmuştur. Yaşam ve ölüm arasındaki çizgi bazen çok incelebilir. Bu çizgide yaşanan hayatlar vardır. Can yıkıcı hayatlar. Emek emek büyütülen sevgiler vardır. Cesaret olmadan tek adım atılamayacak tehlikelerin içine sokar insanı. Acıya beklenmedik faturalar çıkarır. En umulmadık anda, renkler değişir. Küçücük bir yaşamın ardında kalan, insanın kendisinden büyütüp sevdiği, korumaya yazgılı olduğu bağlılıklar vardır. Burçak Çerezcioğlu,16 yaşında lösemiden öldüğünde, cesareti, sevgiyi ve yaşamı tanıyordu. Ne yazık ki kurmaca olmayan bir hayat öyküsü. Bir babaya, bu dizeleri yazdırmış bir hayatın. Sabahları Hasta uyanmanı istiyorum Hastaysan eğer Yaşıyorsun demektir. "ister acıklı, ister mutlu; ister uzun,ister kısa .. film bitiyor bir gün. olması gereken, olması gerektigi zamanda oluyor... o an ısıklar yanıyor.. perdedeki görüntüler son'a eriyor. seyrettikleriniz hayal oluveriyor." kurt cobain'i ve jim morrison'u çok seven, istanbul'dan nefret eden, gerçekten meleğimsi bir kızdı...
288 syf.
·
6 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Beni çok etkileyen bir kitap bu. Burçak'ın kendi yazdığı günlük. Sonu bilinen kitaplar pek okunmak istenmez lakin bu kitap farklı. Sevdiğiniz bir arkadaşınız size başından geçenleri anlatıyor gibi, öyle dostça. Beni etkilemesinin en büyük sebeplerinden biri kesinlikle onun yazmayı çok sevmesi. Bu özelliğini kendimle bağdaştırmış olmalıyım. Empati yapmaya çok müsait bir kitap olması da etkilemesinin diğer sebeplerinden biri olsa gerek. Hayatını dolu dolu yaşamış biri o. Sevmiş, sevilmiş, bunu hissetmiş. Hayat ona biraz daha iyi davransaydı şu an muhtemelen iki büyük hayalinden birini gerçekleştiriyor olacaktı. Canım Burçak, bazen annene kızıyordun günlüğünü okuduğunu düşündüğün için. Şu an kızacağın çok fazla insan var :)
Mavi Saçlı Kız
Okuyacaklarıma Ekle
19
288 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
"İnsan üzüntüden nasıl ölmüyor, anlamıyorum." Çok kırıldım. Çok üzüldüm ve de kendimden çok utandım. İşte bu kitabın bana bıraktığı iz. "Hayatta hiçbir şey birbirimiz kadar önemli değil. Bazen unutsak da, her dakika ne kadar mühim biliyor musunuz?" Burçak, lösemi hastası. Yeni yaşına sadece 4 gün kala aramızdan göçmüş, gitmiş. Henüz 16 yaşındayken ona verilen yaşamı hakkıyla tamamlamış. Yapması gerekeni en iyi şekilde yapmış. Gülümsemiş, pes etmemiş, aşık olmuş, ağlamış ve ayağa kalkmış. "İnsanın bazen Polyanna'cılık oynamaya ihtiyacı var. Çünkü insanlar her zaman mutlu olamazlar. Mutlu olmak istiyorsanız mutlu olmak için çabalayın ve mutlu olacak sebepler bulun. Mesela ben, mutlu olmak için mutlu bir geleceğim olacağını düşünüyorum." Burçak, bu dünyadan gitmiş olabilir ama kitabı elinize alıp okuduğunuzda hayatta olmasını, şimdi aramızda olmasını çok diliyorsunuz. Ben hangi sözlerle ifade edersem edeyim, Burçak'ın yaşadığı hayatı ifade edebilir miyim bilmiyorum. Tek diyebileceğim bu kitabı alıp okumanız gerektiği. Okuyun ve cesaretin ne olduğunu Burçak gösterin size. Nasıl yaşanılır onu da anlatsın size. Bir ömür nasıl 16 yıla sığarmış... Öyle bir hayat ki, babasına şu dizeleri yazdırmış: "Sabaha değin Oturup bekliyorum Karanlıkta Başına Karanlık şeyler Gelmesin diye. "
Mavi Saçlı Kız
Okuyacaklarıma Ekle
20