Camilla Läckberg

Camilla Läckberg

7.7/10
96 Kişi
·
214
Okunma
·
12
Beğeni
·
2.004
Gösterim
Adı:
Camilla Läckberg
Tam adı:
Jean Edith Camilla Läckberg Eriksson
Unvan:
İsveçli Suç Yazarı
Doğum:
Västra Götaland, Fjällbacka, İsveç, 30 Ağustos 1974
Camilla Läckberg 1974 yılında Fjällbacka’da doğdu. Gothenburg Ekonomi
Üniversitesi’ni bitirdi. Stockholm’de birkaç yıl ekonomist olarak çalıştı. Katıldığı
yaratıcı yazarlık kursunda ilk romanı Buz Prenses’i yazdı. Parlak bir yazarlık
kariyerinin başlangıcını oluşturan bu kitabı, dokuz polisiye roman, iki yemek kitabı
ve bir de çocuk kitabı izledi. Läckberg’in polisiye romanları sadece ülkesi İsveç’te
değil, Danimarka, Fransa ve İspanya’da çok satanlar listelerinde 1 numaraya çıktı.
Bazı kadınlar o kadar güçlü oluyorlardı ki, hiçbir şey onları yıkamıyordu. Belki biraz sarsılıyorlardı ama yıkılmıyorlardı.
Görebileceğimiz ve dokunabileceğimiz şeyler olmazsa, hatırlamak istemediklerimizi kolayca unuturuz.
"Sanırım pişmanlık, insanlığın bir tür dışa vurumu. Acaba pişmanlık olmasaydı... Ne halde olurduk?"
"Aslında esas mesele şu: Pişmanlık bir şeyi değiştiriyor mu?"
İnsanlar Katolikliği neşe ve kahkayla ilişkili görmeyebilirdi, ama Peder Silvio için din tam da buydu. Tanrı sevgisi, mutluluk verici bir şey değilse, neydi?
Kariyer merdiveninde kendisinden daha yükseğe tırmanan bir kadını takdir edebilmek için gerçek bir erkek olmak gerekirdi.
Erica, Patrik'e gülümsedi. Patrik de ona gülümsedi. Hayat, işte tam o anda, kusursuzdu.
Nasıl ki bizim ergen kız yazarlarımıza acımadan 1 yıldız yapıştırıyorsam bu yazara da kocaman bir 1yıldızı çakıyorum. Ya bir de utanmadan bu kadına iskandinav polisiyesinin kraliçesi diyorlar. Kadın daha iki cümleyi bir araya getirmekten aciz. O kadar kötü bir dili var ki okurken kafayı yememek elde değil. Kim kimdi kim nerede ne yapıyordu... çorba gibi oldu kafam 5 kere baştan başladım kitaba 6. Defasında bitirmeyi başardım ama resmen edebiyat işkencesi yaşadım.

Açık açık söglemek lazım: yeteneksiz bir yazar ve berbat bir kitap.

Hep yerlilere saydıracak değiliz biraz da elin yazarına hakettiğini söylemek lazım.
Ben bu kitabın nesinin bu kadar abartıldığını anlamadım. Kitabın daha ilk sayfalarında o kadar fazla karakter ismi bombardımanı var ki, odaklanmak çok zor. Yazarın anlatım dilinin herhangi bir özgün tarafı ya da yaratıcılığı yok. Belki de Doğan Kitap çevirisi çok kötüdür bilemiyorum ama yaklaşık 100 sayfa okuduktan sonra yazarın okuyucundan çok fazla efor beklediğini fark edip bıraktım. Yani kitabı okumak için gerçekten çaba göstermek gerekiyor. Konu bana ilginç de gelmedi. Zekice bir kurgudan bahsediyor diğer yorumcular da açıkçası ben kitapta en ufak bir zeka pırıltısı görmedim. Böyle bir çalışmaya 5'ten fazla puan verirsem pek çok yazara haksızlık ederim diye düşünüyor ve 5 verip nokta koyuyorum.
Katilin olduğu hikaye ile normal olay örgümüz ilerliyor. Aslında katil değil masum demek daha doğru olur. Özellikle küçük engelli kıza olanları okurken çok canım yandı be.
Kitabı beğendim tabi ama başlarda neredeyse gereksiz 150 sayfa var. Orayı 2 günde okuyup kalan kısmı bu saatte bitirmem bile durumu açıklar sanırım. Araya bir kitap daha sıkıştırdım bunu okurken.
Yazarın genel huyu olayları başta çok yavaş ve sıkıcı ilerletip bir anda hızlandırması ve sırf bunun merakı yüzünden bırakmadığım bir eseri daha. Polisiye romanlar gibi bir beklenti yok burada. Genellikle günlük muhabbet diyalogları var. Bu da sıkıyor haliyle lakin kendine bağlıyor. Ancak konuşmalar cidden sıkıcı, betimlemeler ise aksine oldukça komik.
Kitapta bir ara hikayeyi karıştırdım. Kim ölü kim diri şaşırdım ama sonradan yazar onu da toparlıyor. Gerçekten yazar çok başka. Kitaplarını okurken hep olumsuz düşünce besliyorum ama finale gelince gene mutlu bitiriyorum. Bu da öyle oldu.
Kendinize iyi bakın, kitapla kalın, başka yerde huzur yok..
Serinin dördüncü kitabı olan Yabancı, aynı diğerleri gibi çok zekice kurgulanmış. Hatta bu kitabında yazar fazla uzatmadan, gereksiz ayrıntılarla okuyucuyu sıkmadan konuya odaklanmış. Hele sonu, yine çok iyiydi. Eğer Camilla Lackberg ile tanışmadıysanız çok şey kaçırmışsınız derim. İlk kitabı olan Buz Prenses’ten başlayın, devamını zaten getireceksiniz.
Aksiyonu ilk sayfadan son sayfaya kadar sürüyor. Sonuç kısmına doğru katilin kim olduğu çok kolay bir şekilde anlaşılıyor. Önceki beş kitapla kıyasla bu biraz daha alt seviyede. Katilin neden ve nasıl katil olduğu o kadar klişe ki daha önce de karşıma çıktı. Üstelik gerçek hayatta da öyle bir katil yaşadı. Özetle bence sonu fiyasko olsa da okunabilir bir kitap. Adrenalini bol. Ayrıca geçen yıl bu zamanlar onuncusu basılmış bir serinin altıncı kitabı. Yani seriyi sürdürmekse niyetiniz, pas geçmemelisiniz.
Serinin 3.’üncü kitabı çok daha iyiydi. Yazar diğer bilindik polisiyelerden farklı ve katil tahminini o kadar çok kişi üzerinden yaptırıyorki, hayranlık duymamak elde değil. Camilla Lackberg, bahsedildiği gibi polisiyenin kraliçesi bence de. Merakla ilerleyen ve temposu düşmeyen bir kitap daha bitti. Okumayan varsa serinin ilk kitabından hemen başlayın derim. Sonunda şaşırtmaya başaran yazarlardan.
Cümleten iyi geceler dilerim. 20 dakika gibi bir zamanlama ile 2 günde bitmiş gözüken bir eser. Nasıl mı bitti bu kadar çabuk ? Sayfası azımsanmaz çünkü. Basit. Kaliteli kitapmış.
Kitap güzel. İç içe ilerleyen iki farklı hikaye ile finale kadar geldik. Erica ile başlayan harika bir hikaye. Bir Nazi madalyasından nerelere geldik dedim bir anda. Finali de güzeldi.
Aslında yazılanlardan yazarla ilgili bile fikri edinebilirsiniz. Mesela polislerin rahatlığı göze çarpıyor ki polisiye okurları bilirler polislerin çok rahat olmadığını ve buradan da anlıyoruz ki -yazar her ne kadar ülkesinde son Zaman’da yaşamasa da- İskandinav bölgesinde polisler rahat ve halk polisine çok saygı duyuyor.
Yazara kızdığım noktalar da var. Bu kadar güzel yazma be ablacım git kızlarınla ilgilen bak bırakamadım kitabını başım çatlıyor.  ️
Şunu da belirtelim ve son verelim. İyi veya kötü demek de sizlere kalmış. Kitapta neredeyse 300 sayfada bir şey okumadığınızı fark edeceksiniz. Elinizdeki kırıntılarla doymaya çalışıyorsunuz ve idare ediyorsunuz. 300’den sonra ise parçalar yerine öyle oturuyor ki Makarnayla Ekmek yiyen Adam gibi doyurucu bir hazineye ulaşıyorsunuz.
Herkese iyi geceler diyor, en kısa sürede (sabah 7) yeni bir kitapla görüşmek dileğiyle iyi okumalar diliyorum..
Camilla Läckberg tarzını çok sevdiğim bir polisiye yazarı. Özellikle kurgusu ve karakterleri işleyiş şekli çok başarılı. Bu romanın da kurgusu ve karakter tahlilleri çok güzel, ancak faili daha kitabın ilk çeyreğinde keşfetmiş olmam işin tadını kaçırdı açıkçası. Çözülmeye kadar beni yanıltmasını, şaşırtmasını bekledim ama tam da beklediğim gibi sonuçlanınca biraz hayal kırıklığına uğradım. Yine de heyecanı yüksek güzel bir roman.
Patrik Hedström serisinin ikinci kitabı, ilk kitabına göre biraz ağır ilerledi. Az da olsa gereksiz ayrıntılar vardı, ama bu güzelliğine engel değil. Çok ara vermeden seriye devam etmek lazım çünkü çok karakter var ve akılda tutulması zor. Lackberg’in fazla karakter kullanmasına bu kitabında alıştığımı anladım. İskandinav polisiyesini çok sevdim. Çünkü katili tahmin etmek zor, olaylar gerçekten derin. Kesinlikle tavsiye ediyorum bu seriyi.
Çok sevdiğim bir yazar. Hikayeyi çok güzel işliyor, karakterler çok ayrıntılı, gizemi son ana kadar koruyor. Deniz Kızı'nda da aynı şekilde devam ediyor yazarın tarzı. Bu kitapta sadece sonu çok havada kalıyor, bazı sorularım cevaplanmadı, buna rağmen tavsiye edebilirim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Camilla Läckberg
Tam adı:
Jean Edith Camilla Läckberg Eriksson
Unvan:
İsveçli Suç Yazarı
Doğum:
Västra Götaland, Fjällbacka, İsveç, 30 Ağustos 1974
Camilla Läckberg 1974 yılında Fjällbacka’da doğdu. Gothenburg Ekonomi
Üniversitesi’ni bitirdi. Stockholm’de birkaç yıl ekonomist olarak çalıştı. Katıldığı
yaratıcı yazarlık kursunda ilk romanı Buz Prenses’i yazdı. Parlak bir yazarlık
kariyerinin başlangıcını oluşturan bu kitabı, dokuz polisiye roman, iki yemek kitabı
ve bir de çocuk kitabı izledi. Läckberg’in polisiye romanları sadece ülkesi İsveç’te
değil, Danimarka, Fransa ve İspanya’da çok satanlar listelerinde 1 numaraya çıktı.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 214 okur okudu.
  • 77 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.