Can Gürses

Can Gürses

7.7/10
20 Kişi
·
31
Okunma
·
6
Beğeni
·
1.327
Gösterim
Adı:
Can Gürses
Tam adı:
Can Kartoğlu Gürses, Can Kartoğlu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 6 Temmuz 1989
Can Gürses, 6 Temmuz 1989’da İstanbul’da doğdu. 2003-2007 yılları arasında yatılı okuduğu VKV Koç Özel Lisesi’nden Cervantes’in Don Kişot’u, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı ve Bulgakov’un Usta ile Margarita’sı üzerinden ironi-yazar-toplum ilişkisini tartıştığı tezinden tam not alarak, International Baccalaureate (Uluslararası Diploma) ile mezun oldu. 2007-2010 yılları arasında okuduğu İngiltere’de The University of Kent’te Karşılaştırmalı Edebiyat ve Film Bölümleri’ni Krzysztof Kieślowski’nin Aşk Üzerine Kısa Bir Film, Mavi ve Veroniqué’in İkili Yaşamı filmleri üzerinden gerçekliğin kurmacalığını tartıştığı tezi ile en yüksek ikinci dereceyle bitirdi. 2010-2011 yılları arasında İskoçya’da The University of Edinburgh’ta Karşılaştırmalı Edebiyat dalındaki yüksek lisans eğitimini, Orhan Pamuk’un Beyaz Kale romanı ve Amin Maalouf’un Afrikalı Leo romanı üzerinden kimliğin Doğu-Batı ve ben-öteki parçalanmasını çözümlediği teziyle tamamladı. 2010-2011’de Edinburgh ve İstanbul’da En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın adını taşıyan ilk romanını yazdı. 2011-2012 yılları arasında Bilgi Üniversitesi’nde İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nde Eleştirel Düşünce ile İngiliz Dili ve Edebiyatı derslerini verdi. 2013’ün ilk altı ayında Öyle Bir Geçer Zaman Ki adlı televizyon dizisinin diyalog yazarlığını yaptı. İkinci romanı Kırık Beyaz’ı 2013’te tamamladı. 2011-2014 yılları arasında İnce ile Uzun serisinin ilk üç kitabını küçük ve büyük çocuklar için kaleme aldı. 2011’den başlayarak Bir+Bir dergisinde “Edebiyat Gardırobu” adlı köşesinde yazıyor. Kitap-lık dergisinde soruşturma dosyaları yayımlanıyor. İlk uzun metraj sinema senaryosu üzerinde çalışıyor. Üçüncü romanını yazıyor.
Acıyı anca kendinde bulursun. Acı kimseye verilmez, kimseden alınmaz. Acıyı paylaşmak için aşık olmak gerekir. İnsan aşık olduğu insanı acıtabilir yalnızca. Acıtmak acı vermek değildir. Acıtmak, fiziksel olarak ruhunu deşmektir.
Ben aslında kimseyi sevmedim. Kimseye kendimden vermedim. Kendimi o kadar iyi muhafaza ettim ki, yaşlanmış olduğumu aklım almıyor.
İnsanlar kararlarını ne alır ne verirdi. Kararları, insanın başına gelirdi.
Can Gürses
Sayfa 102 - Ayrıntı Yayınları
Kitap, bakılan veyahut alıntılarından bilinen bir nesne değildi o zamanlar; kitap okunan bir özneydi
Can Gürses
Sayfa 35 - Ayrıntı Yayınları
"Boyalarımı yere dizip, bembeyaz bir kağıda kalbimi çizgi çizgi döküyordum."
Can Gürses
Sayfa 43 - Ayrıntı yayınevi
"Aşk politiktir.
Çünkü bir insanı bekleyen bir insan,
bu dünyadan umudunu kesmemiştir.
Bir insanı beklemek, sosyalizmden
hatta anarşizmden bile ütopiktir.
İki âşığın buluşması, tüm ütopyaların ümididir."
Korkma yarından. Yarının olmadığını senden iyi kim bilebilir? Yarının senin elince var edilebileceğini senden iyi kim gösterebilir?
Can Gürses benim için kelimelerin kadını olma yönünde hızla ilerliyor. Kelimelerle öyle cümleler kuruyor ki bazen hissiz kalıyorsunuz.
Kitap 1930'larda başlayıp 2020'lerde bitiyor. Ve siz okurken 1930 yılından başlayıp günümüze kadar olan siyasi olayları, İstanbul'un değişimini ve aşkın içimizdeki yerini sorgularken biliyorsunuz kendinizi. Aşıkların bir günü kaç güne bedeldir. Aşıkken zaman nasıl akıp gider buna şahit oluyorsunuz.
Ben kitabı büyük bir hayranlıkla okudum. Ve kendisini en iyi kadın yazarların arasına koydum.
Kitap bir yemek masasında başlayıp bitiyor karakterlerin masada iç sesleri geçmişleri karşımıza çıkıyor eşyaların insanları anlatması farklı bir kurgu okunması kolay bu kadar genç bir yazarın kurduğu cümleler sizi etkileyecek
Büyük bir aile sofrasında yerinizi ayırmış yazar. Yıllar önce evden giden Koza'nın geri dönüşü şerefine tüm ailenin bir araya gelişi. Geçmişe gidilen, herkesin kendi penceresinden baktığı iç hesaplaşmalar. Kimi zaman geçmişten o ana kadar varlığını sürdürmüş eşyaların dili. Yazarın ilk kitabı. Betimlemeleri, kelimelerin ahengi, her bir karakterin iç hesaplaşmasının tam da kendine yaraşır şekilde anlatılması cümle yapılarının bile ona göre sıralanması muazzam.
Ha bu arada içinde geçen şarkıları kitaba bir kuple mola vererek dinleyin sizde eskilere gideceksiniz :)
Kor, Koza, Bal, Haziran.. İsimlerinden sevdim insanlari.. Kitabın kendine has bir müziği ve hüznü var, bir ilk roman olmasına rağmen çok başarılı.
Kitabı okumaya başlamamda ismi büyük rol oynadı. Birbirlerini anlamak ve dinlemek konusunda pek başarılı olmayan Deryadil ailesi bir yemek masasında buluşmuşlar ve birbirleriyle iç sesleriyle muhabbet etmeyi tercih etmişlerdir. Ailenin üyeleri iç sesleriyle birbirleri hakkında düşündüklerini söylerken karakterlerin neden birbirlerine bu kadar uzak olduğunu da görmüş oluyorsunuz. Baba evindeki eşyalar da dile gelip anılardan bahsediyorlar. Birailenin geçmişine ve bugününe tanıklık etmek hoştu.Yazarın bu kitabı 25 yaşında kaleme aldığını düşününce daha iyi işler çıkaracağına dair umut beslemekteyim.
Can Gürses'in ilk romanı. Hayranlıkla okudum. Türkçeyi kullanışı harikulade. Keşke daha çok tanınsa dedim içimden. Daha çok okusak ya kendi dilimizde yazılanları. Ben hayran kalarak okudum umarım hakettiği okura ulaşır...

Yazarın biyografisi

Adı:
Can Gürses
Tam adı:
Can Kartoğlu Gürses, Can Kartoğlu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 6 Temmuz 1989
Can Gürses, 6 Temmuz 1989’da İstanbul’da doğdu. 2003-2007 yılları arasında yatılı okuduğu VKV Koç Özel Lisesi’nden Cervantes’in Don Kişot’u, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı ve Bulgakov’un Usta ile Margarita’sı üzerinden ironi-yazar-toplum ilişkisini tartıştığı tezinden tam not alarak, International Baccalaureate (Uluslararası Diploma) ile mezun oldu. 2007-2010 yılları arasında okuduğu İngiltere’de The University of Kent’te Karşılaştırmalı Edebiyat ve Film Bölümleri’ni Krzysztof Kieślowski’nin Aşk Üzerine Kısa Bir Film, Mavi ve Veroniqué’in İkili Yaşamı filmleri üzerinden gerçekliğin kurmacalığını tartıştığı tezi ile en yüksek ikinci dereceyle bitirdi. 2010-2011 yılları arasında İskoçya’da The University of Edinburgh’ta Karşılaştırmalı Edebiyat dalındaki yüksek lisans eğitimini, Orhan Pamuk’un Beyaz Kale romanı ve Amin Maalouf’un Afrikalı Leo romanı üzerinden kimliğin Doğu-Batı ve ben-öteki parçalanmasını çözümlediği teziyle tamamladı. 2010-2011’de Edinburgh ve İstanbul’da En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın adını taşıyan ilk romanını yazdı. 2011-2012 yılları arasında Bilgi Üniversitesi’nde İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nde Eleştirel Düşünce ile İngiliz Dili ve Edebiyatı derslerini verdi. 2013’ün ilk altı ayında Öyle Bir Geçer Zaman Ki adlı televizyon dizisinin diyalog yazarlığını yaptı. İkinci romanı Kırık Beyaz’ı 2013’te tamamladı. 2011-2014 yılları arasında İnce ile Uzun serisinin ilk üç kitabını küçük ve büyük çocuklar için kaleme aldı. 2011’den başlayarak Bir+Bir dergisinde “Edebiyat Gardırobu” adlı köşesinde yazıyor. Kitap-lık dergisinde soruşturma dosyaları yayımlanıyor. İlk uzun metraj sinema senaryosu üzerinde çalışıyor. Üçüncü romanını yazıyor.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 50 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.