Can Gürzap

Can Gürzap

Yazar
8.2/10
12 Kişi
·
34
Okunma
·
0
Beğeni
·
744
Gösterim
Adı:
Can Gürzap
Unvan:
Sinema oyuncusu
Doğum:
İstanbul, 26 Mayıs 1944
Can Gürzap (d. 26 Mayıs 1944, İstanbul), Sinema, Tiyatro ve dizi oyuncusu, yazar, eğitmen.

İlk tiyatro eğitimini, kendisi gibi sanatçı olan babası Reşit Gürzap'tan alan sanatçı, 1962'de Kadıköy Maarif Koleji'ni tamamladıktan sonra Ankara Devlet Konservartuarı Tiyatro Bölümü'nü bitirdi ve Londra'da Central School of Speech and Drama'da eğitim gördü. Ankara Devlet Tiyatrosu'nda yönetmen ve oyuncu olarak görev yaptı. Konservatuarda öğretmen olarak derslere girdi. TRT'de radyoya birçok radyo tiyatrosu hazırladı. 1971 yılında Arsen Gürzap ile evlendi. 1978'de İstanbul Devlet Tiyatrosu kurucu müdürü oldu. Çevirmenlik ve senaryo yazarlığı (Yorgun Savaşçı - 1993) da yapan sanatçı, halen kurucusu olduğu Dialog sunuculuk ve dil okulunda görev yapmakta, sinema ve dizi filmlerde rol almaktadır.

Sanatçı, 2004 yılında Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği tarafından Kristal Martı ödülüne layık bulunmuştur.
Kimi yanlışlar...
Global: "Küresel" daha güzel değil mi?
Durumundayız: Bazı kişiler bu kelimeyi yanlış kullanıyor. Örneğin, "Bu işi yapmak durumundayız" diyorlar, oysa orada kullanılması gereken sözcük "zorundayız" olmalı. "Durumundayız" ile "zorundayız" sözcüklerini doğru kullanmak zorundayız.
Korkarım: bir örnek vereyim: "Korkarım, Ahmet Bey sizinle görüşemeyecek." Ahmet bey benimle görüşemeyecekse bunda korkacak ne var? İngilizceden, daha doğrusu televizyonlardaki İngilizce filmlerin yanlış çevirisinden Türkçemize giren yanlış söyleyişlerden biri. İngilizce bu sözcüğün karşılığı "I am afraid"dir. Bu deyimin Türkçe karşılığı "Maalesef" ya da "üzgünüm" dür.
Sahne almak: Arabesk anlayışın söylemi olsa gerek. Böyle bir deyim yoktur. Doğrusu "sahneye çıkmak" tır.
Şimdilerde: Böyle bir deyim yoktur. Doğrusu, "bugünlerde" dir.
Start almak: Yine radyo ve televizyonlarda çok kullanılan bir yanlış. Başladı demek varken, ne demek start aldı?
İnsanın en değerli varlığı vücudu ve ruhudur. Hastane gövdelerin, tiyatro ruhların şifa kaynağıdır. Ruhsuz adam bir kalıptır. Düşünmekten, duymaktan, insanlıktan, iyi ile kötüyü ayırt etmekten uzak bir kalıp.
Can Gürzap
Sayfa 27 - Muhsin Ertuğrul
"İnsanoğlunun eğitilebilme ve öğrenebilme yetenekleri olmasaydı bugün yeryüzünde uygarlık adıma taş üstüne taş kalmayacaktı.Çünkü doğadaki en yırtıcı,en acımasız,en gözü kara varlık öğrenmemiş ve eğitilmemiş insandır."
"Dillerin yok olma nedenlerinin başında,ulusların ya da toplulukların kültürel özerkliklerini tamamen kaybetmeleri gelir.Bir topluluğun kültürel kimliğinin yok olması dilinin de yok olması demektir.Çünkü,kültürel kimliğin,kültürel birlikteliğin en önemlo harcı 'ana dil'dir."
"Güzellik hakkında binlerce kitap,şiir yazılmış,şarkılar bestelenmiştir.Ama nedense çirkinliğin tanımını yapan pek çıkmamıştır.Çirkinlik,güzellik gibi tartıya vurulmamıştır."
Tiyatroda, aktör, ''Beden plastiği ve ses olanaklarına sahip bir enstrüman'' diye tanımlanır. Yani bir müzik aleti... Bu müzik aletinden gerekli seslerin alınabilmesi için aletin gerekli kıvrımda ve kalitede olması gerekir.
"İnsanın düşünebilmesi,konuşabilmesi ya da kendini ifade edebilmesi için önce bir alt yapının sağlanması ve birbirini izleyen evreler içinde belirli bir gelişim sürecinin gerçekleşmesi gerekir.Bu altyapı ve gelişim sürecine eğitim ve öğretim diyoruz."
"Siz,ilköğretimi 8 değil isterseniz 10 yıla çıkarın,önemli olan yıl sayısı değil,önemli olan uyguladığınız yöntem ve verdiğiniz bilgidir.Yani,amaç eğitebilmek ve öğretebilmektir.Elinizde yeteri kadar nitelikli öğretmen yoksa bu eğitme ve öğretme işini nasıl yapabilirsiniz?"
Güvenin, kendinize güvenin. Başka çareniz yok. Çünkü, yaşamınız boyunca sizin yanınızda en güveneceğiniz kişi yine sizsiniz.
Eğer, insanoğlunun eğitilebilme ve öğrenebilme yetenekleri olmasaydı bugün yeryüzünde uygarlık adına taş üstünde taş kalmayacaktı. Çünkü, doğadaki en yırtıcı, en acımasız, en gözü kara varlık öğrenememiş eğitilmemiş insandır.
200 syf.
·7 günde·8/10
Eğitici, öğretici ve içinde bulundurduğu pasajlarla monotonluktan kaçabilmiş bir kitap olmuş. Kitabın sonlarındaki şiirler kitabı ayrıca bir güzel yapmış :)
200 syf.
·4/10
can gürzap'ın remzi yayınevinden çıkan oldukça sıkıcı diksiyon kitabı.

öncelikle gereksiz açıklamalarla boğan bu kitabın üçte ikisinin ağaç israfı olduğunu söyleyebilirim. "ayak bir yürüme organıdır" nevinden tanımlamalar dahi var.

bir kere diksiyon eğitimi almayan vatandaş bu kitabı okumaz. e bilen de bu kadar basit şeyleri okumadan benim gibi üstünkörü geçer.

doğrusu güzel türkçemizdeki ğ harfimize laf atınca biraz kıllandım.

sonra Allah'ın adını anmak yerine ısrarla tanrı demesi iyice rahatsız etti.

nihayet zinayı "yasal olmayan cinsel ilişki" diye tanımlayınca bende ipler koptu. zaten iyice sıkılmışım!

arkadaş "gayrimeşru=şeriata uymayan" dememek için zinayı insani yasaya bağlamış. nasıl olsa Allah lafzına muhalif ya!

paragrafları şööyle göz ucuyla atlaya atlaya iyi yerlerini de gördüm elbette.

vatandaş diksiyonu "zor tekerlemeleri söyleyebilme ve ağdalı konuşma tekniği" sandığı için bu konuya ilgi göstermiyor. halbuki zannettiği onda bir bile değil.

neyse. kitaptaki bazı egzersizler faydalı ve uygulanabilir. ayrıca yaygın kelimelerin hatalı telaffuzları için güzel bir liste de var. tembeller için aşağıya ekliyorum.

nefes konusu da çok önemli. nefes alırken göğsünüzü değil, karnınızı şişirin. sonra sırt ağrısı, kalp krizi, beyin hastalıkları, zor doğum, kabızlık, nerden çıktı bunlar diye hayıflanmayın!

işte bazı düzgün söyleyişlerin listesi:

aakıbet
defile (defiile değil)
meş ale
resm i geçit (resmii değil)
şaahaane
şale (şaale değil)
vak a
zinaa (ziinaa değil)

karşılıklar:

global - küresel
durumundayız - zorundayız
etik olarak (yunanca) - ahlaken
korkarım (ingilizce filmlerden saçma çeviri) - üzgünüm, maalesef
sahne almak (böyle bir şey yok) - sahneye çıkmak
şimdilerde - bugünlerde
start almak (saçma) - başlamak
tolk şov (tam bir aşağılık kompleksi) - söyleşi, sohbet
şut denemesi (ne denemesi adam şutun çekmiş zaten!) - (belki) gol denemesi, şut çekmek
top çerçeveyi buldu (çerçeve aynada olur!) - top kaleyi buldu


kitabın sonunda konuşma çalışmaları için çeşitli metinler var. can bey burada vereceğiniz konferans için size konu ödevleri veriyor.

bunlardan birkaçı yazarın dünya görüşünü anlamak açısından önemli!

* "evlenmeden önce birlikte yaşamanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?". çiftler bir birine alışıp tecrübe kazanırmış falan! dezavantajları ise toplum ve din baskısı yüzünden huzursuz olurlarmış! ya ne olacağıdı?

* "çalışan kadınların daha mutlu bir hayatı olmaktadır". diğerlerinde başlıklar soru şeklindeyken burada peşin hükmünü vermiş. kadın ekonomik bağımsızmış ve üstüne üstlük "kadın daha ilgi uyandırıcı kişiliğe sahiptir"! boşanma oranının yüksek olmasını söylemiş ama sanırım başlıktaki mutluluğa engel değil!

* "ülke politikasında laikliğin önemi nedir?" burada da kendince dayattığı peşin hükümleri var.

* son olarak da evde köpek beslemenin avantajları ve yarattığı zorlukları nelerdir? sanırım dezavantajları yok demek istiyor. zaten köpeklerin candan arkadaş olmasından dem vurup kirletmesinden falan bahsetmiş.

sonuç olarak yazarın kendi dünya görüşünü yansıttığı ideolojik kaygılı bir kitap.

ben atlayarak da olsa okudum ama pişman değilim. sonuçta kendimce bir şeyler gördüm. gerçekten boş vakti olan ilgilisi varsa okuyabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Can Gürzap
Unvan:
Sinema oyuncusu
Doğum:
İstanbul, 26 Mayıs 1944
Can Gürzap (d. 26 Mayıs 1944, İstanbul), Sinema, Tiyatro ve dizi oyuncusu, yazar, eğitmen.

İlk tiyatro eğitimini, kendisi gibi sanatçı olan babası Reşit Gürzap'tan alan sanatçı, 1962'de Kadıköy Maarif Koleji'ni tamamladıktan sonra Ankara Devlet Konservartuarı Tiyatro Bölümü'nü bitirdi ve Londra'da Central School of Speech and Drama'da eğitim gördü. Ankara Devlet Tiyatrosu'nda yönetmen ve oyuncu olarak görev yaptı. Konservatuarda öğretmen olarak derslere girdi. TRT'de radyoya birçok radyo tiyatrosu hazırladı. 1971 yılında Arsen Gürzap ile evlendi. 1978'de İstanbul Devlet Tiyatrosu kurucu müdürü oldu. Çevirmenlik ve senaryo yazarlığı (Yorgun Savaşçı - 1993) da yapan sanatçı, halen kurucusu olduğu Dialog sunuculuk ve dil okulunda görev yapmakta, sinema ve dizi filmlerde rol almaktadır.

Sanatçı, 2004 yılında Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği tarafından Kristal Martı ödülüne layık bulunmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 34 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 35 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.