Cemal Şakar

Cemal Şakar

Yazar
8.3/10
51 Kişi
·
154
Okunma
·
26
Beğeni
·
1456
Gösterim
Adı:
Cemal Şakar
Unvan:
Yazar
Doğum:
Gönen, Balıkesir, 1962
Türk öykü yazarı.

Karesi İlkokulu’nu (1973), Atatürk Ortaokulu’nu (1976), Muharrem Hasbi Lisesi’ni (1979), Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bitirdi (1983). Balıkesir’de aile şirketinde çalıştı. Halen İstanbul'da bir kamu kuruluşunda çalışıyor; e-edebiyat dergisi Edebistan.com’un yayın yönetmenliğini yürütüyor.

Edebiyat hayatına, 1982’de Aylık Dergi’de yayınlanan "Bir İnsan Ölür, Bir Yıldız Kayarmış" adlı öyküsüyle başladı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Kayıtlar Dergisi'nin çıkışında yer aldı. Öykü ve denemeleri Aylık Dergi, Yönelişler; Mavera; Yedi İklim; Kayıtlar; Hece; Hece Öykü; Yumuşak G; edebi Müdahele; Tasfiye; Söz Ve Adalet; Eski Yeni; Kur'ani Hayat ve İtibar dergileriyle Yeni Şafak Kitap’ta yer aldı.
Ben nereye gidersem gideyim içimdeki sıkıntıyı, yere göğe sığmazlığımı da oraya taşımayacak mıydım?
Belki ben göğsümün daralmasıyla varım.
İçinde bulunduğum mekanda ve zamanda kendimi arıyorum. Binlerce yıl öncesini; sözden önceki sesi, sesten önceki sükutu ve binlerce yıl sonrasını; sükuttan sonraki sesi, sesten sonraki sözü, sözden sonraki olayları hep bir anda yaşıyordum.
Her şeyi geride bırakıp birine gitmek ya da her şeyi geride bırakıp size geleceğine emin olduğunuz insanların olduğunu bilmek hayatı yaşanır kılar.
..Bir gün sadece kendime tutunacağım hiç aklıma gelmezdi.
Parmaklarımda biriken zaman ve mekan bir yol oluyor, kendime doğru...
72 syf.
·Beğendi·9/10
Düş; Yola çıkarken hayalini kurduğumuz ne varsa o mu? Yoksa kana bulanan dizimize bakarken söylediğimiz bir söz mü?

Düş, düşmek zaten. Düşe düşmek. Her düşüş beraberinde bir sırrı getirirse hayatımızın sonuna kadar o sırrın neye dönüşeceğini mi bekliyor olacağız? Diyelim bekledik, beklemeleri severek. Sırrı sese dönüştürmeye çalışmak mı tüm bu beklentiler, bu bekleyiş sese ulaşmak için mi? Peki yok mu bu sırrı bilen. Sen, ben bilmesek de yok mu?

Sorularla cebelleşiyorum. Çünkü daha ilk öyküde bir soru girdi zihnime ; ‘’Yordamlarıma güvenebilir miyim? ’’Yordam değil mi ki bir ihtimal ve ihtimaller değil mi ki güveni zedeleyen hafif şiddette artçı sarsıntılar? Yazılanların her biri ihtimaller penceresinden baktırırken ışık mı karanlığı bölen yoksa karanlık mı ışığı yutan ayrımına çoğu zaman varamıyoruz. Sorular karanlığa tutunarak yeni yeni sorular doğururken karanlığın sessiz soluğunun doğurgan olduğuna ikna olmaya başlama zamanımızın geçtiğini düşünmek sadece bu satırlara mahsus mu kalacak?

Yollar diyor yazar, yollar yürüyelim diye kalbimizi dürter. Karanlıkları yararak yürümenin, bedeninden soyunup seni senden çıkaracağına inandırmak mı amacı? Dipsiz gece, kendimizi nefesimizden bulalım diye var edilmiş olmasın sakın? Karanlığın, kalbimizin karartısını alıp götürmek için yaratılmış bir nimet olduğunu anlamak mı karmaşık olan? Okumak bahşedilmiş engin insan, geceyi gerçekten kavrayabildi mi?

Tüm sorular peşin sıra gelirken hayat gerçek/ten bir masal mı? Herkesin, birileri öyle derlerdi dediği, bir var bir de bakmışsın yok olan bir masal. Uzakları anlattılar, ulaşılamaz uzaklardan bahsettiler hep. Meğer içimizmiş o uzaklar. Karanlık diye korkup girmediğimiz başka başka zamanların peşine düştüğümüz uzaklar.

Sorular soruları doğurdu. Başlangıcı gündüzler, sonları gece olan bir sürü düş gördürdü okurken. Düştüğün düşten kalk, silkelen dedi sonra. Kalktım, dizlerimi sildim. Yolculuğumda istikametim değişir sandım.
Yolum doğru, ben yanlışmışım.
Kendimi yanıltmışım…
168 syf.
·Beğendi·7/10
Cemal Şakar'ın edebiyat bilimi üzerine yazdığı eleştiri kitaplarından ilk okuduğum "Yazı Bilinci" kitabıydı. Bu kitabı da bu alanda okuduğum ikinci kitabıydı. Edebiyatı bir bilim dalı olarak görenler için, düşünme ve düşündüğünü ifade etme aracı olarak edebiyat üzerinde kafa yormak için okunması gerekir diye düşünüyorum...
88 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Cemal Şakar öyküleri okumak, bir yandan yaşanan gerçekleri de görmeyi, öykü diliyle bu gerçekliklere şahit olmayı beraberinde getiriyor. Bu öyküler, olması muhtemelin içinde "olan"ı barındırıyor...
192 syf.
·Puan vermedi
“Hayatınızı yazsanız roman olur mu?” Başınıza gelenleri, yaşadıklarınızı, duygu ve hislerinizi, maceralarınızı… Evet hadi ilk adımı atın ve bir kâğıt, kalem alıp başlayın yazmaya. Zor mu geldi yoksa? Yahut kaç kez denediniz belki de ama o ilk cümleyi yazamadınız değil mi? Hadi ilk cümle düştü kaleminizden ya sonraları. Oysa ucu bucağı görünmez şeyler geçiyordur aklınızdan. Her an şiir yaşıyor, her gece bir roman kahramanının ıstırabını yahut sevincini yaşamış gibi koyuyorsunuz başınızı yastığa. Ama bu sonsuz hisler yazıya dökülemiyor. Neden peki hiç düşündünüz mü? Çünkü içimizden geçenler sonsuz, oysa yazı sonludur, sınırlıdır. Bildiğimiz kelimeler kadardır yazı. Yaşadıklarımızı iliklerimize kadar hisseder fakat onu kâğıda dökecek kelimeyi bilemeyiz. Sınırlı yazı, sonsuz duyguları aktarmada yetersizdir.

Sözün yerini yazı aldığından beri insanoğlu içine daha çok yönelmiştir. Matbaa ile birlikte artık kitaplar ceplere bile sığar olmuştu. Bu durumun belki de en önemli sonucu, kitabın mülkiyetinin artması ve her yere götürülebilmesiydi. İnsanlar artık kalabalık içinde bile kendine yöneliyor ve cebinden, çantasından çıkardığı kitabını okumaya başlıyordu. Yani aslında, yalnızlaşıyordu…

Cemal ŞAKAR’a ait Yazı Bilinci kitabı, çoklu okumaya müsait bir kitap. Sadece edebiyat değil, sosyoloji, tarih, dilbilimi gibi alanlarda bilgiler içeriyor ayrıca bölüm sonlarında kaynakça da sunuyor. Bu sayede kendinize, ilgi alanlarınıza göre okuma listesi de hazırlayabiliyorsunuz. Dili çoğu bölümde gayet akıcı. Yazarlardan, sosyologlardan alıntılarla fikirlerini destekleyen yazar, yer yer bazı yazarlara ve dönem özelliklerine, akımlara naif üslubuyla eleştiriler de getiriyor. Tanzimat, Cumhuriyet, 50 Kuşağı öykücülüğü, 80 sonrası edebiyatımızdaki etkilenmeleri eserler üzerinden aktarıyor. Özellikle yazarlarımız üzerinde “yakası, yenleri sarkan ve emanet gömlek gibi duran” varoluşçuluğun anlatıldığı bölüm, (50 Kuşağının Öykü Serüveni) okunmaya değer. Bunların yanı sıra son yıllarda yayılan kavramlar üzerinde de görüşlerini sunuyor yazar: İntihal, Yaratıcı Yazarlık, sanatçının ilahlaştırılması…

Estetiğin yerini satılabilirliğin aldığı günümüz kitap dünyasında, Yazı Bilinci hem yazının tarihine farklı gözle bakıyor hem de günümüz okuruna farklı bakış açıları sunuyor.

İyi okumalar
192 syf.
·Beğendi·8/10
Öykülerini çok sevdiğim Cemal Şakar'ın eleştiri türünde yazdığı kitaplarından biri. Öykü tekniği ve yazın bilimi üzerine çeşitli inceleme yazılarından oluşuyor. Çağdaş edebî türlerin modernite ve sonrasında özellikle Türk edebiyatındaki gelişim sürecini takip etmek isteyenler açısından da faydalı olacağına inanıyorum...
85 syf.
·2 günde·6/10
Ufak ufak tasavvufi hikayelerden oluşan bu kitapta iki bölüm bulunuyor. Özellikle birinci bölüm eski uygarlık, kavimlerin inkarları, helak oluşları üzerine ikinci bölüm ise, geniş zamana dönük dini kavramlarla yoğrulmuş oldukça kısa öykülerden oluşuyor.
300 syf.
·5 günde
İlk yazdığı dört öykü kitabının tek cati altında toplanması ürünüdür bu kitap.., cok da güzel olmuştur.

Özellikle " Gidenler Gidenler" adlı kitabı icin, bundan sonraki okuyucular için yonlendirici olmasi münasebetiyle , bu paragrafi buraya bırakıyorum.

Keyifle okuyun, öyküsüz kalmayın.
99 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Son hikayeyi tebessümle bitirdim.
Ama onun dışındakiler bir iç zifti....
‘Benimkisi okumaktan değil, anlayamamaktan, anlamıyor musunuz?’
‘İyice kapan kendine
İyice
Kendin ol...’
‘Her zaman mümkündür kalkmak ve insanlara doğru yürümek...’
192 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
OKUMAK
Harfleri görüp algılamayı ;okumaya dönüştüren ve metinden anlamlı bir yapı çıkarmanıza neden olan Simya nedir ?

Okudukça bizde ne olur da düşüncelerimiz kuvveden fiile çıkar?
Cemal Şakar

Nasıl ruhumuzun nüvesine hitap eden,evrensel bir kitap okuyorum.
Derin bir arastirma ve tecrübenin her zerresini hissettiriyor.
Değerli yazarlardan alıntılar,edebiyata daha geniş bir bakış acısiyla baktıran ve pratikte de hissetmemizi sağlayan cümleler,insanı tefekküre götüren sorular, başka bakış açıları ve her bir kac sayfa bir belirtilen kaynakçalar bölümü,insana kitabın minvalinde yeni ufuklara açılma imkanı tanıyor.
Başucu kitaplarım arasına katacaklarımdan.
2/2018
192 syf.
Öykücü olarak okuduğum Cemal Şakar’ın deneme inceleme türünde yazılmış bir eseri bu kitap. Bence daha çok edebiyatın teorik ve kuramsal mevzularına özel ilgisi olanların seveceği türden. Genel okura hitap edecek bir deneme kitabı değil. Öykücülüğünden ötürü dil oldukça işlek ve yalın kullanan yazarımız inceleme yazılarında karşılaştığımız terimlere boğulup uzun öğretici tavırların sergilendiği bir üslup yerine daha içten ama referanslarla da inceleme havasından kopmadan yazmış. Zaten bu tür eserlerin üslubuna dair çok konuşulacak bir şey yok mesele içerikte.

Eser 17 başlıkla “yazmak” mevzusunu farklı tür ve kavramlarla işlemiş. İlk bölümde yazının icadı, kelimelerin ortaya çıkışıyla başlayıp, modernizm, postmodernizm, 50 kuşağının öykü serüveni ... gibi çok çeşitli meselelere değinmiş.

Biraz da yazarımızın hayat duruşundan kaynaklı post yapısalcı kuramlara karşı eleştirel tutumu ve zaman zaman kendiyle benzer cenahtan yazarları referans alan anlatımını sevmedim. Özellikle post yapısalcı ve modern edebiyat anlayışlarının gelenekten kopuk, geleneği reddeden tavrını eleştirmiş.

Dilin sınırlarının kalkmasını,bu kadar eğilip bükülmesini, artık yazarın tanrı olup tüm göstergeleri altüst etmesini biraz da yapay (?)buhranla postmodern eserlerde işlenmesini sıkça eleştirmiş.

Son olarak bu mevzularda kim ne düşünmüş, ne demiş diye merak edenlerin ya da benim gibi yazarı öykülerinden tanıyıp incelemelerini de okumak isteyenlerin istifade edeceği bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Cemal Şakar
Unvan:
Yazar
Doğum:
Gönen, Balıkesir, 1962
Türk öykü yazarı.

Karesi İlkokulu’nu (1973), Atatürk Ortaokulu’nu (1976), Muharrem Hasbi Lisesi’ni (1979), Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni bitirdi (1983). Balıkesir’de aile şirketinde çalıştı. Halen İstanbul'da bir kamu kuruluşunda çalışıyor; e-edebiyat dergisi Edebistan.com’un yayın yönetmenliğini yürütüyor.

Edebiyat hayatına, 1982’de Aylık Dergi’de yayınlanan "Bir İnsan Ölür, Bir Yıldız Kayarmış" adlı öyküsüyle başladı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Kayıtlar Dergisi'nin çıkışında yer aldı. Öykü ve denemeleri Aylık Dergi, Yönelişler; Mavera; Yedi İklim; Kayıtlar; Hece; Hece Öykü; Yumuşak G; edebi Müdahele; Tasfiye; Söz Ve Adalet; Eski Yeni; Kur'ani Hayat ve İtibar dergileriyle Yeni Şafak Kitap’ta yer aldı.

Yazar istatistikleri

  • 26 okur beğendi.
  • 154 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 74 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.