Cemal Süreya Cemalettin Seber

Yazar 8,7/10 · 1716 Oy · 19 kitap · 0 okunma ·  3074 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Cemal Süreya
  • Yazarın Tam Adı:
    Cemalettin Seber
  • Unvan:
    Şair, Yazar, Maliye Müfettişi, Çevirmen, Genel Müdür, Sanat Yönetmeni
  • Doğum:
    Tunceli 1931
  • Ölüm:
    İstanbul 9 Ocak 1990
  • Yazar kitaplarını satın al Sponsorlu

Yazar İstatistikleri

3.074 okur beğendi.
1.716 puanlama · 1.533 alıntı
12 haber · 30.296 gösterim
0 okur kitaplarını okudu.
0 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
0 okur kitaplarını şu anda okuyor.
0 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Cemal Süreya'nın Biyografisi

Asıl adı Cemalettin Seber'dir.

Cemal Süreya 1931'de o yıllarda Erzincan'a bağlı olan Pülümür ilçesinde doğdu. Çocukluğunun ilk yıllarını Erzincan şehrinde geçirdi. 1938'de Dersim İsyanı sonrasında ailesi Bilecik'e sürgün edildi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü'nü bitirmiştir. Maliye Bakanlığı'nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik, darphane müdürlüğü, Kültür Bakanlığı'nda kültür yayınları danışma kurulu üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği ve 25 yılı aşkın Türk Dil Kurumu üyeliği görevlerinde bulunmuştur. Yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük, çevirmenlik yapmıştır.

Ağustos 1960'tan itibaren yalnızca dört sayı çıkarabildiği Papirüs dergisini Haziran 1966- Mayıs 1970 arası 47, 1980-1981 arası iki sayı daha çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000'e Doğru gibi yayın organlarında şiir ve yazılarını yayımladı.

İkinci yeni hareketinin önde gelen şair ve kuramcılarından sayılan Cemal Süreya'nın ilk şiiri Şarkısı Beyaz, Mülkiye dergisinin 8 Ocak 1953 tarihli sayısında yayımlanmıştır. Geleneğe karşı olmasına rağmen geleneği şiirinde en güzel kullanan şairlerden birisiydi. Kendine özgü söyleyiş biçimi ve şaşırtıcı buluşlarıyla, zengin birikimi ile, duyarlı, çarpıcı, yoğun, diri imgeleriyle ikinci yeni şiirinin en başarılı örneklerini vermiştir. Ölümünden sonra adına bir şiir ödülü kondu. 1997'de de Cemal Süreya arşivi yayımlandı.

Cemal Süreya'nın Kitapları Kitap Ekle

8,9/ 10  (803 Oy) ·  3.041 Okunma
8,3/ 10  (339 Oy) ·  1.184 Okunma
3. Üstü Kalsın (Seçme Şiirler)
8,4/ 10  (257 Oy) ·  923 Okunma
9,2/ 10  (36 Oy) ·  103 Okunma
9,1/ 10  (7 Oy) ·  51 Okunma
11. 99 Yüz (İzdüşümler - Söz Senaryosu)
7,4/ 10  (5 Oy) ·  39 Okunma
7,7/ 10  (11 Oy) ·  33 Okunma
7,6/ 10  (5 Oy) ·  14 Okunma
Ferah, bir alıntı ekledi.
08 Oca 2015

''...Peki ya sizin hiç fotoğrafını açıp yüzünün en ince ayrıntısı kadar, incelediğiniz biri oldu mu...?''

Cemal SüreyaCemal Süreya
Yasin YEREBASMAZ, bir alıntı ekledi.
16 Oca 2015

"Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk! Sen büyü hele, bak ne oyunlar oynayacaklar seninle."

Cemal SüreyaCemal Süreya
Selin, bir alıntı ekledi.
19 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
Namussuz bir çağ bu biliyorsun

Sevda Sözleri, Cemal Süreya (Sayfa 19)Sevda Sözleri, Cemal Süreya (Sayfa 19)
Nurbanu Tuna, bir alıntı ekledi.
02 Eki 2014

Sahi sarkıntılığa girer mi acaba; ayrılırken gözlerimin sana sulanması...

Cemal SüreyaCemal Süreya
Bütün Alıntıları Göster

Cemal Süreya ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

Ferah, Cemal Süreya'yı yorumladı.
18 Ara 2014

cemal süreya'dan ; gerçek sevenin ağzından çıkabilecek, günümüzde pek bulunamayan aşık itirafı...

''daha nen olayım senin, onursuzunum...''

"Şiir dil işidir. Dilde yangınlar yaratma sanatı."

Dilimizde yangınlar yaratan, imgeyi gözünden haklayan,genç şairlere esin kaynağı olmuş,bol humor sahibi güzel şaire selam olsun...

Yedinci kırlangıca 4 kala...

Lokman Hekim efsanesini baz alarak yazdığı "Kehanet 1985" başlıklı şiir

Lokman şair senin hayatın
Yedi kırlangıcın hayatı kadar
Altısını ardı ardına yaşadın
Bir kırlangıcın daha var.

Şiirin yazılış hikayesi:

"Üç yıl önce çok karamsardım. Kendime göre bir ömür uzunluğu biçmiştim. O şiir o'dur. Bunun için Lokman Hekim söylencesinden çıkış yaptım. Lokman Hekim'e uzun ömür verilmiş. Ve bunu kendisinin saptaması istenmişti. O da, çok yaşayan bir kuşun, kartalın yaşama süresini temel almış. Kartalın 80 yıl yaşadığı varsayılıyormuş o çağda. Lokman Hekim yedi kartalın hayatını ardı ardına yaşamış. 7x80 eşittir 560. Beşyüzaltmış yıl yaşamış. Ben de kendime kırlangıcı seçmiştim. Yedi kırlangıcın hayatını ard arda yaşamalıydım. Biliyorsun kırlangıç dokuz yıl yaşar. Gerisini hesapla işte."

Önce şiirleri, sonra yazıları, sonra hayatıyla kendisine hayran bırakan adam.Şiirleri ve yazılarıyla ilgili hemen herkes bir kaç satırlık bir şey söyleyecek kadar biliyordur zaten Cemal Süreya hakkında.Peki nasıl bir insandı Cemal Süreya?Yazarlığı, şairliği hemen herkes tarafından kabul gören yanı.Peki nasıl bir baba, nasıl bir eş, nasıl bir aşıktı?Şiirlerinden değil de, o şiirleri yazdıran kadından, Zuhal Tekkanat'tan duyalım mı?

Zuhal Tekkanat edebiyat aşığı ve Cemal Süreya hayranıydı.Cumhuriyet'te çalıştığı yıllar tanışıyor ikili.Bir gün Edebiyatçılar Derneğinde bir açılış esnasında Cemal Süreya, Zuhal hanımın yanına geliyor ve ''Matmazel, ne kadar güzelsiniz!Benimle evlenir misiniz?'' diyor.Beklemediği bir cevap alınca yüzü düşüyor tabi.Ama pes etmiyor Süreya.Sonunda çabalarına değmiş tabi.İlişkileri başladıktan 6 ay sonra kapalı çarşıda bir yüzük ve bir papuç alıyor Zuhal Tekkanat'a.''Haydi şimdi eve git, annene beni söyle.Ben Cemal Süreya ile evleneceğim de'' oluyor ikiliyi evliliğe götüren teklif.
Sonrasında Zuhal Hanım 28, Cemal Süreya 35 yaşında ikinci evliliklerini yapıyorlar.2 yıl sonra Zuhal Hanım'ın Cemal Süreya ya çok benzettiği oğlu ''Memocan'' ları dünyaya geldi.Filizlendiler böylece.

''Küsmeleri çabuk oluyordu barışmaları da.Bir de konuşmasam da ne düşündüğümü suratımdan anlardı.O yanını çok severdim.Ben bir şeye öfkelenince de ''Kıymetimi bilmiyorsun benim'' diye söylenirdi.''Hanıııııııım hanım!Sen Cemal Süreya Üniversitesini bitirdin'' der gülerdi sonra.'' diyor Zuhal Tekkanat.

Memur oldukları için kendi adlarıyla yazamadıklarından pek çok şair, yazar takma ad kullanıyor o yıllar.''Elif Sorgun'' ismini de birlikte bulmuşlar Zuhal Hanım'a.

''Bak, Karacaoğlan'ın dizeleri var hani.İncecikten bir kar yağar tozar Elif Elif deyi.Adını Elif koyalım.'' (o sırada önlerinde harita açık, ve birlikte gitmek istedikleri yerleri işaretleyip hayal kuruyor çift her akşam.)''Bak, orada da Yozgat'ın Sorgun ilçesi var.Soyadına da Sorgun diyelim.Beğendin mi? '' dedi ''Beğendim'' dedim.Bir iki telafuz ettik.hoşuma da gitti diye anlatıyor Zuhal Hanım.

Birliktelikleri çeşitli sorunlardan dolayı bitiyor ve ayrılıyor Zuhal ve Cemal çifti.Ölene dek koparmadıkları gönül bağını saymazsak.

''Biz hiç ayrılmadık,
Yazılmadı adlarımız mezar taşlarına.'' dizelerini yazıyor Süreya Zuhal'ine.
''Ayrılığı hukuka bağlamak gerek gönüllere değil.
Hukuka bağlandı mı bitiyor zaten.
Hukukun dışında ölene kadar yanındayım.''

Öyle de yapıyor.Resmi olarak ayrıldıkları halde Kadıköy Caferağa Muhtarlığına '' Oğlum ve eşimle yaşayacağım'' diye bildiriyor.Duygusal adam vesselam.

Boşanmaları ile ilgiliyse ''Pişmanım'' diyor Zuhal Tekkanat.
''Pişmanım, o da çok pişmanlık duydu.Ama arada yaşananlar...Çok üzücü şeyler yaşadık tabii.Ölümünden bir kaç ay önce bana sordu.''Soyadını değiştirdin mi?'' diye.''Değiştirdim'' dedim.Kızdı bana, ''İyi halt etmişsin'' dedi, üzüldü.Gençlik işte, ikimiz de çok gurur yaptık diyor Zuhal hanım.
Bir gün Enver Ercan Cemal'e soruyor.Diyor ki:
''Üstat!Pek çok kadınla konuştun, görüştün, yaşantın oldu.Hiç unutamadığın bir ad var mı aklında?
Cemal'in cevabı şu oluyor: ''Evet!Oğlumun anası...''
''Bu da yeter bana'' diyor Zuhal Akkanat.
59 yaşında kaybettiği Cemal'i, daha 21'inde kaybettiği Cemal'inin hatırası Memosu...Ve onlarla dolu günleri, o hatıraları biriktiren Zuhal Tekkanat.Ayrılıkların ve hatta ölümün bile koparamadığı gönül bağları.

Aslında hepsini özetliyor şu tek satır.
''Zuhal'im! Hayat...Hayatımsın!Sana hiç hayınlık etmedim.''

Aziz Nesin"in belirttiği üzere küçük bir devlet olabilecek kadar bilgi birikime sahip farklı bir insandır Cemal Süreya.

BARIŞIN TADI

Bir ağaç, kesebilirler ağacı,
Ağacın ne gelir elinden?

Biraz çaba, testere falan,
Eh, az çok da zaman,
Ağaç devrildi gitti.

Bir kuş, vurabilirler bir kuşu
Bir el ateş ya da bir iki taş
Bir avuç tüy düşer toprağa.

Bir öküzün ya da bir atın
İşi kolay görülür ve hazırdır
Kesimevinde kasap önlüğü.

Bir çocuğun, oğlan ya da kız,
Ne gelir elinden katile karşı?

Bakışlar, diyeceksiniz şimdi,
Ama gözü dönmüşse katilin
Ya da kimse yoksa ortada?

Bir adam, koca bir adam da
Bir kuş gibi avlanabilir,
Belki daha da kolay hatta.

Bir ağaç, bir kuş, bir öküz, bir at
Bir çocuk, bir adam
Yok oldular işte ard arda.

Ama dostlarım, hepimiz bir olsak
Ne yapabilirler
Onca insanın karşısında?

Ne yapabilirler
Direnen halklara?


Eugène GUILLEVIC

Çeviri: Cemal SÜREYA

Edebiyatımızın aykırı şairidir kendisi tek şairlikte aykırı değildir aslında genel olarak Cemal Süreyanın kendisi aykırıdır , kendi şahsına münhasır bir kişiliğe duruşa sahiptir , ayrı bir şekilde sevdiğim, şair edebiyat düşkünü şiirlerini okumaktan keyif aldığım ama her şeyden de öte insanlığını da sevdiği kalite deyince aklıma ilk gelen insanlardan biridir kendisi

Karizmatik kişiliğini karizmatik sözlerle ve karizmatik şiirlerle yansıtan kıvrak zekasına hayran olduğum ve nasıl sevinileceğini öğrendiğim insan .

Sunay Akın'dan Bir "Cemal Süreya" Öyküsü...

Fransızlar der ki;
“Paris’i en güzel anlatan Avrupa’da
Bir Cevalan'dır." Bunu yazan da Ahmet Mithat Efendi’dir ve Paris’i görmeden yazmıştır. Ahmet Mithat Efendi Paris’i gördükten
sonra da bir şiir yazar ama hiç beğenilmez. 1940’lı yıllarda İstanbul’da ise Orhan Veli popülerdir. Paris’te hangi sokak, hangi sokakla kesişir, hangi sokakta hangi kafe vardır bilir. Ama hiç Paris’e gitmedi.

Sonra pek çok Türk şair Paris’e gitti.
Birisi de gittiği gece otel odasında
bir şiir yazdı; adı Kars.
Bu şiiri yazan bir Mülkiye'li: Cemal Süreya.
O da Paris’te Kars şiirini yazarken
hiç Kars’ı görmemişti.

Cemal Süreyya sonra anlatmıştı:
Kars’ı gördükten sonra bir şiir daha yazmış, bakmış, görmeden yazdığı daha güzel; sonrakini yırtıp atmış.

***

Cemal Süreya Darphane'de müdür;
paranın yerinde şair müdür.
Bütün yolsuzlukları tespit edip, rapor etmiş, Ankara'ya göndermiş, mükafat bekliyor.
Ama ses yok. Bir daha yazıp
bir daha göndermiş.

Çok geçmeden zamanın bakanı
Darphane'yi teftişe gelir.
Gelir ama Cemal Süreya’nın elini bile sıkmaz.

"Bu kapının arkasında ne var?" diyerek
bütün odaları dolaşır. Cemal Süreya’ya hiç muhatap olmaz, yardımcılarına sorar.
Bu kapının arkasında ne var, burada ne var... İki saat dolaşıyor ve gidiyor.

Giderken Cemal Süreya der ki:

"Bir kapı var ki, onu size hiç açmayacağız".

"Hangi kapı, ne kapısı" der bakan.

"Gönlümüzün kapısı".

Bakan gider, bir rapor hazırlar:
Darphaneyi gezdim, çok pis buldum.
Müdür Cemalettin Seber’i (Cemal Süreya) görevden alıyorum. Cemal Süreya bu yazıyı alınca bir basın toplantısı düzenler, der ki:

"Bakan haklı, gerçekten de o gün şanlı Darphane, tarihinde ilk defa kirliydi.
O da Sayın Bakanın burada teftişte
olduğu saatlerdi."

***

Cemal Süreya'nın Kars'ı görmeden
yazdığı o şiir:

KARS

"Öyle güzel ki ölürüm artık
Beyaz uykusuz uzakta
Kars çocukların da Kars’ı
Ölüleri yağan karda
Donmuş gözlerimin arası.

Sen küçüğüm sımsıcak
Ne derler ona – bu kızakta
Boyuna türküler yakıyorsun ya
Sanki her türküden sonra
Hohlasan gök buğulanacak.

Anla ki her durakta
Yok sınırları aşkın
O iyi yüzlü Tanrı
Beklesin dursun bizi
Kurduğumuz rahat tuzakta

Nasıl olsa yine bir gün
Döneriz bu yollardan geri
Senin bir elinde bir mendil
Diğerinde kuş sesleri..."