Cemalnur Sargut

Cemalnur Sargut

Yazar
8.2/10
141 Kişi
·
485
Okunma
·
95
Beğeni
·
5.985
Gösterim
Adı:
Cemalnur Sargut
Unvan:
Öğretmen / Yazar / Türk Kadınlar Kültür Derneği'nin İstanbul Şubesi Başkanı
Doğum:
İstanbul, 1952
İstanbul doğumlu olan Cemâlnur Sargut, mutasavvuf bir ailenin kızı olarak Dünya'ya geldi. Gençliğinde felsefeye ilgi duymuş olup büyük felsefecilerin hayâtını incelemiş, bu ilmin yaşanamayan bir ilim olduğu kanaatına varınca Mevlânâ'ya yönelmiştir. Kimya mühendisi olup yirmi yıl kimya öğretmenliği yapmıştır. Hocası Sâmiha Ayverdi'nin etkisinde kalan Cemâlnur Sargut, Kur'ân-ı Kerîm ve karşılaştırmalı Mesnevî çalışmalarına başlamış, 24 yaşında gençlerle başladığı Mesnevî çalışmalarıyla geniş çevreye hitâp etmiştir.emâlnur Sargut (1952, İstanbul), Türk Kadınlar Kültür Derneği'nin İstanbul şubesi başkanıdır. Tasavvufun insanlığın ortak dili olabileceği inancında olup bu konuda uluslararası sempozyumlar düzenlemektedir. Cemalnur Sargut, hocası Samiha Ayverdi tarafından 1966 yılında kurulmuş olan Türk Kadınları Kültür Derneği'nin (TÜRKKAD) İstanbul Şubesi Başkanlığı görevini yürütmektedir. TÜRKKAD, Cemâlnur Sargut'un liderliğinde tasavvufun kişi ve toplumların ortak dili, ortak nefesi olabileceği inancıyla her kesimden bilim, kültür ve sanat insanını, manevi şahsiyeti ve her düzeyden dinleyiciyi bir araya getiren uluslararası sempozyumlar* düzenlemektedir. Bu konferanslarda, ilmi hal, ibadeti aşka yolculuk olarak gören İslâm tasavvufunun günümüz sorunlarına getirdiği çözümler ele alınmaktadır. C. Sargut, Devrin ihtiyacı olan tasavvuf terbiyesini akademik düzeyde vakıflar ve dernekler çatısı altında, lâfla değil hâl ve hizmetle anlatmalıyız diyen hocasının bu anlayışını hem kendimize hem de insanlık âlemine tanıtmak amacıyla 2000 yılından beri dersler verdiği A.B.D.'nin North Carolina Üniversitesi'nde 2009 yılında bir İslam kürsüsü kurmuştur. İkinci bir İslam kürsüsü de Çin'de Pekin Üniversitesinde kurulmuştur. Bu çalışmlarının ortak amacı öğrencilerin, İslâm'ın yaşam şekli olan tasavvuf eğitimini yaşayışları ile örnek olan hocalardan almalarını sağlamaktır. Cemalnur Sargut, Anadolu'da kökleşmiş İslam Tasavvufunun anlaşılması ve tanıtılması amacıyla, burada yaşamış mutasavvıfların hayatları ve eserleri ile ilgili araştırmaların yapılacağı edebiyat, tasavvuf, güzel sanatlar, felsefe, sosyoloji, tarih alanlarında uluslararası düzeyde lisans ve lisansüstü eğitim veren enstitüler açılması konusunda üniversiteler ve devlet nezdinde öncü girişimlerde bulunmaktadır. İslam'ın hakîkatinin tanıtılması için doğu ile batı arasında mânevi bir köprü kurulmasına önderlik etmekte olan bu çalışmalar, temel değerlerine hassasiyetle bağlı, geleceği hedefleyen ve her an kendini yenileyen bir hizmet anlayışının eseridir.
"Benim dümenim onun aşkıdır; ne tarafa döndürürse o tarafa giderim.
Kâh emîr olur buyruk yürütürüm, kâh esir olur yerlerde sürünürüm.
Ancak her nefeste bu ferman sahibinin mahkûmuyum.
Hepmiz, kâinat kitabı içinde bir yazıyız ve dünyâya, kendi vücûdumuz suâlinin ifâde ettiiği mânâyı çözmek için gönderildik...
ﻗُﻞْ ﺍِﻧَّﻤَٓﺎ ﺍَﻧ َﺎ ﺑَﺸَﺮٌ ﻣِﺜْﻠُﻜُﻢْ ﻳُﻮﺣَٓﻰ ﺍِﻟَﻰَّ ﺍَﻧَّﻤَٓﺎ ﺍِﻟَﻬُﻜُﻢْ ﺍِﻟَﻪٌ ﻭَﺍﺣِﺪٌ ﻓَﻤَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻳَﺮْﺟُﻮﺍ ﻟِﻘَٓﺎﺀَ ﺭَﺑِّﻪِ ﻓَﻠْﻴَﻌْﻤَﻞْ ﻋَﻤَﻠﺎً ﺻَﺎﻟِﺤًﺎ ﻭَﻟﺎَ ﻳُﺸْﺮِﻙْ ﺑِﻌِﺒَﺎﺩَﺓِ ﺭَﺑِّﻪِٓ ﺍَﺣَﺪًﺍ﴿١١٠﴾

110- De ki: Ben, yalnızca sizin gibi bir beşerim.
(Şu var ki) bana, İlâh'ınızın, sadece bir İlâh olduğu vahyolunuyor.
Artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, iyi iş yapsın ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.
"Senin ordun var. Ordunda da askerlerin var. Kimi çavuş, kimi onbaşı, kimi yüzbaşı hatta paşa. Bunların hiçbirinde gözüm yok. Bana: ''Emir erim. . . de, yeter, ister barışa yolla, ister savaşa. . ."
Başka bir boyut olmalı diyorum kendime. İnsanların peygamberi bir duyuşla, o güzin ırmaktan kana kana içtikleri. Yalnız etrafında ki nasipdar erenleri değil, yekün insanlığı omuzlarında, nefes alıp verdikçe büyüyen mevcudiyetini, tıklım tıklım dolduracak bir kurbiyetle kalplerinde taşıyan Melekut aleminin neferleri... Gecesini gündüzünü duanın gergefine sahavetle işleyen, bu dünyanın ölçüleriyle, nizamıyla ve cümleleriyle izah edemeyeceğimiz, Kur'anlaşan, bir ışık demeti gibi herkesi nuruna çağıran Mürşit'ler yaşamakta hamdolsun.

Efendim tasavvufta bir tertip vardır bilir misiniz?..Kuran'ı Kerim'de geçen dört ırmak kadının dört hususiyetiyle özdeşleştirilir. En baştan izah edecek olursak;

“Takvâ sahibi / Allah’a karşı gelmekten sakınanlara vâd edilen cennetin durumu şudur: “Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Ayrıca onlar için orada, her çeşit meyveden ile Rableri tarafından bir mağfiret vardır...”(Muhammed, 47/15).

Bu Ayet-i Kerime 'de sözü geçen dört ırmak mutasavvıfların ufk-u kadimlerinde şöyle izah edilir.

Birinci ırmak, 'Su Irmağı'dır. Su hayatın kendisidir. Suyun varolmadığı bir yaşam vaki değildir.Tasavvufta Su tevazuyu temsil eder. Eğer ki insan suyun sonsuz şifasını, berraklığını, hayat veren kuşatıcığını şiar edinirse, zahiri ve manevi susuzlukları giderirse, ilmiyle bulunduğu bütün mecralara bereketli birer toprakmış gibi nüfuz eder ve bütün bunları tevazu ile taçlandırırsa bir su ırmağına dönüşür.

İkincisi 'Süt Irmağı' dır. Süt tasavvufta Allahın ilm-i şerifini temsil eder. Eğer ki kadın, Rabbini Kuran-ı Hakim'den ve Peygamber Efendimiz'in mübarek hayatından öğrenir, bütün ferdi ve içtimai hakikatleri ömrüne tatbik ederse, bu ilmi evlatlarına ve etrafında ki bütün insanlara adeta bir medrese gibi dağıtırsa, süt ırmağına dönüşür.

Üçüncü ırmak, ' Şarap Irmağı' dır.Tasavvufta şarap Allah aşkını temsil eder. Hem öyle bir aşktır ki bu, O'ndan gelen herşeyi kutlu bir misafir gibi ağırlar kadın, kahrı bir lütuf, lûtfu bir Rahmet, rahmeti gönlüne has bir iksire çevirir.Hem öyle bir sarhoş olur ki, O'nun muhabbetiyle baktığı heryerde onun sanatının cilvelerini müşehade eder, herşeyde O'nun doyumsuz şefkâtiyle memnun ve mahçup olur.İşte kadın Allah aşkına düçar olursa şarap ırmağına dönüşür.

Dördüncü ırmak ise Bal ırmağıdır. Bal tasavvufta tevhit demektir. Yani yaratılmışta Allah'ın Esmasını görüp, ona hürmet etmektir. Bu bir mucizeyi anlamak için yola çıkıvermektir. Bal ırmağına dönüşen kadınlar etrafına manevi şifalar dağıtıverir.

İşte bu dört özellik bir kadında husule gelir ise o kadın anneliği tatmıştır. Ve bu yüzden "Cennet annelerin ayakları altındadır."

Anne olmak biyolojik evlatlara sahip olmak değildir. Sâmiha Anne, O'nu tanıyan herkesin kalbinde, annelik makamına lâyık görülmüştür.Rahman sevdiği kulunu, kullarına da sevdirir.Zira O'nun yaşam karşısında takındığı o içli duruşa şahitlik etmiş herkesin ruhunun letafet köşesidir.

Sadık Yalsızuçanlar'ın ( kendisi bu günlerde bir kalp operasyonu geçirdi, kendisine bu vesile ile acil şifalar dilerim.) Cemalnur Sargut ile sohbet kıvamında gerçekleştirdiği çok lezzetli bir eser.

Sâmiha Anne'nin ilmi ve içtimai yaşantısını, aile hayatını, Kenan Rifai Hazretleriyle ilk yıllarını, Onunla kıymetli anılarını, kendi özel dünyasında belki de başka bir eserde okuyamayacağınız anektotları bulabileceğiniz muazzam bir anı defteri.

Eserlerinden örneklerle ve yine o insanı mest eden Cemalnur Sargut'un anlatımı ile pek çok kişinin ziyadesiyle ilgisini çekeceğini tahmin ediyorum.

Feyizli okumalar...
Çok güzel,bilgilendirici,kaynaklara ve anılara dayalı,sohbetli bir kitap.Samiha Ayverdi'nin hayatı,eğitimi,çevresine olan etkisi ve Cemalnur Sargut ile olan ilişkisi yer almakta.Akıcı ve sıkıcı olmayan bir kitap.Keyifli okumalar.
Sonunda bitti dediğim bir kitap oldu. Ben mi onu okudum, yoksa o mu beni okudu anlamadım. Kitabı yarıda bırakmayı yazarın emeğine saygısızlık diye düşündüğüm için hiçbir kitabı yarıda bırakmamışımdır. Sırf bu yüzden bitirdiğim bir kitap oldu. Belki güzeldi de ben bağ kuramadım bilemiyorum. Sonuç olarak bittiği için mutluyum.
Cemalnur Sargut hocadan bir kıymetli eser daha... Peygamberimizi daha çok tasavvufi anlamada anlatan bir kitap. Bana göre, Cemalnur hocanın ismi gibi güzel tarafı eserini yazarken pek çok kaynaktan yararlanması, kendinde çok az şey katması. Kitabı okurken dip not ve kaynakları görünce anlayacak, bir çok eseri okumak yerine onlardan güzel bir derleme özeti bir arada bulunduğunuzu göreceksiniz. Biz okurlar için çok önemli, zaman kazanma ve bilgiyi hızlı bulma konusunda çok önemli bir tarz. Allah razı olsun bu yazım tarzından dolayı bizlere çok faydası oluyor yazarımızın.
Peygamber'in sevgili torunu Hz. Hüseyin'in, İslam'ın kurucu ilkeleri uğruna canını verdiği Kerbela, İslam tarihindeki en önemli kırılma anlarından biridir.

Elinizdeki kitap, bu kutlu soyun uğradığı zulme, bu büyük zulmün manevi anlamına, Kerbela'da yaşanan o yürek dağlayıcı olaya, öncesi ve sonrasına, irfani ve tarihi yönleriyle ışık tutmaya çalışıyor.
Kisa ve net bilgilendirmeler sayesinde insanin yuezuene tebessuem kondurabilen dizelere sahip. Tasavvufu huzurlu bir sekilde soru-cevap sistemi ile anlatabilen bir kitap.
Kiyamadim,bitmesin diye sayfalari yavaş yavaş okudum. Bir sayfa okuyup yanima koydum. Biter diye tekrar elime almaya korktum ama içine çeken dünyasına karşı koyamadim. En sevdiginiz dostunuzla sohbet eder gibi... mutlaka okunmalı.
Cemalnur Sargut çok ilgiyle izlediğim ve dinlediğim bir üstad. Kitabı zevkle okudum fakat araya çok fazla arapça kelime konmuş. Daha açık bir lisan kullanılsa çok daha kısa sürede bitirebilirdim. Bazı cümleleri puzzle çözer gibi okudum. Yine de okumaya değer. Çok güzel bir kitap.
Kitap gerçekten harika bir kitap okunması gereken kitaplar arasında yerini alıyor bence.Bakara suresinin derinliklerini anlatan bir kitap.Araştırma yönünden gerçekten harika.
Bazı kitaplar hikaye netice bulsun diye bir an önce bitmesi için okunur, Cemalnur Sargut'un kitaplarının her biri ise tekrar tekrar başvurulacak bir başucu kitabı.

Kitap; ne söylenmiş, ne söylenmek istenmiş, ne anladım, ne yaşıyorum tarzında.

Güzel bir sohbetin parçası olmak isteyenlere tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Cemalnur Sargut
Unvan:
Öğretmen / Yazar / Türk Kadınlar Kültür Derneği'nin İstanbul Şubesi Başkanı
Doğum:
İstanbul, 1952
İstanbul doğumlu olan Cemâlnur Sargut, mutasavvuf bir ailenin kızı olarak Dünya'ya geldi. Gençliğinde felsefeye ilgi duymuş olup büyük felsefecilerin hayâtını incelemiş, bu ilmin yaşanamayan bir ilim olduğu kanaatına varınca Mevlânâ'ya yönelmiştir. Kimya mühendisi olup yirmi yıl kimya öğretmenliği yapmıştır. Hocası Sâmiha Ayverdi'nin etkisinde kalan Cemâlnur Sargut, Kur'ân-ı Kerîm ve karşılaştırmalı Mesnevî çalışmalarına başlamış, 24 yaşında gençlerle başladığı Mesnevî çalışmalarıyla geniş çevreye hitâp etmiştir.emâlnur Sargut (1952, İstanbul), Türk Kadınlar Kültür Derneği'nin İstanbul şubesi başkanıdır. Tasavvufun insanlığın ortak dili olabileceği inancında olup bu konuda uluslararası sempozyumlar düzenlemektedir. Cemalnur Sargut, hocası Samiha Ayverdi tarafından 1966 yılında kurulmuş olan Türk Kadınları Kültür Derneği'nin (TÜRKKAD) İstanbul Şubesi Başkanlığı görevini yürütmektedir. TÜRKKAD, Cemâlnur Sargut'un liderliğinde tasavvufun kişi ve toplumların ortak dili, ortak nefesi olabileceği inancıyla her kesimden bilim, kültür ve sanat insanını, manevi şahsiyeti ve her düzeyden dinleyiciyi bir araya getiren uluslararası sempozyumlar* düzenlemektedir. Bu konferanslarda, ilmi hal, ibadeti aşka yolculuk olarak gören İslâm tasavvufunun günümüz sorunlarına getirdiği çözümler ele alınmaktadır. C. Sargut, Devrin ihtiyacı olan tasavvuf terbiyesini akademik düzeyde vakıflar ve dernekler çatısı altında, lâfla değil hâl ve hizmetle anlatmalıyız diyen hocasının bu anlayışını hem kendimize hem de insanlık âlemine tanıtmak amacıyla 2000 yılından beri dersler verdiği A.B.D.'nin North Carolina Üniversitesi'nde 2009 yılında bir İslam kürsüsü kurmuştur. İkinci bir İslam kürsüsü de Çin'de Pekin Üniversitesinde kurulmuştur. Bu çalışmlarının ortak amacı öğrencilerin, İslâm'ın yaşam şekli olan tasavvuf eğitimini yaşayışları ile örnek olan hocalardan almalarını sağlamaktır. Cemalnur Sargut, Anadolu'da kökleşmiş İslam Tasavvufunun anlaşılması ve tanıtılması amacıyla, burada yaşamış mutasavvıfların hayatları ve eserleri ile ilgili araştırmaların yapılacağı edebiyat, tasavvuf, güzel sanatlar, felsefe, sosyoloji, tarih alanlarında uluslararası düzeyde lisans ve lisansüstü eğitim veren enstitüler açılması konusunda üniversiteler ve devlet nezdinde öncü girişimlerde bulunmaktadır. İslam'ın hakîkatinin tanıtılması için doğu ile batı arasında mânevi bir köprü kurulmasına önderlik etmekte olan bu çalışmalar, temel değerlerine hassasiyetle bağlı, geleceği hedefleyen ve her an kendini yenileyen bir hizmet anlayışının eseridir.

Yazar istatistikleri

  • 95 okur beğendi.
  • 485 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 289 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları