Cengiz Özakıncı

Cengiz Özakıncı

8.9/10
114 Kişi
·
217
Okunma
·
40
Beğeni
·
5.937
Gösterim
Adı:
Cengiz Özakıncı
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
1954
1954 yılında doğdu. 1979 yılında yazdığı, yayımlamasına izin verilmeyen ve basılmadan önce el konulan ilk kitabı; Marksist Açıdan Kemalist Devrim, ardından yayımladığı Yeni Demokratik İşçi Birliği, imzalı bildiriler nedeniyle yargılanarak, 5 yıl hapse mahkum edildi. Beş yıllık tutukluluğun ardından serbest kaldı. Yazmaya devam etmekte.
"Yeryüzünün yasası şudur: Bilimde ileri olan , bilimde geri olana boyun eğdirir, köleleştirir, sömürür."
Cengiz Özakıncı
Sayfa 45 - Otopsi Yayınları 16. basım 2011
"Form biçim demektir.
Deform ilk biçimin bozulması demektir.
Reform ise , özgün , bozulmamış , ilk biçime geri dönülmesi demektir.
Din alanında Reform , dinin ilk , özgün , bozulmamış biçimine geri dönüş anlamına gelir, "DİNİ BOZMAK" anlamına GELMEZ.
Bir takım İslamcılar, "İslam' da Reform olmaz, İslam'da Reform isteyen kafirdir, dinden çıkmıştır " derler. Oysa Kur'an 'da Reform OLMAZ , Kur'an ilk biçimindedir, bozulmamıştır;fakat Müslümanların İslam'ı yaşayışlarında reform olur, çünkü bu alanda bozulma vardır."
Cengiz Özakıncı
Sayfa 55 - Otopsi Yayınları 16. basım 2011
"Gazzali yaklaşık 1090 yıllarında yazdığı Tehafutu'l - Felasife adlı kitabında , kendisinin 'kafir' dediği İslam bilginlerinin görüşlerini şöyle özetlemiştir:

'Örneğin onlar (Farabi, İbn'i Rüşt, vs) ay tutulmasını açıklarken :"ayın ışığını güneşten aldığını , dünyanın küre biçiminde olduğunu , uzayın dünya küresini çepeçevre kuşattığını , ay tutulmasının ay ile güneş arasına dünyanın girmesi sonucu , ay dünyanın gölgesi altında kalmakla güneş ışığının aya ulaşamamasından kaynaklandığını" söylerler .Onlar (Farabi, İbn'i Rüşt, vs) güneş tutulmasını açıklarken ; "bu olay, ayın güneş ile güneşe bakanın arasına girmesinden kaynaklanır, ay ile güneşin bir çizgiye geçmesiyle gerçekleşir" derler."
Cengiz Özakıncı
Sayfa 236 - Otopsi Yayınları 16. basım 2011
"392 'de Theodosius'un çıkardığı İstanbul Fermanı'yla i imparatorlukta hıristiyanlık dışındaki tüm dinler resmen yasaklandı.Tıpkı İran'da Şah'a karşı savaşırken inanç özgürlüğü şampiyonu olan Humeyni'nin, devleti ele geöirip Şah'ı kovduktan sonra , Ekim 1985'teki konuşmasında "MUHALEFET GÜNAHTIR" diyerek düşünce özgürlüğüne bir çırpıda son verdiği gibi...Böylece hıristiyanlar , muhalefette iken savunusunu yaptıkları 'çok-hukukçuluk'u devleti ele geçirdikten sonra terkedip 'bir devlette tek din' ilkesini yasalaştırdılar ve diğer dinleri yasakladıkları gibi, 'tek hukuklu'bir düzen kurdular.Tüm Roma'da tek yasa ve tek yargı düzeni egemen oldu: Kilise yasaları ve Kilise yargısı...Ülkede yüzyıllarca her çeşit din ve inancın barış içinde bir arada yan yana yaşamasına özgürlük tanımış 'din' kurlaını yürürlüğe koydu; HIRİSTİYANLIK DIŞINDAKİ TÜM DİN VE İNANÇLAR YASAKLANDI."
Cengiz Özakıncı
Sayfa 184 - Otopsi Yayınları 16. basım 2011
"Kutsal kitaplar ile çağdaş bilimsel buluşların birbirine uymadığını konu eden yazarlardan Maurice Bucaille de Türkiye ' de Diyanet İşleri Başkanlığı'nca yayımlanan " Müsbet İlim Yönünden Tevrat, İnciller ve Kur'an" adlı kitabında Kur'an'ın bilimselliğini savunarak şöyle diyor:
Ben ilkin Kur'an üzerinde durup çağdaş ilmin buluşları ile Ku'an 'ın metninin ne derece uyuştuklarını araştırdım.Şunu kabul etmek zorunda kaldım ki, Kur'an modern çağdaş bilim açısından tenkide müsait hiç bir hükmü içine almıyordu (Çağcıl bilimin buluşlarıyla Kur'an'da yazılanlar tam bir uyum içindeydi).(...) TEMEL DEĞERLENDİRME HUSULARI BANA BİZZAT SUUDİ ARABİSTAN'DA VERİLMİŞTİR.MERHUM KRAL FAYSAL'A ŞÜKRAN BORCUM SONSUZ KALACAKTIR...Kendilerinden ve çevresinden çok DEĞERLİ bilgiler edindim, bu benim için müstesna bir şans teşkil etmiştir.
Bucaille 'in kitabında Kur'an 'dan bir takım sözler alınıp bu sözlerin bugünkü bilimsel bilgilerimizle nasıl da uyum içinde olduğu ,Kur'an'ın hiçbir sözünün bilimsel buluşlarla aykırı olmadığı savunulmakta ve son bir iki yüzyıl içinde yapılan bütün bilimsel buluşların , BİLGİNLER ONCA ÇİLE ÇEKEREK BUNLARI BULMADAN 1400 YIL ÖNCE KUR'AN 'DA YAZILI OLDUĞU TANITILMAKTA."
Cengiz Özakıncı
Sayfa 93 - Otopsi Yayınları 16. basım 2011
"Einstein' ın konferansı büyük bir salondaydı.. Tam kapıdan içeri girmek istediğim anda, genç bir adam beni dürttü...Elindeki pusulada Einstein' ın görecelikl kuramının bir spekülasyon, ve bu konunun yahudi gazetelerinin bir abartması olduğu yazılıydı...Pusuladaki ifade , deneysel çalışmalarıyla ünlü bir bilgine aitti.Bütün umutlarım suya düştü...Çünkü , en azından bilimin , politik düşünce ayrılıklarından uzak tutulması gerektiğine son derece inanmıştım.Ama burada , bilimsel yaşamın , karakter olarak zayıf ya da hastalıklı insanlarca kötü politik tutkularla çirkinleştirilmeye çalışıldığına tanık oldum..Burada gerçek değil bir çıkar savaşı söz konusuydu."
Cengiz Özakıncı
Sayfa 25 - Otopsi Yayınları 16. basım 2011 (Werner Heisenberg den aktarıyor)
Darwin'in ünlü Evrim Kuramı da başlangıçta bilisiz yığınlarca değil , ünlü bilginlerce topa tutulmuştur.Bunların başında Priestley'in kuramına da karşı çıkmışolan Lord Kelvin gelmektedir.Columbia Universitesi rektörü Barnard dahi Darwin'e karşı çıkarken oldukça iginç sözler ediyordu:

"Darwin'in organik evrimi doğruysa ,Tanrının varlığına inanmanın olanağı yoktur.Eğer öyleyse ben bilim İSTEMİYORUM.Benden önce atalarım nasıl CAHİL yaşadılarsa ben de öyle CAHİL YAŞAMAK İSTİYORUM."
Cengiz Özakıncı
Sayfa 26 - Otopsi Yayınları 16. basım 2011
"Gerçekten de İngilizlerin ilk altın parası bir İSLAM DİNARI OLARAK BASILMIŞTIR.İsa'dan sonra 757-796 yılları arasında, Papa I.Adrian tarafından Mercia'nın anglo sakson kralı yapılan Offa , abbasi halifesi Mansur'un bastırdığı Dinarlar'ın bir benzerini kendi adına latin yazısıyla " Offa Rex" ( tükçesi Kral Offa) ve adının çevresine de arap yazısı ile arapça "MUHAMMED - UR RESULLULAH" ( türkçesi Muhammed Tanrı'nın elçisidir) sözlerini yazdırmıştır.Paranın diğer yüzünde ise arap yazısıyla ve arapça olarak " LA İLAHA İLLALLAH VAHİDU LA ŞERİKE LEHU" ( türkçesi: Tanrı'dan başka tapacak yoktur, otektir, onun eşi benzeri ortağı yoktur) sözleri yazılıdır.
https://cdn-images-1.medium.com/...YJL6GX2VlvVta6My.png
Cengiz Özakıncı
Sayfa 278 - Otopsi Yayınları 16. basım 2011
AŞK METAMORFOZU..
AŞKIM... HA CANIM? ️EFENDİM CANIM... ️EFENDİM... ALO!...
“İlk aşk” güzel...
Bir de ilk aşkın “ilk günler” i...
Gerisi? Gerisi sürükleniş.Cep telefonları tanıktır sürüklenişe. Başlangıçta tek çalışta açılır, sonra üç-dört çalışta, daha sonra yedi-sekiz çalışta, giderek çalınır açılmaz, dönülür aranır, sonra şarjı biter açılmaz, çantadadır duyulmaz, evde unutulmuştur...
Başlangıçta “Aşkım!” diye coşku ve sevinçle açılan telefonlar bir süre sonra “ Ha, canım?” a daha sonra “ Efendim canım” a, giderek “Efendim” e, sonunda “Alo” ya döner... 🤔
Masal gibi başlar tüm aşklar ve fiyaskoyla sonuçlanır...
Yani kapıp koyvermeyin kendinizi...
Bilimsel araştırmalar bile 3 yıl biçti aşka...
Benim biçtiğim süre 3 ay... 🤔
Bizim esas oğlan da fonda “Yeter ki onursuz olmasın aşk” çalarken iki kadınla aşk yaşar ve hangisinin gerçek olduğuna kitabın nihayetinde karar verir.
Kitapta benim de çok sevdiğim bazı şarkılar çalındı ve sözler yazıldı.
Melike Demirağ “Arkadaş” en çok adı geçen şarkı.
Benim favorim ise işte bu:

https://youtu.be/xIjk_fCVcH4

AMAN PETROL CANIM PETROL
ARTIK SANA SANA SANA MUHTACIZ PETROL

Petrol olmazsa diş fırçan olmaz, oto lastiğin olmaz, asfalt olmaz, ordu olmaz, savaş uçakları, tanklar, füzeler, gemiler olmaz...
Petrol olmazsa yaşam durur...
İnsanlık yüz yıl geriye gider.
Petrol yaşamsal bir ürün...
Dünya savaşlarının sebebi petrol ve doların gücü tüm romanda baş rolde...

Romanda Dünya hakimi olmayı isteyen Amerika’nın Irak’ı işgal etme süreci ve bu süreci takip eden bir Türk gazetecinin siyasi olaylara tepkisi , aynı anda iki kadınla birden yaşadığı aşk anlatılıyor . Hem insanlığı hem doların gücünü hem aşkın varlığını hem duygularını sorgulayan bu gazeteci ile cevapları öğrenmek mümkün .

Son söz: Araya bir Kapadokya gezisi sıkıştırılmış olduğundan okunma süreci uzamış bu roman olmazsa olmazlardan değildir, şiddetle önerilmez ama kalitesi tartışılmaz bir araştırmacı yazarın tekniği güzel eserlerindendir...
Bu kitap bir harikaydı dostlar!
Yine Tuco Herrera sayesinde okumaya başladığım bir yazar daha! Cengiz Özakıncı önerisini de güvenle dinleyip, yazarın tüm eserlerini edindim ve ilk kitapla anladım pişman olmayacağımı. (God bless you Tuco :D )
Donna adlı Amerikalı bir bayanla e-posta ve faks yoluyla yazışan yazarımız, çok geçmeden Bayan Donna ile ilgili gerçeği öğrenir ve bu sayede yeni edindiği arkadaşı olan Miriam ile yazışmaya başlar. Konu tabi ki Amerika, Bush, 11 Eylül, Dolar, Euro, petrol ve daha nice aklımızı kurcalayan sorulardır.
Kitapta kaynağı belli olan ve çok derin araştırmaların ürünü olan bilgiler bulacaksınız.. Örnek vermek gerekirse; Özakıncı'ya göre Amerika'nın Irak'ı işgal etme nedeni Saddam Hüseyin'in 2000 yılı Kasım ayında ürettiği petrolü dolar ile değil euro ile satmaya başlamasıdır. Ayrıca, Abd'nin hidrojen ile çalışan araçlar üretmek için ülkemizde bolca rezervi bulunan bor madenine ihtiyaç duyacağı ve bu yüzden ilerleyen zamanlarda bir işgal planı da yapabileceğinden de bahsediyor Özakıncı.
Bunun gibi birçok konudan bahsedilen yazışmalar mevcut kitapta.
Wesley Clark'ın ( 2004 demokrat parti başkan aday adayı emekli general) internet sitesinde yayınlanan "Irak savaşının gerçek nedenleri" makalesinin tam metnine de kitapta yer veriliyor. (Ki bu makale abd basını tarafından bir hayli eleştiri almış!)
Uzun uzun anlatmak yerine okumanızı tavsiye edeceğim bir eserdi. Yine şunu eklemek istiyorum 'tarafsız okunursa' herkesin beğeneceği, gerçekleri anlatan bir kitaptı..
İnceleme sonuna bir de kitapta bahsi geçen ve okurken aklımda melodisi beliren Donna Donna ve We Shall Overcome sizlerle :)
https://youtu.be/j1zBEWyBJb0
https://youtu.be/RkNsEH1GD7Q
Keşke bu eseri herkes okusa !!!!. Bu kitabı okuyana kadar son 150 yıllık tarihimizi doğru bilmediğim ortaya çıktı.Çünkü bize doğru aktarmadılar. Kitap da yazılan tüm iddialar fotoğraf ve belgelerle desteklenmiş.Sn Cengiz Özakıncı'yı tebrik ederim.Atatürk ne büyük bir devlet adamı imiş ki ;1945 yılından beri uyguladıkları politikalarla bu cumhuriyeti yıkamadılar.Bize düşen bu yüce mirası da korumamız gerekiyor, Cumhuriyetimize daha sıkı sarılmamız gerekiyor.
İblisin Kıblesi - Cengiz ÖZAKINCI

Bu kitap bana Tuco'nun zorla (alkollüydü laf geçiremedik ;) ) satın alıp koltuğumun altına sokuşturduğu kitaplardan biri.Bu kitap için tekrar tekrar teşekkürler Tuco :)

Kitabı okudum,incelemesi içinde ne yazılabilir,nasıl yorumlanabilir diye epey bir düşündükten sonra aha aşağıdaki cümleleri çıkarabildim.

Kitapta 1945'ten günümüze kadar Türkiye'de İslamcılık ve bazı bölücü unsurların,batı destekli oluşumları,girişimleri,yapmaya çalıştıkları açık ve net bir şekilde belgeleri ile gözümüze sokulmuş,emperyalist ülkelerin ,siyasal islamcılığı destekleyerek ülkeleri nasıl birbirine soktuğu,içimizdeki "gizli" sarıklı ve cüppeli-Takım elbiseli,Kravatlı islamcı siyasi yöneticileri nasıl etkiledikleri,onları nasıl satın aldıkları ve yönlendirdikleri (onlarında nasıl koltuk aşkına ,iktidar olma adına bile bile herşeye göz yuman zavallılar olduklarını) öyle açık ve belgeleri ile işlemiş ki üzülmemek,kahrolmamak elde değil.

ABD'nin o günkü SSCB karşısında elinde koz olarak bulunmasını istediği ve bunun için ülkemizdeki siyasal islamcılarla nasıl oyuncak gibi oynadığı ve bizim siyasal islamcıların da iktidar olmak adına herşeyi mübah görüp,kendi halkını nasıl kandırdıklarını,onursuzluklarını,gurursuzluklarını nasıl gizlemeye çalıştıklarını tek tek medya destekli belgeler ile okuyorsunuz.

Siyasal islamcı zavallıların,Silahlı Kuvvetleri nasıl yanlarına çekmeye çalıştıkları,ta o tarihlerde Asker ve Polisi nasıl karşı karşıya getirmeyi düşündüklerini kendi ağızlarından demeçlerle öğreniyorsunuz.

Ülkemizde 15 Temmuz darbe girişimine kadar ki olayların zemininin nasıl hazırlandığı,iktidarlarca nasıl göz yumulduğu,halkın nasıl acımasızca dini ve manevi yönlerden sömürüldüğü anlatılıyor.

Çok geniş kapsamlı bir Siyasal islamcı -ABD-AB araştırması olan kitapta ÖZAKINCI bütün idialarını,"yok yaa ne iddiası,iddia falan değil" bütün söylemlerini belgeleri ve bahsi geçen şahıslar tarafından medyadaki söylemleri,demeçleri örnek göstererek destekliyor.

Sav,tez,varsayım yok,anlatılanların hepsi gözümüzün önünde,bizimde bildiğimiz,şahit olduğumuz olaylar,ancak nasıl desem kafamız bir türlü Atatürkçülük ve Laikliğe çalışmadığı için,yeşil kuşak islamcı siyasetçilerin her dediğine tuzluğu kapıp koşturuyoruz,o yeşil at gözlüklerinden bir türlü kurtulamadığımız için ki,"bunu bilinçli istiyoruz" her zaman geçmişte olanlardan ders çıkaramadığımız için de,bu tarihlerde hala aynı olayları yaşayıp,defalarca aynı şekillerde kandırılmaya bile bile göz yumuyoruz.

Biz Akıllanmayız!!

ÖZAKINCI'nın bu kitabını mutlaka ama mutlaka okuyun desem,okuyup ne yapacaksınız,boş verin.Üç-Beş kişi geçmişten ders almadınız mı diye .........nı yırtmaya devam etsin,bizde uyumaya devam edelim,böyle iyi ;)

Yakın tarihten ders almak,uzak geçmişten ders almaktan çok daha kolaydır.Yeşil koltuk sevdalılarının şu tarihlerde Osmanlıcılık ve Din elden gidiyor çığırtkanlığı,Laiklik ve Kemalizmin din düşmanı olarak gösterilme çabaları,ülkemiz siyasetçilerinin iktidar ve koltuk uğruna kendi halklarını nasıl düşünmeden satabilecekleri,Atatürk ve silah arkadaşlarının bize bıraktıkları bu güzel ülkenin ve Cumhuriyet'in nasıl görmezden gelineceği ve kötüleneceği :( Boş verin biz hiçbirşeyi düşünmeyelim,o çivili tahtanın üzerine oturana kadar iyiyiz böyle ama şunu aklımızdan çıkarmayalım,o tahtanın üzerine bir kez oturduktan sonra bir daha kalkış yok...

ABD-AB destekli Yeşil Siyasetçileri okumak,fikir sahibi olmak ve bütün geçmişe rağmen ders almak isterseniz İŞTE SİZE KİTAP!! İster okuyun,ister okumayın...

Ülkemizin bugünkü hali taa 1940'lardan hazırlanan ara ara ABD,ara ara AB ve ara ara ABD-AB tarafından desteklenen senaryoların sonucu.İlk baskısı Mayıs 1999'da yapılan bu kitap tamda bu incelemeyi okuduğunuz şu tarihte,tüylerinizi diken diken edecek,dehşetle şu yaşadığımız günleri göreceğiniz tesbitlerle dolu.

Muhafazakar kesimin değerleri ve sembolleri haline getirilmiş Türban v.b bu ülkenin nasıl sorunları haline geldi?ÖZAKINCI,belgeli ve geçmişten örneklerle işte bunları anlatıyor.Okumayın kardeşim,sakıncalı bu kitaplar,okursanız uyanırsınız maazallah,neme lazım!!

Hristiyan Siyonistlerin ülkemizdeki İslamcılarla nasıl işbirliği yapıp (ne kadar garip görünüyor değil mi cümle) ülkemizi karıştırdıkları,bu oyunların hala bu tarihlerde nasıl geçerli olduğu ve oynanmaya devam ettiğini apaçık belgeleri ve ilgili şahısların ağızlarından demeçlerle gözlerimizin önüne seren Cengiz ÖZAKINCI'yı tebrik eder,bu kitabı yazdığı için teşekkür ederim.


Bu kitap hakkında daha yazacak çoook şey var ama okumaya bırakalım artık.Okuyun kardeşim ne bulursanız okuyun.


Kitaplar için tekrar Teşekkürler Tuco :) Bu kitapta da sık sık bahsi geçen diğer armağanın Türkiye'nin Siyasi İntiharı Yeni-Osmanlı Tuzağı'nı da sanırım 1 ay kadar sonra okumaya başlarım,yorucu bu kitaplar ama ne kadar yorucu olursa lezzeti de o kadar üst düzey oluyor ;)


Aşağıdaki linkte ÖZAKINCI'nın bir Tv'de ki konuşması yer alıyor(kitapla ilgili)özellikle tavsiyemdir.

https://www.youtube.com/watch?v=5SjDN43Mtk0


Hepinize Bol Kitaplı,Keyifli Okumalı Günler Dilerim.Teşekkürler.
Birçok araştırma- inceleme kitabı gibi İblisin Kıblesi de internet başında okunacak kitaplardan.
Yazar siyasi konjonktürü o kadar detaylı okumuş ki yaşanılan olayları kronolojik olarak sıralarken aradaki bağlantıyı kuran zincirleri asla kopartmamış, okuyucuya bir nevi trafik işaretleri gibi gideceği yönleri belirtmiş.
Bazı kitaplar; yürüyen merdivene binmek gibidir, bir kez adım attınız mı siz istesenizde istemesenizde sizi gideceği yöne doğru çeker. İblisin Kıblesi de o tarzda bir kitap.
ÖZellikle bir çok açıdan çöküşlere tanık oldğumuz son yılları anlamak açısından rehber olabilecek nitelikte bir kitap şimdiden iyi okumalar.
( Okuyan okurlar tartışmak ister veya görüş belirtmek isterse mail atmaları rica olunur. )
Merhaba sayın okurlar, değerli araştırmacı gazeteci Cengiz ÖZAKINCI beyefendinin ülkemiz üzerinde emperyalizmin oynadığı kirli oyunlara belgeleri ile tanık oluyoruz. Bizleri tarihte yaşanan acı gerçeklerle yüzleştiriyor. Başrolde yine ABD'nin gizli planlarını, din kisvesi altında ülkemize nasıl empoze edildiğini anlatıyor. Doğru bilinen yanlışlar, insanımızın birbirine nasıl düşman edildiği, kazananın hep emperyalistlerin kaybedeninse bizlerin olduğunu anlatıyor. Benim kendi yorumum tarihimizde bir yerlerde cumhuriyet döneminde, Atatürk'ten sonra yapılan yanlış anlaşmalar yanlış iliklenen gömlek düğmeleri gibi ardı ardına devam ediyor. Biz gençler olarak ülkemize, insanımıza sahip çıkmalıyız. Tüm kitapseverlere iyi okumalar.
Çok sevdiğim bir arkadaşın kütüphanesinde görmüştüm bu kitabı, yazar üzerine ve kitap üzerine o kadar heyecanlı konuşuyordu ki “Bu kitabı okumalıyım” diye içimden geçirdim. İçimden geçirdiğim kelimeleri meğerse dıştan da söylemişim. Önce arkadaştan zorla kitabı aldım okuyacağım diye, sonra baktım kütüphanemde yer alması gereken bir eser, kendime de bir tane sipariş ettim.
Cengiz ÖZAKINCI araştırmacı yazar kimliğinin ete kemiğe bürünmüş halidir.
-Türkiye’nin Siyasi İntiharı Yeni-Osmanlı Tuzağı
- İBLİSİN KIBLESİ United States Of İrtica
- Dünden Bugüne Türklerde DİL ve DİN
- Amerikan İmparatorluğunun Sonu EURO-DOLAR SAVAŞI
gibi araştırma kitaplarının yanında
-Münevver
-Neveser
gibi romanları da bulunmaktadır.
Yazarın akıcı bir dili olmakla birlikte savlarını belgelerle destekleyerek farazi konuşmadığını açık ediyor bizlere. Daha önceleri başka yayınevlerinde çıkan kitaplarını, artık kendi yayınevi olan “Otopsi Yayınları” altında basmaktadır. Aynı zamanda “Bütün Dünya” dergisinde yazılarına rastlayabilirsiniz.
Kitaba gelince; ilk bölümde yazar bazı kavramlara açıklık getiriyor. İlericilik, gericilik, muhafazakârlık gibi kavramları nasıl kullandığımızı ve aslında ne manaya geldiklerini hiç sıkmadan anlatması ile kitabın içine çekiyor bizleri.
“İlerici olsun, gerici olsun, tutucu olsun genellikle bütün ideolojiler kendilerine geçmişte bir kök arar, geçmişte düşlerinin gerçekleşmiş olduğu bir dönem yaşandığı savını ortaya atar; bir yitirilmiş cennet imgesi yaratır ve geçmişte yitirilmiş olan o cennet düzeni yeniden ve daha üst düzeyde kurmayı bir ülkü olarak gösterir (Syf.46)” ifadesinde yer alan Yitirilmiş Cennet olgusu bütün dinler ve birçok ideoloji tarafından nasıl oluşturulduğu, belgeler dahlinde anlatılıyor.
İlerleyen bölümlerde bütün semavi dinlerin ve hatta çok tanrılı dinlerin gerici düşünceleri, bu gerici düşünceleri uygularken kullandıkları zorlamalar ve katliamlar, dinlerin bilimle tartılması genel olarak anlatılmaya çalışılıyor. Tabi ki yine belgelerle..
Asıl, kitabın ismine dair (İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü) mevzular ilgi çekici ve hayret verici bir şekilde yazarın kaleminden dökülüyor. İslam’ın VIII-XII yüzyılları arasında yaşamış olduğu bilimsel devrimlerin kökenini yazar; Eski Yunan ve Yakındoğu öğretilerini baz alan usa dayalı bilimciliği savunan Mutezile görüşünün İslam Devletleri tarafından benimsenmesi ve bu görüşe dair medreselerin açılıp, eğitimin us yürütme (mantık) üzerine inşa edilmesi olarak gösteriyor.
Eski Yunan düşünürlerinin bilimsel bilgi ve deneyimlerini Hristiyan olduktan sonra şeytanlaştıran Batı, Aydınlanma çağında özellikle Endülüs’te bulunan İslam âlimleri tarafından öğrenmeleri oldukça ironik.
İslam’da Akılcılığa karşı devrim Gazzali nezdinde ortaya çıkıyor. Çöküşün etmenlerinden en önemlisini Haçlı saldırıları olarak gören yazar; Haçlı saldırılarının yakıp yıkmasından çok haçlı saldırılarına karşı duracak itaatkar Müslüman halkın olmamasından kaynaklı olduğuna dem vuruyor. Çünkü o dönem, bilime ve sanata kendini adamış halkı ikna etmek hamasi ve dini propaganda ile başarılı olamıyor. Din adına savaşacak insanları bulmakta zorlanıyorlar. Tam tersi durum Haçlı ordularında mevcut, Bilimden ve sanattan uzak milletleri Papa rahatlıkla dini kullanarak bir araya getirebilmiş. Bunu gören İslam devletleri Sufiliği kullanarak insanları din adına bir araya getirmeye çalışmıştır. Gazzali özelinde yürütülen bu çalışmalar, us yürütmenin dinsel inançları olumsuz yönde etkilediği görüşünü kabul edip yaymaya başladılar.
Bilimsel Yükseliş ve Çöküşün sebeplerini, sonuçlarını ve bilimin gerekliliğini kitabın birçok yerinde görebiliyoruz. Yazar, tekrarlardan kaçamamış ve birçok yerde bazı hususları defa ker anlatmak durumunda kalmış. Ancak ben, yazarın bu tekrarlamaları özellikle yaptığını düşünüyorum. Çünkü yineleyip daha fazla etki yapması ve akılda daha çok yer etmesini istemiş olabilir yazar.
Kitabı çok seveceğinize ve birçok karanlık konuyu aydınlatacağına eminim.
Not: Haddim olmayarak, Editöryel açıdan tekrar incelenmesi gerekiyor kanımca.
• Hangi yönetim biçimi kişilerin düşünce üretme yetilerinin özgürce gelişimine köstek oluyorsa, o yönetim biçimi gericidir. (Syf.35)
• Form, Biçim demektir.
Deform, ilk biçimin bozulması demektir.
Reform ise, özgün, bozulmamış, ilk biçime geri dönülmesi demektir. (Syf.55)
• “Tarihsel açıdan insan bilimle dini anlaşmaz iki kutup olarak görebilir… Ama ben, “kozmik din duygusu” nun bilimsel araştırmada en güçlü ve en soylu itme gücü olduğuna inanıyorum…” Albert Einstein (Syf.127)
• ....ilerleme, yalnızca bilimsel düşünceyle özgür araştırmaların yapılabildiği, bir önceki kuşağın ürettiği bilgileri bir sonraki kuşağa özgürce aktarabildiği, yabancı toplumların bilgi ve deneyimlerinin çeviri yoluyla edinilebildiği, yeryüzünde o an için var olan en ileri bilimsel bilgilere ulaşılabildiği ortamlarda ve toplumlarda gerçekleşir. (Syf.310)
• Nesturiler ve Nesturilikten Müslümanlığa geçip kendi inançlarını Müslüman adı altında sürdürmeye çalışanlar, Müslüman Araplarca ayrıntıya ilişkin tartışmalara sürüklendikçe, onlara öğretisini koruya geldikleri Aristoteles, vb. gibi Eski Yunanistan-Yakındoğu düşünürlerinin us yürütme yöntemlerini kullanarak karşı çıkmaya başladılar. Müslümanlar bu tartışmalarda Eski Yunanistan düşünürlerinin us yürütme yöntemlerine toslayınca, us yürütme(mantık) bilimini öğrenip kullanmaksızın onları alt edemeyeceklerini anlayarak, Aristoteles, vb. gibi Kur’an öncesi dönem düşünürlerinin yapıtlarını okuyup öğrenmek zorunda kaldılar ve sonunda, Müslüman Arapların da kendi inançlarını Aristoteles’in mantığına uydurarak karşıtlarına benimsetmeye çalıştığı, onları kendi yöntemleriyle vurdukları çok ince tartışmalar oldu.(Syf.336)
• Ey kara cübbeli!.. Senin gündüzün gece
Taş atma dünyayı bilmek isteyenlere.
Onlar Yaradan’ın Sanatı peşindeler;
Senin aklın fikrin abdest bozan şeylerde!..
Ömer Hayyam (Syf.371)
• “Herkes saygı görmek için üztüne güzel giysiler giyer; gelgelelim akıllı ve bilgili kimsenin saygı görmek için güzel giysiye gereksinimi yoktur, o salt usuyla bilgisiyle saygı değer olur.”
Yusuf Has Hacib (Syf.391)

• İnanç ruhun meyvesidir; bedenin değil. O yüzden birini inanca götürmek isteyen kişinin ihtiyacı, iyi konuşma ve doğru düşünme yeteneğidir; şiddet ve tehdit değil…
Papa XVI Benedict (Syf.433)
Cengiz Özakıncı çok başarılı ve bilgili bir yazar. Görüşlerine, tespitlerine ve çıkarımlarına çok güveniyorum. Siyasi kitapları çok severim ama daha önce hiç bi kitabı bu kadar kısa sürede ve zevkle okumamıştım. Gerçekleri farketmek ve analiz yapmamızı kolaylaştırmak adına büyük bir nimet, herkes faydalanmalı.
Kitabı Benim dahil olduğum Neokur buluşmasının 2.sinde CEVİZKABUĞU rumuzlu abimizin bana hediyesi oldu. Kitabın açıklamasına geçmeden önce buluşma hakkında bir kaç görüşümü dile getirmek istiyorum :) Valla buluşma süperdi ormanda kahvaltı falan on numaraydı :) çay içtik kahve içtik derken canınız çeksin kıskanın. Yalnız Beylildüzü tarafına da bekleriz. Şimdi kitaba geçelim :)

Kitabın kapağına bakıp okumadan önce yazar hayatındaki kadın ile başından geçen romantik anıları anlatıyordur diye ön yargıda bulundum. Ama ilerledikçe işin içine siyaset girdi :) sonra baktım yazar Yaşar Kemal'i Aziz Nesin'i Zülfü Livaneli'yi ve bir çok sol aydını eleştiriyor kendisininde solcu olmasına rağmen. Aziz Nesin tarından davalık olmuş. Bayanla buluşmak için gittiği otelin eskiden hapishane olduğunu öğreniyorum. Bir çok sol aydın yazarın o hapishanede yattığını öğreniyorum. Kitap bittikten sonra benimde kafamda şöyle bir soru sormak geliyor yazara. Amerika, İsrail ve Avrupa ülkelerini Türkiye'ye Türklere karşı olmakla suçluyorsun iyi güzel ama günde 3 paket sigara içip (ki bu sigaralar abd tekelinde) abd ye ülkemizi mahvediyorlar demekte ayrı bir soru işareti tabi :) hem iç günce 3 paket sigaralarını hemde deki amerika bizi zehirliyor bizi savaşla değil kurnazlıkla yok etmeye çalışıyor. Madem öyle içme o zıkkımı o zaman derler adama :)

Kitap güzeldi gerçekten. Buradan CEVİZKABUĞU abime tekrar teşekkür ediyorum bu güzel kitabı bana hediye ettiği için.

Kitabı tavsiye ediyorum okumanızı isterim. Ama benden istemeyin gidin alın :)
Kitap kısacık ama bu kadar mı dolu olur. 160 sayfada sanki yüzlerce sayfa var. Yazar yakın geçmiş, uzak geçmiş ve verilen mücadeleler konusunda dolu dolu yazmış. Ayrıca yaşanmış bir çok olayın ardında yaşanan gerçekler ve yapılan planlar. Aslında geçmişin bugüne nasıl yansıdığını anlatıyor Cengiz Bey.
Araştırma-inceleme kitaplarından da okumuş biri olarak söylüyorum. Araştırma kitaplarının da okunması gerekiyor. Geçmişe ve aslında bugüne ışık tutuyor.
Tavsiye ederim bu kitabını da ama aslında her kitabını tavsiye ederim.

Keyifli okumalar..

Yazarın biyografisi

Adı:
Cengiz Özakıncı
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
1954
1954 yılında doğdu. 1979 yılında yazdığı, yayımlamasına izin verilmeyen ve basılmadan önce el konulan ilk kitabı; Marksist Açıdan Kemalist Devrim, ardından yayımladığı Yeni Demokratik İşçi Birliği, imzalı bildiriler nedeniyle yargılanarak, 5 yıl hapse mahkum edildi. Beş yıllık tutukluluğun ardından serbest kaldı. Yazmaya devam etmekte.

Yazar istatistikleri

  • 40 okur beğendi.
  • 217 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 213 okur okuyacak.

Yazarın sıralamaları