Charles J. Sykes

Charles J. Sykes

Yazar
6.3/10
9 Kişi
·
26
Okunma
·
0
Beğeni
·
801
Gösterim
KURAL 35
Eğer kalçanız, kendi posta koduna sahipse, bunun nedeni McDonald's ın sizi tüm o Big Mac'leri yemeye zorlamış olması değildir. Eğer sigara içiyorsanız, bunun suçlusu Joe Camel da değildir.
Yetişkinlerin onları sürekli mutlu ve tatmin etme çabalarına karşılık, genç insanların giderek mutsuz ve tatminsizleştiği bir gerçek.
Yani seçim şansınız var: sürekli inleyip sızlayan insanlar korosuna da katılabilirsiniz, yaşamın sorumluluğunu almanız gerektiğini fark edip onunla nasıl başa çıkabileceğinizi de öğrenebilirsiniz.
“ Kuyruğu da bacaktan sayarsan, bir köpeğin kaç bacağı olur? Dört. Kuyruğa bacak demek, onu bacak yapmaz..”
Yakın zamanda yapılan bir Pew Araştırma Merkezi anketi çoğu on sekiz ve yirmi beş yaş arası gencin zengin ve ünlü olmanın onların neslinin en önemli hedefi olduğunu düşündüğünü gösterdi. Özel olma hayalleri ve gerçekçi olmayan beklentilerle yetiştirilen bir nesil için gerçekler sert olacak.
208 syf.
·4 günde·Puan vermedi
**Aşırı öznel kitap incelemesi**

Kitap evrensel değil öncelikle, bu şekilde başlamasam olmazdı. Amerika'yı ikiye bölen yazar "sert amerika" ve yumuşak amerika" olarak ülkeyi kendi sınıflamasına tabi tutmuş. Sert kısım çocuklarına her türlü yasağı gerekli gören, onlara hayır diyebilen otoriter anne-babalardan, yumuşak kısım çocuklarının üzülmemesi için her istediğini yapan, şımartılmış ve kontrolü elinde tutan anne-babalardan oluşuyor. Kitapta bu yumuşak amerika kesimi için sürekli bir hava baloncuğundan bahsediyor, bu çokça tekrarlandığı için "e tamam anladık" tepkisi yarattı bende. Yazarın söylediklerini en ufak ayrıntısına kadar aktarmış ama karşısındakinin anladığından emin olamamış tavrı hoşuma gitmedi, yine de sonuna kadar okumadan yorum yapmak istemedim. Bahsedilen hava baloncuğu konusuna gelince, klasik iki bebek hikayesinin başka türlü anlatımı diyebilirim. Bir bebeği 10 yaşına kadar en ufak hastalıktan kirden olaydan korursanız ona ileride karşılacağı zorluklarla nasıl baş edeceğini öğretememiş sayılıyorsunuz. Başka bir bebeği 10 yaşına kadar düşüp dizini yaralamasını ya da kirlenip hastalanmasını göze alarak geleceği için ne yaparsa nelerle karşılaşacağını / üstesinden nasıl geleceğini öğretmiş oluyorsunuz. Bir müsibet bin nasihattan iyidir diyen atamıza da bu benzetmeyle bir selam olsun.

Yiğidi öldür hakkını yeme diyen başka bir atamıza da bir selam, kitapta hoşuma giden az -öz- bölümler vardı. Yine de hiçbir katkısı olmadı diyemem. Emek verilmiş, araştırmalardan ve sayısal verilerden yararlanılmış, gerçekler göz önüne serilmiş, sapır saçma yeni jenerasyon aşk kitapları okumaktan misliyle daha yararlı buluyorum. Sözüm meclisten içeri.

Zihinsel gelişim kitaplarını hiç beğenmemekte ısrarcı gibiyim, başlarda önyargı sandığım bu kanının doğruluğundan artık eminim. Zaman kaybı demeyeyim de, şöyle bir düşününce gerçekten yönlendirilmeye ihtiyacı olan zayıf karakterler için gereklidir belki. Bana bu tür fazla bayıcı geliyor çünkü yazar istediği konuya değinebilme özgürlüğünde, ikna edeyim derken kendi görüşlerini yazıya katıyor bu da objektif bir ortamdan tamamen kopuk bir hal alıyor. 'Guru'ları eleştiren yazar bile ne kadar uğraşsa da ironik bir şekilde "bakın, böyle böyle yapmak sizi başarıya ulaştıracak" derken gurulaşıyor. Ki bana en çirkin gelen şey (denemeler ve şiirler hariç) eserlerde yazarın kişiliğini ve görüşlerini -anlayacak bir okur olduğum kanısındayım- üstü şeffaf örtüyle yazdığı şeye örtmesi. Bu kitaptan sonra da (hediye geldi, yine hediye almayacaksam) kişisel gelişim kitaplarını okumayı keseceğim. Daha çok erken ve benim okumam gereken milyon tane değerli kitap var.

Yaptığım en uzun kitap incelemesinin de bu olması kendi hayatımın ironisi.
Kitabı illa okuyacağım diyorsanız, iyi okumalar dilerim.
208 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
1-Hayat adil değildir,alışın.
2-Babacığınız ne derse desin,siz bir prenses değilsiniz...
3-Küçük düşmek,yaşamın bir parçasıdır.
4-Şu yaşadıklarınızı yaşayan bir tek siz değilsiniz.
5-Kusursuz değilsiniz,olmak zorunda da değilsiniz...
208 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Kişisel gelişim kitaplarından “nefretedengillerdenseniz” beri gelin bu kitap tam size göre. ( Adı “kişisel, öneriler “kitlesel”; en kibarca söylemi ile “hadi lennnn!”… )

Sanayi inkılabı sonrası ortaya çıkan, kendi işine yaramayanların alnının çatına “değersiz” yaftası yapıştıran, global eğitim sistemine sin-kaflar ediyorsanız; orda öyle durmayın, biraz daha yaklaşın…

Bahsi geçen örnekler ABD eğitim sistemindeki çarpıklıklar ve Amerikan gençlerinin yanlış davranışları üzerine gibi görünse de aslında, ana konu “beynelmilel” sakat insan doğası…

Yazarın fikirleri, aynı zamanda oturma fonksiyonu sağlayan vücut bölgesine değil, bilimsel araştırmalara dayanıyor.

Yazdıklarını biraz sert bulduysanız bence yanılıyorsunuz. Biz, kıçı dışarıda kalan devekuşu gibi, inkar etsek de asıl çok ama çok sert olan hayat… ( Sütten çıkmış ak kaşık gibi yazıyor demedim. Özellikle, Gençleri eleştirirken, “ Seni var ya, askerde çok döverler haaa!” tarzı söylevi ve durumundan şikayetçi olanlara; beterin de beteri var tarzında, senden daha kötü durumda biri varsa sen iyi durumdasın anlayışından beslenen ikiyüzlü şükürcülük örnekleri sık sık kulak tırmalıyor.

Adeletin sadece; Hülya Koçyiğit ve Kartal Tibet’in sürekli hayalini kurduğu ama içinde hiç oturamadığı pembe pancurlu bir ev olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.( Verdiğim örnekten şikayetçi falan olmayın, Bir de Thomas More ‘un Ütopya’sından bahsetseydim, ağlatırdım!!! )

Kitabın özeti: Senin ailen sana yapmadı ama sen; çocuğun yere düştüğünde onu kaldırmak için koşma, bırak kendi kalksın. Çünkü senden sonra karşısına ne Hulusi Kentmen ne de Nubar Terziyan çıkacak, yani hayatı boyunca onu kimse kaldırmayacak… Kirlenmek güzel falan değildir, sadece kaçınılmazdır…

Anlayana, aşağıya bir şey bıraktım, çıkarken alırsınız…

https://www.youtube.com/watch?v=yiNKykckAIk
%25 (52/208)
·3/10
Gelişim döneminde olan gençlere tavsiyeler bakımından samimi bir dille yazılmış. Zaten kitabın orijinal adında gençlere yöjnelik olduğu belirtilmiş. Kitabı en okunmaz kılan şey ise Amerika bazlı bir kitabın direkt çevrilmiş olmasından kaynaklı kültürel boşluk oldu benim için. Verilen tavsiyeler içindekiler kısmında liste halinde bulunabiliyor, kısa bir özet niteliğinde okunduğunda üstünde düşünmek için yeterli konuyu veriyor, kültür bocalaması yaşamadan verilmek istenen öz düşünceye kavuşabiliyorsunuz.
208 syf.
·4 günde·2/10
Kesinlikle sığ. Evrensellik icermeyen ve 18 yaş altındaki şımarık gençlere yönelik bir kitap diyebilirim... Amerika adet gelenek görenek anene gibi unsurlar etrafında çocuklara ögütlerde bulunuyor
208 syf.
Eğitimciyseniz kitaplığınızda mutlaka olmalı ve gerektiğinde öğrencilerinize örnekler vermelisiniz. Ailelerimiz bizleri yetiştirirken nerelerde hata yaptı? Ve biz nerelerde hata yapmaya devam ediyoruz? Eğlenerek öğreneceksiniz.

Neden bunlar okulda öğretilmedi? diye sorduğumuz aforizmalar içeriyor. Bizdeki karşılığı: "Bir musibet bin nasihattan iyidir."

Amerikan kültürüne göre yazılmış gibi görünse de dar görüşlü olmayın. Her zaman kendimize uyarlayabiliriz.

Bazı yerlerde sık sık tekrarlar olmasına ve "tamam anladım" diye feryat etmenize sebep olsa da edebi bir kitap okumadığınızı düşünerek fazla beklenti içine girmeyin.

Ailenizin sizin için yapmadıklarını çocuklarınız için düzeltebilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Charles J. Sykes
Unvan:
Eğitimci, Yazar

Yazar istatistikleri

  • 26 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 24 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.