Christophe Andre

Christophe Andre

8.6/10
37 Kişi
·
97
Okunma
·
5
Beğeni
·
1.203
Gösterim
Adı:
Christophe Andre
Unvan:
Psikoterapi Uzmanı
Cristophe Andre psikoterapi uzmanıdır ve François Lelord ile birlikte Fransa’daki işyerlerinde danışman olarak çalışmaktadırlar.
"Kinimiz çok şiddetli olduğu zaman, bu durum bizi kin duydu­ğumuz kimselerden daha çok alçaltır."
Hepsini okuduktan sonra çevrenizi şöyle bir değerlendirebilirsiniz :)

Arızalı cihazları alır bir kenara atarsınız
bir işe yaramazlar sadece orada yer kaplarlar
ama arızalı insanları alıp bir kenara atamazsınız
ki atsanız da durmazlar zaten orada.
Hava ne güzel, gün ne güzel, dünya ne güzel,
1k ne güzel der demez
bitiverirler yanı başınızda ve "güzel" kelimesini ortadan kaldırmak
için ne gerekiyorsa yaparlar. Hatta bizde de birazcık arızalık bir
durum varsa bu bir patlamaya bile neden olabiliyor...

Bizde de biraz arızalık bir durum varsa, derken şöyle biraz açayım.
Kişilik bozukluğu davranışlarından
hangisini incelesem
-aaa bende de bu var, oldu.
Tam bu noktada bir hocamızı hatırladım, hocamız demişti ki;
"Tıp öğrencileri üçüncü sınıfa geldiklerinde hastalıkları ve
belirtilerini öğrenirler ve hepsi de kendinde o hastalıkların olduğunu düşünmeye başlarlar"

Kendimi önemsediğimi düşününce narsistlik,
her şeye temkinli yaklaşımım paranoyaklık,
geleceğe karamsar bakışım negativistlik,
başkaları tarafından sevilmeyi istemek histrioniklik,
her şeyin kontrolümün altında olmasını istemem sinirli, stresli kişilik,
yapılan haksızlıklara tepkimi küserek ortaya koyma durumum ise pasif agresiflik kişilik bozukluğunun varlığını düşündürdü.
Çok şükür ki kimsenin kötülüğünden zevk alacak bir tarafımı bulamadım yani fesatlık
ile hiçbir alakam yokmuş buna çok sevindim :))

Zorlanmadan okunabilecek bu eserde,
belli başlı kişilik bozuklukları sade bir üslupla
değerlendirmeye alınmıştır. Bu Bozuklukların
muhtemel belirtileri, bunları taşıyan kişilerin, düşünce yapıları
bizim onlara karşı davranış şeklimiz ve kendimizi test edebileceğimiz
küçük testler yer almaktadır.

en son kısımda da sinir olduğumuz
bu bozuklukların bizlere kazandırdıklarından bahsedilmiştir.

Kitaba ayrıca zaman ayırmadan genel olarak bu konuda bilgi sahibi olmak isteyen
okurlar için de kişilik bozukluğu tanımlarını kitaptan alıntı yaparak aşağıda veriyorum
ayrıca genel özeti şeklinde kitapta geçen resmi de ekleyerek...

iyi okumalar bol bilgiler.......

Narsistlik kişilik bozukluğu:
"Narsisizm, kişinin kendisine duyduğu sevgi (özsevgi)
ve bu sevginin diğerleri tarafından bölüneceğinden
şüphe etme durumudur; bu kişiler etrafındakilerin kendisine hayran
ve bağlı olduğu beklentisi içindedir. "


Paranoyak kişilil bozukluğu:
"Paranoyak eğilimlerin en belirgin özellikleri aşırı
temkinli olma ve uyumsuzluktur: yabancılara karşı soğuk
ve mesafeli davranma (bu mesafeler korunur),
tanıdık insanlara karşı endişeli ve
tetikte olma (iyi niyetli olup olmadıklarına dikkat edilir)"


Negativist kişilik bozukluğu:
"Negativizm belli bir durumda iyi gitmeyen şeyleri,
her şeyin olumsuz tarafını ve mevcut (gerçek anlamda negativizm)
ya da gelecekteki sorunları (karamsarlık,
negativizmin önceden tahmin edilen unsuru)
görmeye yönelik karşı koyulamayan bir eğilimdir.
Her şeyin olumsuz tarafını karşı koyulmaz
bir şekilde görme eğilimi, dolayısıyla aynı
zamanda gördüğünü söyleme eğilimi.
Dolayısıyla negativistler sorun çıkaran insanlardır,
hem kendilerinin hem başkalarının keyiflerini kaçırırlar..."

Histrionik kişilik bozukluğu:
"Histrionik olmak, kendini göstermeyi ve
bütün dikkatleri üzerine çekmeyi sevmek (ya da seviyor gibi yapmak) demektir.
Bu bağ­lamda kimi zaman "dikkat çekmeye çalışan kişilik"ten söz edilir.
Narsistler gibi bunlar da dikkat çekmeye
çok fazla ihtiyaç duyarlar ama narsistlere göre daha
fazla sevgi ve hayranlık beklerler."

Fesat kişilik bozukluğu:
"Fesat olmak kötülüğe, kötülük yapmaya eğilimli olmak
ya da kötülüğü teşvik etmektir.
Bunun için mutlaka suç işlemek, cellat ya da Nazi olmak gerekmez.
Fesat davranışlar gündelik yaşamda, küçük ya da büyük
kötülüklerle de görülür: ısrarla alay etmek ve küçümsemek,
arkadan konuşmak, ortak çalışmayı sabote etmek,
pis işleri başkasına yaptırmak..."

Pasif-Agresif kişilik bozukluğu:
"Pasif saldırganlık mümkün olabilir mi? Olur tabii!
Pasif-agresif kişide böyle bir yetenek vardır.
Her türlü otoriteye karşı sergilenen pasif
direniş tavırlarının egemen olduğu bir İlişki
biçimi bu kişiliğin belirgin özelliğidir;
hatta bu kişiler çevresinden gelen,
basit gibi görünen isteklere bile başkaldırabilirler.
Pasif-agresif davranışların yelpazesi geniştir:
engel çıkarma, sıkıntı çekerek itaat etme,
işleri sürüncemede bırakma, surat asma,
sabote etme, iş akışını felç edecek derecede
bir titizlik gösterme ("Sen bana bu iş yap dedin,
ben de yapıyorum işte; çabuk yap demedin ki")."

özet resim:
https://resmim.net/f/aZ0QQb.png
Her insanın hayatına zor kişiler girmiştir. Bazen bu kimseleri hayatımızda tutmaya devam eder, onları hayatımızın mihenk taşı haline getirebiliriz. Madem onlarla olmak istiyoruz, başetmeninde bir yolunu bulmamız gerekiyor. Zor kişiliklerle yaşamak kitabı hayatımızdaki paranoidlerle, histriyoniklerle, narsistlerle ve daha niceleriyle nasıl başa çıkabileceğimiz konusunda yardımcı bir kitap. Okurken arkadaşlarımla eşleştirdiğim kişilik problemlerinin çözümlerini yine arkadaşlarım üzerinde deneme fırsatı buldum. Oldukça keyifli bir deneyimdi.
Tam Türk usulü bir kitap.
Kolay okunuyor ve anlaşılıyor.
Çünkü konular karikatürlerle desteklenmiş.
Eğitici, etkili, bilimsel ve neşeli.
Kitap 212 sayfa olmasına rağmen, öğlende okumaya başladım, ara da verdim ve gece 24.00 de bitirdim.
Günümüz insanının, psikolojik sorunları olmasa bile, davranış bozukluğu olanları anlayabilmesi, tahammül edebilmesi, destek olması açısından verimli bir eser.
18-80 yaş arası her bireyin okuması için önerebilirim. Bilimsel tanım, akademik lisan ile anlaşılması zor bir kitap değil.
Toplumdaki biyolojik değil, psikolojik çeşitliliği incelemiş, davranış bozukluklarının nedenlerini araştırmış bir kitap.
Hava durumunu dinleyip, yağmurlu olduğunu öğrenince kızmıyor ve tedbir olarak şemsiyemizi yanımıza almak nasıl doğal bir eylem ise, toplumda psikolojik sorunlu insanları da normal karşılayıp hazırlıklı olmak gerekiyor.
Toplumun velisine hayran olduğumuz gibi, delisine de tahammül gerekiyor.
Kısa bir ömüre hepsini sığdırmak zorundayız.
Başka ne yapabiliriz ki, dünyayı biz döndürmüyoruz ve varoluşa bir müdahalemiz olamıyor.
Hani bazen deriz ya "şu insanları anlamak zor". Heh işte kitap tam da insanları anlamanın neden zor olduğunu bize gösteriyor. Kitapta başlıca kişilik bozuklukları tek tek ele alınmış. Paranoyak, narsis, bağımlı, depresif vs. Her başlıkta bu kişi tiplerinden örnekler verilerek daha anlaşılır hale getirilmiş. Önce örnek bir olay verip bunun üzerinden bu örnekteki kişinin dünyaya bakış açısını ve hangi kişilik kategorisine dahil olduğu açıklanıyor. Her birinin sonunda da bu kişilik tiplerini fark ettiğimizde onlara nasıl yaklaşmamız gerektiği, nelerden kaçınmamız gerektiği vurgulanıyor. Kitabın sonunda da bu kişiliklerin nasıl oluştuğu şeklinde açıklama yapıp, genel tablo üzerinden kısa bir özetle bitiriyor.

   Elbet hepimizin çevresinde anlaşmakta zorlandığımız insanlar vardır. Bu kitapla onların davranışlarının nedenlerini anlayarak ilişkilerinizi daha kolay hale getirebilirsiniz. *Tabi bunu insanları etiketlemek için değil, onları anlamak için yapmalıyız*

   Ben çok beğendim. Tereddütsüz tavsiye edebileceğim bir kitap. Kitabın dili yalın fakat bilgi içeriği oldukça yoğun olduğundan bir çırpıda bitecek bir kitap değil. Sabırla, acele etmeden, sindire sindire okumanızı tavsiye ederim.
Gayet anlaşılabilir ve güzel bir kitap.yazarın tarafsızlığı çok güzel.
Zor kişiliklerden şikayet etmenin yağmurun yağmasından veya güneşin doğmasından şikayet etmek gibi olduğunu söylüyor yazar.Zor kişilikler her zaman her vardı ve her zaman var olacaklar diye de ekliyor.Hayattan örnekler vermesi kitabı daha da çekici kılıyor.ve aslında kitabı okurken kendizi de sorguluyorsunuz. Nerden baksan iyi kitap
Puanım:9/10
Zor kişilik tiplerinin kendilerini ve başkalarını nasıl gördüğünü anlatan bu kitapta,onlarla birlikte yaşamanın da yollarından bahsedilmektedir.Bir çok vaka analizleri ile örneklendirilmiş bu eser,size oldukça katkı sağlayacaktır...
Davranışsal psikoterapi ile korkunun (özellikle fobi) tedavi edilmesi için psikanaliz den farklı bir yaklaşımla sorunun neden olduğundan ziyade nasıl çözümlenebileceği ile ilgileniyor. Bu bakımdan daha hızlı bir çözümlenme sağlanabilir kanaatinde yazar. Bence eğer pratik amaçlı olarak çok faydalı olabilecek bir kitaptır.
Benim gibi daha çok felsefik içeriğine odaklananlar için ise tatmin edici olmayabilir.
Uygulanabilir bilgiler içeriyor, sade ve anlasilir. Başucu kitabım. Kişiye kendi davranislarini da anlama olanagi sunuyor. Zor kişilikler 11 ana gruba ayrilmis.
Çevremizdeki insanların kişilikleri hakkında öngörülerimiz olursa nasıl davranacağımızı daha iyi biliriz. Bu doğrultuda yazılmış öğretici bir kitap. Farklı kişilik özelliklerini tanımak ve bunlarla yaşamayı öğrenmek için güzel bir eser.
Tehlike korkusu tehlikenin kendisinden on defe tehlikelidir.
Bazen insanlar korkusuz olmak istiyorlar.Bazı insanların korkusuzluklarına bakıp,bazı şeylerden korktuğuma şükür ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Christophe Andre
Unvan:
Psikoterapi Uzmanı
Cristophe Andre psikoterapi uzmanıdır ve François Lelord ile birlikte Fransa’daki işyerlerinde danışman olarak çalışmaktadırlar.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 97 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 229 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.