Clare Vanderpool

Clare Vanderpool

Yazar
8.0/10
81 Kişi
·
232
Okunma
·
9
Beğeni
·
1.194
Gösterim
Adı:
Clare Vanderpool
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Kansas, ABD, 1965
"Hey dostum, bana bir iyilik yapar mısın? Orada olsaydım kendim yapardım ama değilim ve bunun kelimelere dökülüp yüksek sesle yapılmasını istiyorum. Babama onu çok sevdiğimi söyle. "
" Fakat beni nasıl bulacaksın ?" diye sordu çocuk. Kadın boynundaki madalyonu çıkardı. İçinde bir pusula vardı.
" Görüyor musun ?" dedi çocuğa. " Bu iğne her zaman kuzeyi gösterir. Fakat burada, kalbini işaret etti, bir pusula var ki bu her zaman seni gösterir. Nerede olursan ol, seni bulacağım."
" Elam bouzshda gramen ze."
Kafamı kaldırıp yüzüne baktım.
" Tekrarlar mısınız ?"
" Çingene dilinde; karşılaştığın her insan genellikle gördüğünden fazlasıdır anlamına gelir."
Kadın, anne; o izler, o bekler, o sever. Ve o sevginin ağırlığına dayanmaya çalışır. Oğlunu savaşta kaybetmeye dayanmaya çalışır.
"Ölüm patlama gibidir, insanların önceden sadece yüzeysel baktıkları şeyleri fark etmelerini sağlar."
"İnsanlar hakkında hep bir iki şey bildiğimi sanırdım; onları sıradan ya da değil diye listelerken bile. Düşündüm. Belki dünya, insanların küçük paketler hâlinde özetlenebileceği şekilde dizayn edilmemişti. Belki onlar sadece insandı. Yorgun, incinmiş ve yalnız kendi zamanlarında ve kendi yollarında. "
-beklediğim o tren, mehtabın solgun ışığında...
410 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
#SPOILER ICERIR
Kitap annesi tarafidan küçük yaşta terkedilen Abilene Tucker adındaki 12 yaşında bir kızın, babası Gideon tarafından onun eskiden yaşadığı kasabaya eski bir arkadaşına göndermesi ile başlıyor. Abilene kasabaya gittiğinde Shady'nin evinde kalıyor. Kasabada babasınin geçmiş yaşantısına ait birşeyler bulamayi umut ederken odasının tahta zeminin altına gizlenmiş kutu içinde mektuplar bulur. Kasabada tanıştığı Lettie ve Ruthanne ile bu mektupları çözmeye çalışıyorlar. Aynı zamanda da bir kahin olan Bayan Sadie'den mektupların sahibi Jinx ve Ned'in hayat hikayesini anlatiyor. Bayan Sadie, Abilenne'ye olayları anlatırken biz 1918 ile 1936 tarihine gidiyoruz.
Kitap tarihi kurgu şeklinde. Kitabın iki tarihli oluşunu sevdim bi bayan Shady'nin anlattığı dönem bi de Abilene'nin yaşadığı dönem. Kitap da gazetedeki köşelerinden, reklamında sayfalar bulundurmasi güzel espiri katmis. Kitabın ismi babamı beklerken olması klasik baba kız dramı sanmayın, kitap bi otuz sayfa sonra akıcı olmaya ve merak uyandırmaya başladı. Ned ile Jinx arasındaki dostluk çok güzeldi. Genel olarak detaylı ,olay kurgusu bol olan akıcı bi romandı.
406 syf.
·7 günde
Baba kelimesini gördükten sonra bu kitabı çok merak etmiştim. Kitabı akıcı bulduğum söylenemez, ortalarında biraz sıkıcı bulmaya başladım ve bir an önce bitsin diye üşenmeden okudum. Baba ve kızı arasında geçen bir hayat düşündüm ama hiç de öyle değilmiş. Ona dair çok şeyi merak edersin, hiç ulaşamasan bile beklemeye devam edersin... Ama ölmüş olabileceği aklının ucundan bile geçmez değil mi?
410 syf.
·22 günde·6/10
Yıl 1936. Ana karakterimiz 12 yaşında, Abilene adında bir kız çocuğu. Babasıyla birlikte sürekli yollarda olan, ev nedir bilmeyen birisi. Günün birinde babası, Abilene'i eskiden kendisinin yaşadığı kasabaya gönderiyor. Böylelikle Abilene yalnızlıkla tanışıyor. Çünkü tek ve en iyi arkadaşı olan babası artık yanında olmuyor.

Bir sürü ödül almış olmasına rağmen tamamen beklentisiz okuduğum bir kitaptı. Genel itibariyle hoş bir anlatıma sahip, fakat sürekleyiciliği yetersizdi ne yazık ki. Sadece son 50-60 sayfada tempo çok güzeldi. Kitabın geri kalanı çoğunlukla durağan ilerledi. Sonların güzelliği kitabı yukarıya taşımaya yetmedi benim için. Belki ödüllerin sebebi yaşanan olay ve mekanların gerçekliği olabilir bilemiyorum. En sonda kitapta nelerin gerçekten var olduğuna dair yazarın 1-2 sayfalık bir açıklaması var.

Benim için ortalarda bir kitap oldu ama şunu söyleyebilirim; Hani eskiden pazar günleri ufak çocukların ana karakter olduğu sevimli Amerikan aile filmleri olurdu ya. Heh! İşte tam da o tatta bir kitaptı :)
410 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10
Başı biraz karışık ve sıkıcı gibiydi bu yüzden birkaçkez kitabı yarım bıraktım ama sonra okumaya karar verdim ve okudukça, olayı anlamaya başladım merak ettim ve bitirdim aslında güzel kitapmış biraz da tuhaf sonuç beklediğim gibi olmadı iyiki olmadı :D
410 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Būyūk bir beklentiyle aldığım ama beklentimin altında bir kitap okudum.
Abilene Tucker . Manifest kasabasına yaz tatilini geçirmek ūzere babasının eski bir arkadaşının yanına gelmiştir. Ve burada bir kutu içinde bulduğu mektup ve hatıra eşyalar bulunduğu zamandan yıllar öncesine götürür ve bazı gizemli olayları arkadaşlarıyla çözmeye çalışma çabalarını anlatıyor yoğun olarak. Baba özlemi ve onu bekleme süreci daha pasif aktarılmış. Genel kurgu bakımından başarılı hatta yazar kitabın sonunda bazı kişi adları ve olayların birebir geçmişinden esinlenerek yazdığı notunu dūşmūş.
Kitap boyunca BABA ifadesi o kadar vurgulu aktarılmamış daha çok adıyla Gideon TUCKER hitabı var.
410 syf.
·3 günde·8/10
Ba-yıl-dım

Hepimizin kendisini bir yerlere ait hissetmeye ihtiyaç duyduğu anları olmuştur. Bir eve bir aileye..
Özellikle yaşamlarını ailesiz kurmak zorunda kalan insanların eksikliğini hiçbir şey dolduramaz. Onların aitlik kavramı en büyük eksiklikleridir..

-Gelelim kitabımıza-

Babamı Beklerken, yazar tarafından 1917-1936 yılları arasında kendi aile köklerini esin kaynağı alarak usta bir dille anlatılmış.

Dönem olarak Birinci Dünya savaşı, Büyük Buhran, çok sayıda insanın hayatını kaybettiği İspanyol gribi, Amarika'da 250.000 kadar kimsesiz, terkedilmiş, evsiz kalmış çocukların yetimler trenleriyle farklı ailelere gönderilmesi gibi gerçekleri gözler önüne sererek oluşturulmuş bir baba ile kızının bağlarını kurarken bulundukları kasabanın hikayesini ictenlikle kimi zaman güldürerek kimi zaman hüzün dolu şekilde anlatmıştır.

Kitabın ana kahramını 12 yaşında ki Abılene' in dilinden anlatılan kasaba hikayesini J.K. Rowling'in Boş Koltuk kikabına benzettiğimi söyleyebilirim. Fakat konu olarak çok ayrı..

Abılene' in annesi tarafından çok küçükken terk edilmiş, babası ile şehir şehir gezerek büyüyen, ait olduğu bir evi bağlı olduğu bir şehri bulunmayan bir çocuktur.

Günün birinde babası ile yolları ayrılacak ve kendini bir zamanlar babasının çocukken hayatının bir kısmını yaşadığı kasaba olan Manifest'te bulacaktır.

Severek okuyacağınızı düşündüğüm bu romanı kesinlikle tavsiye ediyorum. İnsanı sıkmadan düşüncelere itebilen harika bir kitap.
410 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Kitabı okumaya başladığımda bu kadar farklı bir hikaye ile karşılaşacağımı düşünmemiştim. İlk 50 sayfada kitabı elime aldığıma pişman oluyor gibi olduğumu gizlemek istemem. Fakat ilerleyen sayfalarda kitabı elimden bırakmadığım için şanslı bir okur olduğumu fark ettim.

Bir kızın babasına olan özlemini iliklerime kadar hissettim. Belki biraz da kendi babama olan hasretimin ve babamın erişilemezliğinin yakınlarında dolaştım.

Kitabımızın ana karakteri Abilene Tucker ve onun babasını bekler iken, özler iken, yeni yerlere alışmaya çalışıyor ve kendi ile yüzleşmelerine şahit oluyor iken bir baktım ki sayfa 406 ve kitap bitmiş.

Her sayfasında şaşırtıcı ipuçları saklı bol detaylı bir anlatımı olan bu kitap kesinlikle okunmalı !

Okumak için yarını beklemeyin sayfaların büyüsüne kapılın ve sıcacık bir kucaklaşmaya şahit olun.
410 syf.
·4 günde·10/10
Clare Vanderpool - Babamı Beklerken
Sayfa sayısı:408
Tür:Roman
Abilene ve babasının hiçbir zaman bir ‘ev’ kavramı olmamıştır.
Yaprak gibi oradan oraya sürüklenip duran baba-kızın, birbirlerinden ve hikâyelerinden başka kimsesi yoktur.
Ama Abilene büyüyordur ve bir yuvası olmalıdır artık.
Derken bir gün yollar ayrılır.
Abilene şimdi tek başınadır.
Sahip olduğu en değerli varlığı babası Gideon Tucker, onu bir kasabaya yollamıştır.
Peki, mesafeler ayırır mı dersiniz?
Abilene için asla.
Geçmiş gizemli, gelecek bilinmez, şimdi ise özlem dolu.
“Baba, neredesin?”

Bu gece de babamı bekleyerek karşıladım sabahı. Pencereme vuran ay ışığı altında oturup düşündüm uzun uzun. Babamdan hatıra pusulayı elime alıp seslendim gökyüzüne:
"Şu an benim gibi babam da ay ışığının hüznüyle mi meşguldü?"
"O da beni özlüyor muydu benim özlediğim gibi?"
"Biliyorum. Her gidiş mutlaka yanında hüzün taşır ama, bu bizim için değişemez mi baba?"

*******************************************************************

Kapağına ve ismine bakınca bir dram hikayesi okuyacağımı düşünmüştüm ama parodi yayınlarına ait olduğunu gözden kaçırmışım, bir dram vardı ama bu öyle klişe bir dram değildi. Savaş zamanlarını, göçmenlerin zorlu hayatlarını, bir küçük kız Abilene Tucker ve onun Manifest kasabasında yaz bitimine kadar babasını beklerken yaşadıklarıyla alakalıydı kitap. Geçmiş ve bu gün öyle güzel harmanlanmıştı ki, eğer hasta olmasam muhtemelen 406 sayfa bir günde biterdi. Ah Ned Gillen, keşke kurşunlardan daha hızlı koşabilseydin. Sarhoş vaiz Shady, Macar kadın, Mezarcı Underhill ve her birinin hikayesi farklı bir kasaba dolusu göçmen.

Bazı yerlerde, özellikle Ned'in cepheden yolladığı mektuplarda gözlerim doldu.
Kitapta Klu Klux Klan gibi ilginç kardeşlik örgütlerine de yer verilmişti. Dün gece aklımda binbir övgüyle bitirdim kitabı ama şimdi hangi birini söylesem derken hepsi birbirine girdi. Bir kasabada birbirinden farklı olduğunu düşünen insanların aynı noktada, aynı insanda buluşması, omuz omuza vermesi. Ve en son da yazar notları, tanıştığımız karakterlerin gerçek hikayeleri, Ellis adası ve dahası.

Keşke bitmeseydi.

#book #books #bookstagram #bookish #bookie #green #garden #sky #babamıbeklerken #parodiyayınları #clarevanderpool #read #kitap #okumahalleri
410 syf.
·10/10
Okuyup bitirdikten sonra benden kitap tavsiyesi isteyen herkese önerdiğim bir kitap oldu. Arkadaşım bu tarz kitap okumamasına rağmen beğenmişti.
410 syf.
Şu ana kadar tek düze devam etti umarım bundan sonraki sayfalarda daha beklentimi karşılar düzeye ulaşır;) Bu aralar çok sık okuyamamış olmakta ayrı bir konu ...

Yazarın biyografisi

Adı:
Clare Vanderpool
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Kansas, ABD, 1965

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 232 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 100 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.