Cumhur Orancı

Cumhur Orancı

YazarÇevirmen
8.3/10
106 Kişi
·
251
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.348
Gösterim
Adı:
Cumhur Orancı
Unvan:
Türk Yazar, Çevirmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1960
1960 yılında İstanbul'da doğdu. 1980 öncesinde yurt dışına çıktı. Bir süre Aydınlık gazetesi için Avrupa muhabirliği yaptı. Uzun yıllar denizci olarak çalıştı ve dünyayı dolaştı. 1991'de denizcilik anılarına dayanarak, düşsel gerçekçi bir tarzda kaleme aldığı ilk romanı Butterfly'ın İntihar Seferi’ni yayımladı. Bu kitabı 1995'te basılan Domingo Garcia'dan Geriye Kalan Öykü izledi. Türk edebiyatının ilk 'urban-fantezi' romanı olan Saydam adlı kitabı 1996 yılında yayımlandı. Uzun yıllar sonra kaleme aldığı romanı Acı Düşler Bulvarı 2012 Temmuz'unda Ayrıntı Yayınları'nın Yeraltı Serisi'nden yayımlandı.
Adam çayını yudumladı. Yüzünde bu konudan sıkılmış gibi bir ifade belirdi. Yeni inşa edilmiş, eskisinin yanında uzanan, henüz trafiğe açılmamış olan yeni Galata Köprüsü’ne baktı.” Bu güzel köprüyü onaracaklarına neden çirkin bir kopyasını yaptılar ki?” dedi.
“Kadın gülümsedi. Dizlerini birleştirdi. “Dünya ekonomisi böyle gerektiği için” dedi.” Bizim gibi 3. Dünya Ülkelerinin gereksiz yatırımlar yapması gerekiyor. Yoksa New York’un Brooklyn Köprüsü’nü kaldırıp yerine yenisini inşa etmeye kalksan Amerika ayağa kalkar.”
...eğer uyumak ölümse ya da ölümün kardeşiyse, bu adamların hepsi ölü o zaman...
...adamın fazla mesailerle ve kağıt yığınlarıyla ve müdür bey fırçalarıyla silikleşmiş belleği denizde boğulmak üzere olan bir kazazedenin son olarak gördüğü gökyüzünün son bir anlık sonsuzluğunda canlanıyor...
Kim bilir ne kadar heyecan duymuştu bu insanlar bu pozları verirken. Akıllarına gelmiş miydi acaba fotoğraflarda da ölecekleri, mezarlarına gömülür gibi bir sandığa gömülecekleri ve benim onların iskeletlerini çıkaracağım, -yüzyıllar sonra ortaya çıkan mezarların içindeki aptal bakışlı iskeletler gibi- onları tarihi seyreder gibi seyredeceğim?
Yelkenlime gelip sizi yolcu olarak almamı istemeyin benden! Çünkü uzak bir çağdan çıkıp gelen yelkenlinin ambarlarının ağzına kadar gözyaşı dolu olduğunu söylemedim size ve siz de hiç kimseye söylemeyin n'olur ve uyandığınızda gökyüzüne bakıp, bugün yağmur yağacak mı, diye sorun kendinize...
Victor Hugo'nun güzel bir sözü vardır. "Kitaplık kurmak, ibadethane kurmak kadar kutsaldır" der. Bir cümle ama idrak edebilen için son derece manidar.

Tarihte bir yolculuğa çıkarsak eğer geçmiş dönemlerden bu yana kütüphanelerin gelişmiş milletlerin en önemli unsurlarından biri olduğunu görürüz. Tarihte pek çok şehir; içinde yer alan kütüphaneler, alimler, okuyan, düşünen insanlar sayesinde meşhur olmuştur. Geçmişin derinliklerinde durum bu iken geldiğimiz noktada, güzel ülkemde kitap okuma oranının %4'lerde olması içler acısı.

Bir kütüphane oluşturmak, kitapların her birine bağlanmak, onları eve gelen ve hiç gitmesin dediğimiz bir misafire gösterilen özen niteliğinde kütüphanede muhafaza etmek emek ister. İşte tam da bu yüzden kütüphaneler önemlidir. Ziyaret ettiğimiz evin havasını solumamızı sağlar, insanların fikir dünyası hakkında bilgi verir. Bir de kütüphanesiz evler vardır ki, onlardan söz etmek istemiyorum bile. Bir nevi kimliksiz, amaçsız bir hayatı simgeler benim gözümde. Biz güzel şeyler konuşalım ve Zoran Zivkovic'in bambaşka kütüphanelerini ziyaret edelim.

Eser birbiriyle bağlantısı olmayan altı öyküden oluşuyor. Her öykünün teması kitaplar ve kütüphaneler. Gece Kütüphanesi, Ev Kütüphanesi, Soylu Kütüphane gibi isimlere sahip hikâyeler. Yalnız bildiğimiz klâsik tarzda başı ve sonu belli hikâyeler yok bu eserde. Sonunu okuyucunun bağlayabileceği, ucu açık hikâyeler... Benim içlerinde en beğendiğim Gece Kütüphanesi isimli hikâye oldu. Her bir hikâye okuyucuya bir de mesaj veriyor. Verilen mesaj da okuyucunun hayal gücünün genişliğine göre şekilleniyor. Yazarımızın yaratıcı yazarlık konusunda uzman biri olduğu ve bu konuda eğitimler verdiği düşünülürse ne demek istediğim daha net anlaşılır. Yani hikâyeleri okuyunca yazarın alanında ne kadar başarılı olduğunu görmemek mümkün değil.

Hikâyelerde okuyucuya verilen mesajlar son derece anlamlı ve hikâyeyle bir bütünlük içinde. Kitabı okumaya başladığımda her bir hikâyenin son kısımda birbiriyle kesişeceğini düşünmüştüm fakat yanılmışım. Hikâyelerin her biri kapının ardında yer alan şahsına münhasır birer tablo gibi yer edindi zihnimde. Her bir kapı, arkasında zengin manalar barındıran bir tablo saklıyor. Kitaptaki harflerin puntosu oldukça büyük ve sayfa sayısının az olması kitabı hiç sıkılmadan, bir çırpıda okumanızı sağlıyor. Hâlâ başka zaman kütüphanelerini ziyaret etmediyseniz belki bu alıntı ziyarete vesile olur. Bol kitaplı okumalar dilerim. :)

"Soylu bir kütüphane, bir mideye çok benzer. İçine neyin girip çıktığına çok dikkat etmek gerekir. Sadece özel ve uygun özelliklere sahip olanların soylu bir kütüphaneye girmesine izin verilmelidir. Eğer oraya ait olmayan bir kitap, bir yolunu bulup kütüphaneye girerse, hazmedilemeyecek bir şeyi dikkatsizce yutmak gibi bir durum ortaya çıkar; mide bulantısı ve kusmayla sonuçlanır."
Okumamın üzerinden seneler geçti ama gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki hayatım boyunca unutamayacağım üç beş kitaptan biridir. Kesinlikle okunmalı.
Romandan ziyade bir öykü kitabı gibi aslında. Son kısımda bir birleşme var ama bana göre bir öykü bu. Bu durum kitabı kötü yapmıyor. Bence çok etkileyici hikayelerden oluşan bir yapıt. Hayalgücünü harekete geçiren bir eser, elinizden bırakamıyorsunuz.
Kitaba ve kütüphaneye dair aklımıza pek de gelmeyecek fanteziler var. Geceyarısı kütüphanesi benim favorim. Okumayı kaçırmayın.
Fantastik bir kitap. Altı kütüphane öyküsü içeriyor ve her biri inanılmaz gerçek hissi yaratıyor. Okurken hiç yadırgamıyorsunuz. Fantastik olaylar seviyorsanız bu kitab da çok seversiniz. İçinde çok güzel mesajlar da barındırıyor. Gençler ve çocuklar da çok rahatlıkla okuyabilir.
Okuduğum tek Glenn Meade kitabı. Sürpriz finali, heyecanlı ve sürükleyici hikayesiyle okuru saran bir kitap. İdam edilen bir seri katilin cinayetlerinin tekrardan ve tıpkısı gibi işlenmeye başlamasını konu alan kitapta katilin Kate Moran'a uyguladığı psikolojik baskı gerçekten güzel işlenmiş. Paris'te ve İstanbul'da yaşanan gerilim dolu anlar ise kitaptaki unutulmaz bölümlerden.
Bu kitap aksiyon-gerilim severler için gayet tavsiye edebileceğim bir kitap. Kurgusu birçok yönden klasik gerilim kitaplarına benzese de her yazarın farklı hayal dünyası vardır ve bu kitabı okurken de bu yazarın da gerilimi farklı noktalardan ele alarak hoş bir eser yazdığını belirtmek gerekiyor. Kitabın baş karakteri ile kendinizi özdeşleştirebileceğiniz kadar orijinal hoş bir karakter. Onun korkuları bazı yerlerde çok abartılsa da yinede hiç korkmayan korkusuz ajan durumu yaratmadığı için kitabı daha da inanılır kılmış. Kitapta gizem yaratmak, merakta tutmak için ve şaşırtmak için güzel noktalara değinilmiş ve kitabın sonuda gerçekten şaşırtıcı ve okuduğunuza değdiğini gösterecek kadar aksiyon dolu bir kitap. Bana adeta “Dehşet Kapanı” izlemişim gibi hissettiren bazı kasapçılık, kesme-doğrama, satır-bıçak işini sevenler, FBI’a ajanlara, polisliğe ve dedektifliğe ilgi duyanlar için orta seviyeli beğenilesi bir yanı olan cinayet-polisiye kitabı. Kitabın ileriki sayfaları gerçekten hızla çevirerek geçeceğiniz kadar akıcı ve heyecan dolu aksiyon olaylarıyla dolu. Glenn Meade’yi her ne kadar gerilim-polisiye ve aksiyon-gerilim dallarında favori yazarlarımdan saymamış olsam da hoş bir dille güzel bir eser ortaya çıkardığını düşünüyorum. Ve diğer kitaplarını da ilgimi çektiği takdire okuyacağım yazarlar arasında. Eseri okuyun, bir şey kaybetmeyeceğinize eminim :) Detaylı Yorumlar İçin; http://yorumatolyesi.blogspot.com.tr/.../seytaninmuridi.html
Kitap, kitaplar etrafında dönüp dolaşan altı hikâyeden oluşuyor. Posta kutusundan çıkan binlerce kitap, kapağı her açılıp kapandığında içindeki yazıları değişen gizemli kitap, gelecekte yazılacak olan kitapları sunan online kütüphane.. Huzursuzluğun içinde saklı bir merak ve şaşkınlık duygusu ile çevirdim sayfaları. Ev Kütüphanesi adlı öyküyü okurken akıbetimden endişelendim.
Yazarın hayal gücünü, üslubunu; çevirmenin titizliğini takdir ettim.
.
"Okuma eylemi"nin bir sağaltım olduğunu vurgulayan Cehennem Kütüphanesi adlı öyküyü ara ara okumakta fayda görüyorum.
Evde uzun süredir olmasına rağmen yeni okudum kitabı ve neden bu kadar geç kaldığım konusunda kendime sinirlendim açıkçası. Bazı kitaplarda olur ya okumazsınız sanki izlersiniz. Öyle bir şeydi. Çok çok iyiydi. En başta zaten konusu çok ilgi çekici. Seneler önce işlenmiş bir travesti cinayetinin aydınlatılma süreci irdeleniyor. Yazarın dili çok sürükleyici. Kitabı elime aldım ve tek oturuşta bitirdim diyeyim, öyle bir şey. Kitapta çok fazla kişi var, dönüp de "acaba bu kimdi?" diye geçmiş sayfalara bakmak zorunda kaldım. -keşke not alsaydım diyorum şimdi-
Polisiye severlerin, sürükleyici roman arayanların okuması gereken bir kitap. Kısa olması sebebiyle hemen bitirilebiliyor zaten. Gerçi ne kadar bitti orası tartışılır. Üzerine düşünmeniz gerekiyor. Önerimdir efendim, okuyunuz.
Fantezi türünde okuduğum ilk kitaptı. Sanki fantastik bir filmin senaryosunu okuyormuş gibi hissettim. İçinde kısa hikayeler var. Değişik bir tarz denemek isteyenlere öneririm.
İyi okumalar ️
Sırf dinlenmek üzere okuduğum ,kurgusuyla ,anlatımıyla,elinizden bırakamayacağınız kitaplardan ....polisiye , cinayetler , infaz.....şeytanlar bitmez... insanlardaki düşüncelerinde bitmeyeceği gibi...

Yazarın biyografisi

Adı:
Cumhur Orancı
Unvan:
Türk Yazar, Çevirmen
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1960
1960 yılında İstanbul'da doğdu. 1980 öncesinde yurt dışına çıktı. Bir süre Aydınlık gazetesi için Avrupa muhabirliği yaptı. Uzun yıllar denizci olarak çalıştı ve dünyayı dolaştı. 1991'de denizcilik anılarına dayanarak, düşsel gerçekçi bir tarzda kaleme aldığı ilk romanı Butterfly'ın İntihar Seferi’ni yayımladı. Bu kitabı 1995'te basılan Domingo Garcia'dan Geriye Kalan Öykü izledi. Türk edebiyatının ilk 'urban-fantezi' romanı olan Saydam adlı kitabı 1996 yılında yayımlandı. Uzun yıllar sonra kaleme aldığı romanı Acı Düşler Bulvarı 2012 Temmuz'unda Ayrıntı Yayınları'nın Yeraltı Serisi'nden yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 251 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 160 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.