Daniel Defoe

Daniel Defoe

Yazar
8.3/10
936 Kişi
·
4.170
Okunma
·
160
Beğeni
·
5.110
Gösterim
Adı:
Daniel Defoe
Unvan:
İngiliz Yazar ve Gazeteci
Doğum:
Londra, 1659
Ölüm:
24 Nisan 1731
Londra'da doğdu. Charles Morton Akademisi'nde ilahiyat okudu. Okulu bitirdikten sonra ticarete atıldı. Bu arada Almanya, İtalya, Fransa ve İspanya'ya geziler yaptı.

Bir süre siyasete ve ardından devlet hizmetine girdi. Daha sonra gazeteciliğe geçti. Bu sırada yazarlığa başladı. Robinson Crusoe'nun Hayatı ve Hayret Uyandırıcı Serüvenleri adlı eseriyle 60 yaşındayken üne kavuştu. 71 yaşında Londra'da öldü.

Defoe, romanların yanı sıra şiir, hikaye; tarihsel, dinsel, politik, didaktik ve ekonomik yazılar kaleme alındı. Daniel Defoe, eserlerinde gerçekçi bir tarzda cesaret, mutluluk ve insan iradesinin verimli kullanılması gibi konuları işlemektedir.
Bana insanlar arasında özgürce dolaşmaktan ve dünyanın bütün zevklerini tatmaktansa, yalnız olmakla bile daha mutlu olabileceğimi gösterdiği için Tanrı'ya alçakgönüllü bir şekilde ve bütün kalbimle teşekkür ettim.
Daniel Defoe
Sayfa 139 - Akvaryum Yayınevi, 2011.
İnsan yaşamı, yazgının ne garip bir cilvesidir! Koşullar değişince, değişik duygular çıkıyor! Bugün sevdiğimizden ertesi gün nefret ediyor, bugün aradığımızdan, ertesi gün kaçıyor, bugün istediğimizden ertesi gün korkuyoruz!
Daniel Defoe
Sayfa 190 - Akvaryum Yayınevi
En kötü durumlarda bile, insanın şükredecek şeyleri vardır ve bazen kurtuluş, umduğundan daha yakındır. Hatta ölüme gittiği sanılan yol, kurtuluşuna giden yolun ta kendisi bile olabilir.
Daniel Defoe
Sayfa 298 - Akvaryum Yayınevi
İnsanlar kendilerini daha iyi durumdakilerle karşılaştırarak sızlanıp yakınacaklarına, daha kötü durumda olanlara bakarak şükretselerdi, yaşamda pek az üzüntü kalırdı.
Daniel Defoe
Sayfa 202 - Akvaryum Yayınevi
Kaderin garip cilvesine bakın ki insan, duyguları günden güne, hâlden hâle, durumdan duruma göre değişen bir varlık oluyordu...
Bugün sevdiğimizden yarın nefret ediyoruz; bugün peşinden koştuğumuzdan yarın köşe bucak kaçıyoruz; bugün arzuladığımızdan yarın korkuyor, hatta düşüncesi karşısında bile tir tir titriyoruz.
Daniel Defoe
Sayfa 171 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Artık ne destek, ne teselli ne de öğüt bulabiliyordum. Sonra da, "Tanrım, bana yardım et, çok büyük sıkıntı çekiyorum!" diye bağırdım.
Daniel Defoe
Sayfa 114 - Akvaryum Yayınevi
Robinson için ne yazabilirim bilmiyorum. Kaç satır doldurabilirim ki. Adada mahsur kalan bir adam ve onu kurtarmak isteyen benden başka bir şey yok şimdi çocukluk hayallerimden aklımda kalanlarda...

Ben Robinsonu mahsur kaldığı adadan kurtaramadım. Umarım sen tüm hayallerini gerçekleştirirsin güzel yürekli çocuk.
Eserde Robinson'un bulunduğu geminin fırtına sebebiyle kayalara çarparak parçalanmasından sonra, kurtulan tek kişi olarak çıktığı ıssız bir adadaki hayatı anlatılmaktadır.
Bir insanın elindeki imkanları en iyi şekilde değerlendirerek yaşama tutunmasını; zorluklara karşı amansız mücadelesini anlatan harika bir serüven romanı.
Eserde Robinson'un bulunduğu geminin fırtına sebebiyle yön kaybedip parçalanmasından sonra, kurtulan tek kişi olarak ıssız bir adadaki 28 yıllık hayatı anlatılmaktadır.
Ada'da ilk günlerindeki korku, zaman ilerledikçe yerini yaşamının sevincine bırakır. Sürekli çalışır Robinson. Çitlerle çevirdiği keçi sürüsü, şatosu ve kendisine arkadaşlık eden köpeği ve papağanı olur. Bu yalnızlık süresince zamanının çoğunu iş yapmakla, bunun yanı sıra kutsal kitabı okumakla sürdürür. Hakikatleri derinlemesine düşünmeye başlar; hiçbir şeyin tesadüf olmadığını, kötü şeylerde bile iyiyi bulabileceğimizi, yazgının elimizde olmamakla birlikte, buna asla karşı koyamayacağımızı, ama çalışarak, azm ederek bunun üstesinden gelinebileceğini hatırlatır bizlere Robinson. Sayfaları çevirirken şunu çok düşündüm: 'İnsan yalnızken kendisini bulup, hakikatlere daha yakından bakabiliyormuş' yalnız geçen 24 yıl sonunda insan yiyen yamyamların adaya ayak basmasıyla Robinson korkmaya başlar ve binbir güçlükle önlem almaya başlar. -daha öncesinden bir ayak iziyle ortaya çıkan kuşku gerçek olur.- insan yiyicilerin elinden kurtardığı "Cuma" onun adadaki geri kalan zamanında dostu (uşağı) olacak, yeni maceralara ve korkulara birlikte göğüs gereceklerdir.
Robinson Crusoe bir romandan, bir serüvenden daha fazlası...
Kitabı okuma amacım Ali şeriati'nin bi eserinde avrupalının yaptığı sömürgeciliği meşrulaştırmak adına olduğu eleştirisiyle başladı . Robinson abiyi iyi bilirdim ama bizim Robinson aslında pekte iyi değilmiş .Bize birşeyler ima ediyor .İnternette birkaç makale de okuyunca kitabı okumak artık farz oldu . Kapitalizmi savunan bir yapıt olması ilginç . Siyah adam yamyamdır, eğitilmesi gerekir ve biz avrupalı (sözde medeni toplum) siyahilerin medenileştirdik . Daniel Defoe, bu efendi-köle ilişkisinin öylesine mantıki sebeplere dayandırarak anlatır ki, okurken hiç de insanlık dışı olduğunu düşünmeyiz bile.
Birçok yazar hasır altından birşeyler anlatır. Daniel de bunu anlatmış...
Okuyup bu düşünceye sahip olmaya da bilirsiniz . ben bu duşunceyle okudum . ama eserin yazıldığı dönem bununla paralelik gösterir. Gene de anlamak istediğiniz size kalmış. Çünkü bazı duyumlarıma göre raskolnikov da baltayla ev sahibine değil sisteme saldırmıştı. Kafka böceğe dönüşmeside öylesine bi mutasyon bişey değil .fikri manada insanın kendine yabancılaşmasını anlatıyordu..
"Veba"
Günümüzde bile yeniden hortlaması için sürekli çaba sarfedilen,namı diğer "kara ölüm "okuduğum bazı haberlerde çok eski bir türünün laboratuar ortamında üretilmeye çalışıldığını görmüştüm.
Eğer ; tekrar dünyanın herhangi bir yerinde vuku bulursa, önlem almak için diye bir açıklama vardı. cok inandirici gelmemisti açıkcası ...veba uzerine cok fazla basilmis kitap yok ..o sebeple dönem hakkında yazılan roman ,hikaye ne bulursam okumaya çalışıyorum .."veba yılı günlüğü "bir roman dan ziyade rapor tadında bir kitap ...bir çok ülkeyi kapsamasina rağmen yazar ıngiltere de gördüğü dramı aktarıyor bize ..neler olduğunu , nasıl önlemler alındığını, kaç kişinin hayatını kaybettiği. .nasıl gomuldukleri, ticaretin durduğu,normal hayatın akışının sekteye ugradigi bir hastalik sehrinin portresini gözünüzün önüne seriyor...
1664 yılında Hollanda da ithal edilen bir parti ipeğin açılması ile salgın başlıyor ..köyleri ,kentleri ,kasabaları silip süpürüyor. .binlerce sayılı ya da sayılamamış ceset bırakıyor ardında ..ince detayları geçerek söylüyorum ki ara sıra yazar kendini tekrar etsede okunmaya değer ...
Insan düşünmeden edemiyor ..aynı şey bugün olsa ..hangi hükümetler ,sağlık örgütleri nasıl tedbirler alırdı? Acaba dünya nüfusunun büyük bölümünü yok etmek isteyen üst akıl böyle bir komplo kurabilirmi insanlığa ...sorular ..sorular...sorular...
Efendim sağlıkla kalın :)iyi okumalar ..
90lı yıllarda kitaplara aşık olmamı sağlayan roman ...nasıl olur da eklemeyi unuturum..
Hatırlıyorum o zamanları ortaokuldaydım ve bu kitap sayesinde deli gb okumaya başlamıştım.ders çalışmayı bırakıp kitap okuyordum..sonuç mu? Okulun en çok kitap okuyan öğrencisi olduğuma dair bir belge aldım ve takdir alan öğrenci tesekkur aldı :)
Ben bu kitabı okurken diğer kitaplardan daha çok aklımda canlandı.Açıkçası kendimi Robinson'un yerinde hissediyordum.Özellikle yamyalar kısmı harikaydı.Hikayede çok güzel şeyler vardı.Her kaçışında sanki ben kaçıyordum.Kalbim atıyordu.Hayatım boyunca unutamayacağım kitaplardan biri.Ellerim titriyordu.Hatta 15 tatilde azar azar okuyordum.15 tatilin son gününde okula bir gün varken bir okumaya başladım.Saat 1'de bitti ve bitmesini hiç istemedim.Çok güzel bir kitaptı.Şu an İngilizce'sini okuyorum.
Bu kitapta zorlu yaşam tarzlarını anlatıyor.kendi kendine nasıl koruna bileceğini anlatıyor.Öncelikle Robinson bir adaya düşer.adada yaşamaya mecbur kalır.Zamanla adanın zor şartlarında ustalaşır.O adada 30 yıla yakın yaşar.Sonunda adadan bir şekilde gider.Benim bu kitaptan çıkardığım bir derste şöyleydi;
Her zaman rahatlığa alışıpta diğer insanları unutmamak.Bu kitap bizi doğruya sürüklediği ve çokkkkk güzelde olduğu için tavsiye ederim.Hayatın tadı çok güzeldir,ölüme doğru pislenir.
Kapitalizmi (batının sömürgeciliğini) çok güzel anlatan bir roman
adaya düşmeden önce dindar değilken orda dindar olması dara düşünce aklınıza din ve tanrının geldğini gösterir . dara düşmeye gerek kalmadan tanrının her zaman bızımle oldugumuzu unutmamak lazım

cumaya öğrettiği ilk kelime master (efendi) olması romanın ana fikrini gayet hoş bir şekilde özetliyor ...

beğendiğim gönderiler
#25299030

#25298971


iyi okumalar =))
İnsan ne olursa olsun hayattan kopmaması gerektiğini, elindeki imkanları değerlendirerek yaşama sımsıkı sarılması gerektiği ilkesini en iyi anlatan bir kitap. Sürükleyici ve yalın bir anlatıma sahip bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Dört Beş senede bir özleyip okuduğum bir kitaptır. Öyle sanıyorum ki günlük hayatından sıkılan her insan Robinson gibi ıssız bir adaya düşsemde kendi hükümetimin tek sahibi olsam diye düşünmüştür.

Yazarın biyografisi

Adı:
Daniel Defoe
Unvan:
İngiliz Yazar ve Gazeteci
Doğum:
Londra, 1659
Ölüm:
24 Nisan 1731
Londra'da doğdu. Charles Morton Akademisi'nde ilahiyat okudu. Okulu bitirdikten sonra ticarete atıldı. Bu arada Almanya, İtalya, Fransa ve İspanya'ya geziler yaptı.

Bir süre siyasete ve ardından devlet hizmetine girdi. Daha sonra gazeteciliğe geçti. Bu sırada yazarlığa başladı. Robinson Crusoe'nun Hayatı ve Hayret Uyandırıcı Serüvenleri adlı eseriyle 60 yaşındayken üne kavuştu. 71 yaşında Londra'da öldü.

Defoe, romanların yanı sıra şiir, hikaye; tarihsel, dinsel, politik, didaktik ve ekonomik yazılar kaleme alındı. Daniel Defoe, eserlerinde gerçekçi bir tarzda cesaret, mutluluk ve insan iradesinin verimli kullanılması gibi konuları işlemektedir.

Yazar istatistikleri

  • 160 okur beğendi.
  • 4.170 okur okudu.
  • 35 okur okuyor.
  • 1.035 okur okuyacak.
  • 33 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları