Dante Alighieri

Dante Alighieri

8.3/10
332 Kişi
·
970
Okunma
·
354
Beğeni
·
22.522
Gösterim
Adı:
Dante Alighieri
Unvan:
İtalyan Ozan ve Politikacı
Doğum:
Floransa, İtalya, Mayıs-Haziran 1265
Ölüm:
Ravenna, İtalya, 14 Eylül 1321
Dante Alighieri (Mayıs-Haziran 1265, Floransa - 14 Eylül 1321, Ravenna) İtalyan ozan ve politikacı. En bilinen eseri, Ahirete yapılan bir yolculuğu anlattığı İlahi Komedya`dır (La Divina Commedia). Bu eser Cehennem, Araf ve Cennet isimlerinde üç ciltten oluşmuştur. Dünya edebiyat tarihinin en büyük eserlerinden biri kabul edildiği gibi, modern İtalyanca`nın da temelini oluşturur... Domenico di Michelino (1465): Dante ve kitabı, Floransa Modern Avrupa ve İtalya için önemli bir figürdür ve İtalya'daki metal 2 €'ların tura tarafında Dante'nin resmi vardır... Dante denince ilk akla gelen isim belki de onun sonsuz bir aşk ile bağlandığı Beatrice'dir (Türkçe okunuşu: Beatris). Dante'nin çocukluğu ve gençliği hakkında çok az bilgiye sahip olunsa da, şairin dokuz yaşındayken kendisinden bir yaş küçük Beatrice'ye aşık olduğu kesin olarak bilinmektedir. Komşuları Floransa'lı şövalyelerden olan Folco di Ricovero de' Portinari'nin kızı Beatrice ile komşularının evindeki bir eğlence sırasında tanışmıştı. Tanıştığı ilk andan beri Dante Beatrice'e büyük bir tutkuyla bağlandı. Beatrice ile ikinci kez karşılaştığında on sekiz yaşındaydı, bu ikinci karşılaşmadan sonra Beatrice'e olan sevgisi daha da derinleşti. Beatrice'e olan aşkı yazımını ve şiire olan bakış açısını büyük oranda etkileyecekti; İlahi Komedya'nın tohumlarını atan belki de Beatrice'ye olan aşkıydı. Dante aşkından sevgilisine hiçbir zaman söz etmemiştir, nitekim 1288 yılında Beatrice Floransa'lı şövalyelerden Simone dei Burdi ile evlendi. Fakat Beatrice evliliğinden sadece iki sene sonra, 1290'da, yirmi dört yaşında öldü. Beatrice'nin ölümünden sonra Dante çalışmalarına daha sıkı sarılmış, Latin edebiyatı ve felsefeye kendisini adamıştır. Kuşkusuz Beatrice'nin ölümü Dante için büyük bir şoktu ve yazarın yazım hayatını da fazlasıyla etkiledi. Beatrice'nin çok genç bir yaşta ölmesi, Dante'nin onu ölümsüzleştirmesine yol açmış, fikriyatında Beatrice'ye maddi, ölümlü ve insani bir görünümden ziyade manevi, ölümsüz ve ilahi bir görünüm vermesine neden olmuştur.
“Başkasının ekmeğinin ne denli tuzlu, başkasının merdiveninden çıkmanın ne denli zor olduğunu göreceksin.”
...çünkü gerçekten uzağı görmeli insan,
herkes için doğrudur bu, yoksa
gereksiz yüklerle dolar gemisi.
Spoiler Içerir ....

Ilahi Komedya...Dante'nin Orta Çağ ile Rönesans arasındaki geçiş döneminde yazılmış, "dussel yolculuğu"dur.Her ne kadar komedya diye ifade edilse de güldüren hikayelerden çok ,düşündüren ve acı sonları işlemiştir Dante.Komedya denmesi bu kitabında sonu Cennet'le bittiği için "sonu güzel biten hikayeler " anlamını taşıyor .


İlahi Komedya Dante'nin yaşam oykusunun sanatına yansıması olarak değerlendirilir.
Dante, İtalya’ya egemen olan toplumsal çalkantıları, güçlü bir imparatorun olmayışına ve imparatorun dizginleyemediği papalığın yayılmacı amaçlarına bağlar.Dönemin koşulları yüzünden bulunduğu ülkede yaşama hakkı elinden alınarak 20 yıla yakın bir sürgün hayatı yaşamaktadır .Bu serzenisini de Cennet'in 17 .Kantosunda su şekilde dile getirmektedir :

"58- Başkasının ekmeğinin ne denli tuzlu,başkasının merdiveninden çıkmanın ne denli zor olduğunu göreceksin."

Mülteci gibi hayatı hep ilticadan ilticaya geçmiştir.En güzel eserlerini de bu sıkıntılı dönemlerden ilham alarak yazmıştır .

İşte Dante iç dünyasındaki o karmaşayı Tanrı'ya siginmakta bulur .Ilahi Komedya vesilesiyle insanlara şiir aracılığıyla bu yolları gösterir .İlahi Komedya’nın tarihten, felsefeden dinbilime, gökbilime, geometriye uzanan bir ansiklopedi niteliği de taşıması, bir başka özelliğidir.

35 yaşında "yaşam yolunun ortasında" gunahlarla çevrili bir ortamda kendini bulma yolculuğuna çıkar Dante.Ilahi Komedya 14 233 dize sayısından oluşur .Hristiyanliktaki teslis inancının etkisinde kalan Dante bu dussel yolculuğunu 3 bölüme ayirmistir.
Cehennem,Araf ve Cennet olmak
üzere ...Ayrıca her bir bölüm Cehennem'deki giriş bölümü sayılmazsa 33 kantodan oluşur .Paragraflarin başındaki numaralandirmalar ise 1-4-7-10 gibi üçer artislarla numaralandirilmistir .

Oğlak yayınları ,Rekin Teksoy cevirisiyle okudum .Gerçekten çok başarılı buldum .Dip notlarla sizin anlatılan hadiselerin neye binaen anlatıldığı noktasında yorumlarla okurlarin daha iyi anlaması sağlanmış .Büyük bir tebriği hak etmiş gerçekten Rekin Teksoy...Kitabı okurken özellikle Araf ve Cennet kısımlarında sıkıldığım da oldu .Genel itibariyle okunması gayet kolay...

Dante'nin Ilahi Komedya 'yi yazmasinda kendisi 9 yaşındayken İlk defa 8 yaşında gördüğü ,İkinci defa 18 yaşında göreceği genç yaşta vefat eden Beatrice olan platonik aşkından ilham aldığı söylenir .Ölümsüzlüğe giden yolları araştırır ve bunun sonucunda aşkına kavusacagi zamanı düşler .

Ilahi Komedya'nin bana göre en çarpıcı ,acıya ve eziyete canli canlı şahit olduğumuz ,kafamızda canlandirabildigimiz, aksiyonlu yönü Cehennem Bölümüdür .Burası aşağıya indikçe daralan iç içe geçirilmiş 9 daireden oluşur .Aşağıya doğru indikçe cezanın şiddeti artar .Dante'ye göre insanlar dunyadayken yaptıkları yanlış seçimlerden dolayı bu cezaya carptirilmistir.Cezanın ağırlığı günahın siddetiyle dogru orantılıdır .Cehennemdeki yolculuğunda aklı temsil eden Vergilius eşlik edecektir .Dikkatimi çeken husus Dante,Cehennem'in giriş bölümüne dürüst hayat yaşamış ,hristiyanliktan önce yaşadıkları için vaftizten yoksun kalmış ,kendisinin esinlenip örnek aldığı kişileri,Platon,
Aristo,Diyojen,Selahaddin Eyyubi,Ibni Sina ,Ibni Rust gibi değerli insanları Cehennem'in İlk dairesi olan Limbus'ta agirlamistir .Diğer dairelerinde ise aşağıya doğru indikçe şehvet duskunleri,oburlar,cimriler,savurganlar,
sapkinlar,intihar edenler ,boluculer,İki yüzlüler,rüşvet yiyenler vs .yargilanirlar .Vergilius ile Dante’nin Cehennem yolculukları boyunca karşılaştıkları kişiler arasında filozoflar, şairler, politikacılar, din adamları, kraliçeler, ünlü kadınlar, papalar, kardinaller, imparatorlar, Floransa’nın ünlü kişileri yer alır. Bu kişilerin her biri, günahı ile orantılı olarak ceza çeker.

Cehennemin 8.dairesine layık gördüğü Peygamberimizin (sav) Hristiyanlık varken yeni bir din çıkardığı bahanesiyle,indirilmiş vahiyden habersiz bölücülükle yargılar.Bu da inanan okurlarin canını sıkabilir.Ancak Cevirmenin dipnot olarak belirttiği Islam büyüklerine saygılı olan Dante'nin bu fanatik tutumuna tepki gösteren Abdulhak Hamit Tarhan'in Tayflar Geçidi eserinde bu tutuma sert çıktığı ,peygamberimize iftira attığı beyanı tepkisine "Ben sonra anladım ki hata etmişim yaman " Dante'ye soylettigi ifade edilir .

Zaten Dante'nin Ilahi Komedya'sinin Islami bilginlerden,goruslerinden etkilenerek yazıldığı söylenir .Açıkçası ben de okuduğumda içerik olarak olmasa da yapısal olarak Miraç yolculuğundan etkilendiğini düşündüm .Yine Arsi Ala tabiri ,günahlardan arınma vs gibi tabirler bizim dusuncemize çok yakın geldi .Zaten Peyami Safa da Din,Inkılap ve Irtica kitabında Dante'nin Islami düşüncelerden,bilginlerden esinlenmesi yönüyle bu savi dogruluyor.

İkinci Bölümünde yani Araf Bölümünde ise meleklerin olduğu,şarkıların söylendiği dingin ,cennet ile cehennem arasında köprü görevi gören sağdan sola yukarıya doğru yükselen yedi kattan oluşan dairelerden oluşur .En üst katında Yeryüzü Cenneti bulunur .Buradaki yolculuğunda Vergilius eşlik eder kendisine .

Cennet Bölümünde ise bir gezegenden gezegene düz bir çizgi şeklinde devam eden ,katlara cikildikta ışık yoğunluğunun arttığı ,sevgi ,umut ve inanç sınavının verildiği Arsi Ala'ya ulaştığı yolculuğu anlatılır.Bu yolculukta kendisine Beatrice eşlik eder .

Dante, dizelerinin allegorik bir anlam
içerdiğini vurguluyor ve okurlarin yorumlamasini istiyor.Bundan dolayı kitabın bana yansıyan yonlerine baktığımız zaman,Dante Cehennem ve Araf yolculuğunda kendisine eşlik eden Vergilius ile aklı temsil ediyor .Vergilius ile ancak Cennet'e kadar yol alabiliyor .Dante Cennet'e kadar olan bu yolculuğunu akıl bilgisiyle tamamlayabiliyor.Cennette ise kendisine eşlik eden Beatrice ile ancak kalbiyle yolculuğunun en üst noktasına ,zirvelere çıkabiliyor .

Dante Cehennem yolculuğunda da şahit olduğumuz gibi dönemin olumsuz şartlarından etkilenerek insanların akıllarını sadece kötüye yorduklarini düşünüp,bundan dolayı onları bir azaba layık görüp aklın sınırını çizmistir.Akıl bilgisiyle Cennet'e varilamayacagini göstermiştir.Ama dinimizde de aklın ziyasi fununu medeniye,kalbin nuru ulumu diniyedir.Yani dünyaya ve ahirete ait bilgiler birbirinden bağımsız hareket
etmemeli .Birbirine eşlik etmeli.

Aynı zamanda nasıl ki Güneş bir ışık kaynağıdır .Ay da ona göre daha keşif ve karanliklidir.Ay'in parlaklığı Güneş'ten istifadesine bağlıdır .Bunun gibi kalbi güneşe,ayı da akla benzetirsek aklın ışığı ve nuru kalpten gelir .Akıl ve kalp Dante'nin dussel yolculuğunda ona birlikte eşlik etmeliydi .

Dante İkinci olarak Cehennem'de aklin sadece kötülükten yana olmasını ,kötülüğü düşünmesiyle ;kötülüğü emreden nefis olan nefsi emmareyi anımsattı.Araf’ta ruhun eğitilmesi, işlediği günahlardan pişman olmasının sağlanması amacını gutmesi de bana pişmanlık duyan ,tevbe eden nefis anlamında nefsin mertebelerinden nefsi levvameyi çağrışım yaptırdı .Son olarak Dante'nin Tanrı 'yi sonsuz bir ışık kaynağı olarak yorumlayip Arsi Ala'ya ulaşması ,günahlarından arinip,nefsinin tezkiye edilmesi,içinin sevinçle dolması , doyuma ulaşmış nefis anlamında nefsi mutmainneyi hatırlatmış oldu .


Zaten Dante Tanrı 'ya yakınlığı nispetinde sonsuz bir lezzete ulaşıp ,aşkını bakilestiriyor.Tanrı tarafından iltifata mazhar oluyor .Inanan insanlar olarak bize bakan yönüyle de kendime ders aldım bu mevzuyu.
"Münasebet ne ise muamele ona göre olur. Bizim burada Rabb'imizle münasebetimiz, ötede Rabb'imizin bize olan muamelesini belirler."

Son olarak Ilahi Komedya'nin orjinal Cehennem cizimini merak edenler için ;

https://youtu.be/MAhxyTdnViU

Bikaç birşey daha yazacaktım ama burada noktalayayim .Okuyan arkadaşlara teşekkür ederim.Umarım faydalı olmuşumdur .

Keyifli okumalar...
Sitedeki Dante - İlahi Komedya incelemelerinin hepsini okuyup, bir ara mutlaka bu en sevdiğim ve üç kez sil baştan Rekin Teksoy'dan okuduğum büyük esere inceleme yazacağım dedim kendi kendime..
Bugün işte bunu yapıyorum. Uzun olacak evet ama okuyacak birçok arkadaşımın olduğuna eminim...

Dante'yi birçoğumuz belki İlahi Komedya sayesinde biliyoruz. Benim gibi bazılarınız da hayatını merak edip araştırdınız belki.. Üniversitelerde tez konusu olarak da verilen İlahi Komedya, Dante'yi anlamak için önemli bir kaynak.

Dante'nin 1307 - 1321 yılları arasında yaptığı düşsel gezidir İlahi Komedya. Cehennem, Araf ve Cennet olarak üç bölüm, her bölüm otuz üç kanto ve Cehennem giriş kantosuyla yüz kantoya ulaşan eserde Dante insanlara yol göstermeyi amaçlamıştır. 7 Nisan 1300 Perşembe gece başlayan yolculuk, 14 Nisan 1300 Perşembe öğleden sonra sona erer. 1300 yılının bir özelliği de Dante'nin "yaşam yolunun ortasında" yani otuz beş yaşında olmasıdır.

Cehennem ve Araf boyunca Dante'ye şair Vergilius; Cennet'te ise büyük aşkı ve ölene kadar seveceği Beatrice eşlik etmiştir. Vita nuova'yı (Yeni Hayat) okuyanlar Beatrice'i daha iyi bilirler..
Dante İlahi Komedya'da teslis ilkesini kullanıp üç sayısına büyük önem vermiştir. Üç bölümden oluşan eserin her biri otuz üç kantodur ve Beatrice Araf otuzuncu kantoda ortaya çıkar.. Bunun gibi birçok örnek verilebilir teslisin eserdeki önemine.

Eserin bana göre en ilginç kısmı buzlarla kaplı olan Cehennem.. Dante'nin yarattığı Cehennem iç içe dokuz kattan oluşan ve aşağı doğru inildikçe cezaların da arttığı bir dairedir. Yani günah ne kadar fazlaysa, ceza da o denli fazladır. Lucifer'in de ortaya çıkması ilginçliği arttırır. Tabi ki birçok filme hatta kitaba da konu olmuştur. Bence en iyisi de Dan Brown tarafından yazılan Inferno'dur. (Cehennem)

Araf ise Lucifer'in dünyaya düşerken açtığı cehennem çukurundan savrulan toprakla oluşmuştur ve üst katlara çıkıldıkça cezalar azalır.
Cennet, Dante'nin alevlerle tabir ettiği yerdir. Ve on kattır. Her katı bir gezegen olarak adlandırılmıştır. Ve burada Beatrice, Dante tarafından övülür..
Her katta karşımıza ünlü, şair, yazar, siyasetçi, düşünür, din adamı ve daha birçok kişi çıkar. Her biri, yaptığı şeyler ve Dante'nin tasvip etmediği yaşamları yüzünden cezalandırılırlar...

Şimdi de kısaca çeviriden bahsedeceğim. Sanıyorum ki birçok kişi fiyat da uygun geldiği için farklı yayınları tercih ediyor. Tüm İlahi Komedya çevirilerini ayrı ayrı okudum. Ve samimiyetle Rekin Teksoy'un en iyisi olduğunu söylemeliyim. Oğlak Yayıncılık tarafından basımı yapılan eser en iyi çeviriye sahip. Şu ana kadar da yirmi üç baskı yaptığını sanıyorum.
Yavaşça, anlayarak ve üzerinde düşünerek okunması gereken bence bugüne kadar yazılmış en iyi eserdir İlahi Komedya.
Hayatı sürgünler ve hapis yaşamı ile geçen şair Dante...
Bu bize her dönem görüş ayrılıklarının yasak oluşunu ve ifade özgürlüğünün olmayışını gösteriyor.
Dante'yi İlahi Komedya okurken derinden hissetmiştim aslında, ancak üstüne şiirlerini de okuyunca zarif ve naif bir ruhu olduğunu daha iyi anladım.
Bu eseri ise hepsinden farklı. Felsefi ve politik görüşlerini örneklendirerek aktarmış bize. En çok Aristo ve Cicero'dan yararlanmış ve örnekler vermiş. Peki ne göstermek istiyor?

Monarşi'nin tanımı ile başlayalım: Siyasal gücün tek bir kişinin elinde bulunduğu ve aileden geçen yönetim şekli. Yani krallık, padişahlık...
Şu yaşadığım dönemlerde kesinlikle istemediğim bir sistem. Fakat Dante'nin bakış açısı biraz farklı bu yönetime. Buna geçmeden önce şunu da ekleyeyim ; Dante'yi az çok okuyanlar veya araştıranlar dindar bir insan olduğunu bilir. Sonunda tekrar dine ve Tanrı'ya bağlıyor.

Ne anlatıyor Dante?
" Kendi içinde bölünen ülke yıkılır." Matta İncilinde yer alan bu söz ile Dante'nin savunduğu görüş; bundan yola çıkarak yönetim sistemi tek bir kişide birleşmelidir. Eğer parça parça olursa, o devlet bütün olamaz, birlik olamaz ve dağılmaya mahkum olur. Bize verilmek istenen mesaj birinci kitapta budur.

Bu eser üç bölümden oluşuyor: 1,2 ve 3. Kitap olmak üzere.

İkinci kitaba gelirsek; burada ise, Roma Imparatorluğuna geniş olarak yer verilmiş. Başarıları, destanları ve İmparatorluğun yönetimine değinmiş.

Üçüncü kitapta ise; Dante yine dini bağlılığını önümüze sermiş. İki ayrı yönetime karşı çıkarak , imparator ve papa, bunların bütün olmasına, papanın ise yönetime karışmaması gerektiğine vurgu yapmış. Ayrıca tüm bölümleri ise şöyle birleştirmiş; Tanrının bir olduğu gibi imparator da tek olmalı.

Okurken keyif aldığım bir eserdi. Bazı yerlerde zaten Homeros da alıntılar vardı. Bildiğim için yabancılık çekmedim.
Etkinlik kapsamında okuduğum bu eser ile bir etkinliği daha kendimce bitiriyorum. Herkese teşekkürler ve keyifli okumalar.
Borges'in dediği gibi; düşüncelerine katıldığım söylenemez ama hiçbir kitap benim bu kadar yoğun hazlar almamı sağlamadı. İkinci defa okurken daha fazla keyif aldığımı söyleyebilirim sebebiyse ilk okumamda tanımadığım kişiler hakkında notlar çıkarmamdı.
Dante, Vergilius ile çıktığı yolculukta okuyucuyu hem tarihi karakterlerle tanıştırarak yeni şeyler öğrenmesine yardım ediyor hem de hayal gücünüzü zorlayan mükemmel tasvir ve kurgusuyla okurken büyük zevk almanızı sağlıyor. Ağır bir kitap ama Rekin Teksoy'un çevirisi ve dipnotlarda verdiği bilgiler okunması kolaylaştırıyor. Sadece kurgusu için bile okumanızı öneririm.
Kitaplar diyorum, iyi ki varlar...
Kitabın ismini ilk olarak bir filmde duymuştum kitaplıkta karşıma çıkınca da alıp göz gezdirmek istedim ama daha ilk sayfadan kitapla muazzam bir bağlantı içine giriyorsunuz. Bende alıp okuma kararı aldım. İyi ki de okumuşum. Gerçekten abartısız söylüyorum muazzam bir kitap. Bayıldım.
Kitap karikatür şeklinde tasarlanmış ve dili oldukça sadedir.
Konusuna gelecek olursakta, konu seçimi en temel konudur. Yani hakikatten bahsediyor. Olmuş ve olması gereken her ne varsa işin özüne inerek oldukça açıklayıcı ifadelerle hakikati anlatıyor.
Okuyun, pişman olmayacakğınız gibi okudunuz diye teşekkür de edersiniz.
Kitabı baştan sona okumak maksimum bir saatinizi anca alır. Kesinlikle tavsiye ederim.
Herkese keyifli okumalar dilerim...
Şu kısacık okur hayatımda, okuduğum en uzun soluklu kitabı bitirmenin haklı gururunu yaşıyorum. Aferim bana :)

Kitabın şöyle kabaca  bir eskizini çizecek olursak, Dante, Cehennem,Araf ve Cennete yaptığı hayali seyahatini ve orada gördüklerini kendi ağzından bize anlatıyor. İlk olarak Cehennem ile başlıyor yolculuğu. Cehennem, aşağıya inildikçe daralan dokuz katmanlı bir çukurdan oluşuyor ve çukura inildikçe insanların çektiği acıların dozuda artıyor. Dante tanıdığı, duyduğu , siyasetçisinden din adamına, önemli bilim insanlarından mitolojik karakterlere kadar   kim varsa atmış hepsini cehenneme. Dönemin siyasal olayları yüzünden sürgün edildiği bir zamanda yazmış olduğundan mütevvellit bütün kinini, nefreti yansıtarak intikam almak istercesine doldurmuş cehennemi sevmediği insanlarla.

Ve öyle bildiğimiz klasik cehennem gibi bir yer değil orası. Hani sadece yansalar iyi...  türlü türlü işkenceler mide bulandırıcı şeyler... yer yer " insan, insana bunu yapar mı?" :) demeden alamadım kendimi. Cehennem bölümünü genel itibarıyla beğendim tek falsosu benim için 28. kantoda Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Hz. Ali için yazdıkları... Cehennemin sekizinci katmanında yani bölücülerin cezalandırıldığı bölümde, hıristiyanlık varken yeni bir din tebliğ ettiği için peygamber efendimizi ve Hz. Ali'yi son derece çirkin ifadelerle bölücü olarak anlatmış. Bunu da Dante'nin koyu bir hıristiyan olmasına ve İslamiyetin o dönem hızla yayılmasına bağlıyorum. Ama keşke bu hakareti hiç yapmamış olsaydı çünkü kitaba olan bütün hayranlığımı kaybetmeme sebep oldu...

Gelelim Araf'a... Araf kelimesi oldum olası bana kasveti çağrıştırmıştır. Araf'a başlarken  çok kasvetli ve bunaltıcı bir şey okuyacağımı düşündüm ama hiçte öyle olmadı. Cehennem çukurundan sonra Araf dağı çok iç açıcı ve rahatlatıcı bir bölümdü.

Araf, yedi kattan oluşan bir dağ ve yedinci katında cennetin kapısı bulunuyor. Burada insanlar yaşarken hoşnut edemedikleri tanrıyı ölüler ülkesinde hoşnut ederek cennete girmeyi umuyorlar. Göndermelerin bol olduğu, okumasının gayet keyif verdiği bir bölümdü.

Son olarak Cennet... Beni en çok şaşırtan bölüm burasıydı. Zira hayalimdeki cennetten çok uzak bir cennet tasarlamış Dante... Ben suların aktığı, yeşilliklerin, türlü türlü çiçeklerin muhteşem yiyeceklerin, güzel kokuların hakim olduğu bir cennet beklerken Dante yıldızlar arası bir yolculuk anlatmış bize. Bir ara " İnterstellar" filmini izliyorum sandım. :) Ama genel anlamda keyifliyidi.  Özellikle çocukluk aşkı Beatrice'e olan sevgisini anlattığı  ve cennette yükselirken Beatrice'in Dante'de ki tesirinin de artığı  yerler "Vay canına!" :)

Sözün özü, İlahi Komedya' yı  inceleyecek kapasitede değilim. kendimce izlenimlerim bunlar. Sıkıcı bir kitap olmadığını söylemek isterim. Özellikle bol göndermeli bir kitap olduğu için acaba Dante şimdi kime giydirecek, kime laf sokacak diye merak ve keyifle okutuyor kitap kendini. Merak edip okumak isteyenlere keyifli okumalar.
Pirelerin berber olduğu zamanda yazılıp da karizmasında tek çizik olmayan Dante'nin eseri 3 bölümden oluşuyor.

Yoğun ağdalı dil taarruzunun da etkisiyle, Araf ve Cennet bölümlerini okurken sürekli esnediğinizden, yakınınızdakiler size epey bir nazar değdiğini düşünecek.( Tabi Antik Yunan tarihinden Orta Çağ' a kadar tarih ve edebiyat bilginiz varsa karşınıza çıkacak tanıdık karakterler esneme sayınızı ters orantıda etkileyecektir.)

Ama ilk bölüm olan Cehennem'in hatırına hepsine dayanacaksınız.Cehennem tasvirleri o kadar gerçekçi ki yolunuz camiye pek düşmese de, cuma namazında ön saflardan yer kapma tırsaklığı bütün vucudunuzu saracak...

7 büyük günahla ilgili bölümlerde aklınıza Seven filmi ve Morgan amcamız gelecek...

Hz Muhammed ve Hz Ali'yi Cehennemde acı çekerken tasvir etmesi, dini konularda biraz daha hassas olan okuyucuyu kızdıracak.

Gerçi empati kurulursa kızacak bir şey de yok.Adamın aşık olduğu dininin tamamen yalan olduğunu söylüyorsun.O da,gücünün yettiğince, seni yazdığı kitapta çok kötü bir şekilde göstermeye çalışıyor.

Yine de rahmetli yazarımıza giydirmek istiyorsanız,saygılar şelale,atış serbest...

Cebren okutunuz efenim.....
Birkaç sene önce okuduğum, okumaya sürekli devam ettiğim, alıntı yapmaktan hoşlandığım kitaptır.:) Bitirince tek düşündüğüm "Keşke orijinal diliyle okuyabilseydim." olmuştu. Rekin Teksoy'un çevirisi harika tabii ki ama sanki bir şeyler eksik gibi hissettirmişti.

Bilindiği üzere Dante'nin Cehennem-Araf-Cennet yolculuğunu anlatır. En sevdiğim bölüm çoğu kişi gibi 'Cehennem'. Söylemeliyim ki bu bölümü okurken bir yandan Botticelli'nin Cehennem tablosuna göz atmak hayal dünyasındaki bazı kurguların tam olarak oturmasını sağlıyor.

Dante'ye karşı başka bir hayranlık uyandıran şey onun sonsuz Beatrice aşkı. Beatrice'e özellikle 'Cennet' bölümünde sık ve aşkla rastlanır...

Naçizane fikrim İlahi Komedya herkesin okuması gereken bir eser. Özellikle düşüncelerin uyutmadığı gecelerde rahatlamaya birebir.:)
Söyleyebileceğim o kadar şey var ki...Tek diyebileceğim şey "Sen nasıl bu kadar basit ama karmaşık, saatlerce düşündüren bir kitabı böyle hayran olunası bir şiirsellikle yazdın? Hele ta o zamanlardan nasıl bu kadar iyi insan-durum-siyaset tahlilleri yapabildin? Nesin sen Dante? Ne? "
Dante, İlahi Komedya yı 14.yy da yazmistir.Komedya "sonu iyi biten hikaye" anlamına gelmektedir.Dante Cehennem,araf ve Cennete yaptığı fantastik bir gezi anlatmaktadır.Bu eser Dante nin yakılarak öldürülmesine yol açmıştır.Ortaçağ da kilise üstün bir güç olarak karşımıza çıkıyor.Dante papanın siyasete bulaşmasını ve yolsuzluklarını, skandallarını korkusuzca eleştirmiştir.Eserde Dante ye hocası Vergilius yoldaşlık ediyor.Cehennemi 9 tabaka şeklinde düşünmüş.Cehennem tasvirleri çok can yakıcı.Dante kutsal kitapların tümünü okumuş fikrimce.Dünyada ne iyi ne kötü olanları ilk tabakaya vaftiz edilmeyemleri ikinci tabakaya sirasiyla yerleştirmiş.Hristiyanliktan sonra yeni bir din anlayışı getirdiği için Hz Muhammed e karşı oldukça önyargılı olduğunu gördüm.
Benim dikkatimi çeken Dante cehennemin en kötü tabakasına din adamlarını yerleştirmiş en iyi tabakaya da felsefeci ve bilimadamlarını yerleştirmiş.Aslında kitap baştan sona Avrupa tarihi ile ilgili.Evrensel bir takım değerleri ele aldığı için bir başyapıt.
Ben sadece Cehennemi ni okudum.Unutmadan Beatris ten de bahsedeyim.Dante nin sonsuz bir aşkla bağlı kaldığı karısı Beatris.9 yaşında onunla karşılaşıyor Beatris de 8 yaşında.Yakılarak oldurulene kadar ona büyük bir aşkla tutkun.Sanat eserlerine de ilham kaynağı kaynağı olmuşlar.
İlahi Komedya okunması zor bir eser. Zoru severim diyorsanız Dante sizi bekliyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Dante Alighieri
Unvan:
İtalyan Ozan ve Politikacı
Doğum:
Floransa, İtalya, Mayıs-Haziran 1265
Ölüm:
Ravenna, İtalya, 14 Eylül 1321
Dante Alighieri (Mayıs-Haziran 1265, Floransa - 14 Eylül 1321, Ravenna) İtalyan ozan ve politikacı. En bilinen eseri, Ahirete yapılan bir yolculuğu anlattığı İlahi Komedya`dır (La Divina Commedia). Bu eser Cehennem, Araf ve Cennet isimlerinde üç ciltten oluşmuştur. Dünya edebiyat tarihinin en büyük eserlerinden biri kabul edildiği gibi, modern İtalyanca`nın da temelini oluşturur... Domenico di Michelino (1465): Dante ve kitabı, Floransa Modern Avrupa ve İtalya için önemli bir figürdür ve İtalya'daki metal 2 €'ların tura tarafında Dante'nin resmi vardır... Dante denince ilk akla gelen isim belki de onun sonsuz bir aşk ile bağlandığı Beatrice'dir (Türkçe okunuşu: Beatris). Dante'nin çocukluğu ve gençliği hakkında çok az bilgiye sahip olunsa da, şairin dokuz yaşındayken kendisinden bir yaş küçük Beatrice'ye aşık olduğu kesin olarak bilinmektedir. Komşuları Floransa'lı şövalyelerden olan Folco di Ricovero de' Portinari'nin kızı Beatrice ile komşularının evindeki bir eğlence sırasında tanışmıştı. Tanıştığı ilk andan beri Dante Beatrice'e büyük bir tutkuyla bağlandı. Beatrice ile ikinci kez karşılaştığında on sekiz yaşındaydı, bu ikinci karşılaşmadan sonra Beatrice'e olan sevgisi daha da derinleşti. Beatrice'e olan aşkı yazımını ve şiire olan bakış açısını büyük oranda etkileyecekti; İlahi Komedya'nın tohumlarını atan belki de Beatrice'ye olan aşkıydı. Dante aşkından sevgilisine hiçbir zaman söz etmemiştir, nitekim 1288 yılında Beatrice Floransa'lı şövalyelerden Simone dei Burdi ile evlendi. Fakat Beatrice evliliğinden sadece iki sene sonra, 1290'da, yirmi dört yaşında öldü. Beatrice'nin ölümünden sonra Dante çalışmalarına daha sıkı sarılmış, Latin edebiyatı ve felsefeye kendisini adamıştır. Kuşkusuz Beatrice'nin ölümü Dante için büyük bir şoktu ve yazarın yazım hayatını da fazlasıyla etkiledi. Beatrice'nin çok genç bir yaşta ölmesi, Dante'nin onu ölümsüzleştirmesine yol açmış, fikriyatında Beatrice'ye maddi, ölümlü ve insani bir görünümden ziyade manevi, ölümsüz ve ilahi bir görünüm vermesine neden olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 354 okur beğendi.
  • 970 okur okudu.
  • 73 okur okuyor.
  • 1.265 okur okuyacak.
  • 54 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları