Davut Aydüz

Davut Aydüz

YazarÇevirmen
8.3/10
38 Kişi
·
178
Okunma
·
9
Beğeni
·
2322
Gösterim
Adı:
Davut Aydüz
Unvan:
Türk Öğretim Görevlisi, Yazar
Doğum:
Çanakkale, Türkiye, 1962
1962’de Çanakkale ilinin Çan ilçesine bağlı Hacılar köyünde doğdu. İlkokulu köyde, ortaokulu ilçede ve İmam-Hatip Lisesini de Biga’da bitirdi. 1981 yılında Atatürk Ün. İslâmî İlimler Fakültesine başladı ve 1986’da mezun oldu. Beş yıllık diploma aldığı için 1987’de aynı fakültenin Tefsir Anabilim Dalın’da Doktoraya başladı. 1992’de Marmara Ün. İlâhiyat Fakültesinde Doktorasını tamamladı. 1990-1993 arası İstanbul adalar ilçesinde diyânete bağlı olarak vâizlik yaptı. 1993 Mart ayında Harran Ün. İlâhiyat Fakültesi’nde Tefsir Öğretim Görevliliğine intikal etti. Aynı fakültede Temmuz ayında Yardımcı Doçent oldu. Ekim 1993’te Sakarya Ün. İlâhiyat Fakültesi’ne Yardımcı Doçent olarak geçiş yaptı. 1993 Kasım döneminde Doçentlik Yabancı Dili verdi ve 1996 Ekim ayında da Doçent oldu. Millî Eğitim Bakanlığı bursu ile araştırma yapmak üzere 1994 Aralık-1995 Ağustos tarihleri arasında Mısır’da bulundu. Qafqaz Üniversitesinin daveti üzerine gittiği Bakü’de 1997-2000 yıllarında araştırmalar yaptı. Şubat 2002’de Profesör oldu. Askerlik vazifemi îfa etti. Evli ve iki çocuk babasıdır. Hâlen aynı fakültede Tefsir anabilim dalında öğretim üyesi olarak vazife yapmaktadır.
Bu konuda Bedîüzzaman: “Sakın deme, ‘Benim namazım nerede, şu hakîkat-i namaz nerede!’ Zira bir hurma çekirdeği, mânen bir hurma ağacı gibidir.”
Helâl ve hayırlı bir işe başlarken, Allah’ın adını anmak, her Müslümanın üzerinde titizlikle durması gereken görevlerindendir.
Huşû içinde kılınmayan, rükû ve secdeleri tam olarak yerine getirilmeyen namaz (âhirette) simsiyah zifiri bir karanlık halinde ortaya çıkacak ve sahibine ‘Senin beni zayi ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin!’ diyecektir. Allah’ın dilediği zaman gelince böyle kılınan namazlar, eskimiş elbise (paçavra) gibi dürülüp sahibinin suratına çarpılacaktır.
Yedi kat gök, dünya ve onların içinde olan herkes Allah’ı takdis ve tenzih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki O’nu hamd ile tenzih etmesin. Ne var ki siz onların bu tenzih ve takdislerini iyi anlayamazsınız. (İsrâ, 17/44)
Çünkü âyette, “Muhakkak ki namaz, insanı, ahlâk dışı davranışlardan, meşrû olmayan işlerden uzak tutar.” buyurulduğu halde, bizim kıldığımız namaz, bizi ahlâk dışı davranışlardan ve meşrû olmayan işlerden uzak tutmuyorsa, evet ortada ciddî bir problem var demektir.
Namazın özü, Cenâb-ı Hakk’ı tesbîh “Sübhânallah” demek, O’na hamd/şükür “Elhamdülillah” demek ve tekbir/ta’zîm “Allahu Ekber” demektir.
Namazı hakkıyla kılmak istiyorsak, tekbirle beraber Allah’ın dışındaki her şeyden sıyrılmalı ve gönlümüzü sadece O’na açmalıyız. Dudaklarımızdan dökülen her kelimeye şuurumuzun mührünü basmalıyız.
“ أَلَا بِذِكْرِ اللهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ “İyi bilin ki gönüller ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 28)”
Davut Aydüz
Sayfa 68 - Işık Yayınları
112 syf.
·Puan vermedi
Sevgili mümin kardeşlerim , az ve öz bir şekilde bizlere namazın ve namazı huşu içince kılmanın ne kadar mühim olduğu hatırlatılmış.Kılmadıklarımızdan çekildiğimiz gibi kıldıklarımızdan da hesaba çekileceğiz elbet.Sayfalarımızda yaradana secdeyi huşu ve hudu içinde tam manasıyla edâ edebilmenin yardımı edilmiş.Bana kattıkları tüm samimiyetimle çok fazla.Eksiklerimiz bilmediklerimiz ya da bilip unuttuklarımızdır.Hatırlamanız dileğiyle.
232 syf.
·10/10
Namaz dinin direğidir.Halkımız namaz sureleri olarak nitelendirilen-ki aslında tüm namaz suresidir Duha suresi Nas suresine kadar olan sureler ,ayet sayıların azlığı dolayısıyla ezberlemesi kolay olan surelerdir.
112 syf.
·4 günde·5/10
Kul olmak, kul olabilmek, kulluğa kabul olunabilmek.Rabbimizin verdiği bunca nimete hakkı ile şükür, hamd edebilmek.Hangisini doğru yapabiliyoruz. Hep bir taraf, hep bir şey eksik.Namaz da bu eksiklerimizden biri ne yazık ki...

Yazar hayatımızın merkezine koymamız gereken namazı anlayarak kılabilmemiz için bu kitabı yazmış. Kitapta namazda ve namaz dışında okunan arapça dua ve ayetlerin anlamlarına yer vermiş. Bunun yanında peygamberimiz (SAV) efendimizin namazda okuduğu herkesin bilmediği duaları da anlamları ile birlikte belirtmiş. Namazı anlayarak kılabilmek için yapılabilecek önerileri de kitabın sonuna eklemiş.

Rabbim, namazları en güzel şekilde anlayabilmeyi ve kılabilmeyi hepimize nasip eylesin(Amin).
168 syf.
·Puan vermedi
Kaf suresinin tefsirini bir kitapta toplamış yazar. Kıyamet günü cennet cehennem müslümanın vasıfları gibi konular detaylı işlenmiş bazen tekrarlara düşmüş hissi verse de doyurucu nitelikte dili sade ve anlaşılır
112 syf.
·13 günde·8/10
Adı üzerinde zaten namazı anlayarak kılmak isteyenler için rehber niteliğinde bir kitap.
Icerisinde namazda ve namazdan sonra okunacak kısa duaların açıklamasınada yer verilmiş.
188 syf.
·4 günde·9/10
"İnmemiştir hele Kur an , bunu hakkıyla bilin,
Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için."
Mehmet Akif ERSOY ,Safahat adlı kitabında aynen dediği gibi ibret almak, anlam çıkarmak ve yolumuzu çizmek için indirilen bir kitaptır KURANI KERİM.
Yasin suresi Kuranı Kerim in kalbi yani özüdür. Onu yüzünden okumak, mealini bilmek tefsirlerini araştırmak inanan bir gönle zevki ruhani verir. Zihni açar tefekkür deryalarına salar.
Yasin Suresi Tefsiri adlı bu eser birçok tefsirden de alıntı yapılarak oluşturulmuş biraz akademik biraz da halk dili. Ama baştan sona bir anlam arayışı. Bir çabanın ürünü.
188 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Bu kitapta,Kur'an'ı Kerim'in kalbi olarak adlandırılan " Yasin Suresi " hakkında bilgiler veriliyor ve tefsiri yapılıyor.Kullanılan akademik dil'den olsa gerek,ben okurken zorlandım.Daha akıcı bir dil olabilirdi diye düşünüyorum.Fakat buna rağmen tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
224 syf.
·9 günde·Puan vermedi
İlk okuduğun tefsir kitabı olması ve uzmanlık alanım olmaması nedeni ile bu kitap için kayda değer bir inceleme yapamayacağım. Kitabı okumak surenin ne zaman ve hangi olaylara istinaden nazil olduğu bilgilerini edindirmesi nedeni ile benim için çok değerliydi. Eğer bilmiyor iseniz bu bilgiler için bile bu kitabı okumalısınız.
İyi okumalar, kitaplarla kalın.

Yazarın biyografisi

Adı:
Davut Aydüz
Unvan:
Türk Öğretim Görevlisi, Yazar
Doğum:
Çanakkale, Türkiye, 1962
1962’de Çanakkale ilinin Çan ilçesine bağlı Hacılar köyünde doğdu. İlkokulu köyde, ortaokulu ilçede ve İmam-Hatip Lisesini de Biga’da bitirdi. 1981 yılında Atatürk Ün. İslâmî İlimler Fakültesine başladı ve 1986’da mezun oldu. Beş yıllık diploma aldığı için 1987’de aynı fakültenin Tefsir Anabilim Dalın’da Doktoraya başladı. 1992’de Marmara Ün. İlâhiyat Fakültesinde Doktorasını tamamladı. 1990-1993 arası İstanbul adalar ilçesinde diyânete bağlı olarak vâizlik yaptı. 1993 Mart ayında Harran Ün. İlâhiyat Fakültesi’nde Tefsir Öğretim Görevliliğine intikal etti. Aynı fakültede Temmuz ayında Yardımcı Doçent oldu. Ekim 1993’te Sakarya Ün. İlâhiyat Fakültesi’ne Yardımcı Doçent olarak geçiş yaptı. 1993 Kasım döneminde Doçentlik Yabancı Dili verdi ve 1996 Ekim ayında da Doçent oldu. Millî Eğitim Bakanlığı bursu ile araştırma yapmak üzere 1994 Aralık-1995 Ağustos tarihleri arasında Mısır’da bulundu. Qafqaz Üniversitesinin daveti üzerine gittiği Bakü’de 1997-2000 yıllarında araştırmalar yaptı. Şubat 2002’de Profesör oldu. Askerlik vazifemi îfa etti. Evli ve iki çocuk babasıdır. Hâlen aynı fakültede Tefsir anabilim dalında öğretim üyesi olarak vazife yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 178 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 106 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.