Derman Bayladı

Derman Bayladı

YazarDerleyenÇevirmen
7.9/10
40 Kişi
·
102
Okunma
·
3
Beğeni
·
1098
Gösterim
Adı:
Derman Bayladı
Unvan:
Prodüktör, Gazeteci, Yazar
Doğum:
1940
1940'ta doğdu. İstanbul İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji ve Klasik Filoloji bölümlerinde okudu. TRT İstanbul Radyosu'nda on beş yıl prodüktör olarak görev yaptı ve yüzlerce radyo programına imzasını attı. 1983 yılında gerçekleştirmiş olduğu Bu Şehr-i Stanbul adlı dizi programla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce Radyo-TV yayınları dalında 'Yılın Gazetecisi' seçildi. 1985 yılında TRT'deki görevinden kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Halen araştırma ve çevirilerinin yanı sıra 'Profesyonel Turist Rehberi' olarak çalışmaktadır.

Henüz Pertevniyal Lisesi'nde öğrenciyken tarih öğretmeni merhum Reşad Ekrem Koçu'nun anlatmış olduğu "Troilalı Hektor'un öyküsü" ve birlikte gezdikleri İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde gördüğü eserler orda mitolojiye karşı merak uyandırdı. Bu merak onu mitolojinin köklerini aramaya, Eski Yunan ve Latin dillerini öğrenmeye yönlendirdi. Anadolu kültür ve uygarlığı üzerinde yaptığı çalışma ve araştırmalardan edindiği birikimi bir yurt tanıtım hizmeti olarak yabancı konuklara da sunmak amacıyla "Turist Rehberliği" mesleğini seçmiş bulunuyor.

Çin Dağı, Çinçin Dağı adlı masal kitabı, Nesini Söyleyim (Mahmut Alptekin ile) adlı halk edebiyatı araştırması (Varlık Yay.) Tanrıların Öyküsü, Uygarlıklar Kavşağı Anadolu, İstanbul'un Yüreğinde Tarihe Yolculuk, Dinler Kavşağı Anadolu adlı inceleme kitapları, Nağmeler Tahtım Olsa adlı romanı (Say Yayınları) çeşitli edebiyat dergilerindeki ve Cumhuriyet gazetesindeki yazıları, İngilizce ve Fransızcadan yaptığı yirmi kadar çocuk klasiği çevirisi, TRT'de yayımlanan radyofonik oyunları kültürel etkinlikleri arasında yer almaktadır.
Kronos, kız erkek ayırt etmeden Rhea'nın doğurduğu bütün çocukları yutar. Rhea son olarak Zeus'u getirir dünyaya. Bakar ki en küçük oğlu da kardeşleriyle aynı yazgıyı paylaşacak, yavrusunu korusunlar diye annesi Gaia ile babası Uranos'a yalvarır. Kızının yalvarmalarına dayanamayan Toprak Ana, torununu Girit'teki İda Dağı'nda bir mağaraya saklar. Koca bir taşı bezlere sarıp, doğan en küçük çocuğu diye Kronos'a yutturur.
Tüm ilkçağlar boyunca ululanan Toprak Ana (Rhea ya da Kybele), değişik bir kavramla ama özde aynı olarak Hristiyanlıkta da sürdürüyor etkisini; Meryem'in kişiliğinde yine Tanrı Anası sıfatıyla.
Zeus, Latin mitolojisine Jupiter adıyla geçmiştir. Romalılar haftanın beşinci gününe onun adını vermişlerdi (Jovis dies).

Fransızca "Jeudi", İtalyanca "Giovedi", İspanyolca "Jueves" sözcükleri latincede 'jüpiter günü' anlamına gelen "jovis dies" den türemiştir. Biz bu güne perşembe diyoruz.
Derman Bayladı
Sayfa 31 - Say yayınları
"Pythagoras'ın öğrencileri akşamları kendi vicdanlarıyla hesaplaşmak zorundaydılar. Bu hesaplaşma üç soru üzerinde odaklaşırdı:
-Nerede hata yaptım?
-İyi ne yaptım?
-Yapmam gerektiği halde yapmadığım ne var?"
Döllenmeyle doğum arasındaki dokuz aylık süre nedeniyle yeni bir yaratığın dünyaya gelişinde erkeğin rolünü kavrayamayan ilkel insan, yaratıcılığı kadına vermekteydi doğrudan doğruya.

Çünkü dokuz ay süresince karnı durmadan büyüyen ve ardından da bir yeni canlıya yaşam veren kadındır.
Derman Bayladı
Sayfa 23 - Say yayınları
"Ne zaman yaralandın?" dedim.
"Üç gün oldu." diye cevapladı.
"Ne yaptın bunca zaman, ne yedin ne içtin?"
"Açlık dayanılmaz olunca bu gözeden bir parça su içiyorum."
"Ne istersin, ne yapalım senin için?" dedim.
"Hiçbir şey istemem. Kıtama yazın, beni firari olmayayım kaçtı sanmasınlar!"

Bu sözleri duyunca çok sarsıldım. Çok etkilemiştir bu olay beni. Günlerce aç kalmış, ağır yaralı bir Mehmetçiğin bu vatan sevgisi neyle ölçülebilir? Adam, ölüm halinde, "firari olmayayım" diye endişeleniyor. Ne demektir bu?
Pythagorasçılar "saf, temiz insanların tinlerinin doğum çemberinden kurtulduktan sonra Hades'in daha üst bölgesine çıktığına, oysa temiz olmayanların tinlerinin kopmaz bağlarla Erinylere bağlı olduğuna inanırlardı. Beden uykuya daldığında tin uyanık olduğu için, havanın, düşlerinde insanları ziyaret eden koruyucu tinlerle dolu olduğuna; iyi bir tine sahip bir insanın mutlu olduğuna inanırlardı.
"Prometheus,tanrılardan gelecek hiçbir hediyeyi kabul etmemesi için sıkı sıkıya uyarmıştı kardeşini.Ama kızın güzelliği karşısında çarpılan Epimetheus'un bir kulağından girmiş ötekinden çıkmıştı bu uyarı.Pandora bir de kutu getirmişti beraberinde.Kutuyu açarlar,ama açmalarıyla da ne kadar kötülük ve dert varsa yeryüzüne yayılır.Pandora kapağı kapatmak isterse de çok geçtir artık.Bir 'Umut' kalmıştır kutunun içinde,tam çıkmak üzereyken çıkamayan.İnsanları bunca olumsuzluk karşısında avutan 'Umut'.
264 syf.
·Puan vermedi
Bu roman, çağdaş bilim kurgunun temellerini atmıştır. Kehanet gibidir. Yıllar sonrasını sanki görebilmiş, hissedebilmiş gibi mükemmel şekilde yazılmış bir eser.
432 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Mitolojiyi sevenler ya da ilgi duyanlar için bir kaynak kitabı gibi resmen. Çok karakter var. Aşina olmayanlar için karışık gelebilir. Dinlerde geçen bir takım olayların hikayesine de rastlayabilirsiniz.
432 syf.
·13 günde·Beğendi·7/10
Akılda kalması zor hikayeler ve kahramanlara sahip. Soy ağaçları çok geniş ve cok karışık. Ama yine de okuması keyifli. Ilginc hikayeler, akıcı bir dil. Bir nevi temel kaynak.
270 syf.
·11 günde·7/10
İstanbul'a aşık, şehrin tarihine ilgi duyan biri için ilgi çekecek bir kitap hazırlamış Derman hoca. Kendisi bir tur rehberidir ve tarih ve mitoloji üzerine araştırmalar yapıp bunları kitaplara taşıyan değerli bir hocamızdır. Bu sefer sadece İstanbul üzerine, ağırlıklı olarak efsanelerin konu edindiği bir kitap yazmış.
Kitapta anlatılan hikayeler ve efsaneler kronolojik sıraya göre gidiyor. Şehrin ilk zamanlarından Osmanlı dönemi sonuna kadar yüzlerce farklı hikaye bir o kadar da İstanbul ile alakalı konu ve hikayeler mevcut. Her kesimden hikayeye yer vermiş. Abartı ve söylentiden ibaret hikayeler de yine tarihler ve gerçekler belirtilerek genel kültür olsun diye sunulmuş. Bazı hikâyeler beni çok sıktı, gerçeklik payı olmadığı için biraz gereksiz buldum ama özellikle Osmanlı dönemi hikayeler genel kültür açısından altın değerinde.
Kereviz
Kereviz Tanrıların Öyküsü'ü inceledi.
@Zeymetcan·20 Ağu 2017·Kitabı okumadı
Bir ara mitolojiyi merak etmeye başlayınca kitapçıda görüp "aaa bu benim işimi görür." diyerek aldığım kitap. Sade ve anlaşılır bir dili var, olabildiğince basite indirgenmiş -en azında lisansta aldığım mitoloji dersine kıyasla-. Sadece tavsiyem belki okurken not almak isteyebilirsiniz. Zira her seferinde bu adamın olayı neydi diye dönüp bakmak zor olur.
80 syf.
·Puan vermedi
Dokuz tane masaldan oluşan kitabı çok beğendim. Içinde Türk kültürüne ait bir çok zenginliği de bulmaktayız . Islâm inancına ait özellikleride görmekteyiz.
M.Ö 570 -495 yılları arasında yaşayan Pisagor ünlü bir filozof ve matematikçidir. Uzun yıllar Mısır'da yaşamış, Mısırlı rahipler tarafından eğitilmiştir. Daha sonra Yunanistan'a dönmüş, bir gizem kültü oluşturmuş, fikirlerini bağlılarına aktarmıştır. O ilginç bir biçimde evrenin temelinde yatan, onu oluşturan "arkhe"nin sayılar olduğunu iddia etmiş, evreni anlamanın yolunun matematikten geçtiğini düşünerek ona büyük önem vermiş ve kendi adıyla anılan Pisagor teoremini ortaya koymuştur. Bu kitapta Pisagor'un hayatı, fikirleri, diğer filozoflar üzerindeki etkisi ele alınmaktadır. Pisagor hakkında bilgi edinmek isteyenlere tavsiye ederim.
528 syf.
Cihan harbine ve kurtuluş savaşına katılan gazilerimizin anıları derlenerek kitaplaştırılmış.Piyasada bundan daha fazla bilinen bir çok hatırat var belki.Bu kitap kadar doğalını, böylesine samimi olanını hatırlamıyorum.Anılarını anlatanlar arasında erkek kılığında vatanını müdafaa eden kadınlar da var,rütbesiz asker de var, kumandan da var, bulunduğu toprakları savunmayı vazife bilen yöre halkı da var.En zor günlerimizin özeti var hulâsa...
432 syf.
·8/10
Kitapta çok fazla içerik var ama eğer yunan mitolojisine ilginiz varsa bunu far etmez hatta aksine zevk alırsınız. Tanrıların entrikaları, savaşları, kavgaları, kıskançlıklar... Sizi çok farklı bir dünyaya sürüklüyor.
282 syf.
·Beğendi·10/10
homeros'taki karakterleri daha iyi anlamanıza yardımcı olacak bir kitaptır . homeros'un ağır dili ve yazım tarzı bizimkinden farklı olması sonucundaki zorluğu aradan kaldırır bu kitap . yazar hikayeleri konu başlıklaşrı altında ayırarak yazmasına karşın bağlantıları hiç koparmamış . konu ile ilgili "Azra Erhat"ın "mitoloji sözlüğü" nüde tavsiye ederim .

Yazarın biyografisi

Adı:
Derman Bayladı
Unvan:
Prodüktör, Gazeteci, Yazar
Doğum:
1940
1940'ta doğdu. İstanbul İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji ve Klasik Filoloji bölümlerinde okudu. TRT İstanbul Radyosu'nda on beş yıl prodüktör olarak görev yaptı ve yüzlerce radyo programına imzasını attı. 1983 yılında gerçekleştirmiş olduğu Bu Şehr-i Stanbul adlı dizi programla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce Radyo-TV yayınları dalında 'Yılın Gazetecisi' seçildi. 1985 yılında TRT'deki görevinden kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Halen araştırma ve çevirilerinin yanı sıra 'Profesyonel Turist Rehberi' olarak çalışmaktadır.

Henüz Pertevniyal Lisesi'nde öğrenciyken tarih öğretmeni merhum Reşad Ekrem Koçu'nun anlatmış olduğu "Troilalı Hektor'un öyküsü" ve birlikte gezdikleri İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde gördüğü eserler orda mitolojiye karşı merak uyandırdı. Bu merak onu mitolojinin köklerini aramaya, Eski Yunan ve Latin dillerini öğrenmeye yönlendirdi. Anadolu kültür ve uygarlığı üzerinde yaptığı çalışma ve araştırmalardan edindiği birikimi bir yurt tanıtım hizmeti olarak yabancı konuklara da sunmak amacıyla "Turist Rehberliği" mesleğini seçmiş bulunuyor.

Çin Dağı, Çinçin Dağı adlı masal kitabı, Nesini Söyleyim (Mahmut Alptekin ile) adlı halk edebiyatı araştırması (Varlık Yay.) Tanrıların Öyküsü, Uygarlıklar Kavşağı Anadolu, İstanbul'un Yüreğinde Tarihe Yolculuk, Dinler Kavşağı Anadolu adlı inceleme kitapları, Nağmeler Tahtım Olsa adlı romanı (Say Yayınları) çeşitli edebiyat dergilerindeki ve Cumhuriyet gazetesindeki yazıları, İngilizce ve Fransızcadan yaptığı yirmi kadar çocuk klasiği çevirisi, TRT'de yayımlanan radyofonik oyunları kültürel etkinlikleri arasında yer almaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 102 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 70 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.