Devrim Altay

Devrim Altay

Yazar
7.3/10
17 Kişi
·
50
Okunma
·
2
Beğeni
·
1.771
Gösterim
Adı:
Devrim Altay
Unvan:
Şehir plancısı,yazar,şair
Devrim Altay, Ankara`da dünyaya geldi. 1992 yılından beri şehir plancısı olarak çalışan Devrim Altay, aynı zamanda şair, öykü yazarı ve romancıdır. Türk Büyükleri ile ilgili de çalışmalar yaptı. Bunlardan bazıları; Şemsi Tebrizi ve Mevlana Celaleddin Rumi, Yunus Emre, Nasrettin Hoca, Mimar Sinan, Hayme Ana, Halide Edip Adıvar, Mehmet Akif Ersoy, Sait Faik Abasıyanık ve Mustafa Kemal Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Kanunu Bir Büyük Sultan Bir Büyük Aşk`dır.
Sevmelisin, her şeyi sevmelisin.Hatta senden nefret edenleri ve sana ellerinden gelen kötülüğü yapmak isteyenleri bile sevmeye çalışmalısın.Şifa gücü bir tek müşfik sevgi ile oluşur.Şefkat ve merhamet insan ruhunu güçlendirir.Nefretin yerine sevgiyi geçirmeye çalışmalısın.Çünkü bu karanlığı ışığa çevirecektir.
Sevdiği kızlardan Eleni ile ilgili iki öykü aktarmak istiyorum şimdi: Sait, Eleni, Cahit ve ben, Bohem meyhanesinde oturuyorduk bir akşam. Sait, kıskançlık denilen duyguyu hiç anlamadığını anlatıyordu bana. “Senin âşık olduğun kadına o da tutulduğu için, bir erkeğe nasıl düşman kesilirsin, nasıl kıskançlığa kapılırsın?” diyordu. “Seninle aynı duyguları paylaşan adam, sana en yakın insandır, senin can kardeşindir” diyordu. Kıskançlığın çirkinliğini, öyle ince bir duyarlılıkla, öyle bir içtenlikle, öyle güzel anlatıyordu ki, fena halde duygulanmıştım, ağlamak üzereydim nerdeyse. Derken birdenbire sözünü kesip, ayağa fırladı. “Ulan pezevenk! Benim karıma neden bakıyorsun!” diye bağırdı. Küfrettiği masada, izbandut gibi beş herif oturuyordu. Sait’i de, Cahit’i de çiğ çiğ yiyebilecek güçteydiler beşi de. Üstelik, Eleni’ye baktıkları filan da yoktu. Bunu Sait’e anlatmaya çalıştık. Hattâ tedirginliği geçer umuduyla, Eleni’yle ben yer değiştirdik. Derken Sait, hiçbir şey olmamış gibi, kıskançlığı ne çirkin bir duygu saydığını, aynı içtenlikle anlatmayı sürdürdü. Ne var ki ben, düşünceyle uygulama arasındaki uçurumu gördüğüm için, onu kös dinliyordum artık. Anlattı, anlattı. Sonra ansızın gene ayağa fırlayıp, “pezevenk! Sana karıma bakma demedi miydim?” diye avaz avaz bağırdı yeniden.

İşte o zaman, çocukluğumun kısa komik filmlerinde görülen durum ,oldu meyhanede: Hesapça, yalnızca izbandutlarm masasındakilerle bizim masamızdakilerin dövüşmesi gerekirken, herkes dövüşmeye başladı. Masalar devrildi, iskemleler devrildi, tabaklarla bardaklar şangır şungur kırıldı, erkekler küfürler etti, kadınlar çığlıklar attı. Bu hengâme, başladığı gibi bitiverdi ansızın. Sanki biraz önce birbirlerine girmemişler gibi, herkes yerine oturdu, yemeğe içmeğe devam etti.

Uzun boylu, kara kuru, maşa gibi denilen türden, ama çekici bir kız olan Eleni, ancak o zaman harekete geçti. Elinin tersiyle bir sağ yanağına, bir sol yanağına tokatlar atarak, yakasından yakaladığı Sait’i, geri geri yürütüp, meyhanenin arka kısmına itti. Orada, kafasını üç kez, küt küt küt duvara vurdu. Sonra basıp gitti. O beş ızbandutla da, meyhanedeki bütün erkeklerle de dövüşmeye can atan Sait, onu döven sevgilisine el kaldırmayınca, benim yeniden gözüme girdi. Bu yaman Rum kızını aramak için, üçümüz de yollara döküldük. Ama o gece Eleni’yi bulamadık Beyoğlu’nda.
Sana affedilemeyecek kadar büyük hata yapan birine, akıl sınırlarının bittiği yerden başlayacak ceza vermek istiyorsan; bütün samimiyetinle affet. Hissedilen her şeyi arşivleyen kader, kendisiyle en iyi biçimde ilgilenecektir.
"Herkes kendinden sorumludur.Kendimizi donatmadığımız zaman çevremizdekilere verecek bir şeyimiz olmaz.Öncelikle kendini sev, say.Kendini sevmeyen insan hiçbir şey yapamaz.Kendini sevdikçe seni seven, sayan insanlar etrafına dolacak."
191 syf.
·3 günde·6/10
İbn Haldun'un doğumundan 1406 yılında ölümüne kadar geçen hayatını konu almış bir roman. Yazarın edebi gücü çok iyi ama kitap muhtemelen kurgudan ibaret. 14. yüzyıldan İbn Haldun'un fikri ve felsefi yaşamını konu alan bir kitap ummuştum ilk başta.
240 syf.
·Beğendi·7/10
Öncelikle kitap sırf kalın olması için şişirilmiş boş detaylarla doldurulmuş gibi geldi bana.Konuyla lakası olmayan detaylar bunun dışında yinede kalın yazmak yerine az ve öz yazsaydı daha iyi olurdu boş detaylar dışında güzel bir kitap her ne kadar kehanetlere inanmasamda kitabın anlattığına göre birçok kehaneti doğrulanmış ama detaylı araştırmadım.Kitabı sabırlıysanız ve kehanet konularına merakınız varsa okuyun derim ama çabuk sıkılan ve detaylara takılan biriyseniz kesinlikle uzak durun :)
336 syf.
·Beğendi·8/10
Benim gibi Baba Vanga'nın hayatına merak duyanlar için derlenmiş bir biyografik roman özelliğini taşımakla birlikte yazar bence Baba Vanga'nın kehabetlerini yapmak için boyutlar arası iletişimiyle alakalı olarak fazlasıyla hayal gücünden faydalanmış gibi duruyor ve açıkçası o kısımlar beni fazlasıyla boğdu. Ancak genel manada güzel bir kitaptı. İlk gördüğümde almak istemiştim. Arkadaşım engel olmuştu ancak iki hafta sonrası almak nasip oldu. Eğer Dünya'nın En Büyük Kahini Baba Vanga'nın hayatına ilgi duyuyorsanız bence bu kitap sizin için bir başlangıç olabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Devrim Altay
Unvan:
Şehir plancısı,yazar,şair
Devrim Altay, Ankara`da dünyaya geldi. 1992 yılından beri şehir plancısı olarak çalışan Devrim Altay, aynı zamanda şair, öykü yazarı ve romancıdır. Türk Büyükleri ile ilgili de çalışmalar yaptı. Bunlardan bazıları; Şemsi Tebrizi ve Mevlana Celaleddin Rumi, Yunus Emre, Nasrettin Hoca, Mimar Sinan, Hayme Ana, Halide Edip Adıvar, Mehmet Akif Ersoy, Sait Faik Abasıyanık ve Mustafa Kemal Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Kanunu Bir Büyük Sultan Bir Büyük Aşk`dır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 50 okur okudu.
  • 57 okur okuyacak.