1000Kitap Logosu
Dilaver Cebeci

Dilaver Cebeci

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.9
225 Kişi
708
Okunma
239
Beğeni
6,4bin
Gösterim
Unvan
Türk Şair, Akademisyen ve Yazar
Doğum
Kelkit, Gümüşhane, Türkiye, 1943
Ölüm
İstanbul, Türkiye, 29 Mayıs 2008
Yaşamı
Dr. Dilaver Cebeci, (d. 1943, Kelkit/Gümüşhane - ö.29 Mayıs 2008). Şair, Yazar, Akademisyen. 1970 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni bitirdi. Aydın'da öğretmenlik ve Halk Eğitimi Başkanlığı, İstanbul Ortaköy Eğitim Enstitüsü'nde öğretim görevliliği, Diyanet işleri Başkanlığı'nda neşriyat uzmanlığı, Üsküdar Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde İktisat Tarihi yüksek lisansı ve sosyoloji doktorası yapan Cebeci, Marmara Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Özellikle bestelenen Türkiyem şiiriyle adını geniş kitlelere duyuran Cebeci, İstanbul'un Fethinin 555. yıldönümü gününde 29 Mayıs 2008 tarihinde vefat etti. İlk şiiri 1965 yılında Defne dergisinde çıktı. Şiirleri, hikayeleri, mensureleri ve mizah yazılan Devlet, Töre, Bozkurt, Türk Edebiyatı, Türk Yurdu, Güney Su, Ortadoğu, Hergün, Yeni Düşünce, Ayrıntılı Haber, Türkiye dergi ve gazetelerinde yayınlandı. Dilaver Cebeci, milli ve tarihi motiflerle bezeli lirik şiirleriyle tanınır. Edebiyatımıza "Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi" mizahi tipini kazandırdı. Seyyah-ı Fakir Evliya Çelebi imzasıyla yazdığı yazılarında Türk sosyal hayatına bir 16. yüzyıl Osmanlı vatandaşı gibi bakarak, bu hayatın Türk kültürüne yabana yönlerini latif bir üslupla hicvetti. Edebiyatımızda uzun ve hikayemsi mensure türünü denedi ve bu denemelerinde milli romantizmi vermeye çalıştı. 2008 yılında kalp krizinden vefat eden şair İstanbul/Çengelköy mezarlığına defnedilmiştir.
Türkiyem
OKUYACAKLARIMA EKLE
Mavi Türkü
OKUYACAKLARIMA EKLE
Türk'e Dair
OKUYACAKLARIMA EKLE
Sitare
OKUYACAKLARIMA EKLE
Farklı Yönleriyle Türkler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Büyü
OKUYACAKLARIMA EKLE
Divan Şiirinde Kadın
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kur'ân'dan Gerçekler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Men Kazanga Baramen
OKUYACAKLARIMA EKLE
Tanzimat ve Türk Ailesi
OKUYACAKLARIMA EKLE
Hun Aşkı
OKUYACAKLARIMA EKLE
Devranname
OKUYACAKLARIMA EKLE
Seyranname
OKUYACAKLARIMA EKLE
128 syf.
·
Puan vermedi
2-3 sayfalık yazılardan oluşuyor. Bence her yazı bir kitaba eşdeğer. Birlikte "3000 yıl" öncesine yolculuk yaptığım Mavi Türkü, sanki bir şiir kitabı, her satır bir dize gibi derin anlamlarla dolu, aynı cümleyi yeniden okuduğumda başka bir mânâ buldum. Çok sevdim. Beni alıp hiç görmediğim ama özlemini duyduğum o yerlere ve zamana götüren Dilaver Cebeci'ye sonsuz teşekkürler. "Seni boşuna mı seviyorum sanıyorsun? Biz "Kâlû belâ" da beraber değil miydik? Ben o günü hatırlamıyorum. Sen de hatırlamazsın. Ama, mutlaka yanyana idik."
Mavi Türkü
9.2/10
· 154 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
2
22
50 syf.
·
Puan vermedi
Suskunluk iyi gelir kimi zaman ruha, ta ki o suskunluğa nidâ olan şiirler olduğu vakit .Gözlerim parçalı bulutlu nedense hep bu şiir kitabını okurken ama bir damla yaş gözükmüyor etrafta. Telâşları kalmayanlar ülkesidir. Kalbi hüzünlerle bekleyişlerde olanların mekanıdır. Sıtareye bakıp hayal kuranların şiiridir sitare. Şiirde geçen Züheyr'in Süad'ı esasında Kab bin Züheyr'in Efendimiz(s.a.v.) için süzülen Banat Su'at olarak geçen Efendimizin(s.a.v.) bürde(hırka)-i şerifini hediyesi sonrası Kaside-i Bürde olarak isimlendiren aziz şiirdir. Detaylar için 'Herkes İçin Siyer' 27. Bölüme ve Dursun Ali Erzincanlı'nın seslendirdiği Kaside-i Bürde şiirine bakılabilir. Bugün İskender Pala’nın OD kitabını okurken şunu fark ettim, Yunus Emre eşine SİTARE demiş. Gerçek adı ise Elif’miş. Sitare ikisinin arasındaki adı olmuş, Elif deyince baba evini hatırlıyormuş.Elif diyorum Sitare, sineme Elif çekiyorum. Hemen şiirin bu kısmını hatırladım. Belki Yunus Emre de sinesine Elif çekmişti...Ah minel aşkı ve halatihi... Ah minel aşk-ı ve hâlâtihi Çok eski bir gerçektir bu, biliyorum.. Daha kaç sene kaç dem geçmez de okuruz, bilinmez. Tevâfuklar mı efendim, biz insanları ince düşünmeye iten.. ince düşünmemiz midir bizi O’na âşık eden..Her gün bıkmadan usanmadan okuyorum,istemsizce gözlerim doluyor,çok değişik duygular yaşıyorum bu şiiri okudukça. "Ben kaç kez iliklerime kadar ıslandım.. " Şu cümlenin yalınlığını hissedip daha sonra beni ne denli anlattığını fark ediyorum.. Önceleri sevmek mi sevilmek mi sorusuna hep sevilmek derdim. Belki de sevilmeye değer olmaktı isteğim. bana göre sevgi çok değerliydi herkes sevilmeye değer değildi ve bende bu grubun içindeydim. Sevilmek için çabalayan, kendini hırpalayan biriydim. Değerli olmak için yaptığım çaba değersizleştirmişti beni daha fazla. Sonra fark ettim ki sevgi gerçekten bir emekti sevilmek için değil sevmek için çabalamayı öğrenmeli bir insan. Sen gerçekten seversen - ki bu bir insan olmak zorunda değil - doğayı, ağacı, kuşu, çocuğu, hayatı, KENDİNİ sevmeyi öğrenirsen sevilmek için çabalamadığını fark ediyorsun... Sevmek için emek harcayan, gerçekten sevmeyi bilen kişi seviliyormuş. Sevilmek için çabalayan değil gerçekten sevgiye emek veren kişi seviliyormuş bu hayatta... Sevin kendinizi. Emek verin sevgiye. Besleyin, büyütün, pamuklara sarın sevgiyi, gözünüzden sakının. Çünkü sevgi kocaman bir duygudur. Bütün kalbi kaplar. Öfkenin, acının, şiddetin içeri girmesine izin vermez. Tek başına dimdik durur ayakta. Dimdik durdurur ayakta... :) eyvallah.. elhamdulillah ya Rabb.. şairler için.. alimler için.. deliler için.. elhamdulillah ya Rabb.. şarkılar için.. şiirler için.. şiirler için.. şiirler için.. şiiri sevenler için.. elhamdulillah.. Nerden çıktın karşıma böyle Sitâre Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde Sitare sen ne bir kadın ne bir erkek ne de yıldızsın.. sen mesafelerle körelmiş aşkın sitem adısın ... nerden çıktın öyle karşıma sitare ... O kadar şiir varken her gün kendimi bu şiirin içinde kaybediyorum... Gözlerin mi daha sıcak gülüyor, yoksa dudakların mi,? anlayamıyorum.. Güçlü ol ey kalbim,güçlü ol daha çok işimiz var diyorum. Her dize sanki ilmek ilmek yüreğime işleniyor. Bu coğrafyada uzun bir süre bu şiirden daha güzel bir şiir yazilmayacak SİTARE...
Sitare
9.7/10
· 73 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
95
50 syf.
·
Puan vermedi
“Ah minel aşk-ı ve halatihi..”
'aklıma yıldızlar dökülüyor' 'gözlerin mi daha sıcak gülüyor yoksa dudakların mı' 'bütün çöllere ay doğuyor' 'sesin ılık bir bahar güneşi' Şiir anlatılmaz, okunup hissedilir ancak en çok bilinen aşk şiirlerinden olmadığı kanısına kapıldığım "Sitare" şiirini belki ben aracılığıyla birkaç kişi daha okur da insan kalbinin neleri açığa vurabileceği, ne denli güçlü hissedebileceğini anlar diye anlatacağım. Hissettiğim kadarıyla. Şiir, bana göre tamamlandığında bizim varlığımıza ihtiyacı olmadan tüm derinliğe haiz olan bir yapıdadır. Böyle şiirlerin bizim yardımımıza ihtiyacı yoktur yaratacağı hezeyan için. Ancak o hezeyan, bizim içimizde yaşanır. Dediklerim ilk bakışta tutarsız gelebilir ama bu şiiri okursanız ne demek istediğimi anlarsınız. Sitare, söylentilere göre şairin eşine bir gece yarısı yazıp da terler içinde okuduğu ve ikisini de ağlatan bir şiirdir. Okuyanı bile 'o' olmak isteğiyle ya da bunu yazabilecek ruhun kendi ruhuna çarpması ihtiyacıyla yakıp kavururken, bu şiirin hitap ettiği insan olduğunuzu düşünün veya öyle zamansız ve öteden gelen hisler taşıyorsunuz ki şiirinize bile yansıtabiliyorsunuz. Siz de ağlamaz mıydınız?
Sitare
9.7/10
· 73 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
19