Dina Nayeri

Dina Nayeri

Yazar
7.8/10
11 Kişi
·
22
Okunma
·
1
Beğeni
·
899
Gösterim
Büyük olmanın sıkıntılı yanı bu.Hasta olduğunuzda ya da ölüyorken ya da hayali bir denizde boğulurken üzerinize titreyen bir anneniz olmuyor.
Bir çocukken tüm mesafelerin bir çay kaşığıyla ölçülebileceğini düşünürdü. Bugün mesafeyi babasının deposundaki benzini kullanarak ölçüyor. Belki bundan sonra daha uzak mesafelere - çay kaşıkları ve benzin yerine denizler ve okyanuslarla ölçülen mesafelere - de tek başına seyahat edebilir.
Dina Nayeri
Sayfa 310 - Olimpos Yayınları
Yıl 1980. İran devrim yaşıyor Humeyni fotolu sokaklarda. Kargaşanın, kargaların olduğu evet Saba Hafezi böyle tanımlıyor İran kadınlarının çarşaflı hallerini. Dizilmiş, bakışan siyah bir sürü karga. Kadın bir ateştir ve nasıl ki ateşi söndürmek için üstüne bez atılıyorsa böyle düşünülüyor işte. Üstüne bir çarşaf çek ateşi söndürmek için.

Böyle yılların olduğu bir İran gününde Saba Hafezi'nin kardeşi ve annesi ansızın bir hayal halinde ortadan kaybolur. Saba, babası ile İran'ın bir kasabasında hayatlarına devam eder. Çevre, akrabalar ve Saba'nın babası her anne konusu açıldığında; ölüm, hapishane ve derin bir rüyanın içinde buluverir kendini Amerikan vatandaşımız. Nereden çıktı bu Amerikanlı? Saba ablası Mehtap gibi her an her saniye bir İngilizce, bir Amerikan, bir kırmızı topuklu ayakkabı sevdası ile büyür. Arkadaşları ile ara sıra Tahran'dan kaçak yollarla getirdiği yasaklı kitapları (Stefan Zweig Dostoyevski, Füruğ Ferruhzad... yasakmış bunlar) aç birer kurt gibi en ücra köşelerde yer, okur, bitirirler. Ve bir gün evlenir, evlendirilir 65 yaşında Molla'nın biriyle 20 yaşındaki genç, güzel zeki Saba Hafezi. Bundan sonraki olaylar ise bir özgürlük mücadelesi.

Baş roldeki Saba'mızın kaderi de, aynı İran pırlantası genç yaşta vefat eden Füruğ Ferruhzad'ın gibi mi olacaktı? Kadınlar rahat bırakılmalıydı artık... Bir kuş olup istediği her yere uçabilmeliydi onlar.

Kitap biraz ağır ilerliyor nedeni çeviri değil, yazarımızın tecrübesizliği diye düşünüyorum. Olay, mekan ve kişilerin okuyucuya aktarımındaki dizaynsızlık diyelim... Saygılar.
hikaye iyi, kurgusu hayal ürünü de olsa gerçekle bağdaşan yapida olmasi güzel; ama okurken akıp giden bir anlatimi yok. Elimde sürünüpte sonunu merak ettigim bir kitap oldu
"Sevdikleriyle arasındaki mesafeyi neyle ölçer insan? Kilometrelerle mi, saatlerle mi, yoksa...."

Tamamlanmamış bir cümleyle başlıyor roman. Saba ve Mehtab adlı ikizlerin İran topraklarında başlayan ve çoğu zaman iç parçalayan türden sahnelere tanık olmak zorunda kaldığımız hüzünlü öyküsü... Anneleri her ne kadar ikizlerin kaderlerinin bir yazıldığı görüşünü ısrarla savunmuş olsa da ikizler için hayat oldukça farklı ilerliyor. İran da devrimden önceki ve devrimden sonraki hayatı sıkça karşılaştıran ve ülkedeki tüm zıtlıkları gözler önüne seren bir roman.

Aslında dram tarzında çok fazla okumasam da, yaklaşık beş yüz sayfalık bir kitap olmasına rağmen, okuduğum için pişman değilim. Sürükleyici ve oldukça akıcı... Bu tür rejimlerde kadın olarak hayatını sürdürmenin zorluğu işlenmiş, ancak azmin ve kararlılığın aydınlattığı yollarda sunulmuş...

Yazarın biyografisi

Adı:
Dina Nayeri
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 22 okur okudu.
  • 16 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.