Doğan Kuban

Doğan Kuban

Yazar
9.0/10
10 Kişi
·
26
Okunma
·
13
Beğeni
·
1.575
Gösterim
Adı:
Doğan Kuban
Unvan:
Türk Mimar, Yazar
Doğum:
Paris, Fransa, 1926
Doğan Kuban 1926 yılında Paris'te doğdu. 1949 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ni bitirdikten sonra fakültenin Mimarlık Tarihi Kürsüsü'ne asistan oldu. 1950'lerde İtalya'ya giderek Rönesans mimarlığı üzerinde çalışan Kuban, 1962'de Fullbright bursuyla konuk öğretim görevlisi olarak ABD'deki Michigan Üniversitesi'nde bulundu. Kuban, 1960'lar ve 70'lerde belli süreler boyunca Harvard Üniversitesi'nin bursuyla Washington D.C.'deki Dumbarton Oaks Araştırma Kütüphanesi ve Koleksiyonu'nda çalıştı. 1965'te Anadolu Türk Mimarlığının Kaynak ve Sorunları adlı çalışmasıyla profesör olan Doğan Kuban, 1973-76 yılları arasında İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde dekanlık yaptı. İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Enstitüsü'nün kurulması için çalışan Kuban, 1974'te kuruluşu tamamlanan enstitünün başkanlığını yürüttü. Halen Ağa Han Mimarlık Ödülü Yürütme Komitesi üyesi olan ve Türk, İslam, Anadolu mimarlığı ve sanatını konu alan kitaplar ve makaleler yayımlayan Doğan Kuban, çalışmalarında, Türk sanat ve mimarlığının özgün bir yaratı alanı olarak görülmesi gerektiğini öne sürdü.
Her sabah uyandığında bu 6 öğüdü hatırla...

-Parmak ucuna basan, ayakta duramaz.
-Kibirli yürüyen, mesafe katedemez.
-Kendini öne çıkaran, dikkat çekemez.
-Kendisini haklı gösterene kulak verilmez.
-Kendini övenler takdir edilmez.
-Başarıyla övünen sonunu hazırlar...
Eğer Osmanlı kültürünün sentetik niteliğini temsil edecek maddi bir örnek aranırsa bunu Selimiye'den daha iyi temsil edecek hiçbir nesne yoktur.
Faydacıl binalarımız mükemmel işlevsellikleri ile eğer gerçek anlamda kendi zamanlarını yorumluyorlarsa mimarlık adına değerli olabilirler.
Doğan Kuban
Sayfa 45 - Boyut Yayın Grubu, 2002
Üretilen eşya sayısı, hizmet sayısı artıyor. Her gün bunlardan daha fazlasına sahip olmanın bir amaç olduğu yalanıyla yetişiyor insanlar.
Çağdaş teknolojiyi kullanan fakat aklı geçmiş toplum modellerinde kalmış olan bir toplum geleceğini programlayamaz.
Biçim olmayan aşırı biçimlenmişten daha kötü değildir.
Birincisi hiçbir şeydir, ikincisi sadece görünüştür.
Gerçek form gerçek yaşamı önceler.
Doğan Kuban
Sayfa 45 - Boyut Yayın Grubu, 2002
Mimarlık çağın iradesinin yansımasıdır; yaşanan, değişen, yeni.
Doğan Kuban
Sayfa 41 - Boyut Yayın Grubu, 2002
Laik devlet yapısı bugün bir ideoloji değil, sürdürülebilir yaşam garantisidir.
Cumhuriyeti bunun dışında yorumlayıp yok olmuş bir imparatorluğa heves edenler sadece bilgisiz değiller.Asıl unuttukları Türkiye Cumhuriyeti'nin bir imparatorluk mirası olmasıdır.Bunlar torunu ve oğlu öldükten sonra babayı mezardan çıkararak aileyi ttekrar yaratmak isteyen garip kişiler olmalı.Bugün ülke böyle insanları da üretebiliyor
“Tanrı size istediğiniz insanları değil, ihtiyacınız olan insanları verir. Öyle ki bu insanlar size yardım edecek, sizi incitecek, size acı verecek, sizi terk edecek, sizi sevecek ve olmanız gereken insan olabilmenizi sağlayacaktır.”
Mimar ve sanat tarihçisi, değerlim Doğan Kuban Hocam, Selimiye üzerine çalışırken eseri doğru ve en yalın hali ile tahlil edebilmek, Sinan'ı anlamak, neyi iletmek istediğini görebilmek ve hatta mimarlık öğrenebilmek için külliyeye bağlı medresede yatıp kalktığını, caminin eteğinde 9 ay yaşadığını anlatır. Sinan'ın yaşamı, mimarlık anlayışı ve Osmanlı mimarisi üzerinden çıktığı yol Selimiye'de son bulur. Sonuç olarak, ortaya çok değerli bu eseri çıkarır. Özellikle görsellerle desteklenen eser, mimarlık ve sanat tarihi meraklılarının kütüphanesinde baş köşeye konulmalı.
"Form follows function" der Sullivan; yani biçim işlevi izler. Bu düşünceyi, mimari eserlerin dış görünüşlerini her şeyden üstün tutan Formalist'lere yöneltir. Onlar, mekanın kullanışlı olmasından ziyade, dikkat çekmesi gerektiğini savunurlar.

Eserlerini incelediğimizde ise, bir zamanlar yanında çalışmış olan Mies'in de bu düşünceyi onayladığını ve hayatına yansıtmaya çalıştığını görüyoruz. Öyle ki, tasarımını yaptığı binalar ile ilgili verdiği röportajlarda bu düşünceyi açıkça belirtmektedir. Formun amaç değil yalnızca sonuç olabileceğini (42) ve form için yaşamın ya da kişinin içinden gelerek açığa çıkartılabilecek bir şey olduğunu (46) söylemesi; bu konudaki kimliğini gözler önüne sermektedir.

Mies'in form konusundaki görüşlerinin yanı sıra; mimarlığın özünü ortaya koyuşunu, mimarlıkta karşılaştığı temel sorunlara bulmaya çalıştığı cevapları ve deneme-yanılma yollarıyla mimari kişiliğini oluşturuşunu bizlere sunan bir şölen niteliğindeki bu kitap; Doğan Kuban ve İhsan Bilgin tarafından derlenmiş, Mies'in kendi söylemleriyle desteklenmiştir.

Mies'te Çağdaş Mimarlık Tarihi dersinde anlatılanlardan daha fazlasını bulmak ve onun mimarlık adına yaptıklarını anlamak için kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Zira ben, dersi dinlerken Mies'i ne kadar tanıyamamış olduğumu gördüm, kitapla buluştuğumda.
Türklerin göç güzergâhındaki -ağırlıklı olarak mimârlık - sanat verilerini ve sanatın nihaî nokta Anodolu'daki gelişim, dönüşüm ve bireşimi bir solukta anlatan eser, en başında sanata, sanatçıya, sanatın koruyucularına, doğru bir bakış açısı da sağlamaktadır. Müellifin bakış açısı ekseriyetle objektiftir. Bu nedenle bu alanla ilgili muteber bir eserdir.
Bu konuya ilgi duyan herkesin başvuru kitabı durumundaki bu eser, yukarıda belirttiğimiz gibi mimarlık ağırlıklıdır. Bu da KUBAN hocanın ihtisası ile ilgilidir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Doğan Kuban
Unvan:
Türk Mimar, Yazar
Doğum:
Paris, Fransa, 1926
Doğan Kuban 1926 yılında Paris'te doğdu. 1949 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ni bitirdikten sonra fakültenin Mimarlık Tarihi Kürsüsü'ne asistan oldu. 1950'lerde İtalya'ya giderek Rönesans mimarlığı üzerinde çalışan Kuban, 1962'de Fullbright bursuyla konuk öğretim görevlisi olarak ABD'deki Michigan Üniversitesi'nde bulundu. Kuban, 1960'lar ve 70'lerde belli süreler boyunca Harvard Üniversitesi'nin bursuyla Washington D.C.'deki Dumbarton Oaks Araştırma Kütüphanesi ve Koleksiyonu'nda çalıştı. 1965'te Anadolu Türk Mimarlığının Kaynak ve Sorunları adlı çalışmasıyla profesör olan Doğan Kuban, 1973-76 yılları arasında İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde dekanlık yaptı. İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde Mimarlık Tarihi ve Restorasyon Enstitüsü'nün kurulması için çalışan Kuban, 1974'te kuruluşu tamamlanan enstitünün başkanlığını yürüttü. Halen Ağa Han Mimarlık Ödülü Yürütme Komitesi üyesi olan ve Türk, İslam, Anadolu mimarlığı ve sanatını konu alan kitaplar ve makaleler yayımlayan Doğan Kuban, çalışmalarında, Türk sanat ve mimarlığının özgün bir yaratı alanı olarak görülmesi gerektiğini öne sürdü.

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 26 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 41 okur okuyacak.