Donato Carrisi

Donato Carrisi

Yazar
8.8/10
41 Kişi
·
85
Okunma
·
5
Beğeni
·
1.172
Gösterim
Adı:
Donato Carrisi
Unvan:
İtalyan Gazeteci, Yazar, Senarist
Doğum:
Martina Franca, İtalya, 25 Mart 1973
1973 yılında doğdu. Hukuk fakültesinden ''Foligno Canavarı" Luigi Chiatti'yle ilgili hazırladığı tezle mezun oldu. Daha sonra Kriminoloji ve Davranış Bilimleri üzerine ihtisas yaptı. 1999 yılında sinema ve televizyon filmleri için senaristlik yapmaya başladı. Daha sonra Canale5 ve Rail için dizi senaristliği yaptı. Roma'da yapıyor, Suflör, yazarın ilk romanı.
İnsanlar ölümden kaçmak için ne kadar gereksiz şeyler yapıyorlar, diye düşünüyordu. Kimileri onlara doğrultulmuş silahın namlusuna elini uzatır. Sanki avcunun içine bir delik açmaktan başka bir işe yarayacakmış gibi... Kimileri de yangından kaçmak için apartmanların bilmem kaçıncı katından aşağı atlar... Hepsinin amacı kaçınılmaz olandan kaçmaya kalkışmak, ne komik...
Çok iyi tanıdığımızı sandığımız ama haklarında hiçbir şey bilmediğimiz insanlarla beraberiz.
Tek arzuları boyun eğmek değil, artık umut etmekten vazgeçmektir.
Çünkü : umut ağır ağır öldürür.
Her gün yirmi ila yirmi beş insan kaybolur. Aniden bu insanlardan hiçbir haber alınamaz. Önceden haber vermeden, yanlarına en ufak bir eşya bile almadan ortadan kaybolurlar. Sanki hayatın içinde buharlaşmış gibi...
İnsanlar ölümden kaçmak için ne kadar gereksiz şeyler yapıyorlar, diye düşündü. Kimisi onlara doğrultulmuş silahın namlusuna elini uzatır. Sanki avucunun içinde bir delik açmaktan başka bir işe yarayacakmış gibi.. Kimileri de yangından kaçmak için apartmanların bilmem kaçıncı katından aşağı atlar...Hepsinin amacı kaçınılmaz olandan kaçmaya kalkışmak,ne komik...
Donato Carrisi
Sayfa 45 - pegasus
İstasyonlar, kaybolmuş ruhların bir araya toplanarak birilerinin gelip onları kurtarmasını beklediği bir çeşit araftır.
496 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Yine okumakta çok geç kaldığım bir kitap ile karşınızdayım.

Olaylar, beş küçük kızın sadece sol kollarının toprağa gömülü bir şekilde bulunmasıyla başlıyor. En büyükleri sadece on üç yaşında olan Debby. Anneke. Sabine. Melissa. Caroline. .

Ve bulunması gereken bir altıncı kurban !!!

Başından sonuna kadar soluk soluğa okuduğum her yönüyle mükemmel bir kitaptı. Müthiş bir kurgu. Kitabı okumadığım anlarda hep aklım ondaydı "ben şimdi buralarda başka başka işlerle uğraşıyorum kim bilir neler oluyor oralarda" diye geçirdim hep içimden.

Ben bayıldım ve eğer hala okumayan varsa şiddetle öneriyorum...
496 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Akıcı, merak uyandıran, aksiyon dolu temposu ve başarılı kurgusuyla elinizden bırakmadan okuyorsunuz.

5 kızın kesik sol kollarının gömülü olarak bulunmasıyla başlayan kitap muhteşem bir hikayeyle devam ediyor.

Karmaşık ve birbirinden ayrı gibi gözüken olaylar tamamlandığında kusursuzca işlenmiş cinayetlerin sırları açığa çıkıyor.
Aslında hepsi sıradan insanlar gibi gözüküyor ancak hepsinin geçmişe gömdüğü, gizlemeye çalıştığı karanlık tarafları var.
Katili anlamak mümkün değil. Ne istediğini bilmek olanaksız. Sadece öldürüyor. Mükemmel bir zeka, kusursuzca işlenmiş bir plan, kimsenin anlayamadığı bir amaç.

Kitap beni gerçekten şaşırttı, özellikle de finaliyle. Ters köşeler çok fazla son ana dek ne olacağını kestiremiyor, acaba ne olacak demekten kendinizi alamıyorsunuz.
496 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Eğer polisiye gerilim ve çözümleme seviyorsanız bu tarzin okunabilecek
en kaliteli kitaplardan. Bir oturuşta bitirmek isteyeceksiniz senaryo film gibi aklınızda yer edicek. Kitabı bukadar kalıcı yapan yazarın bilgi ve tecrübesini kullanışı..
496 syf.
·Beğendi·10/10
Ben hayatımda böyle başarılı kitap okumadım. Yazarın ilk kitabı olup bu kadar iyi sonuçlanmasının sebebi biyografisinde mevcut zaten tavsiye ederim pisman olmazsiniz.
496 syf.
·18 günde·Beğendi·9/10
suflör gerek kurgusuyla gerekse anlatımıyla gerçekten sizi olayın tamamen içine çekmekte.bildiğim kadarıyla yazarın diğer kitapları henüz ülkemizde yayınlanmadı.zira suflörün finali birçok soru işaretiyle bitiyor.sanırım diğer kitapları serinin devamı niteliğinde diye düşünüyorum.
496 syf.
·Puan vermedi
Ben polisiye okumayı çok seven birisiyim. O yüzden kötü yorum yapmam pek de mümkün değil.

Kitap beni her yönüyle şaşırttı. Kapağına baktığınızda pek bir şey anlaşılmasa da içeriği gerçekten mükemmel. Özellikle sonu çok şaşırttı beni. Hiç beklemiyordum. Yani katili az çok bulmuştum fakat bazılarının insan öldürdüğünü bilmiyordum (spoiler vermemeye çalıştım). Konusuna gelirsek; Mila adında bir kayıp uzmanımız var. Genelde tek çalışırken sonradan bir takıma dahil oluyor . 6 kız kaçırılmış ve bu kızların sol kolları bir yerde gömülü bulunuyor. Bu spoiler degil, zaten kitabı açtığınızda bunu okuyorsunuz direk. Bu kızların katilini bulmaya çalışıyor katıldığı ekip ile.
Ben kitaba bayıldım. Gerek yazım dili olsun, gerek kurgusu mükemmeldi. Alıp okumanızı tavsiye ederim... 4'8/5
496 syf.
·2 günde·7/10
Kitap normal bir polis - seri katil olayi olarak basliyor. Ama aralarda bambaska olaylar mevcut. Fazla karakter ismi olmasi kafa karistiriyor. Bunlar nasil baglancak birbirine diye dusunup sıkıldıgım oldu. Ama ozellikle son 200 sayfa cok akiciydi. Sonu ozellikle beklemedigim bir durumdu. Herkesi dusunmustum halbuki.
496 syf.
·2 günde·10/10
Polisiye roman tutkuma tokat gibi çarpan bir kitaptı Suflör. Hani okuduğumuz polisiye romanların sonunun bizi şaşırtacak ölçüde vurucu olmasını isteriz ya bu kitapla 4 kez o sonu yaşadım diyebilirim. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen üstünde çok çalışılmış ve çok düşünülmüş olduğu olay örgüsünün su gibi akıp gitmesinden belliydi. Tahmin edilebilirliği oldukça düşük ve her sayfadan sonra biraz daha şaşırmanıza ve heyecanlanmanıza sebep olan hikaye ne yazık ki sonuçlanma şekliyle beni pek de memnun edemedi. Ama genel itibariyle yazarın anlatım dili, çevirisi, olay örgüsü ve konusu başarılıydı.
496 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Orijinali İtalyanca olan bu kitap, hızlı, tempolu, ürpertici bir gerilim filmi gibiydi. Kolay anlaşılmayan, biraz konsantrasyon gerektiren, başladığınızda da sizi esir alan bir kitap. Yazar seri katil(ler) kavramına değişik bir tanımlama getirmiş (vekaleten seri katil). Kitapta işlenen suçların kanlı ayrıntıları değil, arka planda yer alan kötülük beni dehşete düşürdü. Duygusal olsun veya olmasın okuyanı rahatsız edecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Olumsuz yönleri, medyumdan yararlanılması ve finalinin tatmin edici olmaması. Fakat bunlar bile kitaba gölge düşürememiş. Amerika ve kuzey polisiyelerine harika bir alternatif.
496 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
kitap bitene kadar defalarca tokat yiyorsunuz ustalikla yazilmis yazarin ilk kitabi olmasina ragmen kurgu harika surekli bir sasirtmaca var elinizden dusuremiceksiniz

Yazarın biyografisi

Adı:
Donato Carrisi
Unvan:
İtalyan Gazeteci, Yazar, Senarist
Doğum:
Martina Franca, İtalya, 25 Mart 1973
1973 yılında doğdu. Hukuk fakültesinden ''Foligno Canavarı" Luigi Chiatti'yle ilgili hazırladığı tezle mezun oldu. Daha sonra Kriminoloji ve Davranış Bilimleri üzerine ihtisas yaptı. 1999 yılında sinema ve televizyon filmleri için senaristlik yapmaya başladı. Daha sonra Canale5 ve Rail için dizi senaristliği yaptı. Roma'da yapıyor, Suflör, yazarın ilk romanı.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 85 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 51 okur okuyacak.