Donna Rosenberg

Donna Rosenberg

8.6/10
5 Kişi
·
17
Okunma
·
1
Beğeni
·
559
Gösterim
Adı:
Donna Rosenberg
Unvan:
Yazar.
Dünyanın her tarafında insanlık tarihindeki en kötü suçlar işlenir. Buna rağmen hiçbir ölümlü suçluluk hissetmez. Adalet, inanç dünyayı terk etmiş; yerlerini ihanetle hile, şiddetle açgözlülük almıştır.
Uranos, bir ölümsüz olduğundan ölemezdi. Ama Ölümsüzlüğü acıyı
hissetmesini engellemediğinden ıstırapla inledi.
Altın Irk'in sahip olduğundan daha fazlasını elde etmek gibi bir isteği yoktu. Ne aç gözlü ne de saldırgandı. Bu ölümlüler, kendi ülkelerinin sınırlarının ötesinde ne olduğunu keşfetmek amacıyla gemiler yapmadılar. Öteki insanları tehdit etmediler.
Buna karşılık, hiç kimse de onlan tehdit etmedi. Kentlerinin çevrelerine savunma duvarları inşa etmek gereğini duymadılar.
Silahlara sahip olmalanna da gerek yoktu. Orduları da yoktu.
Onları savaşa çağıran trampet sesini hiç duymadılar.
Yaşadıkları gibi huzurlu öldüler. Ölüm onlara tatlı bir uyku gibi geldi. Vücutları toprağa karıştıktan sonra ruhları bulutlara gizlenmiş halde ülkenin üzerinde gezindi. Canlıları tehlikeden korudular. Onlara nasıl dürüst bir yaşam süreceklerini öğrettiler.
İlk kuşak öldüğünde, Zeus ikinci kuşak ölümlüleri yarattı.
Bunlar Gümüş Irkı'ydılar. Altın Irk'tan çok daha az erdemliydiler.
Vücutları geçen zamanla olgunlaşsa da, Gümüş Irk ruhça çocuk kaldı. Yüz yıl boyunca her çocuk, öteki insanların dostluklarından da, öğretiminden de uzak, evde annesiyle birlikte kaldı. Bu ölümlüler, bu süre boyunca yaşamlarını sadece çocuksu zevkleri kovalamaya adadılar. Sonuç olarak, Gümüş Irk'ta yetişkinlerin yaşamları kısa ve mutsuzdu. Birbirlerine nezaketle, hoşgörüyle davranmayı asla öğrenemediler. Bencil davranışları adaletsizliğe, savaşa neden oldu. Ölümsüz tanrılara saygı
göstermediler. Onları memnun etmek için hiçbir çabaları olmadı.
Gümüş Irk, ne tanrılara ne de ölümlülere saygı gösterdiğinden Zeus onlara kızdı Tanrıların ve Ölümlülerin babası, İklimi sonsuz bahardan, kışın dondurucu soğuğuyla yazın kavurucu sıcağı
arasında değişen dört mevsime çevirdi.
Kayalarla gölgeli ormanlık alanlar havadan yeterli korunmayı sağlamayınca, Gümüş Irk ilk evleri inşa etti.Yiyecek şimdi o kadar bol değildi. İnsanlar öküzleri çiftler halinde bir araya
getirip tarlalarını sürdüler. Önce dan tohumlarını ekmek, sonra da olgunlaşmış başaklarını toplamak İçin ekim mevsiminde her gün didindiler. Zeus, onların dünyadaki yaşamlarını erkenden sona erdirdi. Vücutları toprağa karıştığında ruhları yeraltına girdi.
Daha sonra tanrıların ve ölümlülerin babası Zeus, silahları, aletleri tunçtan olduğu için Bronz Irk olarak bilinen üçüncü ölümlüler ırkını yarattı. Bu ölümlüler Gümüş Irk'tan daha aşağılık, daha acımasızdılar. Tannlar içinde en çok savaş tanrısı Ares'i sevdiler. Kılıçla yaşadılar. Kaba güçleri onları daha güçlü yaptı. Ancak kalpleri en sert kaya kadar tepkisizdi. Bronz Irk üyeleri güçlerine rağmen genç öldüler.Sonsuz şiddet ve savaş yüzünden Kara ölüm'ü kendi üzerlerine çektiler.
Vücutları toprağa karıştığında gölgeleri karanlığa, kasvetli Yeraltı Dünyası'na indi. Arkalarında iyi anılmalarına değecek hiçbir şey bırakmadılar. Bundan sonra Zeus, Kahramanlar Irkı olarak bilinen dördüncü ölümlüler ırkını yarattı
Pek çok söylencenin simgesel içeriğini anlayabilmek için, yeryüzü merkezli anaerkil dinlerle, daha yakından tanıdığımız, gökyüzü merkezli ataerkil dinler arasındaki temel farklılıkları bilmek önemlidir. Anaerkil toplumun siyasal, ekonomik, toplumsal ve dini temeli tarımsal yıla dayanır. Tarımın Önemi, tüm yaşayan nesnelerin doğumdan olgunluğa, oradan ölüme ve oradan da tekrar doğuşa giden gelişimlerini vurgulayarak dairesel bir yaşam görüşünü beslemiştir. Mevsimden mevsime iklimin görece sabit kaldığı ülkelerde bile, İnsanlar kendi hayatlarının gelişimiyle, hayvanlar ve bitkilerin hayatlarının gelişimi arasında bir bağlantı kurabilmişlerdir.
Toprak Ana olan Gaia, ilk Ulu Tanrıça ya da Ana Tanrı-ça'dır.
Yunanistan'da yaşayan insanlar, Bronz çağı kabileleri topraklannı işgal
ettiklerinde Ulu Tanrıça'ya tapmaktadırlar. Çünkü çiftçidirler, toprağın
bereketi onlar için öncelikli önem taşımaktadır.
Akıcı bir dile sahip, dünya edebiyat tarihinde yerini almış, farklı kültürlere ait destanların yer aldığı bir kitap. Kral Arthur'dan Osiris'e, Thor'dan Gılgamış'a...Sizi müthiş bir yolculuk bekliyor.
Kitap gayet bilimsel yazılmış kaynakça mevcut ve hangi kaynakçalardan nasıl yararlandığını da kitabın sonlarına doğru anlatmış.Dili ve anlatımı akıcı ve sade mitoloji bakımından da gayet geniş çaplı bir kitap dünyanın dört bir yanından size destanlar sunuyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Donna Rosenberg
Unvan:
Yazar.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 42 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.