Donna Rosenberg

Donna Rosenberg

Yazar
9.2/10
12 Kişi
·
35
Okunma
·
2
Beğeni
·
614
Gösterim
...çünkü bizler de çoğu zaman umursamaz ve tehlikeli bir dünyada anlamlı birer yaşam oluşturmak, sonunda ölümün kaçınılmazlığını kabul etmek zorunda kalırız.
Tarihte yamyamlık, görülmemiş bir olgu değildir. İlkel insanlar, arzulanan özellikleri (cesaret, güç, akıl, yetenek gibi) bir başka yaratığın, genellikle sözü edilen özelliklere sahip korkulu bir düşmanın önemli organlarını yiyerek kazanacaklarına inanırlardı.
Bir insan, eğer cesareti yoksa en muhteşem silahla bile ne yapabilir? Oysa cesur bir adam kılıcı kör bile olsa, yiğitçe dövüştüğü İçin kazanacaktır.
İlyada ile Odysseia arasında öyle temel farklılıklar vardır ki bazı bilim adamları, yazarlarının başka kişiler olduğunu düşünür. Çoğu bilim adamıysa İlkini gençliğinde, ikincisini yaşlılığında olmak üzere iki destanın da Homeros tarafından yaratıldığı kanısındadır.
İki destan arasındaki temel fark, Odysseia’nın, belki de edebiyattaki en büyük, muhteşem bir macera öyküsüyken; İlyada'da, kişisel istekleriyle toplumun ihtiyaçları arasındaki çelişkiyle karşı karşıya gelen insan kişiliğinin ciddi, dramatik biçimde resmedilmiş olmasıdır.
Dolayısıyla, Odysseia'da düğüm İlyada’dakinden daha farklıdır.. Odysseia Yunan ve Troyalı kahramanların kahramanca işlerini ve psikolojik çelişkilerini anlatmak yerine, Odysseus'un uzun ve zorlu yolculuğunu anlatmaktadır. İlyada’nın kahramanlarından biri olan Odysseus, Troya'dan döner ve krallığını yeniden ele geçirmeye çalışır. Odysseus'un yolculuğu onu, canavarlar, devler, büyücüler dahil folklorda bulunan bütün karakterlerle karşılaştırır. İlyada ise daima gerçek dünyadadır.
Odysseia'da Homerik kahraman, İlyada'da sahip olduğundan farklı güçlere ihtiyaç duymaktadır, çünkü çok farklı rakiplerle karşılaşır. (Odysseia'da kahraman savaş meydanında değildi) Yine cesaret ve kararlılıkta areteye ihtiyacı vardır, ama savaşçı olarak ihtiyaç duyulan güç ve yetenekten çok zihinsel arete üstünde durulmaktadır. İlyada'da önemli rol oynayan görkem ve onur ödülü kazanma Odysseia'da arkaplanda kalır; orada yaşamda kalmak ana konudur.
Ahlaki konular da Odysseia'da İlyada'dan daha nettir. Odysseia'da karakterlerin çoğu kahramanca davranır; İlyada'da ise daha karmaşık karakterler vardır ve iyiyle kötüyü bir arada içerirler. Homeros'un Odysseia'da  iyiye ve kötüye karşı yaklaşımında kahramanlar yaşamda kalır, tanrılar serserileri cezalandırıp öldürür ve öykü mutlu biter. Tersine, İlyada'da en iyi kahramanlar hatalar yapmakta, ölmektedir ve öykünün sonu mutsuzdur.
Ayrıca, Odysseia'da kahramanlar, İlyada'dan daha fazla Miken toplumundan kesitler oluştururlar. Homeros dilencilere ve Odysseus'un malına el koyan soyluların sürüleri otlatan uşaklarına daha fazla yer verir ve bazı hizmetçilerin önemli rolleri vardır.
Odysseia’nın birçok bölümünde kadınlar iktidar sahibidirler ve açıkça eylemlerde egemen konumdadırlar. Örneğin tanrıça Kalypso, Odysseus'u adasında yedi yıl tutsak olarak tutar; tanrıça Kirke de güçlü ve korkutucu bir büyücüdür. Odysseus'un karısı Penolope edebiyattaki en büyük kadın kahramanlardan biridir. Zekidir, yaratıcıdır ve kocasıyla ailesine sadıktır. Odysseus'a yirmi yıl sadık kalır ve taliplerini atlatır; Odysseus'u ancak sınadıktan sonra koca olarak kabul eder. İlyada'da Homeros; kadınlardan çok, kral ve prensler üstünde durmaktadır. Yağma ve savaşların en yüksek mevkideki kadınları bile nasıl tutsak düşürdüğünü vurgular.
Son olarak, Homeros Odysseia'da ilahi adalet kavramını kullanmaktadır; İlyada'da bir tanrı bir ölümlüyü kendi kişisel arzularıyla cezalandırıp ödüllendirir. Odysseia'da ise doğru davranmayan cezasını bulur. Poseidon, Odysseus'un yolculuğunu uzatır, çünkü oğlu Kyklop Polyphemos'un gözünü çıkarmış, sonra bununla övünmüştür. Daha sonra Athena, Odysseus ve Telemakhos'un, Penelope'nin bütün taliplerini öldürmelerinde ısrar eder. İlyada'da ise bir kahraman ve ordu, Yunan ve Troyalılara karşı kişisel sevgi veya nefret duyguları nedeniyle daima bir tanrının yardımını, bir başka tanrınınsa kötülüğünü görür.
Aeneid'in 20. yüzyılda daha az popüler olmasının bazı nedenleri vardır. Öncelikle, çok daha az kişi Latince okuyabilmektedir ve okuyucular çevirinin niteliğine göre karar vermek durumundadırlar. En iyi çeviride bile Vergilius'un biçeminin özellikleri yok olacaktır. Ayrıca, birçok kişi Vergilius'un Roma mirasına duyduğu ilgiyi paylaşmamaktadır. Son olarak bugün birçok okuyucu iyilikle kötülük arasındaki kutuplaşmada duygudaş değildir ve Vergilius'un bazı karakterlerinin gerçekçi olmaktan çok simgesel olduklarını hissetmektedirler. Ama birçokları da, Homeros ve Shakespeare gibi, bazı yönleriyle Vergilius'un de her kuşağa seslendiğini kabul ederler.
Ey Gılgamış hiç sonsuza dek ayakta kalacak bir ev inşa edebiliyor muyuz? Tartışmaları sonsuza dek sürdürebiliyor muyuz? Kardeşler malvarlığını sonsuza dek eşit paylar halinde bölebiliyorlar mı? Nefret sonsuza dek sürüyor mu? Hiç nehir sonsuza dek taşıyor, kıyılarını basıyor mu? Bir kimse ölümü deneyebilir mi hiç? Eski zamanlardan beri hiçbir şey kalıcı olmadı. Çoban ve soylunun kaderleri aynı: ölüm!
Homeros'un tersine Vergilius, yapıtını okuryazarlar için düzenledi. Dinleyiciler değil okuyucular için yazıyor olması, bazı sınırlamaları kaldırmasına olanak verdiği gibi yeni ölçütler kullanmasını da sağladı. Vergilius, gelişmiş sözlü geleneğin belirlediği konulara ve konunun işlenme biçimindeki sınırlarına da bağlı değildi.
906 syf.
Akıcı bir dile sahip, dünya edebiyat tarihinde yerini almış, farklı kültürlere ait destanların yer aldığı bir kitap. Kral Arthur'dan Osiris'e, Thor'dan Gılgamış'a...Sizi müthiş bir yolculuk bekliyor.
906 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Anladığım kadarıyla...(hafif spoiler içerebilir)
Mitoloji birbirini izleyen tarihsel olaylar değil. İnsan bilincine ait arketiplerdir. Nitekim dini inaçlarda her ne kadar mitlere yer yok ve inandığımız her şey gerçek dense de dindar insanın kutsal kitaptan öğrenip inandıklarına. inandığına bir zamanlar diğer halklarda inanıyordu. Gördüğüm kadarıyla tufan söylencesi, kurban edilecekken geyik gönderme, bakirenin doğurması, kadın tanrıçaların başkaldırışındaki benzerlikler göze çarpmaktadır.
Sormamız gereken soru şu, bunlar gerçekten yaşandı mı? Yaşandıysa, her söylence bizi tek bir şeye yöneltecek. Yaşanmadıysa ve yalansa dönüp inandığımız şeyleri bir düşünmeliyiz. Donna Rosenberg Dünya Mitolojisi
906 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kitap gayet bilimsel yazılmış kaynakça mevcut ve hangi kaynakçalardan nasıl yararlandığını da kitabın sonlarına doğru anlatmış.Dili ve anlatımı akıcı ve sade mitoloji bakımından da gayet geniş çaplı bir kitap dünyanın dört bir yanından size destanlar sunuyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Donna Rosenberg
Unvan:
Yazar.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 74 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.