Dostoyevski Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Yazar 8,6/10 · 4843 Oy · 42 kitap · 17546 okunma ·  2324 beğeni

Yazarın Bilgileri

  • Yazarın Adı:
    Dostoyevski
  • Yazarın Tam Adı:
    Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
  • Unvan:
    Rus Roman Yazarı
  • Doğum:
    Moskova 11 Kasım 1821
  • Ölüm:
    St. Petersburg 9 Şubat 1881 (59 Yaşında)

Yazar İstatistikleri

2.324 okur beğendi.
4.843 puanlama · 2.765 alıntı
14 haber · 38.379 gösterim
17.546 okur kitaplarını okudu.
11.380 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
374 okur kitaplarını şu anda okuyor.
469 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Dostoyevski'nin Biyografisi

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Jülyen: 30 Ekim, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Jülyen: 28 Ocak, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı.

Çocukluğu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Petersburg'taki Mühendis Okulu'na girdi. Babasının ölüm haberini burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı.Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapisanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti.

Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığıAvrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumaranelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşleradlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasından yürüdü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi.

Hayatı

Çocukluğu ve Gençliği

Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu.[4] Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu.[5]. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı.

Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi.

Eşinin ölümünden sonra kendisini içkiye daha çok veren babası Mikhail bu olayın ardından sahibi olduğu toprağa çekilmişti. Mikhail'in ölümünün sebebi tam olarak bilinmiyor. İddialardan biri, eşinin ölümünden sonra toprağına çekilen Mikhail'in buradaki köylülere çok kötü davrandığı ve onun kötülüklerine katlanamayan köy halkının en sonunda onu öldürdüğüdür. Bir başka iddia da Mikhail'in tamamen doğal sebeplerden öldüğüdür. Babasının ölümünü Petersburg'ta haber alan Dostoyevski, onun ölümünü istediği düşüncesi yüzünden depresyona girdi. Sara nöbetlerinin ilkini hayatının bu evresinde geçirmeye başladı. Petersburg Mühendis Okulu'ndaki öğrenimini başarıyla bitirerek, asteğmen rütbesiyle Petersburg'taki İstihkâm Müdürlüğü'nde göreve verildi. Ancak bu görevi bir yıl sürdürebildi. Askerlikten nefret eden Dostoyevski görevinden istifa ederek yazarlığa başladı.

İlk yazarlık dönemi

Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti.

1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi.

Sibirya'ya sürgün

Dostoyevski, 23 Nisan 1849 tarihinde devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiasıyla sekiz arkadaşı ve ağabeyi ile birlikte tutuklandı. Ölüm cezasına çarptırılan Dostoyevski, sekiz ay hapisanede yattıktan sonra diğer dokuz komplocu ile idam edilecekleri yere götürüldü.[10] Tam kurşuna dizilmek üzerelerken af kararı çıktı. İdam cezası, dört yıl kürek ve altı yıl adî hapis cezasına dönüştürüldü. Sibirya'daki Omsk Kalesi'ne sürüldü.[9] Suç ve ceza kavramları ile en yoğun şekilde burada tanıştı.Kürek mahkumu olduğu süre içinde, kolları damgalandı, kafası tıraş edildi ve taş kırdı. Sara nöbetleri yüzünden birçok kere hastaneye kaldırıldı. Burada geçirdiği yıllar İncil'i ve mahkumlardaki gönül zenginliğini keşfetmesine olanak sağladı.

Sürgünde geçirdiği dört senenin ardından 1854 yılında kürek cezasından kurtularak er rütbesi ile kışla hizmetine verildi. Semipalatinsk'te zorunlu ikamete mahkûm edildi. Burada bulunan Alayın Yedinci Hat Taburunda beş yıl görev yaptı. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılının Şubat ayında, veremli ve dul Maria Dmitrievna Isayeva ile, subay kocasının ölümünden sonra evlendi. Dostoyevski, Isayeva ile ona acıdığı için evlendi.

İkinci yazarlık dönemi

1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında:


“ Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır ”


diye yazdı.

Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866,Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için 31 Ocak 1881 tarihinde yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü.

Temalar

Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindekiruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti.

Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı.

Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı.

Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti.

Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını vesiyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için biresel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi.

Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.

Dostoyevski'nin Kitapları Kitap Ekle

9,1/ 10  (1.860 Oy) ·  6.450 Okunma
8,6/ 10  (642 Oy) ·  2.104 Okunma
8,1/ 10  (349 Oy) ·  1.291 Okunma
4. Beyaz Geceler (Bir Hayalperestin Anılarından)
8,3/ 10  (409 Oy) ·  1.274 Okunma
8,0/ 10  (286 Oy) ·  1.123 Okunma
8,8/ 10  (263 Oy) ·  1.027 Okunma
8,3/ 10  (223 Oy) ·  932 Okunma
8,6/ 10  (140 Oy) ·  602 Okunma
8,4/ 10  (102 Oy) ·  345 Okunma
7,7/ 10  (47 Oy) ·  244 Okunma
13. Ebedi Koca (Kadın Budalası)
7,7/ 10  (34 Oy) ·  187 Okunma
7,9/ 10  (33 Oy) ·  185 Okunma
15. Ecinniler (Cinler)
8,9/ 10  (38 Oy) ·  131 Okunma
7,7/ 10  (35 Oy) ·  120 Okunma
17. Yufka Yürek (Sürgün Öncesi Hikayeler)
8,1/ 10  (28 Oy) ·  106 Okunma
8,0/ 10  (24 Oy) ·  77 Okunma
20. Suç ve Ceza (Çizgi Roman) (Çizgi Roman Dünya Klasikleri Serisi)
8,3/ 10  (18 Oy) ·  73 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Ferah, bir alıntı ekledi.
23 Mar 2015

''...öylesine güzel bir gökyüzünün altında bu kadar kötü insan nasıl yaşayabiliyordu?

DostoyevskiDostoyevski
Meral, bir alıntı ekledi.
31 Oca 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

İnsanın zihni neyle meşgulse rüyasında onu görür. Hele içiniz rahat olmadı mı, gerçeğe ne kadar da uyar rüyalarımız!

Suç ve Ceza, Dostoyevski (Sayfa 63)Suç ve Ceza, Dostoyevski (Sayfa 63)
Vedat Geçit, bir alıntı ekledi.
15 Eki 2014

“Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.”

Yeraltından Notlar, DostoyevskiYeraltından Notlar, Dostoyevski
Ferah, bir alıntı ekledi.
18 Nis 2015

"İnsana en çok acı veren şey,
Söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki
Uçurumdur."

DostoyevskiDostoyevski
MERVE KAYA, bir alıntı ekledi.
15 Eyl 2014 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Önce biraz ağladılar, ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır!

Suç ve Ceza, DostoyevskiSuç ve Ceza, Dostoyevski
Nur-AL, bir alıntı ekledi.
09 Nis 2015

Her şey üstüne üstüne geliyorsa, belki de sen ters gidiyorsundur.

DostoyevskiDostoyevski
Ferah, bir alıntı ekledi.
06 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

''Bir çocuğun ölümünü görmektense, dünyaya geliş biletimi iade etmek isterim.''

Karamazov Kardeşler, DostoyevskiKaramazov Kardeşler, Dostoyevski
Ferah, bir alıntı ekledi.
20 Mar 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

''Denginiz değilim efendim, dengesizim...''

Suç ve Ceza, DostoyevskiSuç ve Ceza, Dostoyevski
Nazlı Demir, bir alıntı ekledi.
01 Oca 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"Dünya mı yıkılsın yoksa bir bardak çay mı içersin?" deseler...
"Ben çayımı içtikten sonra dünyanın canı cehenneme" derdim.

Yeraltından Notlar, DostoyevskiYeraltından Notlar, Dostoyevski
eso.okur, bir alıntı ekledi.
24 Şub 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Fakat bir kadın hem zeki hem de kıskanç olursa, iki kadın haline gelir ve bu bir felakettir işte.

Suç ve Ceza, Dostoyevski (Sayfa 398)Suç ve Ceza, Dostoyevski (Sayfa 398)
Bütün Alıntıları Göster

Dostoyevski ile iligli okur yorumları Yorum Ekle

Dostoyevski okumak bir ayrıcalıktır. Ilk okuduğumuz zaman kitap okuma alışkanlığı değişir insanın. Kendini bambaşka bir dünyada bulmaktır. kitap bittiğinde uzun süre etkisinin altında bırakır okuyucu. Dostoyevski'yi dikkatle okuyan insan onu kolayı unutabileceğini hiç sanmıyorum.
Yarattığı karakterler yazar hem sorgulaştiriyor hem sevdiriyor. Utandırır, utanma duygusu ne olduğunu hatırlatır. Insanlığımızı kayibetmemizi engrller. Düşündürür, belki de tam bu yuzden yazarının hayal gücüne hep hayran kalırım. Yazarı'nın hayatı de yazdığı eserler kadar acımasız ve etkileyicidir. Onun kitapları karanlık odada bıraktığım zaman sanki büyük bir suç işlemiş gibi yüreğim acır. Dostoyevski benim için çok değerli bir yazardır, sadece kitap okumayı sevdiren değil, hayatı öğreten büyük öğretmen olmuştu her zaman...

Dostoyevski nedir?

İnternette bir televizyon kanalının halkla yaptığı röportajı izledim.
Röportajın konusu “Dostoyevski nedir?”.
Ve röportaja katılanların çoğunluǧu, Dostoyevski’nin bırakın
kim olduğunu, ne olduğunu bile bilmiyor.
Hatta bazıları onun bir yiyecek tūrū olduǧunu söylūyor.
Dūnyanın birçok yerinde, ABD’den Tūrkiye’ye Dostoyevski’yi
-bırakın okumayı, onun kim olduǧunu bilenlerin sayısı bence yūzde 10’u,
en fazla yūzde 20’yi geçmez.
Endonezya’da daǧ başındaki köyde tarlasında çalışan bir çiftçi,
Brezilyalı ya da Arjantinli bir futbolcunun adını bilir de,
Dostoyevski’nin kim olduǧunu bilmez.

Cehaletin boyutları, yalnızca diploma ile ilgili değildir.
Kapitalist sistem, diplomalı cahiller yaratan bir sistemdir.

İçinde yaşadığımız çağ, anti-entelektūel bir çaǧdır.
Ne kadar cahilseniz o kadar fazla şansınız var bu sistemde.
Ben bu çaǧa “cehalet çaǧı” diyorum. Hayatında ders kitabından başka
bir kitap okumamış hekimler, avukatlar, yargıçlar, mühendisler, bilim insanları vs… yetiştiren ve onları kendisine hizmet ettiren bir fabrikadır kapitalist sistem.
Tek bir kitap dahi okumamış bir futbolcu milyonlarca dolar ve
būyūk bir ūn kazanabiliyor, bu sistemde ne yazık ki.

Cahil ol, cahil kal, ama tūket, diğerleriyle yarış!
Eğer kazanırsan cahilliğin ödüllendirilecektir.
“Başarıya” giden yolda her şey mūbahtır bu sistemde.
Yeter ki ayakta kal ve sisteme hizmet et.


Peki Dostoyevski nedir?

Dostoyevski, gerçeğin duvarının henūz görmediğimiz öte tarafıdır.
O, içinde yaşadığımız yüzyıla sığmayan, iç dünyamızdaki çamurun
içinde parıldayan bir parça ışıktır.
Dostoyevski, içimizde durmadan gerçekleri söyleyen ve bir
türlü duymak istemediğimiz vicdanımızın Raskolnikov’udur.

Evet son bir soru: Dostoyevski nedir?..


(http://dunyalilar.org/dostoyevski-nedir.html/)

Beni en çok etkileyen yazarın karakterlerinin duygu geçişleri , insanların iç karmaşasını ve derinliği çok iyi yansıtması , karakterlerin çeşitliliğinde benzer karakter yapısını pek rastlamadığınız (En azından ben fark etmedim.) , olayları ne kadar dağıtırsa dağıtsın hepsini enfes bir şekilde toplayan , karşıt görüş çatışmalarında hepsini aynı coşkuyla savunan ve hicivlerinde çok samimi bir şekilde kendini de çuvaldız batıran dünyaya etkilemiş kült yazarlardan biridir.
Mühendislik eğitimi alıp da bu kadar duygusal analiz yapması bende ayrı bir saygı uyandırıyor.

Üstad, ölmeden önce yazdığın ve yarım kalan "Bir büyük günahkarın yaşamı" adlı eserini ne zaman bitirebilirsiniz? Merakla bekliyoruz.

Bambaşka bir hazdır kitaplarını okumak tarifi pek de mümkün olmayan inanılmaz bir duygudur. İnsan her bir yaprağı çevirdiğinde daha da devamını getirmek ister .Okuru esere en iyi bağlayan yazarlardan biridir .Bunu da en üst seviyede yapan biri olduğunu vurgulamak istiyorum son olarak.

Dikkatli okunursa psikolojik analizlerin ufku beş altı katına çıkarabilecek kadar iyi yazar.

O kitap sevmeyenlerin bile çok bahsedildiğinden olsa gerek direk banko bildiği kişiler arasında ilk sıralarda gelir , kim bilir belkide ilk sıradadır, işte bu yüzdendir o adı büyük bir markadır.

Dostoyevski gerçekten büyük bir yazar. Severek beğenerek takdir ederek okurum kitaplarını. Kitaplarında dikkatli bir şekilde okunduğunda hayatımızı değiştirecek hayat dersleri var.

Petersburg "a daha adımımı dahi atmadığım halde o şehre hayran kalmam kendisinin Petersburg ile ilgili muhteşem tasvirlerinden kaynaklıdır.

Bütün Yorumları Göster