E. H. Gombrich

E. H. Gombrich

Yazar
9.1/10
55 Kişi
·
138
Okunma
·
8
Beğeni
·
1.503
Gösterim
Adı:
E. H. Gombrich
Tam adı:
Sir Ernst Hans Josef Gombrich
Unvan:
Avusyurya Asıllı İngiliz Sanat Tarihçisi, eleştirmen, kuramcı, Yazar
Doğum:
Viyana, Avusturya-Macaristan, 30 Mart 1909
Ölüm:
Londra, İngiltere, 3 Kasım 2001
1947’de İngiliz vatandaşlığına geçen ve hayatının büyük bölümünü İngiltere’de geçiren Viyana doğumlu sanat tarihçisi, eleştirmen, kuramcı.

En ünlüsü Sanatın Öyküsü olan pek çok kültür ve sanat tarihi kitabının yazarıdır. Sanat alanında gelmiş geçmiş en popüler eserlerden olan “Sanatın Öyküsü" adlı kitabıyla sanat tarihinin popülerleşmesinde, insanların sanatla tanışmasında önemli bir rol oynadı. "Sanat ve Yanılsama" gibi kuramsal kitaplarıyla da sanat tarihi kuramına katkı sağladı.

1909 yılında Viyana’da Yahudi kökenli müzisyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Kızkardeşi kemancı olan Gombrich’in kendisi de iyi bir çellist idi. Müziğe olan ciddi sevgi ve ilgisi düşüncesini şekillendirmede etkili oldu. 1928-1933 yılları arasında Viyana Üniversitesi Sanat Tarihi Enstitüsü’nde okudu.

II. Dünya Savaşı’ndan önce İngiltere’ye gitti. 1936’da annesinin öğrencisi olan piyanist Ilse Heller ile evlendi. Gombrich’in bu evlilikten bir oğlu dünyaya gelmiştir. Çocuklar için bir İngiliz tarihi kitabı olan “Weltgeschichte für Kinder” (1936) adlı eserini yayımlayan Gombrich, o yıl Londra Üniversitesi Warburg Enstitüsü’ne araştırma asistanı olarak girdi. Profesyonel yaşamının tamamını, 1933’te Hamburg’dan Londra’ya gelen Alman sanat tarihçi Aby Warburg’un kurduğu bu kurumda geçirdi.

II. Dünya Savaşı sırasında BBC’de görev yaptı. Savaştan sonra Sanatın Öyküsü adlı kitabı üzerinde çalıştı. Tarih-öncesi çağlardan modern zamanlara sanatın geçirdiği aşamaları hem kolay biçimde hem de akıcı bir dille anlatan Sanatın Öyküsü ilk defa 1950’de yayımlandı. Onlarca dile çevrilen eser, sanat tarihinin popülerleşmesinde, insanların sanatla tanışmasında önemli bir rol oynadı ve yazarına büyük ün getirdi.

Londra Üniversitesi Warburg Enstitüsü'nde 1959’dan 1976’ya kadar da başkanlık yaptı. En önemli eserlerinden Sanat Ve Yanılsama 1960’ta yayımlandı. Sayısız ödül ve onursal derece aldı.

Son iki yılını hastalığı nedeniyle eve bağlı olarak geçirdi. 3 Kasım 2001’de Londra'nın batısında bulunan Hamstead'deki evinde hayatını kaybetti.
Evet, elinde tuttuğun bu kitabın basılı olduğu maddeyi, yani kâğıdı da Müslümanlara borçluyuz.
Hele hele, Romalılar'ın "on iki"yi nasıl yazdıklarını görmek ister misin?: "XII" Peki ya 112? Şöyle: "CXII." Ya 1112? O da böyle: "MCXII." Şimdi düşün bakalım, bu rakam işaretleriyle toplama, çıkarma, çarpma, bölme nasıl yaparsın? Çok, ama çok zor ve karmakarışık bir işlem. Ama bizim "Arap" rakamlarıyla aritmetik işlemleri yapmak öyle kolay ki! Araplar'ın bize getirdiği bu rakamlar; sadece hoş ve kolay yazılıyor olmasının yanında, bir de bütün matematik değerlerini ifade edecek imkân sunuyor: Sayıların gerçek değerini veren sıralama. Bunu da şöyle anlatayım: İki rakamın yanında ama solunda duran bir başka rakam "yüz" değerini gösterir. Ve "yüz"ü de bir rakamı ve iki sıfırla yazarsın. Böylece, matematikte yaşamsal önemi olan 0 [sıfır] kavramı da Arap-Müslüman bilginlerinin buluşudur.
İnançlar tartışılamaz ve herkes inancını kendisi için doğru kabul eder. Öyle ise yapılacak olan, inanca saygı ve hoşgörüdür.
İnsanlar görüşlerini, anlayış ve davramş biçimlerini değiştirirken bunun hiç farkına varmıyorlar.
Mısırlılar kitaplarını Nil'de yetişen bir bitki olan Papirüs'ün geniş yapraklarına yazmışlardır. Batı dillerinde "kâğıt" demek olan "paper; papier" kelimeleri "papirüs"ten gelir.
688 syf.
·10/10
Kutsal kitap
"Bugün sinemalara giden insanların ilkel insandan hiçbir farkı yoktur. Çünkü ilk insan da mağaranın derinliklerine gidip karanlıkta duvara resimler çizmekteydi"
688 syf.
·10/10
Tarih oncesi ilkel topluluklardan başlayarak günümüz sanat anlayışına kadar uzanan, her dönem ve kitaya göre şekillenen uzun bir yaratma öyküsü. Yeni başlayanlar için biraz uzun olsada sade ve yalın, ayrıntı arayanlar içinde kaynakçasi zengin eşsiz bir eser.
688 syf.
·Puan vermedi
Sanatın tüm yönlerini sade, yalın bir dille anlatıyor. diğer sanat kitaplarında olduğu gibi ağır ve felsefi bir dilden uzak sade ve yalın bir anlatıma sahip.
688 syf.
·Beğendi·9/10
Sanatın Öyküsü

İnsanlık tarihi boyunca insanın kendine her zaman meşgale olarak üretmiş olduğu maddi ve manevi kültürel değerler olmuştur. Çünkü insan gündelik yaşamda temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonrası kalan boş zamanın meşgul edecek bir arayışı hep olmuştur. Bir türlü sabit kalamayan insan, hem maddi hem de manevi kimi uğraşlarla geriye kalan zamanlarını değerlendirmişlerdir. Yarı Göçebe toplulukların kaldıkları Mağara duvarlarındaki figürler aslında bu minvalde değerlendirilebilir. Kuşkusuz bu ilk belirsiz duvar figürlerin sanatsal anlamda, yaşadığımız çağdaki post-modern dedikleri sanatsal ürünlerde bir farkı yoktur. Hatta üstün bile sayılabilir çünkü ilk olma özeliğini taşımaktadır. İnsan her zaman aşağı yukarı benzer süreçleri yaşamışlardır. Doğaya ve yaşama karşı anlam arayışında çok fazla bir değişim olmamıştır. Sadece bilim ve teknik alandaki gelişmeler işimizi daha kolaylaştırmıştır.

E.H. Gombrich’in “ Sanatın Öyküsü” kitabı önemli bir yer tutmaktadır. Kitap ilkin 1950’ler de basılmış, zamanla yazar tarafında kısmi güncellemeler yapmıştır. Kitap sanat tarihi açısında özelikle; Mimari, Resim ve Heykelcilik konularda tam klasik bir başyapıttır. Yazar eserinde teorik anlamda sanat tarihi irdeleyerek başlamaktadır. Ve bu yüzde kendi has üslubunu ortaya koymaktadır. Yazarın bu eser de temel tez olarak ortaya atığı şey, sanatın göreceli olduğunu mutlak bir belirlemeden kaçınılması gerektiği belirtmektedir. Ona göre sanat yoktur ama sanatçı vardır. Çünkü sanatın sürekli dönüşümü aslında ömrünün sanatçıya bağlı olduğunu belirtmektedir.
Kitap, sanatın öyküsünün geçmişini, 1800’lerden itibaren batılı misyoner ve gezginlerin, ilk toplumlara ait eserlere ulaştıkları örnekleri irdeleyerek başlamaktadır. Ancak esas üzerinde durduğu dönem batı dünyasında reform ve rönesans ile başlayan süreci ile başlamaktadır. Bu anlamda yazarı batı merkezici olarak eleştiri getirilebilir ama bu sanatsal faliyetlerin Batı’da zirveleştiği gerçeğini ortada kaldırmaz. Tabi bu dönemleri irdelerken özelikle sanatın öyküsünün esinlendiği Mezopotamya ve antik Yunan-Roma dönemlerine sık sık göndermeler yapmaktadır. Aslında sonraki süreçleri ayrı ayrı dönemler olarak değerlendirmektedir. Bu konuda aşağı yukarı beli bir fikire sahibiz. Ve inceleme modern dönem sonrası post-modern döneme kadar getirmektedir.
Özelikle sanat tarihine ilgisi olan herkesin okunması gereken bir başyapıttır. Her kese öneririm.
688 syf.
·110 günde·Beğendi·10/10
Sanat tarihi ile ilgili en aydinlatici, kapsamli, guvenilir bir kitap. Tarih oncesi ilkel topluluklardan baslayip modernizme kadar uzanan genis kapsamli bir eser. Kitap bitse bile herkesin ara ara eline alip sayfalarini karistirmak isteyecegi yeniden bilgilerini tazelemek isteyecegi harika bir kitap. Bunlara ek olarak kitapta yer alan eserlerin yuksek cozunurlukte ve ayrintili bir sekilde incelenmeye olanak saglayacak bicimde olmasi Sanatin Oykusu adli bu kitabi taçlandiran bir diger ozellik diyebilirim.
688 syf.
·Beğendi·10/10
Gombrich'in ilk başta okul çağındaki çocuklar için yazmaya başladığı ve sonra yazdıkça içeriği genişlemiş olan kitabı. Bir incelemede 'bitmesi mümkün mü?' diye sorulmuş, büyük bir şevkle baştan sona okumuştum. Kitabın kalınlığı ve ağırlığı korkutmasın. Sanat hakkında en iyi başlangıç kitaplarından biri. Geç yaşlardan önce gençlik zamanlarında okunmalı ve okutulmalı
456 syf.
·Beğendi·10/10
Çok eğlenceli bir biçimde yazılmış bir kitap. Zira kitabı 10 yıl önce okuduğum halde bugün bile kitabın birçok ayrıntısı hafızamda kalmış.
"Sanat" diye bir şey yoktur aslında. Yalnızca sanatçılar vardır. Bir zamanlar bazı adamlar renkli toprakla bir mağaranın duvarına kabaca bizon resim leri çiziktiriyordu; bugün de bazıları boya satın alıp duvar ya da tahta per deleri resimliyor ve daha birçok başka şeyler üretiyorlar. Tüm bu etkinlik leri sanat diye tanımlamakta hiçbir sakınca yok, yeter ki bu sözcüğün yer ve zamana göre birbirinden değişik anlamlara gelebileceği unutulmasın ve günümüzde nerdeyse bir korkuluk veya tapınma aracı haline gelen ve bü yük S ile başlayan Sanat'm var olmadığının bilincinde olunulsun.
688 syf.
·8/10
Sanat tarihi ve sanat felsefesi konusunda bilgi edinmek için gerçekten çok doğru bir seçim.Farklı yazarların benzer kitaplarını okurken zorlandığım gibi zorlanmadım.Çünkü dili o kadar yalın ve sade ki...Ayrıntılara da yer vermemiş diyemem fakat yeni başlayanlar için harika bir başlangıç olur.Ayrıca fotoğraflarla da zenginleştirilmesi anlam kolaylığına da katkı da bulunuyor.Ara ara açıp okumamız gereken bir başucu kitabıdır.Pişman olmazsınızzz
456 syf.
·9/10
Okullarimizda tarihin envai çeşidi okutulurken (osmanli tarihi,genel türk tarihi,sanat tarihi,islam tarihi gibi) dünya tarihi nedense es geçilir. Bu kitap lise seviyesinden baslayarak herkesin cok rahat takip edeceği açıklıkta ve sohbet havasinda yazılmış 2.dünya savaşına kadar dunya tarihine genel bir bakis atmak için hiç sıkılmadan okunabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
E. H. Gombrich
Tam adı:
Sir Ernst Hans Josef Gombrich
Unvan:
Avusyurya Asıllı İngiliz Sanat Tarihçisi, eleştirmen, kuramcı, Yazar
Doğum:
Viyana, Avusturya-Macaristan, 30 Mart 1909
Ölüm:
Londra, İngiltere, 3 Kasım 2001
1947’de İngiliz vatandaşlığına geçen ve hayatının büyük bölümünü İngiltere’de geçiren Viyana doğumlu sanat tarihçisi, eleştirmen, kuramcı.

En ünlüsü Sanatın Öyküsü olan pek çok kültür ve sanat tarihi kitabının yazarıdır. Sanat alanında gelmiş geçmiş en popüler eserlerden olan “Sanatın Öyküsü" adlı kitabıyla sanat tarihinin popülerleşmesinde, insanların sanatla tanışmasında önemli bir rol oynadı. "Sanat ve Yanılsama" gibi kuramsal kitaplarıyla da sanat tarihi kuramına katkı sağladı.

1909 yılında Viyana’da Yahudi kökenli müzisyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Kızkardeşi kemancı olan Gombrich’in kendisi de iyi bir çellist idi. Müziğe olan ciddi sevgi ve ilgisi düşüncesini şekillendirmede etkili oldu. 1928-1933 yılları arasında Viyana Üniversitesi Sanat Tarihi Enstitüsü’nde okudu.

II. Dünya Savaşı’ndan önce İngiltere’ye gitti. 1936’da annesinin öğrencisi olan piyanist Ilse Heller ile evlendi. Gombrich’in bu evlilikten bir oğlu dünyaya gelmiştir. Çocuklar için bir İngiliz tarihi kitabı olan “Weltgeschichte für Kinder” (1936) adlı eserini yayımlayan Gombrich, o yıl Londra Üniversitesi Warburg Enstitüsü’ne araştırma asistanı olarak girdi. Profesyonel yaşamının tamamını, 1933’te Hamburg’dan Londra’ya gelen Alman sanat tarihçi Aby Warburg’un kurduğu bu kurumda geçirdi.

II. Dünya Savaşı sırasında BBC’de görev yaptı. Savaştan sonra Sanatın Öyküsü adlı kitabı üzerinde çalıştı. Tarih-öncesi çağlardan modern zamanlara sanatın geçirdiği aşamaları hem kolay biçimde hem de akıcı bir dille anlatan Sanatın Öyküsü ilk defa 1950’de yayımlandı. Onlarca dile çevrilen eser, sanat tarihinin popülerleşmesinde, insanların sanatla tanışmasında önemli bir rol oynadı ve yazarına büyük ün getirdi.

Londra Üniversitesi Warburg Enstitüsü'nde 1959’dan 1976’ya kadar da başkanlık yaptı. En önemli eserlerinden Sanat Ve Yanılsama 1960’ta yayımlandı. Sayısız ödül ve onursal derece aldı.

Son iki yılını hastalığı nedeniyle eve bağlı olarak geçirdi. 3 Kasım 2001’de Londra'nın batısında bulunan Hamstead'deki evinde hayatını kaybetti.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 138 okur okudu.
  • 28 okur okuyor.
  • 261 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.