1000Kitap Logosu
Ebubekir Hâzım Tepeyran
Ebubekir Hâzım Tepeyran
Ebubekir Hâzım Tepeyran

Ebubekir Hâzım Tepeyran

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.9
90 Kişi
283
Okunma
9
Beğeni
957
Gösterim
Unvan
Yazar, Devlet Adamı
Doğum
Niğde, 1864
Ölüm
İstanbul,, 1947
Yaşamı
1864 yılında Niğde’de dünyaya geldi. Babası, Niğde Tahrirat müdürü olan Niğdeli Bekir Beyzade Hasan Efendi, annesi Muhsine Hanım idi. Babasının görevi nedeniyle Isparta ve Antalya ’da öğrenim gördükten sonra babasının yeniden Niğde’de görevlendirilmesi üzerine ortaöğrenimini 1879’da Niğde Rüştiyesi’nde tamamladı. Bir süre Tahrirat Kalemi’nde görev yaptı. Niğde’de teftişe gelen Konya valisi Müşir Mehmet Sait Paşa ile tanıştıktan sonra onun daveti ile 1882 yılında Konya’ya gitti. Konya Maarif Meclisi Kâtibi olarak görev yaparken Vilayet Gazetesi’nde de yazarlık yaptı. İlk şiirleri Konya Vilayet Gazetesi'nde yayımlandı. Arapça ve Farsça biliyordu, kendi özel gayreti ile Fransızca öğrendi.
Yasemin
Küçük Paşa'yı inceledi.
192 syf.
Okuduğum En Kötü Roman
Kendimi o yeterlilikte bulmadığım için bir kitaba kolay kolay kötü demem ama bu kitap şimdiye kadar okuduğum en kötü ilk dönem Türk edebiyatı eseriydi. Ebubekir Hazım Tepeyran Servet-i Fünun yazarları arasında sayılıyor ancak bu romanı Tanzimat edebiyatı özellikleri taşıyor. Malum Tanzimat edebiyatında yazarlar araya girip çeşitli konularda bilgi verir, düşüncelerini paylaşır. Bu araya girişler çoğunlukla işlenen konuyla alakalı olur ama köy sorunlarını anlattığı bu romanında yazar bir ara tarihi eser kaçakçılığına bile giriyor. Sonra uzun ve anlaşılması zor cümleler, Kemalettin Tuğcu tarzı bir üvey ana zulmü, tüm üvey anneleri kötüleyen bir yaklaşım. Yazıldığı dönem itibarıyla köy sorunlarına ve tarihi eser kaçakçılığına (:)) dikkat çekmiş olabilir ama günümüz okuruna katabileceği çok bir şey yok kanımca. O yüzden tavsiye etmiyorum, iyi okumamalar:)
Küçük Paşa
OKUYACAKLARIMA EKLE
11
Berivan Rollas
Küçük Paşa'yı inceledi.
192 syf.
·
50 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Öncelikle kendi düşüncelerimi belirterek başlamak istiyorum. Bu romana çok ön yargılı yaklaştım başlarda çok sıkılarak okudum. Karabibik’ten sonra yazılmış ilk köy konulu roman olması açısından ilgimi çekse de en fazla ne kadar farklı olabilir ki diyordum. Lakin kitabın sonunda ağlamamak için zor tuttum kendimi. Yazar bu romanda köy-şehir hayatı arasındaki uçurumlara, köyün yaşayanlara yurt değil adeta bir mezar olduğuna, açlık, sefil yaşam, maddi imkansızlıklar ve yaşam koşullarıyla mutsuz ve ümitsiz bir Anadolu ve Anadolu halkını resmetmiştir. Kaderine terk edilmiş köy halkının, bu terkedilişe serzenişte bulunmayıp durumu kabullenişilerinin nedeni; serzenişte bulununca dinlenilmediklerini, haklarının savunulmadığını ve hiçbir zaman da savunulmayacağını bilmelerinden kaynaklıdır. Tabiatın, yaşam koşularının insanlar üzerindeki etkisi her ne kadar onları çaresiz bıraksa da teslimiyet hissetseler de köy halkı durmadan çalışıp çabalayan, ömürlerini böyle idame ettiren insanlardır. Sınıf ve statü farklılıkların da bariz şekilde gözler önüne serildiği bu romanda, Salih’in İstanbul’da Paşa olarak büyüyüp yıllar sonra doğduğu köye geldiğindeki ilk karşılanışı ile romanın ilerleyen bölümlerinde itibarının kaybolmasıyla silikleşip kendisinin bile kendini değersiz hissetmesi, üvey annesinden gördüğü onca zulme rağmen dimdik durup güzel anılara sığınmasına rağmen maalesef ki romanın beklenmedik şekilde hazin sonlanması “zalimin zulmünün mazlumunun sabrını, mazlumun sabrının ise zalimin zulmünü artırmaya yettiğinin” yadsınamaz bir timsalidir.
Küçük Paşa
OKUYACAKLARIMA EKLE
26
Özlem Akbaş
Küçük Paşa'yı inceledi.
176 syf.
·
11 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Türk edebiyatında köy gerçeklerinin edebiyata konu olması Tanzimat'la başlamış. Ebubekir Hâzım Tepeyran'ın köy romanlarının öncülerinden biri olarak sayılan Küçük Paşa'sı ilk olarak 1910 yılında yayımlanmış.Ebubekir Hâzım Tepeyran, Musul, Manastır, Bağdat, Sivas gibi pek çok ilde valilik yapmış.Mütareke döneminde içişleri bakanı olan Tepeyran, Kuvayimilliye'ye yardım ettiği gerekçesiyle, idama mahkûm olmuş, daha sonra cezası kürek cezasına çevrilmiş.Kurtuluş Savaşı'ndan sonra serbest kalarak, Sivas, Trabzon valilikleri ve iki dönem Niğde milletvekilliği yapmış. Mutlakiyeti, Meşrutiyeti ve Cumhuriyet'i yaşayan Tepeyran' Oktay Akbal'ın da dedesiymiş. İlk yayımlandığı yıllarda dikkat çekmeyen Küçük Paşa, Cumhuriyet döneminde önem kazanır ve sadeleştirilerek 1945 yılında tekrar yayımlanır. Küçük Paşa'da Anadolu'dan sütanası ( sütninesi) olmak üzere konağa annesi Selime ile henüz 40 günlük bebekken getirilen, 7.5 yıl konakta paşa gibi yetiştirildikten sonra köye dönen, köyün zorlu şartlarına uyum sağlamaya çalışan Salih'in hüzünlü öyküsü anlatılır.Romanın sanatsal olarak kusurlarını kabul eden Tepeyran asıl amacının Anadolu köylerinin manzarasını çizmek olduğunu söyler.Romanı okurken bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum ben de. Anadolu köylerinin durumunu ortaya koyarken, bir yandan da kentlilerin köye köylülüğe bakışını yansıtır. "Kapıcı Abdi Ağa bıyıklarını bükerek, Sütnine'ye, her yerde bulunmaz bir Van Kedisi gibi ta Anadolu'dan getirilen bu ineğe dikkatlice baktı, baştan ayağa süzdü..."syf 27 "...Kâmil,Ali'nin karısını karşılamak için değil, kendi işgüzarlığı ile ilgili bulunan bir yayla ineği ile buzağısını selametle konağa getirmek için gitmişti." syf 27 İlginç tanımlamalar, inek, buzağı...️ Diğer yandan köylünün devlete bakışı da çarpıcıdır. ""Devlet nedir?" Selime, böyle bayağı bir sorguya nazaran kendisinin pek ahmak zannedilmesine kızılmış gibi bir tavır aldı: "Bunu herkes bilir: Köylerden vergi, asker alır.Fakat kendisi gelmez, kuduz gibi zaptiyeleri saldırır, zift gibi yapışkan tahsildarlar gönderir." syf 36 Ve hekimlere, hekimliğe bakışı... "Hekim adı köylü kulağına bir sıhhat muhafızı gibi değil, insan suretinde bir Azrail ismi gibi geliyordu. Liva merkezlerinin bazılarında bulunan belediye hekimleri köylere ancak katil ve pek ağır yaralama gibi hadiselerde savcı ve zabıta memurlarıyla birlikte geldikleri için köylüler, hekimleri ölü hayvan leşleri üzerine konan akbabalar gibi telakki ederlerdi."syf 138 Edebiyat tarihine ilklere ilgi duyanlara tavsiye ederim.
Küçük Paşa
OKUYACAKLARIMA EKLE
7