Edip Cansever

Edip Cansever

Yazar
8.5/10
872 Kişi
·
3.202
Okunma
·
1.611
Beğeni
·
35.558
Gösterim
Adı:
Edip Cansever
Tam adı:
Ömer Edip Cansever
Unvan:
Türk Şair
Doğum:
İstanbul, 8 Ağustos 1928
Ölüm:
İstanbul, 28 Mayıs 1986
Edip Cansever (8 Ağustos 1928–28 Mayıs 1986), Türk şair.

8 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği İstanbul'da 28 Mayıs 1986’da yaşamını yitirdi.

Yaşamı

İlk şiiri 1944'te İstanbul dergisinde yayınlandı. Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini "İkindi Üstü" kitabında topladı. Bu şiirlerde varlıklı, her şeye yaşama sevinciyle bakan bir gencin avarelikleri, duyguları ön plandaydı. 1951'de "Nokta" dergisini çıkardı. Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı. İlk kitabından 7 yıl sonra yayınladığı "Dirlik Düzenlik" bu dönemin ürünüdür. Bu kitaptaki şiirlerde düşünceyi dil içinde eritmeye yönelen, özlü bir söyleyiş ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleştiri için mizah aracını kullanan bir tutum görüldü. 1957'de yayınlanan "Yerçekimli Karanfil" ile kendisine özgü bir şiir evreni kurdu. İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi. Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi dönemin sanat yayınlarında şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu. Şiirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. "Dize işlevini yitirdi" gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar kullandı. "Nerde Antigone", "Tragedyalar", "Çağrılmayan Yakup" bu dönemin ürünleri. Yine de İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini gözardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep üstünde tuttu.

Eserleri
Şiir Kitapları

İkindi Üstü (1947)
Dirlik Düzenlik (1954)
Yerçekimli Karanfil (1957)
Umutsuzlar Parkı (1958)
Petrol (1959)
Nerde Antigone (1961)
Tragedyalar (1964)
Çağrılmayan Yakup (1966)
Kirli Ağustos (1970)

Sonrası Kalır (1974)
Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)
Sevda ile Sevgi (1977)
Şairin Seyir Defteri (1980)
Yeniden (1981)
Bezik Oynayan Kadınlar (1982)
İlkyaz Şikayetçileri (1984)
Oteller Kenti (1985)

Hikaye,Roman

Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987)
Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar, Söyleşiler, Soruşturmalar. Hazırlayan: Devrim Dirlikyapan. Yapı Kredi Yayınları, 2009.

Ödüller

1958 Yeditepe Şiir Armağanı: "Yerçekimli Karanfil"
1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü: "Ben Ruhi Bey Nasılım"
1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü: "Yeniden"
''Bazen arkana bile bakmadan gitmek istersin. Öyle her şeyi bırakmana falan da gerek yok. Anıları bırakabilsen yeter.''
116 syf.
·9/10
Edip Cansever 'in masası önümde şimdi. Serdim üstüne tüm şiirleri

"Masada masaymıs ha"

Boşluğunu koydum almadı
Yokluğunu koydum dolmadı.

Sonra bir rakı içtik. Yer çekimli bir karanfil düştü içimize ve elden ele dolaştırıyoruz. Bir sevdayı büyütüyoruz birlikte. Vur kadehi Edip Baba.

Sahi neredeymiş Ruhi bey, her yere baktım bulamadım. Bütün ölüleri hala gömemedi mi?

Hey gidi duyumuna yandığımın Cansever'i
Böyle de şiir yazılmaz ki.

Edip Cansever nasıl anlatsam sanki insanı kendisinin iç dünyasında gezintiye çıkartan, hikaye anlatır gibi, çocuk ruhuyla avareliğin en güzel şiirlerini yazmıştır. Çünkü o kendine has sarhoşluğu içinde kendine bakmış kendini görmüştür. Kendi acısını, sevincini, yalnızlığını, duygusunu, tutkusunu ve içinde kopan tüm fırtınaları görmüş ve hayalleriyle onları tamamlamıştır.

Her şiiri herkese hitap eder diyemem ama her insan muhakkak bir şiirinde bir hatırasına dokunan, bir aşk acısını anımsatan kısaca kendinden bir şeyler bulacaktır.
434 syf.
·40 günde·Beğendi·10/10
Uzun zamandan beridir kalem oynatmadım. Daha bir hafta öncesine kadar elimde kürekle çalışıyordum. Yazmak istedim buraya birkaç satır. Yazasım geldi. Yaktı yüreğimi. Âdeta deldi geçti.

Edip Cansever'in birkaç kitabını daha okuma fırsatım oldu. Bana geçtiği yerler de oldu geçmediği yerler de. Fakat bu Toplu Şiirler kitabında ise yazar direk size kalbini açıyor. Ve siz sevgili dostlar keşfe çıkıyorsunuz. Beni kitabın son kısmı çok etkiledi. Âdeta doldurdu içimi. Kolay kolay etkilenmem diyen ben bir baktım ki yüreğim yanmış sonuna doğru ilerliyorum. Bana göre bir yazar sadece bir kadına aşık olmaz. Çiçeğe, böceğe, toprağa, taşa... Hülasa doğaya aşık olur. Onu kendi kalemiyle damladır satırlara. Okuyucu ise bunu okuduğu zaman kendi mevsimiyle donatır. Satır aralarında çiçeklerle-böceklerle süsler zihnini. Kuru kuruya bir kadına aşk yaşanmamalı. Bu durumu şuna benzetebiliriz; nasıl ki sevdiğimiz insanı gördüğümüzde akabininde kendi kokusu , görüştüğümüz yer... onu hatırlatan ne varsa hepsi bizde birer anı veya iz olarak kalır. İşte yazar bu atmosferi size sunmalıdır. İşin diğer bir boyutu ise benim gibi çiçek sevenleri de memnun etmelidir. Hakeza doğayı sevenleri de...
İşin bir başka boyutu ise günümüzü anlatmalıdır; işçiyi-emekçiyi ve bunların hakkını. Bir başka husus ise yaşanılan politik değerdeki doğruları ve yanlışları anlatmalıdır. Son kısmında beni çok etkileyen bir cümle oldu bu bağlamda: "Ekmeği Coca-Cola'ya doğrayıp yiyen işçiler" diye bir söz vardı. İşte böyle olmalı. Kelimeleri boğaza takılmamalı ve açık seçik olmalı. Olmalı da olmalı.

Neyse bu böyle uzar gider... siz en iyisi okuyun. Puan olarak 9 verecektim. Okudukça 10 puanı hak ettiğini düşündüm. Beni bayağı etkiledi. Siz de şairlerin atmosferinde yer bulmanız dileğiyle. Okuyan herkese teşekkürlerimi sunarım.
109 syf.
·2 günde·8/10
Bir akım gibi bir şey oldu şiir kitaplarına şiirli inceleme yapmak...
Bu da benden olsun dostlarım...
Sevgiyle...

"Bazen ödünç alıyorum seni
Çoğu kez geceleri"
Yanımda varlığını bilerek yumuyorum gözlerimi
Ellerin saçlarımdayken hissediyorum şefkatini
Ve her sabah kayboluyorsun
Bir şimal yıldızı gibi...

Hani güneş tam batarken turuncu küçük bir top
Komik, koca dünyayı ısıtanın topa düşürülmesi
Yokluğun seher vaktinin soğuğu,
Varlığın kaynayan bir güneş,
Ne gelmeye niyetin, ne kalmaya gücün
İçin yorgun dışın sergüzeşt…

"Sözlerim kendim üstüne
Gölgem beni istedi"
Sen ki gölgemi bile
Götürmüşken beraberinde...
"Özlemim sanadır,varsın
Kar yağsın, daha yağsın
Seni andırıncaya kadar"
Yağmurlar yağsın,
Dolular da insin beynime beynime
Ben olmayayım artık
Baştan sona sen olmuşken,
Varlığım bir doğa olayları altında
Son bulsun...

"Ey benim ıslak yalnızlığım
Umudum senden doğsun."
Baktırma beni kimsenin gözlerine,
İstetme tek bir kırıntısını
Gücüm yalnızlığımdan oluşsun,
Gözyaşlarım hatalarımı yıkasın!


"Ah güzel yaşam! Sevgilim ölüm!"
Ne olur biriniz bari
Sevin artık beni...
116 syf.
·21 günde·8/10
| Merhaba,

Edip amcayla yollarımızı ayırdık. Çocukken yazarlara amca,teyze diye hitap ederdim. Bugün, ortaokuldaki Türkçe öğretmenim bana bu durumu hatırlatınca bu şekilde yazmak istedim. :)
Burada sevdiğimiz şiirlerden kısımlar paylaşıyoruz. Buna ben de dahil olmak üzere. Oysa bir şiiri anlamak için kısımlara değil,bir bütünü okuma lüzumu vardır bana kalırsa. Özellikle İkinci Yeni akımının önemli isimlerinden biriyse…İlk şiirlerinde Garip akımına benzetilse bile,daha sonraları İkinci Yeni topluluğuna mensup olduğu anlaşılmıştır Canseverin. Topluluğu içinde kendine has şiir yazma tekniğiyle döneminde itibar görmesini unutmamak gerek. Gelmiş Bulundum şiir kitabında topluluğun özelliklerini taşıdığı bireysel konulu şiirlerinin yanında, monolog,iç monolog,birkaç şiirinde “ben” üzerinden toplumdaki ruh halinin yansımasını görüyoruz. Bir o kadar,sevgi,yalnızlık,varoluşçuluk felsefesi…Edip amcanın şiir kitabını yatağımın ucundaki komodinin üzerine koyup,ortalık sessizken, bazen de hüzünlüyken okudum. Aceleye getirmeyerek, usul usul. İyi ki böyle yapmışım. Onun dizelerini usul usul okumak, onu bana daha çok hissettirdi. Ve eminim ki yaşanılanlar artınca olacağı gibi…

https://www.youtube.com/watch?v=2CuFoIlrLuY
116 syf.
·10/10
Bütün şairlere selam!!

Sevgili üstadım.  Senin kitaplarına inceleme yazmak benim ne haddime.

Sonra da şunu belirtmek isterim:
Bu bir inceleme değildir. Olsa olsa geç kaldığım bir hayranlık.

Evet doğrudur. Cemal'i sevenler daha çoktur. Üstadım hatta, Turgut'u bile senden çok severler. Fakat biliyoruz ki seni anlamak için çoğu zaman şair olmak gerekir.

"Bir renk değildir mavi huydur bende"
668 syf.
Duygu yüklü bir insan olarak şiir okumayı seviyorum. Şairin okuduğum ilk kitabı. Bazen şiirlerinde kendimi buldum bazen de uzaklaştığım oldu açıkçası. Şiir de kısa ve öz anlatımdan yanayım. Çok uzun şiirler de bütünlüğü kaçırabiliyorum. Bu benim sorunum tabi ki şairin ilgisi yok.
Genel olarak sevdim kitabı, beni yakalayan yanı "mavi" oldu .
Şiir severlere keyifli okumalar..
116 syf.
·2 günde·10/10
Edip Cansever şiirlerinde umutsuzluk ön planda olsa da aşk ve toplumsal şiir dili çok anlaşılır. Şiirlerinde kendine has bir tat var. Okurken o anı yaşıyorsunuz. Özellikle, Mendilimde Kan Sesleri, Ölü Mü Denir ve Ruhi Bey şiirlerini çok beğendim. Şiirlerindeki düşünce ve sunuş o kadar derin ve anlamlı ki, okurken duygulanmamak, düşünmemek elde değil...
Defalarca okunacak bir eser...
69 syf.
Öncelikle, Edip Cansever'i anlamak Ahmed Arif'i anlamaktan daha zormuş.
Ama şiirde anlamaktan daha öncelikli olan hissetmek bence. Bazen bir şiiri okuyunca şairin tam olarak ne demek istediğini anlamadiginizi düşünürsünüz ancak bununla beraber o dizelerden sizin kalbinize,ruhunuza akseden bir şeyler olduğunu hissedersiniz. İşte Edip Cansever'in şiirlerinde bunu sıklıkla görüyoruz.
69 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Ruhi Bey;
insanın ömründen ömür alır,
kırk kilitli sandıklarınızın yegane anahtarı oymuş gibi, neyiniz var neyiniz yok haberdardır...
Ne 'sen' kalır ondan geriye ne 'ben',
acımasızdır Ruhi Bey,
vay! Sen misin duygulanmaktan, düşünmekten, saklanmaya-gizlenmeye kaçan dercesine,
serer önümüze bir yığın ölümü-ölüyü...
Geceleri çok lazım bir gezi,
terkedilmiş bir parkta tahterevalli eğlencesi seni okumak,
Cebinde varlığından habersiz olduğun birkaç bozukluk, diz kapaklarından eksilmeyecek bir yara izi seni anlamak...
Sigaranın ilk zararlı yudumu, bir o kadar zevkli oluşunun doyumsuzluğusun sen...
Denizin şeffaf renginin keşfi, göğün ayaklar altına alınmasının biçare direnişisin sen.
Bir elma ağacının son meyvesi, güngörmemiş bir yüzün ilk tebessümüsün...
Sen hep var ol, Ruhi Bey!

Her dizesinin bendeki güzelliği ile birlikte, bir kaçını buraya bırakayım;

"Niye ölmeli öyleyse
Yaşamak mutlu bir devinimse"

"Ben Ruhi Bey, mutlu olan Ruhi Bey
Ölümü gömdüm, geliyorum"

"Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi?"

https://youtu.be/itJ9qpRr2mg
620 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
1. cilt alıştığımız şiire daha yakın ama 2. cilt daha fazla düzyazı içeriyor. Şiirden çok öykü veya bir tiyatro oyununun tekstiymiş gibi bi hava veriyor. Kavramları tezatlarıyla işleyen, daha çok insanın iç yönünü ele alan, bireyi sorgulayan bu muazzam şiirleri okurken sıkılmanız imkansız sayfa sayısı gözünüzü korkutmamalı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Edip Cansever
Tam adı:
Ömer Edip Cansever
Unvan:
Türk Şair
Doğum:
İstanbul, 8 Ağustos 1928
Ölüm:
İstanbul, 28 Mayıs 1986
Edip Cansever (8 Ağustos 1928–28 Mayıs 1986), Türk şair.

8 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği İstanbul'da 28 Mayıs 1986’da yaşamını yitirdi.

Yaşamı

İlk şiiri 1944'te İstanbul dergisinde yayınlandı. Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini "İkindi Üstü" kitabında topladı. Bu şiirlerde varlıklı, her şeye yaşama sevinciyle bakan bir gencin avarelikleri, duyguları ön plandaydı. 1951'de "Nokta" dergisini çıkardı. Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı. İlk kitabından 7 yıl sonra yayınladığı "Dirlik Düzenlik" bu dönemin ürünüdür. Bu kitaptaki şiirlerde düşünceyi dil içinde eritmeye yönelen, özlü bir söyleyiş ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleştiri için mizah aracını kullanan bir tutum görüldü. 1957'de yayınlanan "Yerçekimli Karanfil" ile kendisine özgü bir şiir evreni kurdu. İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi. Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi dönemin sanat yayınlarında şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu. Şiirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. "Dize işlevini yitirdi" gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar kullandı. "Nerde Antigone", "Tragedyalar", "Çağrılmayan Yakup" bu dönemin ürünleri. Yine de İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini gözardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep üstünde tuttu.

Eserleri
Şiir Kitapları

İkindi Üstü (1947)
Dirlik Düzenlik (1954)
Yerçekimli Karanfil (1957)
Umutsuzlar Parkı (1958)
Petrol (1959)
Nerde Antigone (1961)
Tragedyalar (1964)
Çağrılmayan Yakup (1966)
Kirli Ağustos (1970)

Sonrası Kalır (1974)
Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)
Sevda ile Sevgi (1977)
Şairin Seyir Defteri (1980)
Yeniden (1981)
Bezik Oynayan Kadınlar (1982)
İlkyaz Şikayetçileri (1984)
Oteller Kenti (1985)

Hikaye,Roman

Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987)
Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar, Söyleşiler, Soruşturmalar. Hazırlayan: Devrim Dirlikyapan. Yapı Kredi Yayınları, 2009.

Ödüller

1958 Yeditepe Şiir Armağanı: "Yerçekimli Karanfil"
1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü: "Ben Ruhi Bey Nasılım"
1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü: "Yeniden"

Yazar istatistikleri

  • 1.611 okur beğendi.
  • 3.202 okur okudu.
  • 92 okur okuyor.
  • 1.228 okur okuyacak.
  • 26 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları