Edith Wharton

Edith Wharton

Yazar
7.0/10
223 Kişi
·
619
Okunma
·
41
Beğeni
·
2749
Gösterim
Adı:
Edith Wharton
Unvan:
Abd'li Yazar ve Moda Tasarımcısı
Doğum:
New York, 24 Ocak 1862
Ölüm:
Saint-Brice-sous-Forêt , Fransa, 11 Ağustos 1937
En fazla tanınan eseri "Masumiyet Çağı" (The Age of Innocence, 1920) adlı romanıdır, ve 1921 yılında Pulitzer Ödülünü kazanmıştır.

I. Dünya Savaşı esnasında Paris'te Kızıl Haç örgütü için yaptığı yardım çalışmalarından ötürü, Fransız Légion d'honneur nişanıyla ödüllendirilmiştir.

Paris'de iken Amerikalı ünlü gazeteci William Morton Fullerton büyük bir aşk yaşamıştır.

Aralarında Henry James, F Scott Fitzgerald, Jean Cocteau, Ernest Hemingway ve Theodore Roosevelt'in bulunduğu, çağının önemli ve etkili entellektüelleriyle olan arkadaşlığı da ayrıca dikkat çekicidir.
Tanrıçalar mı? Eh, tek diyeceğim fani olsalardı ve korsa giymek zorunda kalsalardı bu onlar için daha iyi olurdu. Bence bizim kadınlarımız daha güzel..
432 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Masumiyet Çağı 19.yüzyılda New York’ta yaşayan burjuva sınıfının yaşantısı kaleme alınmıştır.Kitapta olaylar Avukat Arthur’ın nişanlanmasından sonra Avrupadan gelen kuzeni Kontes Olenska’yı görmesiyle bir şeyler hissetmeye başlamasıyla başlar.Kontes Olenska evlidir ve boşanmak ister ancak çevre tarafından dışlanacağını bilmesine rağmen bildiğini yapar.Avukat Arthur kuzenini gördükten sonra bir değişim içine girer ve zamanla nişanlısına ve çevreye olan bakış açısında değişiklikler olur.Arthur çevrenin ne dediğine ve giyimine önem veren biriydi Kontes Olenska’yı tanıdıktan sonra çevre ona çok gelenekçi ve sıkıcı gelmeye başlar.Aşk ve Gurur kitabını severek okuyanların okuması gereken bir eser Kitap insanların özgür olması gerektiği ve içlerinden nasıl geliyorsa öyle davranması gerektiğini belirtiyor.
Keyifli Okumalar Dilerim
95 syf.
·Beğendi
Behçet Necatigil, “Kitaplarda Ölmek” adlı o şahane şiirinde “Adı, soyadı /Açılır parantez /Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti /Kapanır, parantez. /O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı /Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları. / Ya sayfa altında, ya da az ilerde /Eserleri, ne zaman basıldıkları /Kısa, uzun bir liste. Kitap adları /Can çekişen kuşlar gibi elinizde. /Parantezin içindeki çizgi /Ne varsa orda /Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci /Ne varsa orda. /O şimdi kitaplarda /Bir çizgilik yerde hapis, /Hâlâ mı yaşıyor, korunamaz ki, /Öldürebilirsiniz.” der.

Edith Wharton’ın “Sığınak” adlı kitabını okuyup bitirdiğimde sitede sadece “bir” kişi tarafından okunan bu kadın yazarın biyografisini incelemek üzere internete girdiğimde şu satırlara denk geldim:
“Edith Wharton (24 Ocak 1862 – 11 Ağustos 1937) Amerikan yazar ve moda tasarımcısı.
En fazla tanınan eseri "Masumiyet Çağı" (The Age of Innocence, 1920) adlı romanıdır, ve 1921 yılında Pulitzer Ödülünü kazanmıştır.
I. Dünya Savaşı esnasında Paris'te Kızıl Haç örgütü için yaptığı yardım çalışmalarından ötürü, Fransız Légion d'honneur nişanıyla ödüllendirilmiştir.
Paris'te iken Amerikalı ünlü gazeteci William Morton Fullerton ile büyük bir aşk yaşamıştır.
Eş: Edward Robbins Wharton (e. 1885–1913)
Aralarında Henry James, F Scott Fitzgerald, Jean Cocteau, Ernest Hemingway ve Theodore Roosevelt'in bulunduğu, çağının önemli ve etkili entelektüelleriyle olan arkadaşlığı da ayrıca dikkat çekicidir.
Bazı eserleri: "Ethan Frome", "Yaz Bitince", "Akşam Çayı","Aşkın Öteki Yüzü","İki Kız Kardeş","Mihenk Taşı","Sığınak", "Her Kalp Kendi Bildiğini Okur"

Evet tam da Behçet Necatigil’in şiirinde dediği gibi değil mi? Edith Wharton’ın Amerikalı bir kadın yazar olduğunu, aldığı ödülleri, yaşadığı büyük aşkı, dostluklarını ve bazı eserlerini listeleyen kısa bir biyografi bize ne anlatabilir ki? O parantezin içinde büyük dostluklar, tutkuyla yaşanmış bir aşk, 28 yıl süren bir evlilik çok sayıda eser var ama Edith’in neler yaşadığı yok. Onun yaşadıkları eserlerinde. Biz de eserine dönelim o halde.

Bu kitaba inceleme yazmak gibi bir niyetim yoktu aslında. Ama güçlü karakter tahlilleri, ruh ikilemleri, hassas bir kadının ruhunun ömür boyu geçirdiği değişimleri 92 sayfada böyle güçlü bir şekilde anlatan bu kadın yazarı es geçmeye gönlüm elvermedi. Necip G. Bey'in Helikopter yayınları ile ilgili övgülerine bir süredir denk geliyordum ve onun son incelemesinden sonra #41618998 da bu yayınevinden üç kitap satın aldım: Biri Jean Echenoz / Bir Yıl’dı. Diğeri sevgili https://1000kitap.com/meleenk'nin harika bir inceleme yazdığı İklimler’di. (bkz: YAKARSA BU DÜNYAYI ROMANTİKLER YAKAR!) “Sığınak” ise bir yerde denk geldiğim bir kitap değildi. Kitabın önce ismi dikkatimi çekti, iyi bir yazar bu isme o kadar çok şey sığdırabilirdi ki… Arka kapak yazısını okuduğumda kitabı almaya karar vermiştim. Sonra kitaba dair bir yazı aradım, bulamadım, sitede de bir kişi tarafından okunduğunu fark edince okumaya bu kitaptan başlamaya karar verdim.

Önce kitabın dış görünüşüyle başlamak istiyorum: Helikopter yayınları hakikaten çok özenli bir şekilde basıyor kitaplarını. Çeviri bir kitapta en fazla dikkat ettiğim şey, kitabın dilidir. Bu kitabın hakikaten kusursuz bir dili var. Yaptığım alıntılardan da fark etmişsinizdir zaten. Yazar çok iyi belli ki, ama çevirmenler de şahane bir iş çıkarmışlar.
Kitabı okumadan evvel sığınak kelimesine neler sığdırılabileceği üzerine kafa yorduğumu söylemiştim. Öyle ya yaşam denen şu uzun ve çetrefil yolculukta neler sığınak olabilirdi ki bir insana? Ev, iş, aşk, çocuklar, dostlar, kitaplar, eğlenceler, yolculuklar… Listeyi uzatmak mümkün. Peki bu kitap neyi anlatıyor derseniz… Kitap Kate’in Denis Peyton’la evlenme sürecini, yaşadığı hayal kırıklığını ve sonrasında kendine sığınak bildiği oğlu Dick ile ilişkisini bolca iç çatışmalı ve psikolojik tahlilli bir şekilde anlatan kısacık ama aslında kocaman bir "uzun hikaye". Kate’in ömrünü boşa yaşadığını düşünmesi, yaşadığı çatışmalar, ahlaklı olmak ile sevdikleri arasında bir seçim yapmak zorunda kaldığında yaşadığı iç çelişkiler başarılı şekilde aksettirilmiş. Mesela şu satırlar Kate’in ömür boyu yaşadıklarını bir paragrafta sezdiriveriyor:

“Odaları teker teker amaçsızca dolaştı, ıssızlığa alışmaya çalıştı. Böylesi bir ıssızlığı çok önceleri, çoğu kadın yüreğinin dopdolu olduğu yıllarda tatmıştı; ama bu çok zaman önceydi, tam bir ıssızlık duygusu da değildi aslında, çünkü hala birilerinin o boşluğu dolduracağı umudu vardı. Oğlu doğmuştu, hayatı dolup taşmştı, ama sular yine çekilmişti ve o, heba olmuş yıllar önünde çıplak uzanırken bakakalmıştı yine. HEBA OLMUŞ YILLAR! İşte yüreğin o ölümcül gümbürtüsü, asla iyileşmeyecek olan bir felç. İnancı ve umudu, bataklığın onu vahşete çağıran ışıklarıydı, sevgisi kayan topraklara dikilmiş nafile bir anıt.” (s. 83)
Kate nelere mi sığınıyor? Önce nişanlısına /kocasına ardından da onda yaşadığı hayal kırıklığından sonra oğluna ve ardından da başka hayatlara, sanata, dostlarına ve iki yüzlü bir gülümsemenin rahatlatıcı konforuna, maskelere yani…
"Kendisinin de hayatın zoraki bir taklidi içinde konuştuğunu, gülümsediğini, yeni gelenlere elini uzattığını, gerçek Kate'in ise sahnenin arkasında trajediyi oynadığını unuttu."( s.87)

Siz de ayıracak birkaç saatiniz varsa Edith Wharton’ın “Sığınak”ına bir şans verebilir ve kendi sığınaklarınızı düşünebilirsiniz bence. Herkese keyifli okumalar diliyorum.

BLOGUMDAN ALTI ÇİZİLİ SATIRLARIMLA OKUMAK İSTERSENİZ: https://hercaiokumalar.wordpress.com/...02/siginaklara-dair/
130 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Edith Wharton'un okuduğum ilk kitabı. Oldukça etkileyici bir konusu var.

Yazar, dönemin New York'unda küçük bir dükkan işleten iki kız kardeşin öyküsünü bize anlatıyor. İki kız kardeşten büyüğünün küçük kardeşine doğum günü hediyesi olarak aldığı bir saat sonrası, dramatik yönde değişen hayat hikayelerini ibretle ve hüzünle okuyoruz. Bir yandan da o dönemdeki New York yaşamı hakkında bilgiler alıyoruz.

Gayet akıcı ama sakin bir anlatımla kaleme alınmış olan eser içerdiği dram dolayısıyla okuyucuyu derinden etkilemekte ve aynı zamanda ibretlik mesajlar da vermektedir.

Beğenerek ve etkilenerek okuduğum bu kitabın okumasını da herkese tavsiye ederim.
432 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Roman karakterlerinin fazla oluşu ve bu kahramanlarla ilgili detayların çokluğu kitabı biraz sıkıcı hale getirse de, belli bir noktadan sonra hızlanan olaylar kitabı ilginç hale getirmiş. 19.Yüzyıl New York'unda geçen, birbirine aşık ama bir türlü kavuşamayan genç çiftin romantik bir o kadar da dramatik hikayesi.
Kitaplığımdan sırada okumak için bu kitabı seçtim. Fakat bir kaç ay önce aldığım kitap, ismi ve yayınevi farklı olsada bir kaç gün önce okuduğum Edith Wharton 'un "Masumiyet Çağı" kitabının aynısıymış. Yani nasıl olmuş?Liya kitap (panama yayıncılık) neden klasik olan bir kitabın adını değiştirip basmış ki? Şaşkınım ve üzgünüm!

Masumiyet Çağı
120 syf.
·Puan vermedi
Çok kasvetli bir kitap.Okudum okudum, kafamı kaldırıp mavi göğü görünce ne kadar mutlu olduğumu bilemezsiniz.İki kız kardeşin dükkanlarıyla sınırlı hayatları beni bunalttı, yaşadığım hayata şükrettim.Ben ah kadersizler, vah kadersizler diyeyim siz gerisini anlayın.
120 syf.
·2 günde·Puan vermedi
İki Kız Kardeş, Edith Wharton'dan okuduğum ilk kitap oldu ve iyi ki bununla başlamışım diyorum kendime. Hem çok akıcı hem de etkileyiciydi ve yazarın da çok güzel bir üslûbu var. Kitabı bitirdikten sonra aklıma gelen ilk şey yazarın diğer kitapları oldu, umarım çok geç olmadan onları da okurum:)

Ann Eliza ve Evelina adında iki kız kardeş var. Bu kardeşler kendilerine ait minik dükkanda birlikte çalışıp, bir şekilde geçinip gidiyorlar. Ann Eliza, kız kardeşinin doğum gününde ona bir saat almaya karar verir ve bu saat onların hayatını altüst eder. Daha doğrusu saati ona satan adam olan Ramy, onların hayatına girer ve kız kardeşlerin yaşamı baştan aşağı değişir.

Kitap bana kendini sıkmadan, keyifle okuttu, tavsiye ederim. Keyifli okumalar:)
432 syf.
·Beğendi·7/10
World Romence Classic'lerinden Masumiyet Çağı
Kitabı beğendim. Bu tarz klasikleri aslında seviyorum. Tek sevmediğim yine bu kitaplarda karakter kadrosunu oldukça fazla olması ve yine gereksiz ayrıntılar olduğunu düşünüyorum ama kitabın okunmasına engel değil. Saçmasapan aşk kitaplarını okumak yerine klasikler olunmalı. Ve bir kitap okumak boş vakitlerde olmaz. Kitap okumaya zaman ayrılır. Bir kitabı çok ara vererek okumak o kitaba yapılan bir ihanettir. Alacağınız haz düşer. Kitaplara değer verelim.
160 syf.
·2 günde·Beğendi·4/10
Klasik bir olay döngüsü olan kitabın, merakla okunacak pek bir yanı yoktu. Akıcı bir kitap ama insana pek bir şey kattığı söylenemez. Yalın bir dille yazılmış. Yazarın yaptığı kısa ve yeterli betimlemeleri sevdim.
Eğer vakit geçirmek istiyorsanız, kitabı okuyabilirsiniz ama ben okuduğumdan bir şeyler çıkarmak istiyorum derseniz, boşa vakit kaybı olur.

Yazarın biyografisi

Adı:
Edith Wharton
Unvan:
Abd'li Yazar ve Moda Tasarımcısı
Doğum:
New York, 24 Ocak 1862
Ölüm:
Saint-Brice-sous-Forêt , Fransa, 11 Ağustos 1937
En fazla tanınan eseri "Masumiyet Çağı" (The Age of Innocence, 1920) adlı romanıdır, ve 1921 yılında Pulitzer Ödülünü kazanmıştır.

I. Dünya Savaşı esnasında Paris'te Kızıl Haç örgütü için yaptığı yardım çalışmalarından ötürü, Fransız Légion d'honneur nişanıyla ödüllendirilmiştir.

Paris'de iken Amerikalı ünlü gazeteci William Morton Fullerton büyük bir aşk yaşamıştır.

Aralarında Henry James, F Scott Fitzgerald, Jean Cocteau, Ernest Hemingway ve Theodore Roosevelt'in bulunduğu, çağının önemli ve etkili entellektüelleriyle olan arkadaşlığı da ayrıca dikkat çekicidir.

Yazar istatistikleri

  • 41 okur beğendi.
  • 619 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 480 okur okuyacak.
  • 27 okur yarım bıraktı.