Emin Karaca

Emin Karaca

8.5/10
13 Kişi
·
42
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.351
Gösterim
Adı:
Emin Karaca
Unvan:
Tarihçi,yazar
Doğum:
Acıpayam, Denizli, 1949
Emin Karaca (d. 1949) Tarihçi, yazar. Özellikle sol siyasi tarihe ait kitaplarıyla bilinir.

1949 yılında Denizli ilinin Acıpayam ilçesine bağlı Yatağan Kasabasında dünyaya gelen Emin Karaca ilkokulu doğduğu yerde, ortaokulu Aydın’da okudu. Aydın lisesinin ikinci sınıfındayken, sol kitaplar okuduğu gerekçesiyle okuldan uzaklaştırıldı. 1967’de İstanbul’a gelerek, Bab-i Ali’de amatör olarak gazeteciliğe başladı. Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın çevresinde oluşmuş devrimci grupla beraber oldu. 1970’lere girilirken Kavel Kablo Fabrikası’nda işçilik yapıyordu. 12 Mart 1971 Darbesi, kendisini Kavel’deyken buldu. Tutuklandı. THKP-C örgütüne bağlı İşçi Kesimi davasında sıkıyönetimde yargılandı. 1974 affıyla hapisten çıktı.

Babıalide çalışmalarını sürdürdü. 12 Eylül döneminden sonra profesyonel gazeteciliğe başladı. 1980’lerin sonuna doğru, mesaisinin tümünü yazarlığa verdi. Şu an için yayımlanmış 13 adet kitabı bulunmakta. Türkiye Yazarlar Sendikası’nda iki dönem Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin üyesidir. Musa Anter Gazetecilik yarışmasında köşe yazısı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Türkiye Gazetecilik Başarı ödüllerinden araştırma dalında mansiyon, yine aynı yarışmanın dizi – röportaj dalında başarı ödülleri kazandı. Halen yazar olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Bayramın kutlu olsun kadınım.
Unuttum söylemeyi
Sesini duydum mu, dünyayı unutuyorum.
Nice nice bayramlara, güzelim.
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin

Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Sende, ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
sende, ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
sende, uzaklığı,
sende, ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
ve kan ter içinde, aç ve öfkeli
ve bir avcı iştihasıyla etini dişlemek senin.
Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
fakat asla umutsuzluğu değil.

-Nazım Hikmet
Zorlu bir süreçten sonra, cezaevinden çıkar. O Piraye Hanım’dan, Münevver Hanım da eşinden ayrılır. Artık birliktelerdir ve şiirlerinin yeni öznesi Münevver Hanım’dır. Doğum günü armağanı olarak da bir şiir yazar sevdalı olduğu yeni kadına:
“Yapraklara, dallara, yeşillere, allara,
Nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara
Yaprak dala, al yeşile yaraşır,
Gayrı bundan böyle vermem seni ellere.”
seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden
en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey

seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
fakat artık ümit yetmiyor bana
ben artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum..."
Bundan sonra, yazacağı sevda şiirlerinin öznesi kadının adı artık, "Münevver" olacaktı. Bu konuda bilinen ilk şiiri, 1948 tarihli "Sen" idi:


Sen esirliğim ve hürriyetimsin,
çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.
Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
sen büyük, güzel ve muzaffer
ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin...

-Nazım Hikmet
Şairin Münevver'e yazmış olduğu diğer bir şiiir:

" Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını bastın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi.

Güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde.
Ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
Gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam!"
Nazım'ın aşklarını ele alan kitapta ünlü şairin " Gövdesindeki Kurt" olarak anlattığı Nüzhet Berkin'i, "Kalbimin kızıl Saçlı Bacısı" dediği Piraye Hanım', Piraye ile evli iken aşık olduğu dayı kızı Münevver Andaç'ı ve son karısı "Saçları Saman Sarısı, Kirpikleri Mavi" olarak anlattığı Vera Tulyakovaile yaşadıklarını anlatıyor. Şairin resmi anlamda eşleri olan bu 4 kadın dışında Dr. Lena, Semiha Berksoy, Dr. Galina ve diğer kadınlarla birlikteliklerini ve hayatındaki kadınlara yönelik yazmış olduğu dizelerle anlatıyor.
Mavi Gözlü Dev Şairi yakından tanımak, yaşadıklarını, sevdalarını ve yazdığı şiirleri
doğuran koşulları tanıyabilmek için okunası bir kitap....
Bir şairi anlamak için yaşadıklarına da bakmak gerekir. Tıpkı Nazım Hikmet gibi. O kominist oldu. O vatan haini oldu. O çok sevdiği memleketinden sürgün edildi. Ama bir şeyi unuttular o Nazım Hikmet'ti. Hepsinden daha değerli, hepsinden daha çok tanındı. Dünya'da bir olay olunca hep onun dizeleri söylendi. O aşk adamıydı. Tıpkı bu kitaptaki gibi. Emin Karaca bu kitabında Nazım Hikmet'in aşklarını 5 bölüme ayırarak anlatmıştır. Birinci bölümde üniversite yıllarındaki aşkından bahseder. İkinci bölümden kalbinin kızıl saçlı bacısından yani Piraye'den bahseder. Yazar, Nazım Hikmet'in ona yazdığı mektuplardan, şiirlerden alıntılar yaparak onların her dönem konuşulan aşkını bizim de seyirci olmamızı sağlamıştır. Ben bir eserde alıntı yapma tekniğini hep beğenmişimdir. Çünkü bir fikri en güzel şekilde desteklediğini düşünüyorum. Üçüncü bölümde dayısının kızından ,dördüncü bölümde sarışın, mavi gözlü kadınından ve son bölümde ötekiler olarak adlandırılarak başka kadınlardan bahsetmiştir. Bu kadınlarla birlikte olamamasının nedenleri vardır. Ben bir Nazım Hikmet hayranı olarak kitabı çok beğendim. Yazımı Nazım Hikmet'in Piraye'ye yazdığı şiirle bitiyorum.
İnsan bilmediği şeyden çok korkar. Biz kkorkularimizi hep biryerlere hapsetmeye çalışmış bir milletiz. Ogrenmekten korkan, öğrenecek olanlardan daha da çok korkan ve Bu kitapta gördüm ki, şimdiye (zaman) kiziyoruz ya, aslında çok komik bir durumdaymisiz. Bu ülke her dönem böyle imiş. Ve herkesin okumasını tavsiye ederim.
yaşama sevdası olmasaydı, bu kadar aşk, sevgi, vatan hasreti, insan sevgisi ve yaşanmışlıklar, türkiye şiir tarihin de
Hatunumun gözleri eladir da
İçinde hareler var yeşil yeşil
Altina varak ustune yeşil yeşil meneviş

Adam sevgini önemini yazmış bildiğin
Ya sevmek ne demek herkeze anlatmış
Bu şiirden sonra kimse sevdim diyemez
Balıkesir Balya'da dünyaya gelen Esat Adil, daha çocuk denilecek yaşta Kuvayi Milliye hareketine katıldı.. Hukukçu, İmralı cezaevi müdürlüğü yapmış... Balıkesir Halkevlerinin kurucu başkanı... Türkiye Sosyalist Partisinin kurucusu... Partisi kapatılır... İlerici düşüncelerinden dolayı Sultanahmet cezaevinde, Sansaryanhan'da hapis yatmış... Maalesef genç kuşaklar onu da tanımıyor, tanıtmadılar... Unutulmuş Sosyalist Esat Adil'in mücadelesi bu kitapta...

Yazarın biyografisi

Adı:
Emin Karaca
Unvan:
Tarihçi,yazar
Doğum:
Acıpayam, Denizli, 1949
Emin Karaca (d. 1949) Tarihçi, yazar. Özellikle sol siyasi tarihe ait kitaplarıyla bilinir.

1949 yılında Denizli ilinin Acıpayam ilçesine bağlı Yatağan Kasabasında dünyaya gelen Emin Karaca ilkokulu doğduğu yerde, ortaokulu Aydın’da okudu. Aydın lisesinin ikinci sınıfındayken, sol kitaplar okuduğu gerekçesiyle okuldan uzaklaştırıldı. 1967’de İstanbul’a gelerek, Bab-i Ali’de amatör olarak gazeteciliğe başladı. Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın çevresinde oluşmuş devrimci grupla beraber oldu. 1970’lere girilirken Kavel Kablo Fabrikası’nda işçilik yapıyordu. 12 Mart 1971 Darbesi, kendisini Kavel’deyken buldu. Tutuklandı. THKP-C örgütüne bağlı İşçi Kesimi davasında sıkıyönetimde yargılandı. 1974 affıyla hapisten çıktı.

Babıalide çalışmalarını sürdürdü. 12 Eylül döneminden sonra profesyonel gazeteciliğe başladı. 1980’lerin sonuna doğru, mesaisinin tümünü yazarlığa verdi. Şu an için yayımlanmış 13 adet kitabı bulunmakta. Türkiye Yazarlar Sendikası’nda iki dönem Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin üyesidir. Musa Anter Gazetecilik yarışmasında köşe yazısı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Türkiye Gazetecilik Başarı ödüllerinden araştırma dalında mansiyon, yine aynı yarışmanın dizi – röportaj dalında başarı ödülleri kazandı. Halen yazar olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 42 okur okudu.
  • 33 okur okuyacak.