Emine Gürsoy Naskali

Emine Gürsoy Naskali

YazarÇevirmen
6.8/10
8 Kişi
·
17
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.297
Gösterim
Adı:
Emine Gürsoy Naskali
Unvan:
Akademisyen
1973’te Oxford Üniversitesi’nden mezun oldu. 1981’de İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde doktor, 1984’te Marmara Üniversitesi’nde doçent ve 1991’de profesör unvanını aldı. İran, Rusya, Ukrayna, Özbekistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Başkurdistan, Sibirya’da çeşitli araştırma ve incelemeler yaptı. Ayrıca Oxford, Tahran ve Helsinki Üniversiteleri’nde Türk Dili üzerine dersler verdi. Marmara Üniversitesi rektör yardımcılığı, Fen Edebiyat Fakültesi dekanlığı, Ortadoğu Enstitüsü müdürlüğü, Kafkasya Kültürleri Anabilim Dalı başkanlığı görevlerinde bulundu. Halen Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde Yeni Türk Dili Anabilim Dalı başkanıdır.
Soyadı Kanunu'na itiraz edenler, soyad almayı reddedenler oldu; mesela Dr. Adnan Adıvar ve Halide Edip Adıvar. Adıvarlara göre, kendileri zaten çevrelerinde tanınan, bilinen, adı sanı malum insanlardı, soyadına ihtiyaçları yoktu. Soyadı almak adı sanı belli olmayanlara uygun düşerdi. Atatürk'ten gelen ikaz sonucu bir soyadı almışlar ama kızgınlıklarını da belirtmek amacıyla, "bizim adımız, şöhretimiz malumdur" anlamına gelen Adıvar soyadını seçmişlerdi.
Eski Türkler, öldü demiyorlardı, uçtu diyorlardı. Çünkü insan ruhunu bir kuş olarak tasavvur ediyorlardı. Ruhun gideceği yerin de gökyüzü olmasını temenni ediyorlardı.
Nesin:
"1934 yılında Soyadı Kanunu çıktı, her Türk kendine soyadı alacaktı. Herkes kendi soyadını kendisi seçtiği için insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri 'eliaçık', dünyanın en korkakları 'yürekli', dünyanın en tembelleri 'çalışkan' gibi soyadları aldılar. Bir mektup yazabilecek zamanda ancak imzasını atabilen bir öğretmenimiz kendisine 'Çevikel' soyadını almıştı. Irkçılığın yayıldığı günler olduğundan, özellikle Türklüğü karışık olanlar ırkçılığı anlatan soyadını kapışıyorlardı. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime 'Nesin' soyadını aldım. Herkes 'nesin' diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim." (Aziz Nesin)
Nihal Atsız da Soyadı Kanunu'na tepki göstermişti. Lakaplar varken soyadına gerek olmadığını, ille de Avrupalılara benzeyeceğiz diye soyadı almanın özgüven eksikliği olduğunu, ayrıca, Türkçenin dil yapısına göre soyadının isimden önce gelmesi gerektiğini savundu.
374 syf.
·Beğendi·8/10
Eski Türk Mitolojisiyle harmanlanmış, okurken kendimi Altay Dağların'da koştururken düşlediğim özel ve sürükleyici bir destan. Yazar Hanımefendiye bizleri bu güzel eserle buluşturduğu için teşekkür ediyorum.
145 syf.
·Puan vermedi
Mikro-tarih severler için ideal bir kitap.
Günlük yaşantımızın kemikleşmiş olgularının kökenine inmek zevkli oluyor.
Kokunun tarihi kitabını da tartışmasız tavsiye ederim.
Emine Hocanin kitaplari benim icin cok degerlidir. Bu kitabi hem bu sebeple okumak istiyorum hem de soyadlarimizin tarihi geçmişini bilmeyi istiyorum.
241 syf.
·2 günde
"Ki sen dogadansin çiçekçedir anadilin"

Celal Bayar'in torunu ve cok basarili bir akademisyen olan Emine Gürsoy Naskali'nin bir yeni kitabi #renkkitabi.
Taniyanlarin hayranlik duydugu Emine Hocamizin bircok kitabi gibi bu da harika olmus. Icersinde renklerin tanimlari, nesnelerin renkleri,renklerin isimlerinin nereden geldigi gibi konular yer almaktadir. Bir tez yazmis hocamiz diger arastirma kitaplari gibi.
268 syf.
·2 günde·Beğendi·1/10
Kitap bittikten sonra hayatımdan bir gün çalınmış, 230 sayfayı boşuna okumuşum gibi hissettim. Hayatımda okuduğum en kötü araştırmalardan biriydi. Soyadı hikayeleri anlatılacaksa bu doğru düzgün araştırmalarla ve hikayeleştirerek anlatılır. 12 yaşında çocuğa soyadının hikayesi sorulup, onun da "dedem şeker yemeyi çok seviyormuş o yüzden soyadımız şeker olmuş" açıklamasıyla kitap yazılmaz. Bu kitaba verdiğim emeğe, zamana, paraya sonuna kadar üzüldüm.
678 syf.
·17 günde·8/10
Korku kitabı, korku kavramına dair inanılmaz bir külliyat niteliği de taşıyor. Aynı zamanda zengin kaynakçası size yeni okuma fırsatları yarattığı için özellikle korku, korku edebiyatı ve korkunun nedenleri hakkında okuma yapmaktan, araştırma yapmaktan hoşlanan insanlar için muazzam bir nimet. Okurken bir demir leblebi olmayacak kadar da okura okuma kolaylığı sağladığını belirtebilirim. İlgililerinin muhakkak temin etmesi gereken bir eser.

Yazarın biyografisi

Adı:
Emine Gürsoy Naskali
Unvan:
Akademisyen
1973’te Oxford Üniversitesi’nden mezun oldu. 1981’de İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde doktor, 1984’te Marmara Üniversitesi’nde doçent ve 1991’de profesör unvanını aldı. İran, Rusya, Ukrayna, Özbekistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Başkurdistan, Sibirya’da çeşitli araştırma ve incelemeler yaptı. Ayrıca Oxford, Tahran ve Helsinki Üniversiteleri’nde Türk Dili üzerine dersler verdi. Marmara Üniversitesi rektör yardımcılığı, Fen Edebiyat Fakültesi dekanlığı, Ortadoğu Enstitüsü müdürlüğü, Kafkasya Kültürleri Anabilim Dalı başkanlığı görevlerinde bulundu. Halen Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde Yeni Türk Dili Anabilim Dalı başkanıdır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 17 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 39 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.