Emine Seçeroviç Kaşlı

Emine Seçeroviç Kaşlı

Yazar
8.8/10
148 Kişi
·
411
Okunma
·
19
Beğeni
·
993
Gösterim
Adı:
Emine Seçeroviç Kaşlı
Unvan:
Yazar
... Türk askerleri de gelen geçene o çikolatadan dağıtıyordu. Yani anlayabiliyor musunuz, ... Diğer askerlere olduğu gibi bir çikolata için dilenmem gerekmiyordu. ... Her zaman güler yüzlüydüler. Onlarla ne zaman karşılaşsam gulumserdim, tabi onlar da gülerdi. Zamanları varsa durup konuşurlardı. Hiçbir şey vermezlerse bilirdim ki yanlarında yok. Çünkü olduğunda her zaman çıkarıp verirlerdi.
Çocuk olarak yaşananları anlamam imkansızdı. Sadece artık her şeyi doğal kabul etmeye başlamıştım ki, bu savaşın aslında en acı haliydi.
"bilir misiniz, kurşunların da renkleri vardır.
Gecenin karanlığında belli olan, dağın bir tarafından üzerimize doğru hızla uçan, rengarenk kuşlar...
Filmlerde gördüğümüz kurşunlar hiç renkli değildi ben de zaten filmde değildim. "
Çoçuk sawaştada çocuktur. Erkenden büyür, olqunlaşır, ama çocuktur. Kurşunlarin öldürme özelliqine deil, renklerine takılır qözü. ßombalarin ne olduunu öqrenmek zorunda bırakildiqi halde, oyun die sonradan parçalarını toplar. Yaptıkları çocukça olsada
Sokaklarda ölen çocuklar acı cekmişler miydi? İlla hepimizin ölmesi mi qerekiyor? ßende ölecek miyim?...
Sokakta giderken sağımızdan solumuzdan geçen mermilerin kokusu, patlama sesleri her seferinde sanki kalbimizden bir parça koparıyordu.
Ve bunları sadece bizler duyabiliyorduk.
Düşen bombanın yarattığı patlama sesinden hemen sonraki çığlıklar, duyulan en acı seslerdi. Kanlı sokaklar, yıkılmış evler başkalarının yazdığı bir öyküydü.
170 syf.
·9/10
21. yüzyıla yaklaşırken dünyanın seyirci kaldığı bir soykırım.
Boşnaklar ; bir arada yaşadıkları , komşuluk ettikleri Sırplar tarafından sırf Müslüman oldukları için insan aklının alamayacağı ve vicdanının asla kabullenemeyeceği yöntemlerle işkencelere uğrayıp katledildiler!
Sırp çocukları doğuracaksınız diye tecavüze uğradılar !
Kitabın kapağında ''Bosna Savaşında Çocuk Olmak'' yazıyor. Bu bir savaş değildi!
Bu bir etnik temizlikti...
Bu bir katliamdı,soykırımdı !

Onurlu şehir Bosna.
Keskin nişancıların hedefi olmamak için zikzak çizerek okula giden ,katliamın kirli yüzüne tanıklık eden çocuğun hikayesi !
170 syf.
·2 günde·10/10
Sadece sevgi ve mutluluk bilen bir çocuğun savaşla tanışması ve birden değişen hayatı. ..Silahla bomba ile barutla şarapnel parçalarıyla tanışması . dışarda seksek saklambaç oynamak varken şarapnel parçalarıyla oynamak zorunda bırakılması . Okula giderken kurşunlara yakalanmamak için zikzak çizen çocuklar ..tüğler ürperten olaylar . Savaşın olgunlaştırdığı bir Bosna çocuğunun savaşta yaşadığı duyguları anlatan güzel bir kitap .
170 syf.
Soykırım, vahşet ve zulmü yaşadılar.. Medeniyet ve hümanizmin merkezi olan Avrupa’nın orta yerinde.. Tarihlerden bir tarihte değil 20. Yüzyılın son yıllarında.. Bir halk bütün dünyanın gözleri önünde sistematik bir şekilde katledildi.

Kurşunların da Rengi Var; o yıllarda bir çocuğun gözünden savaşın ne olduğunu anlatıyor bizlere… Savaş başladığında yedi yaşında olan Emine Şeçeroviç yaşadıklarını yalın bir dille aktarıyor, dramatize etmiyor. Bir çocuğun gözünden bakıyor savaşa ve kayıplara.

Boğazınızda düğümle okuyorsunuz her satırı. Her bir satır aslında bugün de farklı bir coğrafyada yaşananları anlatıyor aslında. Değişen hiçbir şey yok hala. Bir yerlerde olan yine mazlumlara oluyor.

Bir sabah uyandıklarında komşularının kendilerine ateş ettiklerini gördü Boşnaklar. Sırf Müslüman oldukları için bir savaşın tarafı oldular, topyekün yok edilmek için üstlerine çullanan Sırp kasaplarına karşı hiçbir şeyden herşeyi yaparak mücadele ettiler, dik durdular ve asla esir olmadılar.

1992; kötü, uzun bir rüyanın başladığı yıl oldu onlar için. Her sabah yüzüne baktığınız komşunuz bir sabah size silah doğrultmuştu ve bütün dünya tiyatro oyunu seyreder gibi seyretmişti.

Satırları okurken Küçük Emine ile birlikte sizde bombaların patladığı anda bodrumlara kaçıyorsunuz. Bir bayram sabahı yerle bir edilmiş evinizde hayallerinizi bırakıyorsunuz. Savaş öncesinde birlikte oynadığınız arkadaşınızın babası sizi yok etmek için dağa çıktığında siz de onun ailesiyle birlikte geride kalıp onun attığı bombadan birlikte saklanıyorsunuz.

Bütün bunlar olurken Boşnakların hayatı devam ettirecek şeyleri bulma konusunda nasıl mahir olduğunu da görüyorsunuz. Başlı başına bu bile yıkılmamanın direnmenin anahtarıydı. Ateş edenlere inat Boşnaklar hayatlarına devam etmişlerdi.

Kitabı okurken yaşadığımız hayata olan inancınızı tekrar tekrar sorgulayacaksınız. Bazı şeyleri kolay elde etmiş olmamız onları bizim yapmıyor. Bunun için mücadele edenlere borçlu olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Bu dünyadan göç edenlere rahmet olsun… Emanetleri emanetlerimiz olsun….
144 syf.
·Beğendi·10/10
Bu eser daha önce incelediğim.
"Kurşunların Da Rengi Var" adlı kitabının devamıdır. İlk kitap yazarın Bosna Savaşı'nda yaşadıklarını ve Bosna'dan çıkış hikayesini anlatıyordu. İlk kitap yazarın Kurtuluş tüneli adlı tünele gelmesi ile son buluyordu. Bu kitapta ise Kurtuluş tünelinden sonrası ve Türkiye'ye geliş hikayesi ve Türkiye'de yaşayan bir mülteci çocuğun yaşadıklarını anlatan otobiyografik bir kitaptır. ayrıca kitapta Savaşın ne kadar yıkıcı bir etkisi olduğu ortaya konulmaktadır. Çünkü Küçük bir çocuğun savaşı unutamaması savaşın onun üzerinde bıraktığı etki ve travmalar savaştan uzak olsa bile görülmektedir. Kitapta Türk halkının yardımseverliği misafirperverliğinden sıkça bahsedilir. Yalnız kitapta her ne kadar bir mülteci çocuğun dilini, yaşantısını ve kültürünü bilmediği bir ülkede yaşamanın zorlukları anlatılsa da savaşın çocuklar üzerinde bıraktığı olumsuz etkileri de yansıtması sebebiyle kitap'da okuyucuyu derinden etkileyen ve sarsan bölümler vardır. Kitap bir anı ve otobiyografik bir kitap olduğundan dolayı dili akıcı ve sadedir ve sohbet havasındadır. Bu yıl içerisinde Pınar yayıncılıktan çıkan bu kitap ilk kitabı okuyanların mutlaka okuması gereken savaşın ve mülteciliğin zorluğunu aynı zamanda Türklerin kalbinin Bosna ile attığını ve Türk milletinin yardımseverliğini aktarmaktadır. Bunun yanı sıra çocuk her yerde çocuktur ifadesinin ne kadar doğru olduğu da bu eserde bizlere sunulmaktadır. Bu konulara ilgi duyan merak eden herkese okuması önerilir okuyacak olanları sıkıcı olmayan duygulu bir kitap beklemektedir. Kurşunların Rengini Yıldızlarla Değiştirdim Emine Seçeroviç Kaşlı
170 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Bosnayla ilgili her romanı alir ve ilgiyle okurum(meyra ,bosnada soykirim günlüğü gibi)Bugüne kadar okuduğum her kitapta genelde yetiskinlerin yasadiklari anlatilirdi.Bu kitapta ise bir cocuğun gözünden bosna savasi ve sonrasindaki Türkiyeye multecilik anlatılmistir.Cocugun bakis acisiyla bombalar,sığıniklar ,ölümler ve sonrasında Türkiye 'ye yolculuk otobiyografi seklinde anlatilmistir.Bosna'ya ve yakin tarihimize ilgisi olanlarin bir gunde kolaylikla okuyabilecegi guzel bir kitap.
170 syf.
·4 günde·6/10
Kurşunların da Rengi Var kitabı; yazarın 1992-1995 yılları arasında, henüz yedi yaşında bir çocuk iken şahit olduğu Bosna savaşında daha doğrusu katliamda gördüklerini ve yaşadıklarını o yıllardaki çocuksu düşünceleriyle anlatıyor. 1992 yılına kadar huzur içinde birlikte yaşadıkları Sırpların birden kendilerine savaş açmaları; ve tek suçlarının(!) inançları ve milletleri farklı olduğu için savaş açıldığını yazıyor. Daha yedi yaşında, gördüğü onca ölüm, kan ve bomba sesine rağmen hayata devam etmeyi, savaşta bile okula gitmeyi ihmal etmemeyi, yakınlarının acısını yaşamayı küçük bir çocuğun dilinden okuyacaksınız.
Ve yazarın da dediği gibi “Savaşta çocuk olmak, aslında yeni başlayan çocukluğu bitirmekti, bunu çabuk öğrendik.”
170 syf.
·10/10
Bu kitabı arkadaş tavsiyesi üzerine almıştım.Okumaya başladığım andan itibaren tüylerim diken diken oldu.Bir çocuğun savaş halinde neler yaptığı,düşünceleri,bir anda olgunlaşmak zorunda oluşu... ve daha birçok şey.Bosna savaşını yakından tanımak ,bilmek isteyenlere tavsiye kitaptır.İnsan okudukça haline şükrediyor.Sadece Bosna değil şu anda birçok çocuk bunları yaşıyor.Belki bu kitabı okumak, günümüzdeki çocukları daha iyi anlamamızı sağlar.
170 syf.
·Beğendi·10/10
Kurşunların Da Rengi Var kitabı yazarın gerçek hayat öyküsüdür. Yazar kitapta 1992-1995 yılları arasındaki Bosna savaşında kendi ailesinin, insanların o savaştaki çaresizliğini, hayata tutunmak için yaptıklarını, acılarını,dünyanın bu duruma sessiz kalmasını ,açlıklarını ve en acısıda savaşta atılan bombalardan yaralanan insanların kopan vücut uzuvlarını etraftan toplayan insanları gördükçe hayattan ümidini kesmelerini ama Allah' a inançlarını kaybetmemelerini bir çocuğun gözüyle akıcı bir şekilde anlatmıştır.

" Savaşta çocuk kalmak, birkaç bidon taşıyabilmek, bidon dolusu kızağı çekmek, büyük bir hızla koşmak, kurşunlara yakalanmamak ve sık sık aç kalmak, yıllar boyunca verilen aynı yemeğe hayır dememekti."
170 syf.
·Puan vermedi
Emine Hanım'ın ellerine sağlık.
Hayatını bizede yaşatan özgür bir yazar.
Bosna'da olan savaşın hiç bir ülkenin haberi olmadan yıllarca maruz kalan,eziyet gören gerçek bir yasantıdan bahsetmektedir.
Sinan abisi şehit olduğu zaman aynı duyguları alabildim ve hisedebildim. Hatta emine hanımla beraber ağlamıştım o sahnede.

Yazarın biyografisi

Adı:
Emine Seçeroviç Kaşlı
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 19 okur beğendi.
  • 411 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 192 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.