Emirhan Dağkan G.

Emirhan Dağkan G.

Yazar
7.6/10
22 Kişi
·
42
Okunma
·
4
Beğeni
·
1.119
Gösterim
Adı:
Emirhan Dağkan G.
Tam adı:
Emirhan Dağkan Göl
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Erzurum, 1992
1992 yılında Erzurum’da doğdu. Hâlen İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde eğitimine devam etmekte. Lise yıllarında başladığı karikatür çizimine İstanbul’da üç yıl boyunca amatör olarak devam etti ve karikatürü bıraktıktan sonra kısa bir dönem uluslararası bir site için illüstrasyonlar çizdi.
Acılarına cahiliye devri anlayışı ile yaklaşıyorlardı. Doğar doğmaz diri diri gömüyorlardı hepsini. Hüzün yasaktı burada. Ya da onlar öyle sanıyorlardı.
Emirhan Dağkan G.
Sayfa 59 - iletişim yayınları
Olan biten insanı üzer, mahveder, ağlatır, rakı makı içtirir de eninde sonunda unutursun herşeyi. İstesende istemesende geçer gider. Fakat belirsizlik ve umut, hiçbirini yapmana heves bırakmaz da hepsini yapmaya mecbur bırakır seni.
''Madem böyle günahkar olacağımızı biliyordun, madem sana inanamayacağımızı biliyordun da neden merhamet edip de bizi yaratmamayı yeğlemedin?''
Emirhan Dağkan G.
Sayfa 23 - iletişim yayınları
'' Var mı senin de olmak istemediğin bir şey bu hayatta?''
''Ben Allah olmak istemezdim.''
''Neden?''
''Düşünsene, milyarlarca insan yaratıyorsun...''
''Evet?''
''Ama hala yalnızsın!''
Emirhan Dağkan G.
Sayfa 16 - iletişim yayınları
188 syf.
·2 günde·9/10 puan
Kitap fuarlarında bilmediğim, duymadığım; bilinmeyen, duyulmayan kitapları keşfetmeyi çok severim . Stanttan hiç bilmediğim bir kitap seçip, rastgele bir sayfasını okuyarak o kitabı almak… Fuarlar bu nedenle bir başkadır benim için. Çünkü araştırdığım, bildiğim merak ettiğim kitapları internetten ya da kitapçılardan elde etmek sizin de bildiğiniz gibi artık çok kolay.

Bu kitabı da Ankara’daki fuardan kampanyalı bir şekilde aldım; ne beklediğimi bilmeden ama heyecanla.

Ve beni çok etkiledi. Kitabın son sayfasını okuduğumda içime bir şeyler oturmuş gibi oldu. Hele de son zamanlarda sürekli duyduğumuz içimizin almadığı içler acısı olaylardan sonra…

Başta terk edilmiş bir oğulla, yıkılmış sokaklarda yaşayan avare bir babanın hikayesiydi okuduğum. Fakat işin seyri ilerledikçe değişti. Babanın hayatını okudukça hikaye derinleşti.

Kitabın akışını çok beğendiğimi söylemeliyim öncelikle. Son sayfaya kadar düğümlerin yavaşça çözülmesi ve bunu yaparken okuyucuyu sıkmaması kitabı çok akıcı yapmış. Bunun yanı sıra hayalin gerçeğe karıştığı, bir var gibi bir yok gibi olaylar karakterin ruh halini anlamak ve sindirmek açısından çok isabetli olmuş.

Fakat açıkçası bütün bunlar bir yana ben son sayfayı okuduğumda hissettiğim şey yüzünden bu kitabı çok beğendim. Bana bunları hissettirdiği için… Kitabı masaya koyduktan sonra aklımda kalan ve içimi acıtan o birkaç cümle için…

(BU ALINTI SPOİLER İÇEREBİLİR)
“İhsan delirmek için kendi sebebini, kendisi seçti. O istedi ki babam onun güvercinini öldürdüğü için delirsin. O istedi ki babam ona elindeki simidin yarısını vermediği için delirsin. Çünkü biliyordu ki asıl sebep onu delirtmez, öldürür. O yaşamak istiyordu.”
(Bitti )

“İhsan iyi değil… İhsan hiç iyi değil…”
İhsan’lar nasıl iyi olsun ki?
Yeni başlangıçlar, yeni insanlar, yeni hayatlar… Hangi biri İhsan’ları iyi eder ki? Hangi biri deliliğin bulaştığı hastalıklı bir geçmişten kurtarır ki İhsan’ları?
180 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10 puan
Sehirden köye ögretmenlige gelen genç adam, daha köye varamadan köy yolunda köyle alakalı ilginc seyler ögrenir. Köyde dolasan söylentiler, masum bir genc kız, köy tarafından suclanan ve düsman görülen bir aile. Muhtar, Vacit, Hasan ve daha niceleri. Polisiye denilemez ama sonuna kadar kitabı elinizden bırakamayacagınıza garanti veriyorum. Sonlara dogru meraktan catlasam da kalbim sıkışsa da keyifle okudugum bir kitap oldu. Kitapta eksik diyemesem de deginilse daha iyi olurdu diyecegim noktalar vardı.Ama yine de belli bir olay etrafında yogunlasan kurgu sayesinde yazar ikinci romaninda birinci romanini solladi diyebilirim. Genc yazara bir sans verip onunla tanisin derim.
188 syf.
·2 günde
Fuarda gezerken ismi ilginç geldiğinden rastgele alınmış kitaplardan biri. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen çok başarılı bir kitap olmuş. Dili akıcı hikaye sarsıcı düşük beklentiyle almıştım ama sürpriz oldu yeni bir yazar keşfetmek isteyenler mutlaka alıp okumalı
Ruhaltı Çocukları, ismine fazlasiyla yakışır bir kitap. Kenan hatrı sayılır bir mafya avukatı ve bazı nedenlerden dolayi avukatligi birakiyor. Sonra bu boş zengin yasantisindan sıkılıp, kendisini annesinin karnındayken bırakıp giden babasının peşine düşüyor. Babasını bir parkta bankın üstüne uzanmış, zilzurna sarhoş olarak buluyor ve ona bir yabancı gibi yaklaşıp hikayesini anlattırıyor. Hikaye uzun, hikaye derin. Sadece deli baba İhsan'ın değil, Erol'un, Yaşar'ın, Necla'nın da hikayesini anlatıyor. Her sayfayı merakla çevirdim okurken. Genç ama bir o kadar da yetenekli yazar Emirhan Dağhan G. Yeni yazar kesfetmeyi seviyorsanız mutlaka öneririm.

Yazarın biyografisi

Adı:
Emirhan Dağkan G.
Tam adı:
Emirhan Dağkan Göl
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Erzurum, 1992
1992 yılında Erzurum’da doğdu. Hâlen İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde eğitimine devam etmekte. Lise yıllarında başladığı karikatür çizimine İstanbul’da üç yıl boyunca amatör olarak devam etti ve karikatürü bıraktıktan sonra kısa bir dönem uluslararası bir site için illüstrasyonlar çizdi.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 42 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 34 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.