Emrullah Özdemir

Emrullah Özdemir

Yazar
9.0/10
82 Kişi
·
176
Okunma
·
17
Beğeni
·
1178
Gösterim
Adı:
Emrullah Özdemir
Unvan:
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda Astsubay-Yazar
Doğum:
1983 yılında Ankara Gölbaşı
Yazar Emrullah Özdemir 1983 yılında Ankara’nın Gölbaşı ilçesi Çimşit Köyünde dünyaya gelmiştir.İlk ve orta öğrenimini Ankara’da, lise öğrenimini İstanbul/Beylerbeyi Deniz Astsubay Hazırlama Okulu’nda tamamlamıştır.

Bahriyenin çeşitli gemilerinde görev yapmış ve bu görevler esnasında yaptığı yurtdışı ziyaretlerinde birçok yeni kültürle tanışma imkânı bulmuştur.

Tarihin özel ilgi alanı olduğu bilinen Özdemir, 2011 yılı Ağustos ayında Son Kağan isimli ilk kitabını çıkarmış olup, yeni kitap çalışmalarına hızla devam ettiğini belirtmektedir.

Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Emrullah Özdemir, Dilek Özdemir ile evli olup Azra isminde bir kızları bulunmaktadır.
Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır.
İngiliz Yazar, Lady Mary Wortley Montagu
İnsanları yücelten iki meziyet vardır. Erkeğin cesur, kadının namuslu olması.... Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır, İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyete ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler.
Fransız İmparator, Napoleon Bonaparte
Türk soyunun Nuh peygamberin üç oğlundan biri olan Yasef'in en büyük oğlu Türk'ten geldiği, Tevrat dahil birçok kaynakta rivayet edilmektedir.
Töre...Türk'ün kanla yazılmış kadim yasası... Kimseyi kimseden üstün görmeyen, doğayı, yaşamı ve namusu dokunulmaz kılan kutlu hüküm...
200 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Saka Türklerinin anlatıldığı harika bir eser...
Derin araştırmalar ile kaleme alınmış. Kaynaklar ve dünyaca ünlü ressamların yaptığı resimlerle süslenmiş...

Saka Türklerinin, Orta Asya Türk coğrafyasında attıkları temelin günümüze ulaşan bilgileri...

Eserin ana teması güçlü Türk kadınları. Zorlukla mücadele eden, yılmayan, korkusuz ve yerine göre fedakar olanlar annelerin destansı romanı...

Türk Hanlığının ilk kadın hükümranı Tomris, milletini bekleyen büyük tehlikeler karşısında ordularını ve zekasını öne çıkararak, acımasız, vahşi ve sayıca üstün olan Pers Kralı Kiros'a karşı verdiği amansız mücadelenin yanı sıra oğlunun hayatı içinde endişelenip ona anne şefkatini sunmaktan da geri duramıyor...

Kitabın büyük bir bölümü, Korkut Ata'nın anlattığı Alp Er Tunga'nın hayatını kapsıyor. Savaşlardaki tutumu, barış sever olması, adaletli ve merhamet ile hükmedip, milleti ile bütünleşmesinin anlatıldığı bölümlerde yazar, Dede Korkut masalı gibi akıcı ve anlaşılır bir dille kalem ve kağıdı buluşturmayı başarmış...

Kadına verilen değeri nasıl edip bu kadar tersine çevirebilmişiz, kitabı okurken sürekli bu soruyu kendime sorup durdum. Eser de savaşa katılan, ok yapıp atan, yiğit Alplerin yanında her konuda fikir sahibi olan kadınların gördüğü saygı ve değer imrenilecek düzeyde...

Atalarımız hakkında yazılan bu eser, yabancı devlet adamlarından yazarlara kadar Türk kadını hakkında ki görüşleri kesinlikle okumaya değer...
200 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur! Mustafa Kemal Atatürk


Evet hep söylüyoruz konuşuyoruz övünüyoruz, hakılıyız elbet. Fakat Türk tarihi hakkında cok da bir şey bilmiyoruz. Oysa oysa aradığımız güç tam da damarlarımızda akan kanda. Okumaktan, araştırmaktan, bizim olanı bilmekten, bizim olanı korumaktan aciziz. Bizim olanı, bizi yüceltecek olanı, bizi kurtaracak olanı bilmekten aciziz. Hatta reddediyoruz.. Farkına varmalıyız gücümüzün, farkında varmalıyız kim olduğumuzun. 


Çok daha fazla derin duygularla okudum kitabı. Kimi zaman gururdan kalbim hızla çarptı kimi zaman gözyaşlarımı tutamadım. Hani meşhur Alper Tunga öldü mü ağıtı var ya. Onu biz bilmiyoruz aslında. Dünya üzerinde böyle bir ağıt baska hic kimseye yazılmayacak mesela. Ve dünyaya başka bir Alper Tunga gelmeyecek. Ama benliğimizi unutmazsak, onu yaşatırsak asla boyun eğmeyeceğiz. Tıpkı 13binlik kadın askeriyle Tomris Han'ın 100binlik pers ordusunu cok az zafiyet vererek yenişi gibi.. Belki simdi meydan savaşları yok ama savaşlar devam ediyor,  bizi  yok etmek isteyenler hâlâ aynı düşmanlar, bizim güçlenmemizi istemeyenler hâlâ var. Biz de kendimize ihanet edercesine onların yolundan gitmekteyiz. Kadınlarımızın hâli içler acısı. Unuttuk, unutturuyorlar. Biz güclü kadınlar olmalıyız. Tıpkı tarihimizdeki gibi. Atatürk'ün istediği gibi özgür başı dik. 


Bu kitap bir kadının bir Türk kadının ne kadar güclü ne kadar asil olduğunun bir göstergesi. Bir filmi izler gibi okudum. Sahneler anbean gözümün önünde yaşandı. Dili akıcı ve asla ağır tarih kitaplarından değil. Ailenin her bireyi okuyabilir. Sanki Dedem Korkut gelmiş de baş ucumda anlatmış gibiydi. Yazar çesitli belgelere dayanarak yazmış ve icinde bir cok görsel yer almakta. Sıkılmadan gurula ve heyecanla okuyacağınıza eminim. Umarım sizin hayatınızda da bir ışık yakabilir. İyi okumalar...
256 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Ergenekon Destanının masalsı anlatılışı...

Savaş meydanında hile ile kaybedilen bir yurt ve tüm obası kılıçtan geçirilen İl Han'ın soyundan kalan Kıyan, Nüküz, Akça ve Akmaral'ın bozkırlardan Ergenekon'a kadar uzanan aşkları ve onlara rehberlik eden Kutlu Kurt...

400 yıl Ergenekon'da yaşayan İl Han'ın soyundan gelenler kaldıkları bu yurttan katledilen atalarının yurduna göç etme kararı alırlar fakat önlerinde aşılması gereken demirden bir duvar vardır...

Börte Çine Han ise ne pahasına olursa olsun, atalarının yurduna göç etme kararında ısrar ederek bu zorlu yola çıkmak için toy kararını gecikmeden onaylar. Kutlu doğuş için küllerinden şahlanacak kanı damarlarında taşıyan Han çıkış yoluna kendisine rehberlik edecek olan Bozkurt'un peşine düşmekten çekinmeyeceğini bilir. Bilgelerin anlattığı destanlardan tanıdığı bu rehber ona da yeniden var olabilme yolunu açmak için rehberlikte gecikmez...

Eserde eski Türkçe kelimelere yer verilip, dip not olarak açıklamaları yapılmış. Kitabı okurken kah bozkırlarda at üstünde rüzgara karşı dörtnala koşma hissine, kah savaş meydanlarında kılıç seslerine ve bilgelerin Dede Korkut masallarını dinliyorcasına yaşayarak keyifle okudum...
200 syf.
·6 günde·10/10
Saka Türkleri hakkında tarihi bir roman. Saka Türkleri hakkında diyorum çünkü kitap adına rağmen Tomris Han'dan az söz etmiş. Benim beklentim kitabın daha çok Tomris Hanı anlatacağı yönündeydi. Bu kötü mü kesinlikle değil! Kitaba bayıldım, sadece sıra Tomris Hana geldi kitap bitti. Peki ya sonra ne oldu? Bence devam etmeliydi.
Kitap akıcı bir dille yazılmış. Alp Er Tunga'nın hayatı romanda yer almış. Ben çok beğendim. Pers krallığı hakkında bilgilerde var. Değil kadına insana bile değer verilmeyen devirde; Türklerin toplum düzeni, kadına verdiği değer ve tabi insana verdiği değerlerle gurur duydum. Yüzyıllarca anlatıla gelmiş bir savaşı ve Türk kahramanlığı anlatılırken değişik kaynaklar gösterilmiş. Resimlerle anlatım pekiştirilmiş. Kitabı okuyunca bir kez daha diyoruz ki Türkler tarihi yapar, tarihi yazmaz. Kaynakların büyük çoğunluğu yabancı.
200 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Türklerin ilk kadın hükümdarı Tomris Hatun'un kahramanlıklarını anlatan bir kitap. Türklerin kadın kahramanı anlatılırken aynı zamanda Saka Han'ı Alp Er Tunga'dan da bahsedilmiş. Kitap akıcılığıyla sevdiğim kitaplar arasında yer aldı.
287 syf.
·6 günde·10/10
Adı duymadığım bir kahraman... "Tarık"
Kölelikten, fatihliğe giden yolda geri dönme umudu olmasın diye gemileri yaktırıp, kazandığı zaferle Calpe diye bilinen dağın adını dünya tarihine miras olarak Cebel- i Tarık (Tarık Dağı ) olarak bırakan kahramanın masalsı romanı...

Bir Berberi (Afrika’nın kuzeybatı yerlerinde yaşayan bir halk ve bu halkın soyundan olan kimse) olarak dünyaya gelen Abnora babasının savaşçı kanını damarlarında taşımaktadır. Köle olarak Müslümanların eline düştüğünde usta savaşçılığı, zekası ile dikkat çekince azat edilir. O ise bu dönemde Müslümanlığı seçerek, İslam ordusuna katılır. 711 yılında ilk fethini kazanır. Bu başarıdan sonra ordusuyla Endülüs'e yönelir...

Eser iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm 1499 yılında Kral Ferdinand ve Kraliçe Isabel'in, Gırnata ( Granada) şehrinde neler yaptıklarını anlatıyor. Asırlar önce imzalanan ve geçerliliği devam eden antlaşmaları, hırsları uğruna nasıl yok sayıp, zulüm ateşini yakışları hakkında bilgiler içeriyor...

İkinci bölümde ise yazar, asırlar önce Endülüs'ü fetihle kazanan Berberi kölenin tarih sayfalarında yer alan kutlu zaferine ışık tutuyor...

Kitabın yazım dili sade ve anlaşılır. Kapak ile içeriği uyumlu. Sıkılmadan merak ile okunacak bu eseri herkese tavsiye ederim...

Keyifli okumalar :)
Sezgi
Sezgi Tomris - Türklerin İlk Kadın Hükümdarı'ı inceledi.
200 syf.
Gurur duyulası bir eser. Muhteşem bir tarih. Tomris Türk Kadınının aslında olması gereken yeri anlatan harika bir roman. Romandan ziyade geçmişimiz. Kadının aşağılandığı, yok sayıldığı, tecavüzün tacizin reva görüldüğü bir devirde eskiden baş tacı olduğumuz günlere özlem içindeyiz.

Yazar kitabı Tüm Türk Dünyası Kadınlarına armağan etmiş. Atatürk’ün o güzel sözlerini de ilave etmiş.

Ah burada paylaşma imkanımız yok ancak harika resimler var kitapta. Macar, Fransız ressamların Saka Türklerini anlatan resimleri, minyatürler mevcut. Görselliğiyle de zengin bir kitap olmuş.

Kitap sadece Tomris Han’ı değil Alper Tunga’yı da anlatıyor. Aynı zamanda Pers kralının bakışıyla da bakarak düşmanın düşüncelerini de anlatıyor. Persleri Arap saldırısından kurtaran Alper Tunga’nın düştüğü tuzak hepimizin içini dağlıyor. Kirus’un bitmeyen hırsları sonunu getiriyor, yüzyıllarca anlatılacak bir savaş ve gerçek koca bir tarih önümüzde beliriyor.
284 syf.
·3 günde·10/10
Kitabı keyif alarak okudum. Fantastik bir tarihi roman olan kitapta yer alan dünyanın sonu ile ilgili korkunç kehanetlerini okurken o günleri görmemeyi dileyerek fakat Türklerin yükselişi ile ilgili bölümleri okurken ise milliyetçilik duygularımın kabarmasına yol açtığı için beğenerek okudum. Umarım yükselişle ilgili olan bölümler bir gün gerçek olur...

Eserin içerisindeki gerçek ve gizem bir arada oldukça iyi harmanlanmış bu da sayfaları daha büyük bir merakla çevirmeme sebep oldu...

Kitapta var olan dünyanın ekonomi devlerinin ileri ki yıllarda nükleer savaşlar için nasıl hazırlık yaptıkları, dengeleri şimdiden nasıl değiştirmeye başladıklarını okurken, dünyada yaşayan tüm insanlık adına endişelenmemek elde değil. Biyolojik silahlar üretenler, insan hayatını sırf kendi emelleri için yok sayanlar ve Büyük Ortadoğu projesi ve onları destekleyen ülkeler bu amaçlarına ulaşmak için döktükleri kanın hesabını verebilecekler mi acaba?

Türklerin ataları asırlar önce bıraktıkları kutsal emaneti teslim ettikleri Cengiz Türker onların dediği gibi "Son Kağan" olup, dünyaya yön verebilecek mi?

Dünyanın sonu geldiğinde Türkleri nasıl bir son bekliyor?
İnsan kitapta yazan birçok olayın gerçekleşmesini dilerken, süper güç denilen devletlerin kendi çıkarları uğruna yapabileceklerinden korkuyor. Umarım bir gün tüm dünya halkları, din, dil, ırk farklılığı gözetmeksizin birbirimize hoş görü ile bakıp, yaşamayı başarırız...
256 syf.
·3 günde
"Arkadaşlar! Gidip, Toros Dağları'na bakınız, eğer orada bir tek Yörük çadırı görürseniz ve o çadırda bir duman tütüyorsa, şunu çok iyi biliniz ki bu dünyada hiçbir güç ve kuvvet asla bizi yenemez."
Mustafa Kemal Atatürk
200 syf.
·1 günde·7/10
Kitap güzeldi ancak ne yazık ki Beyazıt Akman'dan sonra okuma gafletinde bulunduğum için o kadar da tatmin edici gelmedi.

Özellikle bir konuya eleştiri getireceğim. Kitabın adı Tomris olmasına rağmen ilk kadın hükümdarı toplasan 50-60 sayfada anlatmışlardır. Onun dışında tümüyle Türk tarihi ve bol bol Türkler'e ithaf edilen övgüler var. Bu durum beni biraz da olsa rahatsız etti.

O zamanlarda savaşarak elde ettiğimiz övgülerin bugün bizi tembelleştirdiği düşüncesindeyim. Övgüleri okuyup gururlanmamak elde değil ancak şu anki halimize baktığımda 'geçmişte bizim için şunları şunları söylemişler, bak bizi nasıl övüyorlar, dünyanın en başında biz varız' tarzı cümlelerde dolup taşan tembel bir millet olduğumuz kanaatindeyim. Özellikle Rotasız Seyyah'ın ÖzTürk köylerinden birini ziyaret ettiğinde insanların obalarda yaşadığını ancak devletten aldıkları yardımlar yüzünden tembelleştiğinden bahsetmişti. Irkının ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir millet için ne kadar da büyük bir ayıp.

Sözün özü, bu tarz pohpohlayıcı kitaplardan almamız gereken büyük bir ders var.

Yenilemeyen milleti yok etmenin en güzel yollarından biri onların düşmana özenip kendi kültürlerini yozlaştırmalarıdır. Günümüz küreselleşmesinde bunu bol bol görebilirsiniz. Bu konu hakkında yazılacak çok şey var aslında ancak uzatmak da istemiyorum.

Ortalama bir kitaptı. Daha iyisini okumak istiyorsanız Beyazıt Akman'ın kitaplarını öneririm.

Yazarın biyografisi

Adı:
Emrullah Özdemir
Unvan:
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda Astsubay-Yazar
Doğum:
1983 yılında Ankara Gölbaşı
Yazar Emrullah Özdemir 1983 yılında Ankara’nın Gölbaşı ilçesi Çimşit Köyünde dünyaya gelmiştir.İlk ve orta öğrenimini Ankara’da, lise öğrenimini İstanbul/Beylerbeyi Deniz Astsubay Hazırlama Okulu’nda tamamlamıştır.

Bahriyenin çeşitli gemilerinde görev yapmış ve bu görevler esnasında yaptığı yurtdışı ziyaretlerinde birçok yeni kültürle tanışma imkânı bulmuştur.

Tarihin özel ilgi alanı olduğu bilinen Özdemir, 2011 yılı Ağustos ayında Son Kağan isimli ilk kitabını çıkarmış olup, yeni kitap çalışmalarına hızla devam ettiğini belirtmektedir.

Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Emrullah Özdemir, Dilek Özdemir ile evli olup Azra isminde bir kızları bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 17 okur beğendi.
  • 176 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 105 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.