Ergün Yıldırım

Ergün Yıldırım

Yazar
6.9/10
19 Kişi
·
81
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.148
Gösterim
Adı:
Ergün Yıldırım
Unvan:
Türk Yazar, Öğretim Üyesi
Doğum:
Elazığ, 1965
1965 yılında Elazığ’da doğdu. Yükseköğrenimine İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde devam etti. Aynı bölümde yüksek lisans ve doktora yaptı. Çeşitli kamu ve özel eğitim kurumlarında öğretmenlik görevinde bulundu.

2000-2001 yılları arasında, İngiltere’de Leicester Üniversitesi’nde akademik araştırmalar yapan Yıldırım, 2002-2006 yılları arasında Dumlupınar Üniversitesi’nde Doçent unvanını aldı.

2012 yılında Profesör olan Yıldırım halen Yıldız Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri bölümünde öğretim görevlisidir.

YazılarınıYeni Şafak Gazetesi’nde ve çeşitli dergilerde yayımlayan Prof. Dr. Ergün Yıldırım‘Sosyologlar’ Derneği Başkanlığı da yapmaktadır.
Akif'in yolu İmanın ve hakkın yoludur. Bundan dolayı Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklal diyor.
Ergün Yıldırım
Sayfa 59 - Ergün yıldırım
Yeryüzünün başlangıcı ve insanın başlangıcı bilgiyle eşittir.
Bilmek var olmaktır, dünyalı olmaktır.
Ergün Yıldırım
Sayfa 1 - Ekin Basın Yayın Dağıtım
Tarih, insanın zaman içindeki yolculuğu; varlıklarla zaman içinde ilişki kurarak varoluşudur. Ancak bu, varlığın sadece bir boyutudur.
Günümüz insanlarının yazılarını yanılmaz otorite kabul edip Kur'an Kerim'i bu otoritenin belirlediği kriterler çerçevesinde değerlendirmek doğru mudur? Yüce Allah'ın bir hidayet rehberi olarak gönderdiği ve insanın bütün hâllerine hitap eden Kur'an'ı, bu kriterlerle ölçme ve değerlendirmenin meşruiyeti nereden gelmektedir?
Bir kültürün, bir dinin, bir ahlak sisteminin vb. ancak kendi tarihsel bağlamı içinde anlaşılabileceğini ifade eden tarihselcilik, aynı zamanda, değişmez, zaman dışı ve evrensel rasyonalite ve ahlak standartlarının var olmadığını ve her biri tarihsel olan bu hadiselerin, evrensel kategoriler olarak görülmeyeceğini ifade eder.
236 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Uğur Ukut/Duvar/ Teşekkürler. Anlattığı dönem, konusu, romanlaştırılması, aşkı, saflığı ilgimi çekti ve beni mutlu ettik. Okurken kaptırdım kendimi. Hediyelerden en iyisi kesinlikle kitapmış bunu bir defa daha deneyimledim.
188 syf.
Tutamadım kendimi yine, inceleyeceğim.
Önce niyetlendim, sonra vazgeçtim ama şimdi tekrar niyetlendim; inceleyeceğim.

Öncelikle bu akademik, kuramsal bir kitap.
Bir disiplin olan Bilgi Sosyolojisi hakkında yazılmış, giriş niteliğinde, kısacık, incecik, içi dolu bilgicik bir kitap.
Dili gayet açık, "Sosyoloji mi? Ben anlamıyoom yiaa." denecek bir şey değil, bu kitabın dilinden anlamamak için Türkçe bilmemek gerek.

Zaten sevgili yazar zahmet edip de derinlere girmemiş hiç!
Bilgi Sosyolojisi alanında ülkemiz büyük bir açlık çekiyor ne yazık ki, ne özgün içerik var ne doğru düzgün çeviri. Bu kitap o açlığı gidermemiş ama işte kovukta yer almış.

İlk önce Bilgi Sosyolojisi'nin ne olduğundan ve üstün körü tarihinden bahsetmiş. Oysa ülkedeki yazın eksikliğini göz önünde bulundurarak çok daha kapsamlı ve faydalı bir içerik yazılabilirdi.

Aç parantez,
Bunlar ne?
Ders notları?
Ne yapayım bunları?
Düzenleyip bastırayım, kitap olsun, sonra da satayım.
İyi fikir valla.
Kapa parantez.

Sonra, Bilgi Sosyolojisini dönemlere ayırmış (bunu neye dayandırarak yaptığını açıklasaymış keşke), kısa kısa da onları açıklamış. Zaten kitapta her şey kısa kısa açıklanmış.
Neden?
Bilmiyor da mı yazmıyor yoksa biliyor da paylaşmak mı istemiyor?
Nelerle uğraşıyoruz...

"Kim bu ya?" deyip yazarı arattığınızda, aldığı eğitimlere ihanet edercesine bir profil görüyorsunuz, ya da ben öyle görüyorum.
Belli bir alanda uzmanlaşamamış, onu da yazayım, bunu da yazayım, şu konu hakkında da yazayım, dur kadınlar hakkında da bir şey söyleyeyim, kürtler hakkında da diyeyim, islamdan da bahsedeyim derken .......
Utanıyorum.

Her neyse, kitabı hırpalamak istemiyorum daha fazla.
Giriş niteliğinde eh işte derecesinde bir kitaptır, ilgiyi açığa çıkarabilir belki. Dili basittir.

Çok daha derin, daha doyurucu bir kitap ararsanız;
Bilgi Sosyolojisi ve Hermeneutik
Ders notları, makaleler, yardımcı kaynaklar, tezler vs.'ye ihtiyacınız varsa, müracaat: BEN.

Son olarak şunu söylemek istiyorum;

Bilgi Sosyolojisi zihinsel bir orgazmdır!
Ona dalınız.
232 syf.
·Puan vermedi
Son dönemde şiddetli tartışmaları içeren "Kur'an'ın tarihselliği" meselesinin ana hatları ile temellendirmesinin yapılması güzel bir çalışmayı meydana getirmiş. Bu tartışma, Türkiye'ye Fazlurrahman'ın kitap tercümelerinin yapılması ile farklı tarihselcilik anlayışlarını getirmiştir. Kitabın son bölümü beş yıl boyunca ilahiyat eğitiminde bizleri destekleyen hocam Prof. Dr. Cemalettin Erdemci'nin bölümü ile bitirilmesi kitaba ayrı bir renk ve sağlam temellendirmeler katmış. Kur'an'ın tarihselliği, Kur'an'ın tarih zeminindeki tezahür şeklidir. Buna göre Kur'an, yerel, tarihsel bir zeminde konuşmaktadır ve mana da konuştuğu tarihsel bağlam içerisinde tezahür etmektedir.
"Tarihselciliği savunanlar, yeni tarihsel ortama İslam'ın hükümlerini nasıl taşıyacaklarına dair Kur'an'ın evrensel mesajı ışığında nasıl bir Allah, peygamber ve ahiret tasavvuru oluşturacaklarını, İslam'ın helal ve haramları ve muamelata ilişkin hükümlerini nasıl uygulayacaklarına dair ne bir usul ne de bir yol ortaya koymuşlardır. Adeta 'kervan yolda dizilir misali hele bir deneyelim, sonra icabına bakarız der gibi bir anlayışla ortaya çıkmış görüntüsü vermektedirler."
236 syf.
·6 günde·6/10 puan
Osmanlının dağılma döneminde ermeni sorunun ortaya çıkışını ve bu dönemdeki ermeni kürt aşk üzerinde anlatılmıs. Kitabın adı her ne kadar tehcir günlerinde aşk olsada ermeni tehciri kitabin sonunda cok kısa anlatılmış daha uzun olabilirdi.
168 syf.
·Beğendi·6/10 puan
'Herkesin bir Leylası vardır.
Kavuşmak istediği, özlem duyduğu, uğruna mücadele ettiği bir Leyla.' Mehmet Akif'in Leylası ise tasavvur ettiğimizden çok başka bir şeydi. Onun Leylası 'millet'iydi.
Akif'in biyografisini okuduğumuzda 'millet' kavramının güçlü işaretlerini görürüz: 'Milletin aydınlarla ilişkisi, milletin İslami anlamı, milletin cihaz içinden geçişi, milletin yaşadığı acılar ve sefaletler, millet olmanın şuur ve imanı.' Akif'in hayatına, şiirlerine, vaazlarına ve makalelerine öylesine sinmiştir ki Akif, milletin varlığını resmeden canlı bir tablodur adeta. 'Amacım Mehmet Akif biyografisiyle milleti anlatmaktı' diyerek yola çıkan Prof. Dr. Ergün Yıldırım, Akif'in Leylası adlı eserinde Usta şair Mehmet Akif Ersoy üzerinden bir millet okuması yapıyor. Etkileşim Yayınları arasından çıkan kitapta yazar, sosyolojik olarak millet kavramını irdeliyor ve Akif'in 'millet' kavramı üzerine odaklanıyor. Yıldırım, aslında Akif'in millet kavramından yola çıkarak bugünün sosyologların, düşünürlerin millet, toplum, ulus anlayışlarına göndermeler yapıyor: 'Milletin tahrifata uğradığı zamanlardan geçiyoruz. Fransa bunun ilk şahitliğini yapan coğrafya. Durkheim millet yerine ulusu getirerek toplumu buna göre sistemleştiren ilk sosyolog. Onun sosyolojisinde millet yerine toplum, toplum yerine de ulus geçer. Toplum, millet olmaktan çıkarak ulus olur. Ulus, dinle tanımlanmayan bir topluluktur. Toplum sekülerdir; ruhaniyet ve metafizikle ilişiği yoktur.'
236 syf.
·7 günde·6/10 puan
Kitap akış umdugumdan daha zayıf bir kitap tı yinede güzeldi okunabilirliği var
Her grubun iyiside var kötüsüde var sadece iyilerine bakarak ya da kötülerine bakarak genel yargılamaya varmamamız gerektigini bizlere bir kere daha anlatan bir kitap
147 syf.
·4 günde·Puan vermedi
"Farabi "Faziletli Bir Topluma Başlangıç İlkeleri" adlı eserinde aileyi toplumun menziline koyar.
Menzilini koruyamayan bir Müslüman hangi toplum/medeniyet peşinde?
Muhafazakarlığın üç sûtunundan biri aile. Aileyi muhafaza edemeyen bir muhafazakarlık neyi muhafaza edecek?"

...
236 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Kitabin baslari ve ortasinda baglanti kurmakta zorlanmis olabilirim lakin son kisimda kendimi tutamayip gozyaslarimi salivermistim. Boyle hikayeler cok fazla yasandi ve yasaniyor hala bizlerden habersiz

Yazarın biyografisi

Adı:
Ergün Yıldırım
Unvan:
Türk Yazar, Öğretim Üyesi
Doğum:
Elazığ, 1965
1965 yılında Elazığ’da doğdu. Yükseköğrenimine İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde devam etti. Aynı bölümde yüksek lisans ve doktora yaptı. Çeşitli kamu ve özel eğitim kurumlarında öğretmenlik görevinde bulundu.

2000-2001 yılları arasında, İngiltere’de Leicester Üniversitesi’nde akademik araştırmalar yapan Yıldırım, 2002-2006 yılları arasında Dumlupınar Üniversitesi’nde Doçent unvanını aldı.

2012 yılında Profesör olan Yıldırım halen Yıldız Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri bölümünde öğretim görevlisidir.

YazılarınıYeni Şafak Gazetesi’nde ve çeşitli dergilerde yayımlayan Prof. Dr. Ergün Yıldırım‘Sosyologlar’ Derneği Başkanlığı da yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 81 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 74 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.