Erhan Afyoncu

Yazar 8,0/10 · 128 Oy · 26 kitap · 296 okunma ·  44 beğeni
Hafize, bir alıntı ekledi.
28 Mar 13:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Baron de Tott'un hatıraları Avrupa'da Türkler'le ilgili en çok okunan kitaplardan biri olması dolayısıyla, Osmanlılar hakkında olumsuz düşüncelerin yayılmasına vesile oldu.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
16 Mar 08:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Türkiye'ye matbaa niçin geç geldi ?
Kimi günah diye matbaanın gelişine engel olundu derken, kimi de hattatların boykotundan gelmedi der. Ancak gerçek çok basittir; matbaa okumadığımız için gelmedi.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 413 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 413 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
28 Mar 13:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Baron François de Tott, uzun süre Osmanlı topraklarında kalmasına rağmen, Türkler'i pek sevmezdi. Yazarın Hristiyan taassubu yüzünden, hatıralarında Osmanlı İmparatorluğu hakkında olumsuz düşünceler bulunur. Yazar hatıralarında yer yer yalan da söyler.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 439 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 439 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
24 Mar 07:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

2. Viyana Kuşatması
Avusturyalılar, Türkler tarafından kullanılmasın diye şehrin varoş binalarını ateşe vermişlerdi. Ancak birkaç kıvılcım diğer binalara gidince yangın büyüdü ve şehrin tamamına yayıldı. Halkta büyük bir panik başladı. Bir Türk casusunun ortalıkta dolaştığı dedikodusu yayıldı... Bu sırada askerlikten kaçmak için kadın kıyafetine girmiş bir gencin kafasındaki peruğun düşmesiyle halk onu Türk casusu zannederek genci parçaladı.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Yeditepe Yayınevi. Padişah IV. Mehmed- Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Yeditepe Yayınevi. Padişah IV. Mehmed- Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa)
Hafize, bir alıntı ekledi.
14 Mar 22:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Köprülü ailesi, Çandarlılarla birlikte Osmanlı tarihinde en çok sadrazam çıkarmış ailedir. Köprülü ailesinden 6 sadrazam çıkmıştır... XX.yüzyıl Osmanlı tarihçiliğinin önemli isimlerinden ve Demokrat Parti'nin kurucularından M.Fuad Köprülü de bu ailedendir.
( Bu konuda farklı görüşler de var tabi.. )

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 326 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 326 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
19 Mar 11:35 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

III. Selim zamanında Avrupa'nın önemli merkezlerinde devamlı kalacak ikametgah elçilikleri açıldı. İlk ikametgah elçiliği 1793'te Londra'ya açıldı ve ilk elçi Yusuf Agah Efendi'ydi.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 456 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 456 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
16 Mar 11:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

XVIII. yüzyıldaki Osmanlı-İran mücadelesinin en ilginç yönü askeri değil, mezhep tartışmalarıdır.
( Nadir Şah, İran'ı aldıktan sonra buradaki Şia anlayışını sona erdirip Caferiliği ilan ediyor. Osmanlı'dan da Caferiliğin 5. mezhep olmasını istiyor bunun için mücadeleler ediyor fakat amacına ulaşamayacağını anlayınca vazgeçiyor. )

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 427 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 427 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
14 Mar 20:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sigetvar Muhasarası
Kanuni kuşatmanın uzaması üzerine :
" Bu kale benim yüreğimi yaktı. Dilerim Hakk'tan ateşlerde yana "
demişti.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 190 - Yeditepe)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 190 - Yeditepe)
Hafize, bir alıntı ekledi.
26 Mar 12:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

II. Mahmud
" Ben tebaamdan Müslümanlar'ı camide, Hristiyanlar'ı kilisede ve Musevileri havrada ayırt ederim. "

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 496 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 496 - Yeditepe Yayınevi)
Fatoş Çetiner, bir alıntı ekledi.
26 Haz 2017 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Rüstem Paşa, Kanuni Sultan Süleyman'ı ülkede bir tek din olmasını ve faydadan çok zarara sebep olduklarına inandığı Yahudiler'i ülkeden kovmaya ikna etmek isteyince, padişahın veziriazamına verdiği dersi, İstanbul'da Avusturya elçiliğinde din görevlisi olan Stephan Gerlach şöyle anlatır;
Sultan Süleyman, beyaz ve sarı yapraklar bir çiçek koparmış ve paşaya bu çiçeği beğenip beğenmediğini sormuş. Paşa da elbette beğendiğini, çünkü onu bu biçimiyle yaratanın Tanrı olduğunu söylemiş. Bu sefer Sultan Süleyman çiçeğin bütün sarı yapraklarını yolmuş ve paşaya şimdi nasıl bulduğunu sormuş. Paşa da cevap olarak çiçeğin artık bütünlüğünden yoksun ve renksiz olduğunu söylemiş. Padişah bir başka çiçek koparmış ve onun da beyaz yapraklarını yolmuş, sonra da az önceki sorusunu yinelemiş. Paşa gene aynı cevabı vermiş. O zaman padişah demiş ki: "Madem çiçeklerin renkli olmalarını bir mükemmeliyet olarak kabul edip bundan hoşlanıyorsun, neden Tanrı'nın yaratmış olduğu insanların da çeşitliliklerini kabul etmiyorsun? Bir çiçekte ne kadar renk olursa, o kadar güzel görünür. Tıpkı bunun gibi Türkler beyaz, Müslümanlar yeşil, Rumlar mavi, Ermeniler beyaz, kırmızı ve mavi veya siyah renklerin karışımı, Yahudiler sarı renkte sarık kullanırlar. Bu renklilik nasıl hoşa gidiyorsa, Tanrı da dinlerin çeşitliliğinden hoşlanır."

Muhteşem Süleyman, Erhan Afyoncu (Sayfa 116)Muhteşem Süleyman, Erhan Afyoncu (Sayfa 116)
Mustafa Merthan Merdoğlu, bir alıntı ekledi.
30 Mar 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Sakaldan Bir Tel
"Bir daha görmek nasip ola mı âlemde seni
Eşiğine bari bir kez yüzümü sürsem, fazlasını istemem
Korkarım unutasınız devletli sultanım beni, ah vah ayrılık!
Yalnız gün gibi gezinmekle coşarım.
Şahın ayağının toprağına varınca bu zayıfın aczi
Kul unutulmaya dileğim budur
Kimseye bakma devletlü sultanım sakın
Yalnız gün gibi gezinmekle coşarım.
Vay ne zor dert olurmuş padişahın ayrılığı
Yaktı yandırdı beni bu ayrılık ateşinin derdi
Ne ola bu cariyeni ateşe yakmak imiş adeti
Yalnız gün gibi gezinmekle coşarım."

Muhteşem Süleyman, Erhan Afyoncu (Sayfa 176 - Yeditepe Yayınevi)Muhteşem Süleyman, Erhan Afyoncu (Sayfa 176 - Yeditepe Yayınevi)
Tayfun, bir alıntı ekledi.
 09 Oca 22:34 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Taht kavgası
Yeni Sultan 4. Mehmed'in ağzındanda babasının ölüm fermanı olan şu hattı humayunu aldılar:"Pederim İbrahim Han bazı taraftarların yardımıyla fitme ve fesat etmek üzeredir.Halka bir zarar eeişmesini önlemek üzere dünyadan ahirete gönderilmesi din ve devlet için gerekli hale gelmiştir.Şimdi fermanım gereğince vücudu ortadan kaldırılarak devlete ve millete zarar veren ateşi giderilsin."

Muhteşem Valide Kösem Sultan, Erhan Afyoncu (Sayfa 145 - undefined)Muhteşem Valide Kösem Sultan, Erhan Afyoncu (Sayfa 145 - undefined)
Hayrullah Küçükşahin, bir alıntı ekledi.
05 Eki 2017

102
Fatih Sultan Mehmed, Atina'yı ziyareti sırasında Akropol'ü gezerek "Medinetü'l-hükema (hikmet sahiplerinin şehri/filozofların şehri) şeklinde Atinalılar'a iltilafta bulunmuş, Aristo ve Platon'a saygısını dile getirmiştir.

Son Dünya Düzeni, Erhan Afyoncu (Sayfa 102 - Yeditepe Yayınları)Son Dünya Düzeni, Erhan Afyoncu (Sayfa 102 - Yeditepe Yayınları)
Burak CAN, bir alıntı ekledi.
21 Tem 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Dördüncü Murad'ın Ölümü
8 Şubat 1640 gecesi,28 yaşındayken kardeşi Şehzâde Kasım'ı boğdurttuğu odada hayata gözlerini yumdu.

Muhteşem Valide Kösem Sultan, Erhan Afyoncu (Sayfa 113 - Yeditepe)Muhteşem Valide Kösem Sultan, Erhan Afyoncu (Sayfa 113 - Yeditepe)
Mehmet Y., bir alıntı ekledi.
27 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Hammer’den Stefan Zweig’e kadar birçok batılı tarihçi ve edebiyatçı İstanbul’un fethinin son safhasını şu şekilde anlatırlar; Surların arasında dolaşan bir kaç Türk askeri Edirnekapı ile Eğrikapı arasında bulunan “Kerkoporta” denilen yayalara ayrılmış küçük kapılardan birisinin aklın alamayacağı bir unutkanlık yüzünden açık kaldığını görürler. Diğer askerlere de haber verilir ve Türkler bu kapıdan girerek İstanbul’u fethederler. Herkesin unuttuğu bir kapı olan Kerkoporta, küçücük bir rastlantı, dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir.

Bu bilgi sadece Dukas Tarihi’nde vardır ve dönemin diğer kaynakları ile uyuşmaz.
Dönemin Türk kaynakları ile Barbaro ve Dolfin incelendiğinde fethin son aşamasının hiç de bu şekilde olmadığı anlaşılmaktadır. Açık kapı söylentilerinin gerçekle alakası yoktur. Fethin şokunu atlatmak ve şehrin Türkler’in eline geçmesini küçümsemek için çıkarılmıştır. Bu rivayet batıda çok yaygındır. Ancak yerli ve yabancı tarihlerin çoğuna göre Türk askerleri bugünkü Topkapı’ya yakın bir yerden savaşarak şehre girmişlerdir. Nitekim bu bölgenin ismi de, surların gördüğü tahribat sebebiyle, fetihten sonra Top Yıkığu Mahallesi olarak anılmıştır

Osmanlı'nın Hayaleti, Erhan Afyoncu (Sayfa 112)Osmanlı'nın Hayaleti, Erhan Afyoncu (Sayfa 112)
3 /