Erhan Bener

Yazar 7,7/10 · 31 Oy · 26 kitap · 88 okunma ·  13 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

13 okur beğendi.
31 puanlama · 42 alıntı
2 haber · 1.756 gösterim
88 okur kitaplarını okudu.
77 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
1 okur kitaplarını şu anda okuyor.
0 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Erhan Bener'in Biyografisi

(Erhan Bener, 17 Ağustos 2013-23 Ağustos 2013 tarihleri arasında 1000Kitap'ta haftanın yazarı seçildi.)
Türkiye'nin ilk fen doktorlarından Raşit Bener'le Mediha Hanımın oğlu, felsefeci Cemil Sena Ongun'un yeğenidir.

Ortaöğrenimini, öğretmen olan babasından ötürü Anadolu’nun çeşitli il ve ilçe merkezlerinde tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1950 yılında mezun oldu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1956’da lisans diploması aldı.

1950'de Maliye Bakanlığı'na memur olarak girdi; müfettiş yardımcılığı, hesap uzmanlığı ve hazine genel müdür yardımcılığı, kambiyo kontrol dairesi başkanlığı görevlerinde bulundu. 1963-1966 ve 1969-1973 yıllarında Paris'de, önce Türkiye Büyükelçiliği maliye müşaviri daha sonra da OECD Türkiye Daimi Temsilciliği başkan yardımcısı olarak görev yaptı. 1975’te, Emekli Sandığı genel müdürüyken kendi isteğiyle emekliye ayrıldıktan sonra avukatlık yaptı.

Yazar Vüs'at Orhan Bener'in kardeşi, Yiğit Bener’in babasıdır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Şiir ve öyküleri 1945’den itibaren çeşitli dergilerde yayımlandı. Kedi ve Ölüm adlı romanı Le Chat et la mort adıyla, Baharla Gelen adlı romanı ise Ce qui arriva avec le printemps adıyla Fransızcaya çevrildi; diğer bazı eserleri de başka yabancı dillere çevrildi. Roman, öykü, anı, deneme ve tiyatro oyunları yazarlığının yanı sıra, çocuk kitapları, radyo oyunları ve senaryolar yazdı, çeviriler yaptı. Böcek, Sisli Yaz, Ölü Bir Deniz ve Yalnızlar romanları sinemaya aktarıldı. Bunlardan Böcek, 1997’de Altın Portakal Ödülü'ne layık görüldü.

Erhan Bener'in Kitapları Kitap Ekle

10,0/ 10  (1 Oy) ·  15 Okunma
8,7/ 10  (3 Oy) ·  8 Okunma
7,0/ 10  (4 Oy) ·  8 Okunma
8,3/ 10  (3 Oy) ·  7 Okunma
9,0/ 10  (1 Oy) ·  7 Okunma
8,0/ 10  (3 Oy) ·  5 Okunma
6,5/ 10  (2 Oy) ·  5 Okunma
8,0/ 10  (2 Oy) ·  4 Okunma
9,0/ 10  (1 Oy) ·  4 Okunma
7,0/ 10  (1 Oy) ·  3 Okunma
9,0/ 10  (1 Oy) ·  2 Okunma
0,0/ 10  (0 Oy) ·  2 Okunma
0,0/ 10  (0 Oy) ·  2 Okunma
0,0/ 10  (0 Oy) ·  1 Okunma
4,0/ 10  (1 Oy) ·  1 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Elif ECVET, bir alıntı ekledi.
18 Nis 12:01 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ben, üzerinde hayal kurulacak insanlardan değilim.

Baharla Gelen, Erhan Bener (Sayfa 124 - EVEREST)Baharla Gelen, Erhan Bener (Sayfa 124 - EVEREST)
Burçin KAŞTAN, bir alıntı ekledi.
25 Şub 13:01 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Demir sandıkta saklansan bulur seni, ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm..."

Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 117 - Nazım Hikmet)Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 117 - Nazım Hikmet)
Burçin KAŞTAN, bir alıntı ekledi.
26 Şub 20:11 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Büyük aşklardan söz edecek kadar çocuk değiliz."

Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 222 - Nermin)Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 222 - Nermin)
Burçin KAŞTAN, bir alıntı ekledi.
27 Şub 14:13 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bir başkasını sorumsuzluğuma ortak edecek kadar sorumsuz değilim."

Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 280 - Nevzat)Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 280 - Nevzat)
Khaos, bir alıntı ekledi.
20 Eki 2017 · İnceledi

Herbiri kendi içinde sorunlar taşıyan, aşkı, kötülüğü ve ölümü barındıran bir yığın anlaşılır, anlaşılmaz yaratık.

Kedi ve Ölüm, Erhan BenerKedi ve Ölüm, Erhan Bener
Burçin KAŞTAN, bir alıntı ekledi.
25 Şub 14:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Acının ne olduğunu bilmeyen insan mutlu olamazdı.

Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 165 - Necati)Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 165 - Necati)
Burçin KAŞTAN, bir alıntı ekledi.
23 Şub 20:34 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir şeyi bilmek başka, içinden duymak başka...

Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 37 - Everest)Yalnızlar, Erhan Bener (Sayfa 37 - Everest)
Elif ECVET, bir alıntı ekledi.
17 Nis 09:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Yaşamak içinde, ölmek içinde bir şeylere inanmak gerek.

Baharla Gelen, Erhan Bener (Sayfa 20 - EVEREST)Baharla Gelen, Erhan Bener (Sayfa 20 - EVEREST)
Khaos, bir alıntı ekledi.
17 Eki 2017 · İnceledi

Gülünç bir şeydi bu aslında. Belki de yaşlanmak denilen şey, insanın yıllarca önce gözyaşı döktüğü dakikaları hatırlarken bir çeşit utangaçlık duymasından başka birşey değildi. Bütün hayatı bir sözün, bir bakışın ucunda saymak, bir tek söz, bir çift göz uğrunda - bütün ışığı, rengi, doyulmaz lezzetiyle - yaşamayı bir anda değersiz bulacak kadar pekyürekli olabilmek ancak gençliğe vergi bir aptallık değil miydi? Ama, ne kadar da tatlıydı o gözyaşları? O iç ezikliği ne güzeldi? Bir daha yaşayabilir miydi insan o buruk, o kendine özgü, dolu dolu mutluluğu? Gençliğe geri dönmek mümkün olabilir miydi?

Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 9 - Ressam Zâhit)Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 9 - Ressam Zâhit)
ilya, bir alıntı ekledi.
20 Şub 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Deha, Tanrı'dan çok Şeytan'ın eseridir.

Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 29)Kedi ve Ölüm, Erhan Bener (Sayfa 29)
Bütün Alıntıları Göster

Yalnızca resmin sonuna yaklaşınca mı görürüz kamufle edilmesi mümkün olmayan, kabaca isteksizce ve tutkusuz, fütursuzca vurduğumuz fırça darbelerinin izlerini.

Ressam Zâhit' in iç çekisleri, pişmanlıkları, hayatı, film şeridi gibi başından sona akarken romanın ; o ölüm, son ve varoluşunun derinliklerinde kendini ararken ya da çoğu zaman pişmanlıkları için sitem ederken kendine, bana, insan doğasının yatkın olduğu rutin sapkın eğilimlerde alışkanlıkların, hayallerin önüne geçip oturan ve her bir değişim için ufacık bir kanat çırpışında bile karşısında intikam ile yanıp tutuşan vahşi bir kedi misali insanı nasıl trajik bir sona uğurladığını gösterdi. Büyük bir kin yumağı bu büyüttüğümüz.

Romanı, keyifle ve bitmesini istemeden okumama rağmen, son kısmı beni fazla tatmin etmedi. Zaten kaçınılmaz bir sondu ölüm, her an vardı. Ama bu adamın son ana kadar bitmek tükenmek bilmeyen bir iştah ile umudunu yitirmeden yaşama tutunması, midemi bulandırdı. Zihninde ve reelde yaşadığı şeyler birbirine karışmış, acınası hayata tutunma çabasından gözleri kör olmuş gibi, asla teslim olmadı.

Elden ayaktan düşse bile öyle ruhani buhranlar geçiriyor ki, tek bir damla yaşam suyu için kafasında korkunç ritueller gerçekleştiriyor.

Zihninde bu gayesi için cinayet işlemeyi düşlüyor -romanın başlarında karınca bile incitemem diyen bir adam- .Brüksel' de geçen öğrencilik yıllarında Van Gogh' a özenip yüzünde derin yara izleri açması , sona doğru giderken ortaya çıkan o sadist ruhunun bir göstergesiydi.

Korkuyla umut öyle bir harmanlanmış ki, Zâhit Bey adeta bir şizofreni hastası gibi arafta kalmış her türlü tezatlığı yaşıyor içinde. Herkes kendinden bir şeyler bulabilir burada.

Elif ECVET, Ölü Bir Deniz'i inceledi.
12 May 17:30 · Kitabı okudu · 4 günde · 9/10 puan

"Erhan Bener'in romanları.. büyük haksızlık var." diyor Cemal Süreya. Gerçekten anlamıyorum böyle bir yazarın nasıl olurda hakkı verilmez. Okuduğum ikinci kitabı oldu. Öylesine akıcı, sakin bir dili varki, şiir tadında. Hayatlarında mutluluğu bulamamış, çevrelerince kapana sıkıştırıldıklarını düşünen emekli öğretmen Adnan Refik ve bankacı Yüksel'in bir motelde tesadüfen karşılaşmalarıyla başlayan beş günlük bir serüveni konu ediniyor kitap. Hayatlarında yaşam anlamında başarıyı yakalayamamış, aşkın ne olduğunu bilememiş boşa ömür tükettiğini düşünen iki insanin birbirlerinde hayatı sorgulamalarını, aşkı ve özgürlüğü bulmalarını okuyoruz. Birbirlerine geç kalan iki mucize.. Aslında hayattaki başarı iş anlaminda değilde belki hayatımıza soktuğumuz, gönlümüzü açtığımız yada yuva kurduğumuz insanlarla onlan ilişkilerimizdedir. Fazla taviz, sorumluluklar, aşırı sevgi hep bizden alıyor, götürüyor. Yorulmamak ve yormamak dileğiyle. Başarısız bir hayat olmasın geride bıraktığımız.

irem bir, Böcek'i inceledi.
06 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Erhan bener'in okudugum ilk kitabiydi ve dilini çok beğendim. Cümleler hiç sıkmadan o kadar akıcıydı ki sanki dizili boncuklar gibi. Kitaptaki karakterin psikolojik çöküntüsü hiç sıkmadan anlatılmıştı.

funda icinli, Oyuncu'yu inceledi.
26 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 9/10 puan

hepimiz mi oynuyoruz.. evet.. evimizde.. ilişkilerimizde.. erhan bener türk edebiyatına psikolojik çözümlemeyi ilk sokan yazarlarımızdan.. kalemine sağlık..

Yazarın okuduğum ilk romanıydı ve kendisi hakkında bir bilgim yoktu maalesef. Kitabı da tesadüfen, arka kapak yazısının ilgi çekici olmasından ötürü almıştım. Felsefe, bilim-kurgu gibi konulara değinerek iyi de bir beklenti oluşturmuştu. Kitabın girişinde yazarın-vefat etmiş-birçok kitabının olduğunu ve ödüller aldığını da okuyunca hepten beklenti tavan yaptı. Lakin yazarın ödül almasına vesile olan kitabının bu olmadığını düşünüyorum. Konu olarak ilgi çekici olsa dahi 300 sayfalık olan bu kitap, yaklaşık ilk 100 sayfalık bölümünü sıkıcı bir girizgah olarak katediyor ve o esnada karakterin (ister emeklilik kaynaklı diyelim ister denizlerde kazandığı kötü alışkanlıklarının etkisi olan) buhranlarında boğuluyoruz. Sonrasında yüzeysel birkaç felsefi ve evren, yaratılış vs. gibi konularda yapılan atıflarla vakit geçirmiş oluyoruz ama burada da yazar, okuyucunun ilgisini canlı tutmayı başaramamış (şahsi kanaatim bu tabi). Kitabın baş karakterinin kitap okumaya çalışıp, sonra okuduğunu sandığı şeylerden hiçbir şey anlamadığını farkedip kitabı fırlatıp atma isteği bizde de zuhur ediyor. Finali ise oldubittiye getirilmiş resmen. Sırf o final kısmı bile belki de (bağlantılı olaylarla birlikte) minimum 50 sayfa yazılabilirdi lakin yazar bile eserinden sıkılmış olacak ki, birkaç sayfayla bağlayıp bırakmış.
Genel olarak fikrim şu yönde, eğer kitap elinizde mevcutsa ve 300 sayfayı iyi kötü bir şekilde bitiririm diyorsanız okuyun, farklı bir deneyim olabilir sizin için. Öbür türlü kitapçı kitapçı dolanarak bulmaya çalışıp da okumak için can atacağınız türden bir kitap değil yani. Felsefe ve bilim kurgu meraklılarının, konu ile ilgili okuyabileceği yığınla güzel kitap var ne de olsa.

funda icinli, Böcek'i inceledi.
29 Mar 2017 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bir karaktere bu kadar sinir olup, aynı zamanda onu bu kadar çok anlamaya çalışmak duygusunu bana aşılıyor olduğu için yazara,yazarlığına, anlatımına bir kez daha hayran kalıyorum... harika bir kurgu... harika bir aktarım...

salih çalışkan, Acemiler'i inceledi.
03 Oca 2016 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Böyle bir kitap tesadüf eseri elime geçmemeliydi. Türk edebiyatı sürprizlerle dolu.

Elif ECVET, Baharla Gelen'i inceledi.
19 Nis 12:48 · Kitabı okudu · 3 günde · 9/10 puan

Bu zamana kadar neden karşılaşmadım diye hayiflandığım bir yazar oldu. Kitabın kahramanı Reha'nin iç konuşmaları, onun askere gitmeden önceki ve sonraki hali arasında ki değişimi, kişilik analizi anlatım ve betimlemeler gerçekten çok iyiydi. 1966 yılında yazılmış olmasına rağmen günümüz insanin yaşadığı iç sıkıntılar ve anlamsızlık o kadar benzeşiyor ki. Mutlaka okunmalı,Varoluşçu anlayışla yazılmış bir kitap. Diğer kitaplarını sabırsızlıkla okuyacağım.