Erich Von Daniken

Erich Von Daniken

7.6/10
270 Kişi
·
904
Okunma
·
34
Beğeni
·
2.893
Gösterim
Adı:
Erich Von Daniken
Unvan:
Araştırmacı Yazar
Doğum:
Zofingen, İsviçre, 14 Nisan 1935
Erich Von Däniken, araştırmacı yazar, 14 Nisan 1935 tarihinde Zofingen, İsviçre'de dünyaya geldi. Fribourg kentinde St. Michel Koleji'nde öğrenim görürken zamanının çoğunu kutsal antik yazıları inceleyerek geçirdi. 5 yıldızlı bir otelin yöneticiliğini yaptığı 1968 yılında, Tanrıların Arabaları (Erinnerungen an die Zukunft) adlı ilk New Age kitabını yayınladı. İlk başta çok popüler olan yazar, daha sonra Carl Sagan ve I. S. Shklovskii gibi bilim adamları tarafından aldığı eleştirilerle gözden düşmüştür.

Tanrıların Arabaları kitabında ortaya attığı birçok sav çürütülmüş ya da kendisi tarafından abartılı olduğu kabul edilmiştir. Kitapta dünya dışı varlıkların katkılarının ispatı olarak ifade edilen Hindistan Yeni Delhi'deki demir sütunla ilgili olarak daha sonra Playboy dergisine verdiği mülakatta sütunla ilgili yapılan diğer araştırmalardan haberdar olduğunu ve artık bu sütunu bir gizem olarak görmediğini ifade etmiştir.
... ama dünya hâlâ miliyetçiliğin en önemli şey
olduğuna inananlar yüzünden kana bulanıyor
''Dünyamızda bile oksijensiz yaşayan canlılar bulunmaktadır. Hatta oksijenin, anaerobik bakteri adındaki bu canlıları zehirlediği ıspatlandı. Öyleyse, neden uzayda da oksijene ihtiyaç duymadan yaşayabilen gelişmiş canlılar bulunmasın''
Erich Von Daniken
Sayfa 4 - Artemis Yayınları-5.Basım
Hayatın yalnız dünyadaki koşular altında geliştiği düşüncesi çoktan
çürütülmüştür. Oksijen ve su
olmayınca hayat da olmaz inancı tümüyle yanlıştır. Öyle ki dünyamızda bile
oksijene gerek duymayan
canlılar vardır. Anaerobik bakteri adı verilen bu yaratıklara oksijen, öldürücü
etki yapmaktadır.

Neden uzayda aynı şekilde yaşayan gelişmiş türler
bulunmasın?
''Türkistan'da mühendisler yarım daire biçiminde, camdan yapılmış nesneler buldu. Arkeologlar bunların kökeni ya da önemi hakkında hiçbir açıklama yapamadı.''
Erich Von Daniken
Sayfa 128 - Artemis Yayınları-5.Basım
''Topkapı Sarayı'nda Piri Reis'e ait eski haritalar bulundu. Akdeniz'le Lut Gölü'nü resmeden ve Berlin Devlet Kütüphanesinde yer alan iki atlasta Piri Reis'e aitti. Piri Reis'in haritaları şüphesiz ki orijinal değildi. Hatta kopyasının kopyasıydı. Yine de asıllarının on sekizinci yüzyılda bulunduğunu düşünsek bile, şu gerçeği açıklayamayız: Haritayı her kim çizdiyse, hem uçabiliyor hem fotoğraf çekebiliyordu.''
Erich Von Daniken
Sayfa 20 - Artemis Yayınları-5.Basım
''Mayalar, piramitleri ihtiyaç sebebiyle yapmamıştı. Bütün bu binaların yapılış sebebi, takvimde verilen emirdi. Takvim, her elli iki yılda bir, belli sayıda basamaklar yapılmasını emrediyordu. Dolayısıyla her taş, takvimle ilintiliydi ve bitirilen her yapı, astronomik ihtiyaçlarla örtüşüyordu.''
Erich Von Daniken
Sayfa 118 - Artemis Yayınları-5.Basım
Dar kafalılık, yeni düşünceler ortaya çıktığında, insanların yakasına yapışan
bir hastalık olsa gerek
Yakın tarihte Hitler şehir meydanlarında yüz binlerce kitabı ateşe verdi. 1966'da aynı şey, Mao devrimi sırasında da yapıldı.
Erich Von Daniken
Sayfa 86 - Artemis Yayınları - Mart - 2017
''Atom ya da hidrojen bombası savaşlarında, silahlar Zulu köylerine ve zararsız Eskimolar'a değil, uygarlık, merkezlerine doğrultulacak. Başka bir deyişle, radyoaktif kaos ilerlemiş ve gelişmiş toplumları hedef alacak. Geriye, merkezlerden uzakta yaşayan vahşiler ve ilkel insanlar kalacak.''
Erich Von Daniken
Sayfa 87 - Artemis Yayınları-5.Basım
''Bu kitabı yazmak cesaret isteyen bir işti; okumak da aynı şekilde cesaret isteyecektir''
diyen bir otel müdürünün kitabı...

Dünya çapında bir olay yaratan kitap, time dergisine göre “danikenizm” salgınını başlatıyordu. (Erich von DANİKEN)

Kitabın ismini ilk defa CemYılmazın GORA filminde duydum ordan merak ettim film bir bilimkurgu filmiydi mantıken de kitap onla alakalı olup uzayı gecmıste aramak lazım diyerek yazılmış

Geçmişimizi araştırmanın, geleceğimizi araştırmaktan çok daha çekici ...
alıntı >>
#26414789


Eski bir yapım olan TanrılarınArabaları isimli bir belgesel de vardır

Kutsal kitapları acımasızca eleştiriyor ve eleştirisine hak vermemek elde degil...

iyi okumalar =))
Erich Von Daniken 'in 1968 yılında yazdığı ve kendisini Dünya çapında üne kavuşturan kitap. Kitap, yayınlandığı yıllarda ve sonrasında dünyada en çok tartışılan kitaplardan biri olma özelliğini taşıyor.

Ben de bu tartışmaların doruğa çıktığı 1970 li yıllarda henüz 14 yaşındayken hem bu kitabı, hemde yazarın ''Yıldızlara Dönüş'' isimli kitabını okumuştum. Aradan yaklaşık 40 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra neden kitabı tekrar okuduğum konusuna gelince bunun bir kaç sebebi var.Bunu açıklamadan önce kitabın konusuna kısaca değinmek istiyorum.

Yazar, kitapta Antik dünya veya daha önceki dönemlerde uzaylıların, dünyayı bir çok kez ziyaret ettiklerini ve o dönemdeki insanların gördükleri bu olağanüstü durumlar karşısında etkilenerek, farklı düşünceler içine girdiklerini anlatmakta. Arkasından da, bütün dünyaca tartışılan ve büyük tepkilere de yol açan tezini ispat etmek için, tarih öncesi dönemlere de giderek,bütün uygarlıklarca gerçekleştirilmiş olan bir çok arkeolojik yapıları incelemekte, kutsal kitaplardan ilgili metinler yayınlamakta, epik destanları ve tarihi yazıtları örnek göstermektedir. Bununla da kalmayarak gelecekle ilgili kehanetlerde bulunmaktadır.

Yakın zamanda,Karen Armstrong'un ''Tanrının Tarihi'' isimli kitabını okuduğumda, orada geçen kutsal kitap metinlerinin, yıllar önce okuduğum 'Tanrıların Arabaları'' isimli kitaptakilerle ne derece ilgisinin olduğunu merak etmem, bu kitabı tekrar okumak istememe sebep oldu. Ayrıca kitapta bahsedilen bir çok arkeolojik yerler, yapılar, metinler ve diğer bilgiler hakkında, 14 yaşın verdiği toylukla ve 70 li yılların imkansızlıklarıyla değilde; bu yaşıma kadar olan bilgi birikimim ve günümüzün imkanlarından da yararlanarak bilgi sahibi olmak için, tekrar okumak istemem diğer bir sebep oldu.

Kitabı okurken müthiş keyif alarak okudum.Bahsedilen yerleri, arkeolojik eserleri, yazıtları ...vs.,hemen internetten bulup görsel olarakta görerek okumak harika bir şeydi. Ayrıca daha, aya, ayak basılmadan önce yazılmış uzay ve uzaylılarla ilgili bir kitapta, uzay gelişmeleri konusunda, gerçekleşme ihtimali olarak bahsedilen bir çok şeyin ne kadarının gerçekleşip, ne kadarının gerçekleşmediğini izlemekte güzeldi. O zaman ki bahsedilen teknolojiyle şu andaki teknoloji arasındaki farkı görmek te bambaşka bir duyguydu.

Hepsinden önemlisi de 1970 li yıllarda okunduğunda bunlar da olabilir mi ? diye hayretler içerisinde kalınan gelişmelerin, bugün gerçekleşenler karşısında ne kadar komik derece de kaldığını görmenin, bende bıraktığı nostaljik duygusallıktı.

Geçmişte çok tartışılan ve hiç bir zaman değerini kaybetmeyecek olan bu kitabın, özellikle anlatılan konularla ilgilenenler tarafından okunmasını tavsiye ederim.
Ölçmeye teknolojimizin, anlamaya aklımızın yetmediği evrende yalnız olmadığımız bir gerçek. Ben bu konulara çok meraklı olduğum için zaten bildiğim şeyleri okumuş oldum. Şuan kitapta bahsi geçen varsayımları destekler şekilde binlerce kanıt mevcut. Yinede kitabın yazıldığı dönemde çok fazla farkındalık yarattığına şüphe yok. Eğer evrende başka yaşamlar olmadığına inanıyorsanız bu kitabı okuyarak değil bu konularla ilgili yürütülen çalışmaları inceleyerek daha fazla ikna olabilirsiniz..
Son zamanlarda kendimi kitaplara teslim ettim Özelikle de Tarihi kitaplar. Kitapçılardan gezinirken bu esere denk geldim, tarihi kitaplar listesinde olduğunu anlayınca almaya karar verdim.


Tanrı bir astronot mu diyen kitabın yazarı. Daniken, kitabını okurken bu eseri yazmak için yaptığı araştırmaların heyecanını, kuşkularını, cevap bulmaya çalıştığı o aklında ki delice soruları, gizemli olayları ortaya koyma hevesi ve telaşını hissedebiliyorsunuz. Yazar, ciddi mana da tezlerini sunuyor, bilimi bazen yerden yere vuruyor.


Araştırmacı yazara göre zamanımızda ki bilim, teknoloji eski tarihte ki olayları, eserleri açıklama da çok yetersiz. Ve yetersizliğinden ziyade bu yaşanmış olaylar ve eserler hakkında yanlış bilgiler aktarıyor. Bazı kavimlerin tanrılarından da bahsediyor. Ve yaptıkları o devasa eserleri zaten tanrılarının onları ziyarete geleceklerine inandıkları için yaptıklarını belirtiyor. Kitabın genel konusu, Mayalar, İnkalar, Mısır Piramitleri, Piri Reis Haritası ve dünyanın bazı bölgelerinde bulunan eserleri, kalıntıları bize açıklamaya çalışıyor.

Araştırmacının tezlerine göre piramitleri başka güçler yaptı. Dünyamız da bizden önce başka zeki varlıklarının yaşadığı tezi savunuyor. İlginç olan bir başka tezi ise şu an bile Uzay da özelikle de Mars’ta zeki varlıkların yaşadığını dile getirmesi, ve onların dikkatini çekmek için de uzay araştırmaları yapmamız niteliğinde söylentileri mevcut.

Araştırmacı bazen akla ve mantığa uygun tezleri savunuyor. Bazen de saçmalık geliyor. Ona göre eskiler de insanlar tarafından veyahut doğa tarafından gerçekleşemeyecek olayların olduğunu savunuyor. Bu tezi aslında saçma çünkü bazı olayların yaşanması gayet normal. Örnek vermek gerekirsek, yanardağlar etrafta ki çoğu kalıntıları yok edebilir. Bu olay Yazara göre imkansız gibi görünüyor.
Araştırmacı yazarın tezlerini çok iyi savunduğu anlar da oluyor ve bize şu düşünceyi uyandırmada etkili oluyor: ‘‘Neden olmasın ?’’



Kitabın sonlarına doğru gelirken bir video sitesinde kitabın belgeseli yayınlandığını gördüm. Bu benim için biraz hayal kırıklığı oldu çünkü anlattığı çoğu olayları lise zamanın da araştırmıştım. Hemen hemen aynı bilgilere denk geldim. Okunması yerine izlenilebilir diye düşünüyorum.
Bu kitabi da yillar önce okumustum ve büyük bir şaşkınlığa ugramistim. Yazar günümüzdeki bir çok yapinin ama özellikle Mısır'daki piramitlerin yüzyıllar önce yaşayan insanlar tarafindan yapılmasının mümkün olmadığını çünkü büyük bir matematiksel zeka ve mimari açıdan da oldukça gelişmiş bilgi ve beceri istediğini belirtmis ve bunun zamaninda gelismis bir uygarlik tarafından yapıldığını iddia etmiş. Sanirim uzaylillari kastediyordu ;)
Lise yıllarımda okuduğum bir kitaptı. Özellikle eski uygarlıklar her zaman ilgimi çekmiştir. O dönemlerde olmayan teknolojiyle bazı yapıların nasıl inşa edildiği hep merakımı uyandırmıştır. İşin içine uzaylılar, ufolar da girince uzun süre kafamı kurcalayan etkisinden kurtulamadığım bir kitap olmuştu.
Erich von Daniken'in okuduğum ilk kitabı. Yazar dünya üzerinde çok eskilerde yapılmış ve yapım tekniği anlaşılmamış bazı yapıların, o günün imkanları ve birikimiyle yapılmış olma ihtimalinin imkansız olduğunu savunuyor. Bu yapıların ve olayların bizden daha gelişmiş ve zeki ırkların yardımıyla yapıldığını öne sürüyor. Kutsal kitaplardan, mitlerden, duvar yazılarından ve efsanelerden örnekler vererek durumu açıklamaya çalışmıştır. Akılcı ve akıcı bir kitap. Bazı önyargılarımızı bırakıp okursak gayet ufuk açıcı ve okunası bir kitap :)
Erich Von Daniken (İsviçre, doğ: 1935- ) 'in 1968 yılında yazdığı bilimsel soslu fantezi türü ve kendisini dünya çapında üne kavuşturan kitap, yayınlandığı yıllarda ve sonrasında dünyada en çok tartışılan ve en çok okunan kitaplardan biridir.

Kitabın genel konusu, Mayalar, İnkalar, Mısır Piramitleri, Piri Reis Haritası ve dünyanın bazı bölgelerinde bulunan eserleri, kalıntıları bize,kendi sanılarıyla açıklamaya çalışıyor !

Yazar, hepimizin okul sıralarında, ilk çağ, orta,yeni, yakın çağ, kurgusunda, Darwinizm teorisi ile, beyinleri iğdiş edilen, bilim diye yutturulan maymundan geliş,ilkel insana evriliş (!) mağaralarda yaşayış...eğitiminden geçtiğinden olsa gerek, geçmiş zamanlara ait, medeniyet kalıntılarına, bugünkü gözle baktığı için, akıl erdiremeyince, kendince bir senaryo ve kurgulama ile, yazdığı, çok da duru/selim olmayan akılları daha da bulandırmaya yarayan, bazı insanların ateist olmasına sebep işbu kitabı yıllar önce biraz karıştırmış ve zaman hebası diye bırakmıştım. (Laf aramızda bu tür kitaplara zaten ne para ne de zaman feda ederim.)

Gördüm ki, kitap, gençlik arasında hâlen revaçta. Bunun üzerine kısa bir makale kaleme almaya karar verdim, umarım fayda sağlar.

İslam medeniyetinden ve İslami kaynaklardan biraz nasibi, bilgisi olan biri için, yazarın kitapta esrarlı bir dil çabalarının,korku filmi kıvamında yazdıklarının, tatmin edici cevapları her zaman mevcuttur.

Bu konuda tartıştığım bir arkadaşa, şunu söylemiştim : Bir tarafta Daniken denen bir yazarın, Darwin gibi bilimselliği ispatlanamamış, teorileri, kurguları; bir tarafta Kur'an ve Peygamberimizin (sav) beyanları ile objektif, pozitif bilimin bildirdikleri. Kim doğru söyler? Hangisine inanacağının kararı senin!

Hz. Süleyman peygamber devrindeki teknoloji ve bilimin vardığı seviyeyi bilse, kurgularıyla insanların da kafasını karıştırmazdı. Niçin Hz.Süleyman (as) devri dedim, çünkü o devirde ''ışınlama'' mevcut. (Neml suresi ) İncil ve Tevratta bile geçer.

Hz.Süleyman gibi, ışınlama ilmine sahip bir bağlısı, Belkıs'ın tahtını, bir saniyede Kudüs'e, 2250 km.lik bir mesafeden (Yemen'den) getirmiştir.

Bizden önceki çağlarda,uçan daire gibi uçmak mümkün idi.(Üstelik kullanılan enerjiler, bugün kullanılanlardan tamamen farklıydı.) Uzakları görmek,uzaklara sesi duyurmak, zamanda yolculuk,bir anda uzaklara seyahat etmek (Peygamberimizin Mekke'den, Kudus'e ve oradan göklere saniyelerle yolculuğu) mümkün. Peygamberler de ve veli kullarda görülen, örneklendirilen bu mucizeler, insanlığa,ışık, yol göstericidir. Aynen Davud peygamberin (as) demiri işleyip şekil vermesi gibi...

Yine yüksek dağlara yapılan büyük devasa heykellerin, öyle uzaydan gelen güçler tarafından yapıldığı komedisi ve ispat edilememiş iddiaya karşı diyoruz ki, o heykeller;

a) Bazı dönemlerde cinlere yaptırılmıştır.

b) Bazen de Ad kavminden olduğu gibi, bunu yapacak teknolojik imkân ve akla sahiptiler. (Çok uzun boylu iri cüsseli dev gibi insanlardı.Bunu bize bilimsel kitaplarımız ve arkeolojik bulgular söylüyor.)

Yine bugün, ebced,cifir ilimlerine hakkıyla vakıf olmuş olsaydık, bir yere iki satır rakamlar yazarak, havadaki savaş uçağını düşürmenin mümkün olduğunun hayal olmadığını da görürdük. (İstanbul'un fethi'ni tarihen bu ilimle Akşemseddin hazretleri, Sultan Fatih'e bildirir.)

Bir başka örnek, daha yakın tarihten : Hz. Ömer (ra) kilometrelerce ötede olan savaşı görmüş ve komutanına seslenmişti, komutan onun sesini duyup dağ tarafından arkalarını sarmaya çalışan düşmana karşı tedbir almış ve mağlup olmaktan kurtulmuştur ve bu hikaye değil, tarihen yaşanmış ve bilimsel kaynaklarda mevcuttur...Ve o zaman Hz. Ömer'in elinde ve komutanında cep telefonu yoktu. Buna benzer nice olay.

PİRAMİTLER !

Mısır'daki piramitlerin yüzyıllar önce yaşayan insanlar tarafindan yapılmasının mümkün olmadığını çünkü büyük bir matematiksel zeka ve mimari açıdan da oldukça gelişmiş bilgi ve beceri gerektirdiği sakat anlayışı da, yine başta belirttiğimiz maymundan gelme (!) inancının kaynaklık ettiği vehimdir. Çünkü yazar gibi, herkes, insanlık serüveninin, gerek ahlak, gerekse ilim ve teknoloji olarak geldiği silk ve son nokta, günümüz sanma yanılgısı, ki kitap bu yanılgıya işaret edemese de, geçmişteki yapıtları uzaylılara bağlama kolaycılığı ile, zaten insanların en çok ilgisini çeken obje ile istediği reytingi, 30 dan fazla dilde satarak sağlamış oluyor.

''Piramitlerin yapımında üst düzey sorumluluk almış ‘Merer’ isimli bir Mısırlının günlüklerinde ortaya çıktı. Buna göre 3 bin yıllık bu günlüklere göre, tam 2 buçuk tonluk dev kireç taşı ve granit bloklar, Nil Nehri üzerinden tahta sandallarla piramidin yapıldığı bölgeye taşındı. Sandallar iplerle birbirine bağlanırken, eski Mısırlı mühendisler de geçiş için Nil kıyısındaki bir limandan piramidin inşa edileceği Gize’ye doğru kanal açtı. Dev taşlar bu sayede 800 km öteden su üzerinde getirildi. Bunda binlerce işçi görev alırken, toplam 170 bin ton kaya taşınmış oldu. Arkeolog Mark Lehner, söz konusu kanalın taslağını çıkardıklarını anlattı.''

Piramitlerin yapılacağı yer rastgele seçilmiyor kireçtaşı kaynağına yakın yer seçiliyor ve kızakla çekseler de binlerce insan çalıştırılıyor ve kazalarda ölen sakatlanan çok oluyordu.

Matematikte uzman olan Mısırlılar çok basit yöntemlerle, kireç taşı bloklarını toprak yükseltile yükseltile en üste çıkartılmış oluyor ve bir piramidin yapımı yıllarca sürüyordu ve mezarını sağlında yaptıran firavuna hazır hale getiriliyordu.

PİRİ REİS HARİTASININ SIRRI

1513 tarihli Piri reis haritası üzerinden 500 yılı aşkın zaman geçmesine rağmen, en çok konuşulan ve aslında gizemi hala çözülememiş bir konudur. Ben açıklık getireyim de insanlığa hizmetim olsun :)

Bu konuda genel olarak denilir ki :

''Piri Reis, haritayı nasıl çizdiğini, haritanın kenarına aldığı notlarda anlatıyor.''

''Yine harita kenarındaki başka bir notta (Madde 9), Piri Reis haritanın derleme olduğunu kullandığı kaynakları sıralayarak açıklamış; "20 harita ve Büyük İskender zamanında çizilen haritaların sekizinden -ki dünyanın insan yerleşimli bölgelerini gösterir ve Araplar onlara Caferiye der- Arapların bir Hindistan haritasından ve Portekizlilerin zamanımızda çizdikleri dört Asya haritasından ve Kolonbo'nun batıda çizdiği haritadan faydalandım. Bunları karşılaştırmalı olarak inceleyip çıkarımlarda bulunarak bu haritayı ortaya çıkardım."


Yukarıdaki bilgiler, aşağıdaki bilgi olmadan havada kalmaya mahkumdur. Onu da okuyalım :

Piri reisin en az çizdiği dünya haritaları kadar önemli bir eseri daha var; Kitab-ı Bahriye. Bu ünlü kitabında der ki, Piri reis :

"Harita ve pusulayı doğru bil.
Süleyman peygamberdir ona delil.
Çünkü ona inler, cinler, hayvanlar ve kuşlar,
Hepsi ama hepsi baş eğerdi hem karıncalar.
Sen de inan çünkü Kuran'da hak buyurmuştu,
Denizler ilmi de hep verilmişti ona...
Malûm oldu deniz ona mil be mil"

Piri Reis, burada genel olarak haritaların pirinin Süleyman Peygamber olduğunu söylüyor. Şimdi yukarıda haritaların kenarında düştüğü notlar, Piri reisin, elinde bulunan Hz.Süleyman (as) peygamberden kalan haritaya eklediği ayrıntılar, detaylardır. Suyun derinliği, tuz oranı gibi.

Bazı insanlar, Daniken'in hiç bir ilmi ispatı olmamış teorilerine,senaryolarına,tahminlerine mi inanacaklar; yoksa Piramitler, Piri reis haritası ve elbette ışınlama konusundaki Kur'an ayetlerine ve ilmi izahlara mı itiraz edecekler..?

Bu yazımda piramitler, Piri reis haritası, yüksek dağlara yapılmış heykeller ve ışınlama üzerine Daniken'e teoriden öte, ilmi cevapları kısaca sundum. Kime ve neye inanacağı bundan sonra okura kalmıştır.

Son söz: her önünüze gelen kitabı alıp okumayın! Bu tür bilimsel soslu fanteziler ve dini inançlarımızı dumura uğratıcı sözde bir kısım marjinal dini kitaplara da temkinli yaklaşınız. Tabi sizi sonsuz hayata götürecek imanınıza, inancınıza kıymet veriyorsanız..!
Tanrıların arabalarını okuduğumda bir arayış içerisindeydim, tanrı veya kozmik evrene karşı değil. Kitaba karşı. Beklediğimi buldum mu? Sanmıyorum. Elimde olsa yazarın ''kanıt'' olarak ileri sürdüğü yerleri gezip görmek isterdim buna fırsatım şuan için yok. Kitabı okudum ve size tanrının bir astronot olmadığını gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Kitabı okurken en şaşırdığım nokta kitabın kütüphaneme nereden geldiğini bilmememdi benden önce ki okur -her kimse o bulmak isterdim- sayfanın kenarına İngilizce notlar almış epey inandırıcı notlardı bunlar ve altını çizdiği satırlar kitabın bana göre en can alıcı yerleriydi. Onunla oturup tanrının astronot olup olmadığına dair sohbet etmek istedim hep bu kitabın bana tek getirisi onu merak etme duygusu oldu, adını bilmediğim okurun. Eğer evreni bile şaşırtacak, enteresan sorularınız varsa ve akademik açıdan değil ama eğlenceli vakit geçirmek istiyorsanız, biraz da UFO gördüm sanki'liğiniz varsa. Siz Daniken'ın damak zevkine uygun bir okursunuz, tebrikler! İyi okumalar :)
Uzun süredir listemde olan bir kitaptı. Mutlaka okumamız gereken 1001 kitap listesinde de görmüştüm. 70. Baskı demesi bile ilgi çekici.
İlk başta isme bakınca roman diye düşünmüştüm ama olay nerelere gitti. Bilimsel bir kitap. UFO’lar ve uzaylılar daha ön planda. Ama gel gelelim Mısır Piramidi inşaasına ve Piri Reis haritasına kadar düşündürücü bilimsel nitelikler taşıyan bir eser. İçerisindeki örnekler çok açık ve düşündürücü hatta korkutucu. Bazı anıtlar ve örnekleri internetten araştırdım. Bu tür kitapların araştırmaya sevketmesi ve öğretmesi gerçekten çok güzel. Bazı bilgilerin de çürüdüğü de yazılmakta. Ama okumaya değer.
Dünya’ya farklı bir açıdan bakmamı sağladı bu kitap. Farklı derken farklı bakış açısı, sorgulamaya sebep oldu diyelim. Bunlar bunlar da olabilir miymiş diyorum şimdi. Hatta birçok bölümde vay anasını dediğim de oldu. Yazarın dili pek de edebiyatçı dili değil. Zaten yazar bir araştırmacı bilim adamı. Ama sonlara doğru hele son 2 bölüm gelecek günler ve yıllar hakkında tüm insanlığa mükemmel mesajlar veriyor. Kitabın 1984 yılında yazılmış olması ve bu denli verilere ulaşması da çok ilginç.
Küçük bir kitap. Sonunda resimlerden oluşmakta. Gayet tabi okunulabilir. Başlarda sıkılabilirsiniz ama güncel olaylar daha fazla etkileyecektir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Erich Von Daniken
Unvan:
Araştırmacı Yazar
Doğum:
Zofingen, İsviçre, 14 Nisan 1935
Erich Von Däniken, araştırmacı yazar, 14 Nisan 1935 tarihinde Zofingen, İsviçre'de dünyaya geldi. Fribourg kentinde St. Michel Koleji'nde öğrenim görürken zamanının çoğunu kutsal antik yazıları inceleyerek geçirdi. 5 yıldızlı bir otelin yöneticiliğini yaptığı 1968 yılında, Tanrıların Arabaları (Erinnerungen an die Zukunft) adlı ilk New Age kitabını yayınladı. İlk başta çok popüler olan yazar, daha sonra Carl Sagan ve I. S. Shklovskii gibi bilim adamları tarafından aldığı eleştirilerle gözden düşmüştür.

Tanrıların Arabaları kitabında ortaya attığı birçok sav çürütülmüş ya da kendisi tarafından abartılı olduğu kabul edilmiştir. Kitapta dünya dışı varlıkların katkılarının ispatı olarak ifade edilen Hindistan Yeni Delhi'deki demir sütunla ilgili olarak daha sonra Playboy dergisine verdiği mülakatta sütunla ilgili yapılan diğer araştırmalardan haberdar olduğunu ve artık bu sütunu bir gizem olarak görmediğini ifade etmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 34 okur beğendi.
  • 904 okur okudu.
  • 12 okur okuyor.
  • 423 okur okuyacak.
  • 15 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları