Erich Von Daniken

Erich Von Daniken

Yazar
7.7/10
813 Kişi
·
2.669
Okunma
·
144
Beğeni
·
4.950
Gösterim
Adı:
Erich Von Daniken
Unvan:
Araştırmacı Yazar
Doğum:
Zofingen, İsviçre, 14 Nisan 1935
Erich Von Däniken, araştırmacı yazar, 14 Nisan 1935 tarihinde Zofingen, İsviçre'de dünyaya geldi. Fribourg kentinde St. Michel Koleji'nde öğrenim görürken zamanının çoğunu kutsal antik yazıları inceleyerek geçirdi. 5 yıldızlı bir otelin yöneticiliğini yaptığı 1968 yılında, Tanrıların Arabaları (Erinnerungen an die Zukunft) adlı ilk New Age kitabını yayınladı. İlk başta çok popüler olan yazar, daha sonra Carl Sagan ve I. S. Shklovskii gibi bilim adamları tarafından aldığı eleştirilerle gözden düşmüştür.

Tanrıların Arabaları kitabında ortaya attığı birçok sav çürütülmüş ya da kendisi tarafından abartılı olduğu kabul edilmiştir. Kitapta dünya dışı varlıkların katkılarının ispatı olarak ifade edilen Hindistan Yeni Delhi'deki demir sütunla ilgili olarak daha sonra Playboy dergisine verdiği mülakatta sütunla ilgili yapılan diğer araştırmalardan haberdar olduğunu ve artık bu sütunu bir gizem olarak görmediğini ifade etmiştir.
İmkânsız mı? Gülünç mü?

En budalaca itirazları yapanlar, genellikle kendilerini doğa yasalarına kesinlikle bağlı gören kimselerdir.
Erich Von Daniken
Sayfa 88 - Devler için bir dans pisti..
«Öldürücü Cümleler...» İşte o öldürücü cümlelerden birkaçı:
«Bu kurallara aykırıdır!» (Her zaman geçerli olanlardan.)
«Yeterince klasik değil!» (Pek etkileyici.)
«Çok devrimci!» (Söyleniş amacına hiç mi hiç uymuyor.)
«Üniversiteler bunu kabul etmez!» (İnandırıcı.)
«Başkaları da bunu denemişlerdi.» (Elbette, ama başarabilmiş­ler miydi?)
«Bize çok anlamsız göründü!» (Buna diyecek bir şey yok!)
«Bu daha ispatlanmadı!» (Quod erat demonstrandum!)
Milyonlarca yıl sonra bile olsa, güneş bir gün sönerek yok olacak. Fakat bir gün, bir devlet adamının gözü dönerse ve atomik patlayıcı araçları devreye sokarsa, o günü milyonlarca yıl beklememize gerek kalmayacak.
Astronomlar bulutsuz bir gecede çıplak gözle 4500 yıldız görü­lebileceğini söylüyorlar. Küçük bir gözlemevi teleskopu bu sayıyı iki milyona çıkarabiliyor.
"Adem oğlu, sen kulakları olan fakat sağır, gözleri olan fakat kör bir isyankârlar evinin ortasında yaşıyorsun.”

(Hezekiel xii,2.)
Erich Von Daniken
Sayfa 77 - Artemis yayınları
"Bilginler, daha fazlasını sindirmeyen, doymuş kazlar gibidir. Yeni fikirleri saçma diye yaftalayıp reddederler.”

Oberth
Erich Von Daniken
Sayfa 147 - Artemis yayınları
232 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
İŞTE!.. YALNIZ DEĞİLİM!
Evrende yalnız olmadıklarına inananlar buraya..
Erich Von Daniken

İnsanlar öteden beri önyargılanını okşayıp dururlar. Belli bir ideoloji ya da öğretiyi koyun gibi izlerler. Hele geçmişi düşünmek için kendilerini hiç zorlamazlar. Onlara göre geçmiş nasılsa değişmeyecektir. Oysa bilen kişinin elinde, geleceği tahmin etmek için bilgiler mevcuttur. Bu bilgiler birey için gerekli olduğu kadar toplum için de gereklidir. Belki de başımız bu yüzden, düşünce yönünü değiştirsin diye yuvarlaktır. Lakin beyni boş kişiye yararı olmaz bunun.. Hiçbir şey bilmeyen, her şeye inanmak zorundadır.

PEKİİ YAZARIN ÜSTLENDİĞİ MİSYON NEDİR?

Erich Von Daniken , dünyaca ünlü Tanrıların Arabaları kitabında gezegenimizin başka boyutlardan gelen varlıklar tarafından antik çağlardan bu yana ziyaret edildiğini kanıtlamaya çalışıyor. Peygamberler, "Seçilmiş" kişilere görünen Azizler, var ile yok arasında olup giden hatta sebebine açıklık getirilemeyen bütün doğa olayları... Bildiğimiz her şeyi cesur sorularıyla tekrar sorgulamamızı sağlıyor.

EVET.. PARMAKLAR UZAYLILARI GÖSTERİYOR!

En ilginç bulduğum teorisine gelirsek (ki ben de aynı görüşteyim) ;
Mısırdaki piramitlerin o dönemde yaşayan insanlar tarafından inşa edilmesinin mümkün olmayacağını, o yüzyılın insanlarının bu kadar matematiksel zekaya, gelişmiş bilgi ve beceriye, kusursuz donanıma sahip olmadıklarını ;başka bir ırk tarafından Mısır'ın ziyaret edildiğini ve hatta o ırk 'ın piramitleri yaparak insan ırkına mesaj verdiklerini iddia ediyor. Yapılan arkeolojik kazılarda bulunan kalıntılarla da bu teorisini desteklemeye çalışıyor.

DÖNEMİNİN EN SÜKSE YAPMIŞ ESERİDİR TANRILARIN ARABALARI..

İtiraf etmeliyim ki; Ne kadar sorgularsam sorgulayayım, mümkünatı neredeyse imkansız olan iddiaları var ise de saçma bir teori diye sınıflandıramayacağım kadar güçlü bir anlatımı var.

KİTAPLARDA BAZEN SAYFA SAYISI, BAZEN DE KARMAŞASI YAKA SİLKTİRİR!

Deneyimlerime göre bazı kitaplar çağını, tavını bekler. Seneler evvel henüz çok gençken, hayatı sorgulamaktan ürktüğüm yıllarda bu kitaba başlamış fakat beynimi yakan takribi 20. Ya da 30.sayfasında yarım bırakmıştım. Kavramak için kendimi hazır hissettiğim dönem bu dönemlerimdi. Sürekli sıkılganlığımın yerini, (ilerleyen yaşımla paralel ilerleyen obsesifliğimin hakkını burada teslim etmeliyim :D ) inat aldı. Bu sayede başladığım her işi bitirmeye, anlamaya inat eder oldum ki aha da kanıtı :D

Tutunamayanlar 'ı alem çatır çatır yarım bırakıp tutunamazken ben bir ayda bitirdim :)) İşte bu durum benim için büyük bir ilerlemeydi ve Tanrıların Arabaları na ilişip' vaktin geldi' diyerek tekrar okumaya koyuldum. Şimdi zihnimde flu olan tek birşey kalmadan bitirebildiğime mutluyum..

ANEKTOD:

Sevgili
Erich Von Daniken iddialara göre 1970'li yıllarda henüz üniversitede öğrenci iken giderek tesirini azaltmış ATEİZM E destek olsun diye çıkarmışsın bu kitabı.. Ve iddialar eğer doğru ise kötü bir haberim var ki bende ters etki yaptı :) bahsettiğin, kanıtladığın tüm mucizelerle Yaradan'a hayranlığım nirvana' ya ulaştı. SAYGILAR!..
232 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Erich Von Daniken 'in 1968 yılında yazdığı ve kendisini Dünya çapında üne kavuşturan kitap. Kitap, yayınlandığı yıllarda ve sonrasında dünyada en çok tartışılan kitaplardan biri olma özelliğini taşıyor.

Ben de bu tartışmaların doruğa çıktığı 1970 li yıllarda henüz 14 yaşındayken hem bu kitabı, hemde yazarın ''Yıldızlara Dönüş'' isimli kitabını okumuştum. Aradan yaklaşık 40 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra neden kitabı tekrar okuduğum konusuna gelince bunun bir kaç sebebi var.Bunu açıklamadan önce kitabın konusuna kısaca değinmek istiyorum.

Yazar, kitapta Antik dünya veya daha önceki dönemlerde uzaylıların, dünyayı bir çok kez ziyaret ettiklerini ve o dönemdeki insanların gördükleri bu olağanüstü durumlar karşısında etkilenerek, farklı düşünceler içine girdiklerini anlatmakta. Arkasından da, bütün dünyaca tartışılan ve büyük tepkilere de yol açan tezini ispat etmek için, tarih öncesi dönemlere de giderek,bütün uygarlıklarca gerçekleştirilmiş olan bir çok arkeolojik yapıları incelemekte, kutsal kitaplardan ilgili metinler yayınlamakta, epik destanları ve tarihi yazıtları örnek göstermektedir. Bununla da kalmayarak gelecekle ilgili kehanetlerde bulunmaktadır.

Yakın zamanda,Karen Armstrong'un ''Tanrının Tarihi'' isimli kitabını okuduğumda, orada geçen kutsal kitap metinlerinin, yıllar önce okuduğum 'Tanrıların Arabaları'' isimli kitaptakilerle ne derece ilgisinin olduğunu merak etmem, bu kitabı tekrar okumak istememe sebep oldu. Ayrıca kitapta bahsedilen bir çok arkeolojik yerler, yapılar, metinler ve diğer bilgiler hakkında, 14 yaşın verdiği toylukla ve 70 li yılların imkansızlıklarıyla değilde; bu yaşıma kadar olan bilgi birikimim ve günümüzün imkanlarından da yararlanarak bilgi sahibi olmak için, tekrar okumak istemem diğer bir sebep oldu.

Kitabı okurken müthiş keyif alarak okudum.Bahsedilen yerleri, arkeolojik eserleri, yazıtları ...vs.,hemen internetten bulup görsel olarakta görerek okumak harika bir şeydi. Ayrıca daha, aya, ayak basılmadan önce yazılmış uzay ve uzaylılarla ilgili bir kitapta, uzay gelişmeleri konusunda, gerçekleşme ihtimali olarak bahsedilen bir çok şeyin ne kadarının gerçekleşip, ne kadarının gerçekleşmediğini izlemekte güzeldi. O zaman ki bahsedilen teknolojiyle şu andaki teknoloji arasındaki farkı görmek te bambaşka bir duyguydu.

Hepsinden önemlisi de 1970 li yıllarda okunduğunda bunlar da olabilir mi ? diye hayretler içerisinde kalınan gelişmelerin, bugün gerçekleşenler karşısında ne kadar komik derece de kaldığını görmenin, bende bıraktığı nostaljik duygusallıktı.

Geçmişte çok tartışılan ve hiç bir zaman değerini kaybetmeyecek olan bu kitabın, özellikle anlatılan konularla ilgilenenler tarafından okunmasını tavsiye ederim.
232 syf.
·9 günde·9/10
''Bu kitabı yazmak cesaret isteyen bir işti; okumak da aynı şekilde cesaret isteyecektir''
diyen bir otel müdürünün kitabı...

Dünya çapında bir olay yaratan kitap, time dergisine göre “danikenizm” salgınını başlatıyordu. (Erich von DANİKEN)

Kitabın ismini ilk defa CemYılmazın GORA filminde duydum ordan merak ettim film bir bilimkurgu filmiydi mantıken de kitap onla alakalı olup uzayı gecmıste aramak lazım diyerek yazılmış

Geçmişimizi araştırmanın, geleceğimizi araştırmaktan çok daha çekici ...
alıntı >>
#26414789


Eski bir yapım olan TanrılarınArabaları isimli bir belgesel de vardır

Kutsal kitapları acımasızca eleştiriyor ve eleştirisine hak vermemek elde degil...

iyi okumalar =))
232 syf.
Hiçbir iddia bu kadar kanıt görmemiştir. Eğer ufak bir boşluğunuza denk gelirse tüm hayatınızı baştan sona sorgulamaya başlarsınız. Sadece hayatınızı değil fikirlerinizi yaşam biçiminizi kabullerinizi ve asla taviz vermem dediğiniz her ne varsa hepsi sorgulanmaya aç bir hisle dolduracak benliğinizi...sahiden tanrıların arabaları var mı ? Yoktur tabiki kaybol içimdeki şüphe
232 syf.
·Puan vermedi
Bu kitabi da yillar önce okumustum ve büyük bir şaşkınlığa ugramistim. Yazar günümüzdeki bir çok yapinin ama özellikle Mısır'daki piramitlerin yüzyıllar önce yaşayan insanlar tarafindan yapılmasının mümkün olmadığını çünkü büyük bir matematiksel zeka ve mimari açıdan da oldukça gelişmiş bilgi ve beceri istediğini belirtmis ve bunun zamaninda gelismis bir uygarlik tarafından yapıldığını iddia etmiş. Sanirim uzaylillari kastediyordu ;)
232 syf.
·4 günde·5/10
Son zamanlarda kendimi kitaplara teslim ettim Özelikle de Tarihi kitaplar. Kitapçılardan gezinirken bu esere denk geldim, tarihi kitaplar listesinde olduğunu anlayınca almaya karar verdim.


Tanrı bir astronot mu diyen kitabın yazarı. Daniken, kitabını okurken bu eseri yazmak için yaptığı araştırmaların heyecanını, kuşkularını, cevap bulmaya çalıştığı o aklında ki delice soruları, gizemli olayları ortaya koyma hevesi ve telaşını hissedebiliyorsunuz. Yazar, ciddi mana da tezlerini sunuyor, bilimi bazen yerden yere vuruyor.


Araştırmacı yazara göre zamanımızda ki bilim, teknoloji eski tarihte ki olayları, eserleri açıklama da çok yetersiz. Ve yetersizliğinden ziyade bu yaşanmış olaylar ve eserler hakkında yanlış bilgiler aktarıyor. Bazı kavimlerin tanrılarından da bahsediyor. Ve yaptıkları o devasa eserleri zaten tanrılarının onları ziyarete geleceklerine inandıkları için yaptıklarını belirtiyor. Kitabın genel konusu, Mayalar, İnkalar, Mısır Piramitleri, Piri Reis Haritası ve dünyanın bazı bölgelerinde bulunan eserleri, kalıntıları bize açıklamaya çalışıyor.

Araştırmacının tezlerine göre piramitleri başka güçler yaptı. Dünyamız da bizden önce başka zeki varlıklarının yaşadığı tezi savunuyor. İlginç olan bir başka tezi ise şu an bile Uzay da özelikle de Mars’ta zeki varlıkların yaşadığını dile getirmesi, ve onların dikkatini çekmek için de uzay araştırmaları yapmamız niteliğinde söylentileri mevcut.

Araştırmacı bazen akla ve mantığa uygun tezleri savunuyor. Bazen de saçmalık geliyor. Ona göre eskiler de insanlar tarafından veyahut doğa tarafından gerçekleşemeyecek olayların olduğunu savunuyor. Bu tezi aslında saçma çünkü bazı olayların yaşanması gayet normal. Örnek vermek gerekirsek, yanardağlar etrafta ki çoğu kalıntıları yok edebilir. Bu olay Yazara göre imkansız gibi görünüyor.
Araştırmacı yazarın tezlerini çok iyi savunduğu anlar da oluyor ve bize şu düşünceyi uyandırmada etkili oluyor: ‘‘Neden olmasın ?’’



Kitabın sonlarına doğru gelirken bir video sitesinde kitabın belgeseli yayınlandığını gördüm. Bu benim için biraz hayal kırıklığı oldu çünkü anlattığı çoğu olayları lise zamanın da araştırmıştım. Hemen hemen aynı bilgilere denk geldim. Okunması yerine izlenilebilir diye düşünüyorum.
232 syf.
·Puan vermedi
Lise yıllarımda okuduğum bir kitaptı. Özellikle eski uygarlıklar her zaman ilgimi çekmiştir. O dönemlerde olmayan teknolojiyle bazı yapıların nasıl inşa edildiği hep merakımı uyandırmıştır. İşin içine uzaylılar, ufolar da girince uzun süre kafamı kurcalayan etkisinden kurtulamadığım bir kitap olmuştu.
232 syf.
·Beğendi·8/10
Erich von Daniken'in okuduğum ilk kitabı. Yazar dünya üzerinde çok eskilerde yapılmış ve yapım tekniği anlaşılmamış bazı yapıların, o günün imkanları ve birikimiyle yapılmış olma ihtimalinin imkansız olduğunu savunuyor. Bu yapıların ve olayların bizden daha gelişmiş ve zeki ırkların yardımıyla yapıldığını öne sürüyor. Kutsal kitaplardan, mitlerden, duvar yazılarından ve efsanelerden örnekler vererek durumu açıklamaya çalışmıştır. Akılcı ve akıcı bir kitap. Bazı önyargılarımızı bırakıp okursak gayet ufuk açıcı ve okunası bir kitap :)
232 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kitabı gerçekten ilginç buldum. Çokta sevdim. Zaten sevdiğim için kitabı birkaç saat içinde bitirdim. İncelememe başlamadan önce okuyacaklar için bir uyarıda bulunmak istiyorum. İncelemeyi okurken dininizi, dilinizi, ırkınızı bir tarafa bırakıp okuyun. Sadece ilginç bir parça, bir hikâye okuduğunuzu varsayın. Üzerine düşünüp, düşünmemeniz size kalmış.

Yazarın kitapta anlatmak istediği tam olarak şudur: Eski uygarlıkların, toplumların yaptığı bir takım tapınakların, inandıkları dinlerin, efsane olarak günümüze gelen destanların bir hayal gücü eserinden çok dayandırdığı benzer faktörler var. Nedir bunlar? Uzaylılar. Garip değil mi? Yazarın düşüncesine göre örneğin Mısır Piramitlerinin mükemmele yakın olan dizaynının, tonlarca ağırlıkta olan taş blokların yerleştirilmesinin, ölümden sonra yaşam fikrine inanıp eşyalarıyla ve hizmetkarlarıyla gömülen firavunların çıkış noktası, inanç fikri tamamen uzaydan gelmiş olan canlıların onlara öğretmiş olmasıdır. Peki yazar bu düşüncesini destekleyecek kanıtlar sunmuş mudur? Kitapta araştırılması gereken 82 tane kanıt tespit ettim. Kanıtların bir kısmını anlatmaya çalışacağım. Gerisini size araştırmanız için bırakacağım.
1) Piri Reis ve onun çizdiği harita:
Piri Reis’in bu haritası 1929 yılında Topkapı Sarayı’nda tesadüfen bulundu. Harita tam değildi. 1 parçası bulunmuştu. Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu’nu gösteren haritanın o dönemde çizilmiş olması yazara imkânsız gelmektedir. Bunun sebeplerinden bir tanesi Güney Kutbu’nun 1912 yılında Robert Falcon Scott tarafından ya da Scott’un başka bir rakibi olan Norveçli kâşif Roald Amundsen tarafından 14 Aralık 1911 yılında keşfedilmiş olmasından önce çizilebilir? Piri Reis’in haritası kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordur. Ancak kıta üzerindeki buzullar haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimiştir. Bilim adamlarının bu konu için 2 tane açıklaması var. Piri Reis ya bu haritayı gemi ile gezerek çizmiş ya da o dönem var olan haritalardan yararlanmıştır. Gezerek çizmiş mantıklı görünse o dönemde gemi ile tüm dünyayı gezmek var olan gemi teknolojisi ile imkansızdır. Piri Reis’in öteki haritalardan yararlanmış olması da zordur. Çünkü o haritaların çoğu yanlış çizilmiştir. Piri Reis’in o dönem çizdiği harita günümüz teknolojisi ile uydudan bakılıp gözlenmiş ve bire bir aynısı olduğu görülmüştür. Hatasız olarak bu haritanın çizilmiş olması ancak uzay çalışmalarıyla sağlanabilir. Hala Piri Reis’in bu haritayı nasıl çizdiği çözülememiştir.
Yararlandığım kaynakları:
https://www.sabah.com.tr/...eisin-harita-sirri/6
https://www.dunyabulteni.net/...en-adam-h238850.html
http://www.acikbilim.com/...rktika-macerasi.html
https://www.youtube.com/watch?v=tUry2aMFUWw
Piri Reis haritası:
https://evrimagaci.org/...eis-ve-haritasi-1928
2)Peru’nun Nazca şehrinde bulunan garip çizgiler
Nazca’nın Ica Çölü‘nde 800 düz çizgi, 300 geometrik şekil, 70 hayvan ve bitki motifi var. Bazı düz çizgilerin uzunluğu neredeyse 50 km’ye yaklaşıyor. Hayvan ve bitki motiflerinin büyüklüğüyse 15 ve 365 metre arasında değişiyor. Peki bu çizgiler, motifler ne işe yarıyor? Yazara göre bu çizgiler hava alanı pistidir. O dönemde yaşayan insanların uzaydan gelen canlı varlıkların uzay araçlarının dünyaya inmesini sağlaması için yapılmıştır. Yazar haklı mıdır? Bilemeyiz. Bazı Amerikalı bilim adamları yöre halkının çölde su ve tarım için yaptığı ayinlerle ilgili olduğunu düşünüyor.

Nazca’da bulunan bazı çizgilerin ve şekillerin resimleri:
https://i.hizliresim.com/M15Qva.jpg
https://i.hizliresim.com/QPE57V.jpg
https://i.hizliresim.com/Xb7GX6.jpg
https://i.hizliresim.com/bvA1GV.jpg
Yararlandığım kaynaklar:
http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/...emli-nazca-cizgileri
https://www.bizevdeyokuz.com/nazca-cizgileri-peru
3) H.S Bellamy ve P.Allan ‘The Great Idol of Tiahuanaco’ (Thiahuanaco’nun Büyük Putu)
Yazarın bu büyük put hakkındaki kitaptaki bazı ifadeleri aynen şöyledir:
“Bir baska akıl almaz kalıntı da, Eski Tapınakta bulunan yedi buçuk metre boyundaki Büyük Put’tur. Tek parça kırmızı kum taşından yapılan put, yaklaşık olarak yirmi ton ağırlığındadır. Ancak asıl büyük şaşkınlık, putun üzerindeki yüzü aşkın sembolün kazılmasındaki ustalık ve düzgünlükle, saklandığı tapınağın ilkelliği arasındaki çelişkiden doğmaktadır. Aslında tapınağa ‘eski’ denmesinin nedeni, yapımında kullanılan ilkel tekniktir. H.S. Bellamy ve P. Allan, ‘The Great Idol of Tiahuanaco’ (Thiahuanaco’nun Büyük Putu) adlı kitaplarında putun üzerindeki sembollerin anlamlarını deliller göstererek açıklamışlardır. Varılan sonuçlar, temeli küre biçimli bir dünya olan çok büyük bir astronomi bilgisinin puta aktarıldığını göstermektedir. Sembollerin belirttiği olaylar, Hoerbiger’in 1927′de, yani putun bulunmasından beş yıl önce, yayınlandığı ‘Gezegenler Teorisi’nde sözü edilen olayların aynısıdır. Gezegenler Teorisi’nde, bir gezegenin dünyamızın çekim alanına girdiği ve aradaki uzaklık azaldıkça, dünyanın dönüş hızının da azaldığı ileri sürülür. Teoriye göre, gezegen sonunda parçalanmış ve ay oluşmuştur. Putun üzerindeki semboller, bir gezegenin 288 günlük bir yılda dünya çevresinde 425 tur yaptığını belirtir. Bu olağanüstü olay, Hoerbiger’in görüşünü doğrular görünmektedir. Beilamy ve Allan putta, uzayın 27.000 yıl önceki durumunun anlatıldığını belirtmekte ve «Puttaki yazılar ileriki kuşaklara olanları anlatacak bir kayıt izlenimini veriyor.» demektedirler. Yüksek değeri olan bu antik esere ‘eski bir tanrı heykeli’ deyip geçemeyiz…… “
Thiahuanaco’nun Büyük Putu resmi:
https://i.hizliresim.com/lQ2Xpr.jpg
Yararlandığım kaynaklar:
http://aasmaestefan.blogspot.com/...nler-teorisi-ve.html
http://ilmarsivi.blogspot.com/...indeki-kalntlar.html
https://www.aysetolga.com/...in-kapisi-tiahuanaco
4) Thiahuanaco’nun Güneş Kapısı:
Yazarın ifadeleri: “Güney Amerika’nın arkeolojik harikalarından biri de yine Tiahuanaco’daki Güneş Kapısıdır. Tek parça taştan yaratılan bu dev eser, yaklaşık olarak üç metre yükseklikte ve beş metre genişliktedir. Ağırlığı 10 ton kadar tahmin edilmektedir. Kapının üzerinde üç sıra olarak dizilmiş 48 kare biçimi şekil vardır. Şekillerde, uçan tanrıyı temsil eden bir varlık gösterilmektedir.”
Güneş Kapısının resmi:
https://i.hizliresim.com/bvA1am.jpg
Yararlandığım bazı kaynaklar:
https://www.aysetolga.com/...in-kapisi-tiahuanaco
http://kosmosmacerasi.com/...6/tanrilarin-kapisi/



5) Thiahuanaco’ya bir gemiden gelen Dünyanın büyük anası olmak isteyen Oryana adlı kadın:
Yazarın ifadeleri: “Esrarengiz Tiahuanaco şehrinden söz eden efsaneler, buraya yıldızlardan altın bir geminin geldiğini söylerler. Gemiden, dünyanın Büyük Anası olmak isteyen Oryana adlı bir kadın inmiştir. Oryana’nın yalnız dört perdeli parmağı vardır. Büyük Ana Oryana, 70 çocuk doğurduktan sonra yıldızlara dönmüştür. Gerçekten de Tiahuanaco dolaylarında dört parmaklı varlıkları gösteren çok çok eski resimler bulunmuştur. Kesin yanı bilinmeyen bu resimlerin ne olduğunu ya da efsanenin nereden doğduğunu bildirecek hiçbir kayıt yoktur.”
Bu kadının yer aldığı İngilizce veya Türkçe kaynak bulamadım. Ancak İspanyolca olan birkaç kaynak bulabildim. O ifadeleri Türkçeye çevirip anlatmaya çalışacağım.
O ifadeler:
“İnsandan başka, yaratılan her şeyin en büyük düşmanı zamandır. Daha da kötüsü düşman, eğer uygunsa, bu şeylerin yaratıcıları, gerçeklerini ve bulgularını bir araç veya destek yoluyla kaydetmeyi başaramadıklarında, diğer zamanların bilge adamlarının, elbette insanlığa bir miras olarak bırakmak isteyecekleriydi. Bu kötülük tarih boyunca pek çok eski uygarlığın bilgisini tartıştı, örneğin İndus'un gizemli kültürüyle, Nazca'yla veya Tassili'yle olduğu gibi. Tiahuanaco da bu talihsiz listede sadece bir örnek. Oryana garip fiziksel bir görünüşü olan "yıldızlardan geliyor" diye düşünülen bir kadındı. Çünkü uzun bir kafaya, büyük sivri kulaklara, ellerinin sonunda dört parmağına sahipti. Oryana başka bir efsanedir ve hikayesi, herhangi bir dini inancın sahip olması gereken tüm malzemeleri yerine getirir: Kötülüğünün bir sonucu olarak korkunç bir "ilahi ceza" tarafından bozulan ve yok edilen sona eren yaratıcı bir tohum. Buna benzer örnekler, şu anki İncil geleneklerinden Sümer Ziusudra'ya ve Kolomb öncesi kültürler söz konusu olduğunda, Quiche Maya Popol Vuh'unda binlerce insanı buluruz.”
Bulabildiğim Oryana’ya ait olduğu söylenen siyah beyaz örnek bir resim:
https://i.hizliresim.com/OrnbG5.jpg
Yararlandığım kaynak:
http://arquehistoria.com/...a-detiahuanaco-15993

İncelemeyi de çok uzatmak istemiyorum. Yazara katılıyor muyum? Uygarlıkların yaptığı tapınakların, bıraktığı eserlerin anlamlarını, neden yapıldıklarını anlamadığımızda genelde onların dinlere uygun olarak inşa ettiklerini düşünüyoruz. Kitapta bir çok yerde uçan gemilerin yer aldığı eski destanlardan, Tevrat ayetlerinden bahsedilmektedir. O ayetlerin geçtiği numaraları da sizinle paylaşacağım. Ben yazarın düşüncelerini cidden ilginç buldum. Sizinle paylaşacağım 82 kanıtın bulunduğu listeyi tek tek araştıracağım. Yazarın diğer kitaplarını da okumaya çalışacağım. Ben zaten uzaylıların olduğuna inanan biriyim. Koca evrenin sadece bizim için yaratılmış olamaz diye düşünüyorum. Sizinle Cansu Canan Özgen’in Öteki Gündem programında yaptığı Uzaylıların kaçırdığı insanların yer aldığı bir video paylaşacağım. Okumayanlar için kesinlikle bu kitabı okumasını tavsiye ediyorum. Yanlış, eksik bildiğim bir şey varsa lütfen benimle paylaşın.

Bahsettiğim video:
https://www.youtube.com/watch?v=AXkWkM1PJMc

82 maddelik listem:

1. Piri Reis ve Dünya haritası +
2.Peru- Nazca kültürü ve çizgileri
3.H.S Bellamy ve P.Allan ‘The Great Idol of Tiahuanaco’ (Thiahuanaco’nun Büyük Putu)
4.Thiahuanaco’nun Güneş Kapısı
5.Thiahuanaco’ya bir gemiden gelen Dünyanın büyük anası olmak isteyen Oryana adlı kadın
6.Cuzco şehrindeki görekemli savunma surları
7.İnka kale ilerisindeki Sacsayhuaman
8.Sodom ve Gobi çölü tarihi
9.Gılgamış Destanı
10.Sümerler ve kralların tahtta kalma süreleri ( 10 sümer kralı 456 bin yıl)
11.Akad tabletleri
12.Helwan’da dokunmuş kumaş
13.Galvanik ilkelere göre çalışan kuru elektrik pilleri Bağdat Müzesinde
14.Kohistan’ın dağlık asya bölümündeki bir mağarada takım yıldızların 10 bin yıl önceki resimleri
15.Sodom ve Gomora’da patlamış olan atom bombası
16.Kohistan, Fransa, Kuzey Amerika, Sahra, Güney Rodezya, Peru, Şili’de bulunan mğara resimleri (Gökten gelen tanrılar)
17.Henri Lhote’un isim babalığıyla Büyük Merih tanrısı adını alan ve dalgıç elbisesine benzeyen elbiseler giyen bir yaratığın resmi bulunmuştu.
18.Tassilli mağarasındaki ve Kaliforniya’nın Tulara Bölgesi Büyük Merih tanrısı benzer resimler (Madde 17 Kal)
19.İran’da Siyalk bölgesinde bulunan bir çömleğin üstünde kocaman dik boynuzları olan bilinmeyen türden bir hayvan resmi vardır
20.Güney Afrika’daki Brandbergli beyaz kadın resmi
21.İsveç ve Norveç mağara resimlerinde görülen tanrıların hepsinin tek tip, tufak kafaları vardır.
22.Kafası boynuzlu, güzel elbiseli insan resimleri Val Camonica’da da (Brescia İtalya) mağara duvarlarını süslemektedir.
23.Tevrat (Yaratılış bölümü İ), 26 (Yaradılış bölümü İ,1-2), (Yaradılış bölümü vi,4), (Yaratılış bölümü xix,1-28),
24.Tiahuanaco efsanelerinde, eskimo destanlarındaki devler
25.Tevrat (Hezekeiel I-iv)
26.(Exodus (Çıkış) xxv.10), (Exodus,xxv,40)
27. (2.Samuel vi,2) Davukd, sandığı Uzza ile birlikte bir öküz arabasına bindirir. Ancak yolda tökezlenir ve sandık düşecek gibi olur ve Uzza atılarak sandığı tutar ve yıldırım çarpmış gibi birdenbire ölür. Sandık kuşkusuz elektrik yüklüydü. (Tanrı Musa’ya kendisiyle, sandığın üzerindeki kefaret örtüsü aracılığıyla konuşabileceğini söyler mevzusu )
28. (Exodus xxxiii,20-23)
29. Davud’un altı parmaklı ve altı tırnaklı bir delve savaştığı, (2 Samuel xxi, 18-22)’de uzun uzun anlatılır.
30. Lut Gölü yakınında bulunan Kumran yazıları, Tevrattaki yaradılış bölümüne benzer
31. Musa Apokalips’inde (33.bölüm) Havva’nın göğe baktığı ve dört parlak kartalın çektiği şıktan bir savaş arabası gördüğü anlatılır.
32. Lamek Yazıtları
33. Ezeon Geber’deki sikkeler
34. Eskimo Mitoloji (pirinç kanatlı kabileler )
35. Kızılderili efsaneleri ( ateş ve meyve getiren ateş kuşu)
36. Maya Efsanesi Popul Vuh:tanrıların her şeyi, evreni, pusuladki dört yönü ve dünyanın küre biçiminde olduğunuu bildiklerini anlatıyor.
37. Pleaiadas takım yılızından gelen tanrılar
38. Mahabharata’nın yazarı, bir ülkeyi on iki yıllık kuraklıkla cezalandıracak silahın bilgisini nasıl biliyordu
39. Ramayana’da Vimanalar’ın yani uçan makinelerin, cıva ve püsküren rüzga yardımıyla çok yükseklere uçtuğu yazar. Bhima, Vimanasıyla güneş kadar parlak bir ışının üzerinde uçuyor ve fırtınaların gök gürültüsü sesi çıkıyor
40. Samsaptakabadha
41. Tibet kitapları Tantyua ve Kantyua da, gökteki inciler adı verilen, tarih öncesi uçan makinelerden söz eder. Samarangana, Sutradhara’da, kuyruklarından ateş ve cıva püskürten hava gemilerine ayrılmış bir çok sayfa vardır
42. Eski Sanskrit kitaplarını basit birer mit olarak reddetmek de imkansızdır
43. Tutmosis yazı parçası
44. (Hezekiel xii,2.)
45. Ninurta, yani Sirus, evrenin yargıcıydı ve ölümle cezalandırırdı. Sümer tabletlerine bak.
46. Meksika’daki Maya Tapınağındaki ele geçen mezar kapağı
47. Perudaki 20 bin tonluk tek parça olan ters kayaya bak
48. Meksika’da Chicken Itza’da El Kastillo
49. Bolivya’da Santa Kruz yakınlarındaki beton yollar
50. Rodezya’daki ortaya çıkan duvar resimleri
51. Kuzey italya’daki uzaylı fikgürler
52. Rusların yaptığı araştırmada orataya çıkan astronot duvar resimleri
53. Mısır Tanrısı Ra ve gemisi
54. Memfis’te Tanrı Ptah bak.
55. Edfu’daki kapı ve tapınakların üzerinde kanatlı güneş ve sonsuzluk işareti taşıyan şahin resimleri hala vardır.
56. Mısır’daki çok kanatlı tanrı resimleri
57. Im-Hotep Sonsuzluk evi
58. Şam’ın biraz kuzeyinde Baalbek Terası uzanır
59. Charles Piazzzi smith 1884’te yayınladığı 600 sayfalık our inheritance in the great pyramid ( büyük piramit’teki mirasımız ) adlı kitabında, piramitle dünyamız arasında tüyler ürperten bağlantıları açıklamış
60. Heredot’a 11.340 yıllık geçmişleri olduğunu söyleyen mısırlı rahipler. 341 heykelin 341 kuşağı temsil ettiğini söyleyen rahipler
61. Jericho’daki 8 bin yıllık büstler
62. Lussac’taki ( Poitou, Fransa) tarih öncesi taşlar da özellikle dikkat çeken kalıntılar arasındadır. Üstlerinde, şapkaları, ceketleri ve kısa pantolonlarıyla gösterilmiş modern insan resimleri çizilidir.
63. Lascaux Mağaralarındaki taş çağı resimleri
64. Şili kıyılarının 3050 kilometre açığındaki küçük kara parçasıın her yanına yüzlerce dev heykel saçılmış. Çelik kadar dayanıklı volkanik kayalar, terayağı keser gibi kesilmiş; 10 bin tonluk kaylar dağlardan koparılmış. Yükseklikleri 10 ila 20 metre arasında değişen 50 tonluk heykeller, hareket ettirilmeyi bekleyen robotlar gibi durmaktadır.
65. Mitolojnini yaratıcı tanrısı, eski ve ilkel bir ilah olan Viracocha’dır.
66. Kukulkan ( Tüylü Yılan ) maya dini
67. 1935 yılında Palanque’de büyük bir ihtimalle Tanrı Kukumatz’I ( yucatan’da kukulkan ) gsöteren bir taş kabartma bulundu
68. Tikal’deki 193.150 metre küp kapasiteli 13 su deposu
69. Mayaların Chichken’deki gözlem evi
70. Chicken Itza kutsal kuyusu
71. Tanrı quetzlcoatl
72. Antrikitera makinesi
73. Marcahuasi çöl platosundaki kayalarda, 10 bin yıl önce güney amerika’da kesinlikle yaşamamaış olan aslan ve deve gibi hayvanların kaba çizgileri verilmiş resimleri bulunmuştu.
74. Lübnan’daki Hacer el kıble
75. Ur’daki bulunan altın plakalar
76. Rusya’da arkeologlar, 2 yandan kalın kolonlarla desteklenen dik açılı bir çerçeve üzerine yan yana dizilmiş on toplan oluşan bir hava gemisi kabartmasına rastladılar.
77. Birtish Museum’daki Babil tableti üzernde ay tutulmaları yazar
78. Kumming’de göğe doğru tırmanan silindir biçimi, roket benzeri makinelerin oyma resimleri bulundu.
79. Laputa astronomları
80. Kentuckyli basit bir çiftçinin oğlu olan Edgar Cayce, beyinler arası iletişim
81. Exobiyoloji nedir
82. Huntsville roket yapılma alanı

Yazarın biyografisi

Adı:
Erich Von Daniken
Unvan:
Araştırmacı Yazar
Doğum:
Zofingen, İsviçre, 14 Nisan 1935
Erich Von Däniken, araştırmacı yazar, 14 Nisan 1935 tarihinde Zofingen, İsviçre'de dünyaya geldi. Fribourg kentinde St. Michel Koleji'nde öğrenim görürken zamanının çoğunu kutsal antik yazıları inceleyerek geçirdi. 5 yıldızlı bir otelin yöneticiliğini yaptığı 1968 yılında, Tanrıların Arabaları (Erinnerungen an die Zukunft) adlı ilk New Age kitabını yayınladı. İlk başta çok popüler olan yazar, daha sonra Carl Sagan ve I. S. Shklovskii gibi bilim adamları tarafından aldığı eleştirilerle gözden düşmüştür.

Tanrıların Arabaları kitabında ortaya attığı birçok sav çürütülmüş ya da kendisi tarafından abartılı olduğu kabul edilmiştir. Kitapta dünya dışı varlıkların katkılarının ispatı olarak ifade edilen Hindistan Yeni Delhi'deki demir sütunla ilgili olarak daha sonra Playboy dergisine verdiği mülakatta sütunla ilgili yapılan diğer araştırmalardan haberdar olduğunu ve artık bu sütunu bir gizem olarak görmediğini ifade etmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 144 okur beğendi.
  • 2.669 okur okudu.
  • 45 okur okuyor.
  • 1.298 okur okuyacak.
  • 48 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları