Erkin Koray

Erkin Koray

Yazar
9.0/10
4 Kişi
·
9
Okunma
·
1
Beğeni
·
748
Gösterim
Adı:
Erkin Koray
Unvan:
Türk Rock Anadolu Rock Sanatçısı.
Doğum:
Kadıköy/istanbul, 1941
Erkin Koray (d. 24 Haziran 1941; Kadıköy, İstanbul), Türk Rock Anadolu rock sanatçısı.
Anadolu rock ve hard rock türünde özgün eserler vermiş olmakla birlikte bir çok türküyü yeniden düzenlemiştir.
Özgün çalışmaları, doğu ve batı müziklerinde yaptığı çalışmalarla birçok müzisyeni etkilemiştir. Cemalim, Köprüden Geçti Gelin gibi çalışmaları ile Türk halk müziği, Nihansın Dideden, Kıskanırım gibi parçalar ile Türk sanat müziği eserlerini yorumlayarak Türk Rock müzik tarzının en önemli eserlerini vermiştir.
Şaşkın (Ala Ain Moulayiteen) (Dabke), Estarabim, Çöpçüler, Fesuphanallah gibi geniş kitlelerin beğenisini kazanan Arabesk-rock parçaların yanında, Mesafeler, Yağmur gibi psychedelic rock'a uzanan ve Krallar,"Akrebin Gözleri","Öfke" gibi metal müzik olarak nitelendirilebilen birçok önemli çalışmaya imza atmıştır. 1960´larin sonuna dogru, bağlamanın sesini müzik yapilan mekânlarda daha çok duyurmak ve rock müziğinde de kullanabilmek için elektro bağlamayı icat etti.

Hayatı

24 Haziran 1941 tarihinde İstanbul'da doğdu. Küçük yaşlarda, piyano öğretmeni olan annesi Vecihe Koray'dan piyano öğrendi, daha sonra gitar çalmaya başladı. İstanbul Alman Lisesi'nde eğitim gördüğü 50'li yılların ikinci yarısında , arkadaşları ile kurduğu amatör topluluk olan Erkin Koray ve Ritimcileri ile dönemin güncel parçalarını çalmaya başladı. Lise eğitiminin ardından 60'lı yılların başına dek çalışmalarını yarı amatör yarı profesyonel olarak sürdürdü.
1959 yılında ilk grubu Erkin Koray Ve Ritimcileri'ni kurdu. 1962 yılında çeşitli müzikli mekânlarda programlar yaptığı sıralarda aldığı bir teklif ile bir yüzünde Bir Eylül Akşamı, diğer yüzünde It's So Long adlı İngilizce parça bulunan ilk 45'liğini yaptı. Erkin Koray askerliğini 1963-1965 yılları arasında Ankara'da Hava Kuvvetleri Caz Orkestrası'nda Solist ve Gitarist olarak yaptı.
Terhisi sonrasında Almanya'nın Hamburg şehrine giden Erkin Koray 1966 yılında Türkiye'ye dönüşünden sonra Erkin Koray Dörtlüsü adlı grubu kurdu. 1967 yılında basılan, bir yüzünde "Kızları da Alın Askere", diğer yüzünde "Aşk Oyunu" adlı parçalar bulunan 45'liği ile önemli başarı kazandı. Özellikle "Kızları da Alın Askere" parçası Erkin Koray'ın geniş kitleler tarafından tanınmasında önemli rol oynamıştır.
1968 yılında, Hürriyet Gazetesi tarafından yapılan "Altın Mikrofon" yarışmasına katıldı. Bu yarışmada 4. olan Erkin Koray'ın yarışmadaki şarkıları "Meçhul" ve "Çiçek Dağı" daha sonra bir plak şirketi tarafından piyasaya çıkarılarak 800 bin adet gibi büyük tiraj yaptı. Grubu ile bir yandan konser verdi, bir yandan da Klüp, Bar gibi çeşitli müzikli mekânlarda çalışmaya devam etti.
Bu ilk önemli başarıyı, 60'lı yılların sonlarına dek ardı ardına gelen: "Anma Arkadaş", "Hop Hop Gelsin", "Sana Bir Şeyler Olmuş", "Seni Her Gördüğümde" gibi hepsi büyük beğeni toplayan parçalar takip etmiştir.
1969 yılında kurduğu Yeraltı Dörtlüsü adlı grubu ile Türkiye'de ilk "Underground" müzik akımının öncüsü oldu. 70'li yılların başlarına gelindiğinde Koray Türkiye'de oldukça geniş bir dinleyici kitlesine sahiptir ve kendine özgü müzik çizgisi belirginleşmiş durumdadır.
1971'de Erkin Koray Süper Grup, 1972'de Ter gruplarını kuran Koray , 1970-1974 yılları arasında Türkiye müzik listelerinde üst sıralarda yer alan klasikleşmiş birçok esere imza atmıştır. "İlahi Morluk", "Aşka İnanmıyorum", "Mesafeler", "Züleyha", "Silinmeyen Hatıralar", 1974'te "Şaşkın", "Fesuphanallah" bu dönem eserlerindendir.
Erkin Koray 1974-1984 yılları arasında kısa sürelerle Türkiye'ye gelişleri dışında Hollanda, Almanya ve Kanada'da yaşadı. Hakkında pek fazla bilgi olmayan bu dönemde, "Estarabim", "Arap Saçı" gibi çok bilinen eserleri yayımladı. Koray 1977 yılında kurduğu Erkin Koray Tutkusu adlı LP ve aynı adlı gruptan sonra, kısa süreli beraberlikler dışında başka grup kurmamıştır.

1980'ler

Erkin Koray, 1982'de Benden Sana albümünü yayınladı. Albümün bir kısmını Almanya'da Köln ve Hamburg'da kaydederken bir kısmını da İstanbul'da kaydetti. Albümde Koray'a, Haluk Taşoğlu ve Sedat Avcı'nın yanı sıra Hint müzisyen Harpal Singh de destek verdi. Albümdeki şarkıların bir kısmı (Meyhanede, Öyle Bir Geçer, Sayın Arkadaşım Osman) Hint müzisyenlerin bestelerine Erkin Koray'ın Türkçe yazdığı sözlerden oluşur.
Bir sene sonra ise İlla Ki albümünü yayınladı. Bu albüm içindeki şarkılar kadar, Nuri Kurtcebe'nin çizdiği albüm kapağı ve plak versiyonunun şeffaf olmasıyla da dikkat çekiyordu. Miksajı Köln'de yapılan albümde İlla Ki, Deli Kadın, Tek Başına gibi hit şarkıların yanında Kızları da Alın Askere ve Hop Hop Gelsin gibi eski şarkıların da yeni yorumları yer alıyordu.
Türkiye'ye kesin dönüşünün ardından, ailevi sorunlarından dolayı kendisi için pek verimli geçmeyen 1985-1990 yılları arasında belki en çok bilinen çalışması olan Çöpçüler ile büyük bir çıkış yaptı. Çöpçüler'in de yer aldığı Ceylan 1985'te yayınlandı. Albümde Erkin Koray, çoğu enstrümanı kendi çalmıştı. Bu dönemde, devrin modasına uyarak piyanist-şarkıcı olarak bir restoranda müzik yapmaya başladı; nedeni olarak da "para kazanması gerektiği" olduğunu belirtti.
Bu dönemin diğer bir önemli ve özgün eserlerinden biri de 1986'da yayınlanan Gaddar albümü oldu. Anılan maddi sıkıntılar, sanatçıyı tek bir sentezleyici eşliğinde kaydedilen Çukulatam Benim (1987) gibi düşük bütçeli yapımlara zorlamıştır. Bu albümde de Şaşkın ve Sana Bir Şeyler Olmuş şarkılarının taverna müziği tadındaki yorumları bulunmaktaydı. 1989'da Hay Yam Yam albümü çıktı. Bu albümde klip çektiği Hayat Katarı şarkısı Kemal Sunal filmi Abuk Subuk Bir Film filminde kullanılmıştı. 1990 yılında yayınladığı Tamam Artık albümü de önceki albümlerinden farklı olmayan bir şekilde eski ve yeni şarkıların karışık bulunduğu bir albüm oldu.
Erkin Koray'ın hayatı genellikle ekonomik sıkıntılarla geçmiştir. Yaptığı çıkışlar, son derece popüler olan çalışmaları onu maddi açıdan rahatlatmaya yetmemiştir. Müziği kendine yaşam biçimi olarak seçmiş olan Koray ve dönemdaşı birçok özgün sanatçı, o dönemlerde belirsiz olan telif hakları, sınırlı çalışma olanakları, sağlıksız bir yapıya sahip olan müzik piyasası ve müzik dinleyicisinin düşük alım gücü gibi nedenlerle bu sıkıntılardan kurtulamamışlardır. Bunlardan bazıları küserek müziği bırakmışlar ve daha iyi maddi koşullar elde edebilecekleri işler ile uğraşmışlardır. Erkin Koray telif hakları en çok ihlal edilmiş sanatçılarımızdan biri olmuştur. Bu nedenlerle nerede ise hiçbir zaman arzu ettiği yapımları gerçekleştirecek parasal kaynak bulamamıştır.
Yenilikçi, sentezci, deneyci bir müzik çizgisi olan Erkin Koray; sıradışı şarkı sözleri, kendine özgü vokal biçemi, uzun saçları, özgün kıyafetleri ve bunun gibi daha birçok nedenle dönemin yayın tekeli olan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu TRT tarafından dışlanmıştır. Eserlerinin nerede ise tamamı yakın zamanlara kadar, TRT denetimi tarafından yayımlanmaya uygun görülmemiştir. Bu durum ülkemizde özel yayın kuruluşlarının ortaya çıkışına kadar süregelmiş ve Koray'ın dinleyici kitlesinin sınırlı kalmasına yol açmıştır.

1990'lar

1990 - 1993 yıllarında, genelde Öyle Bir Geçer, Arapsaçı, Fesupanallah, Şaşkın, Sevince ve Yalnızlar Rıhtımı vb. hitleri içeren bir toplama albüm serisi ve bir de Best Of piyasaya sürdü. 1990'da yayınladığı Tamam Artık albümünden sonra bir sessizlik ve plak şirketlerine küskünlük dönemine giren sanatçı, 1991'de Tek Başına Konser adlı konser kayıtlarından oluşan dışında albüm çalışmalarına ara verdi.
1996 yılına kadar süren bu sessizlik, iddialı ve görece yüksek bütçeli Gün Ola Harman Ola albümü ile bozulmuştur. Büyük satış başarısı göstermeyen ancak eleştirmenlerce olumlu eleştiriler alan bu çalışmayı 1999 yılında yayımlanan Devlerin Nefesi adlı son albümü takip etmiştir.
2010'lu yıllara geldiğimizde ise Erkin Koray'ı, 7'sinden 70'ine kadar uzanan bir dinleyici yelpazesi içinde, tıklım tıklım dolu salonlarda konserler veren bir "Erkin Baba" olarak görüyoruz.
Bu arada, dünya çapında bir üne kavuşmuş olan Erkin Baba'nın eserleri, LP, CD ve DVD olarak yakında Amerika Birleşik Devletleri'nde piyasaya çıkacak.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
429 syf.
·Beğendi·10/10
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

- BABA!!! -

Hoşgeldiniz beş gittiniz faslını yapmış kabul edin bu seferlik .. Yine de alayınıza selam olsun içli köfteler ve patlıcan musakkalar .. Genel olarak sevdiğiniz , anılarımdan oluşan bir inceleme olacak bu .. İşsizlik kotası pek tabii aşılacak .. Ve pek tabii uzun olacak çünkü hem müziğiyle hem görüşleriyle başlı başına bir KÜLLİYAT'tan bahsedeceğim sizlere .. "Babaların babası" Erkin BABA' dan =))

Evet başlayalım yavaştan ..Benim Baba ile tanışmam ilkokul günlerime denk düşer.. Sene 80 lerin son çeyreği.. Herşeyden habersiz okula gidip geldiğim dönemler .. Okulun ne olduguna dair pek bir fikrim yok ilerde de olmayacağı gibi.. Sırtta çanta , elde beslenme cantası , boynumda suluğum çay sıra gidip yol sıra dönüyorum .. Haşerat bir elemanım ..ZARARLI NEŞRİYAT dediklerinden...Okul, oturduğumuz semtte olmadığı için servisle gidip gelmekteyim .. Dolayısıyla bir servis aracıyla ulaşım sağlanıyor .. Servisçimiz tam bir çakal.. Sonradan kendi aramızda ona taktığımız lakabıyla Sub-Zero Ali isimli bu adam tam bir getto sakini..Full arabesk dinliyor , dolayısıyla bize de zerk ediyor zehri .. Tüdanyaları , Bergenleri, Kamuran Akkorları , Küçük Emrahları ,Ferdileri , Orhanları , Ceylanları, Resul Balayları ve aklınıza gelip gelebilecek pek çok underground arabeskçiyi bugün dahi biliyor ve sözlerine kadar ezberimde bulunduruyorsam bunu kendisine borçluyum .. İnanılmaz da ahlaksız bir herif bu aynı zamanda.. Okul dönüşü kırda çimende servisi durdurup milleti birbirine düşürmek suretiyle kavga ettiriyor .. Nasıl yapıyor bunu? Misal vermem gerekirse , iniyoruz araçtan..Benim yanıma yanaşıp Tuco, Engin anana küfretti ; diğerine yanaşıp , Engin Tuco anana küfretti diyip nifak sokmak suretiyle cayda çayırda bizi pehlivanlara dönüştürerek kırkpınar güreş müsabakaları düzenliyor =)) Chuck Palahniuk' a selam edin bi zahmet .. O YOKKEN BİZ VARDIK BU ALEMDE!!!Neyse efenim işte böyle bir ortamda gecmekte çocukluğumuz .. Ve o dönemki halet-i ruhiyemiz bu yönde .. 7 yaşında arabesk dinleyen , son derece dertli bir Tuco var karşınızda.. Dertliyiz çünkü sevdalandığımızdan tokat yemişiz, reddedilmişiz (KIZIN KAFASINA 2. KATTAN PORTAKAL ?!?!??!!?!! AT, SONRA ANASI GELSİN OKULA SENİ ÖLDÜRMEK İÇİN , HİÇ UTANMADAN BİR DE YÜZSÜZ YÜZSÜZ KIZA AŞIK OL ?!?!? BAK SEN ŞU KEFEREYE !!
RÖHAHAHAHAHAHAA =)) ) .. Sub- Zero Ali'den yediğimiz tokatlar yetmiyormuş gibi bir de bunlarla uğraşmaktayım işte o sıralar.. =))

O günlerde annem ameliyat olduğu için hastanede olduğundan ve babam da çalıştığından dolayı yazı evde geçirdiğim günlerden biri .. Sıkıntıdan patladığım anlar ...Peder beyin plaklarını karıştırırken bir baktım yüzü gözü boyalı bir adam .. Kim ola ki bu derken baktım 7 8 plağı daha var .. Attım plak ÇALAYIRA başladım dinlemeye .. (Buyrun siz de dinleyin .. )

https://www.youtube.com/watch?v=T8oGRJel9EI

ANA!!! Cayır -cuyur bir ses .. Aleti bozduk sandım ilkten .. Sözler de İNGİLİÇÇE ..Hiçbirşey anlamıyorum.. Hoşuma gidiyor ama çok farklı .. O dönemdeki tabiri ile "Batı Kaynaklı" müzikten , hele hele rock tan metalden haberim yok pek tabii deve üstünde arap çöllerini turladığım için .. Derken 1:36 da "ÇİKİ ÇİKİ" ARABESK ZİLLERLE beraber SOLO bir girdi ki ben artık mutluluktan delirmek üzereyim .. TORUNUNDAN KAFASINA KUMANDA YİYEN ZÜLFİKAR DEDEYE DÖNDÜM(https://www.youtube.com/watch?v=RSkROQ_-3E8 01:57 YE AL İZLE ZOHAHAHAHAHA ) !! Bu bildiğin ARABESK !!! Sanırım bi 4 5 kez üstüste dinledim ..Olacak gibi değil !! Eşlik etmem lazım ama sözler yabancı .. Napalım napalım ?! Gittim mutfaktan çay bardağı aldım geldim iki tane .. İki de tatlı kaşığı ..Zilleri çalmaya uğraşıyorum o kısıma alıp alıp =)) Bugün çaldığım baterinin temellerini ilk attığım anlar =)) Ne emekleri var BABA' nın benim üstümde.. Neyse efenim sonra Ceylan albümünü tadalım dedik .. İlk parca türkü.. O neşeyi kaçırdı ama sonrasındaki MUALLİM !!! Ondan sonra ÇÖPÇÜLER !! Ondan sonra SÖYLENİR BANA!!! ( o dönem bu parcayı söyleye söyleye ne üzüldüm - ZOHAHAHAHA!- size anlatamam ) Döndük mü EFKAR KÜPÜNE !?!?!!Alkolden haberimiz yok o dönemler neyseki ..Yakınlarda bi yerlerde , el altında olaydı alkolün temellerini de daha erken atacaktık anlayacağın .. İşte benim bir ERKİN KORAY "MANYAĞI" olmamın , kendisiyle tanışmamın hikayesi budur .. Arabesk ile marine edilen bünyeye ZİBİDİ SAZI DENEN ŞEYTAN İŞİ elektro gitarın girişi böyle olmuştur =))

BABA'ya gelir isek .. Sanmıyorum ki sevmeyeni olsun bu platformda.. Şaşkın dinlemeyeneniz var mı? Öyle Bir Geçer Zaman Ki , Çöpçüler, Estarabim , Çetin Ceviz, Yalnızlar Rıhtımı ya da ismini sayamadığım pek çok parcasını dinleyip efkarlanmayanınız ? Bizim yokluk günlerimizde , mezesiz dumanaltı ortamlarımıza katık oldu onun şarkıları .. Seneler geçip kendimiz de müzik yapmaya başladıkça büyüklüğünü parça parça keşfettik..Saygımız 5'e , 10'a katlandı .. Tanışalım , el öpelim , saygımızı gösterelim dedik atladık İzmir' e gittik .. 3 gün kapısının önünde yattık .. Yoktu evde BABA .. Döndük geriye .. Seneler sonra aynı festivalde çaldık ..Çıkışta bir mekanda aynı masada oturduk.. (Bunu övünç için anlatmıyorum sakın yanlış olmasın) Otururken Baba' nın yüzüne bir baktım ki yara bere izleri hep .. Sonra sonra babamdan , bekarlık günlerinde gece vakti motoruyla gezerken, Erkin BABA' nın elinde ekmek bıçağıyla ,yüzünde kanlar bir kaldırım taşında oturduğunu anlattığı anılarından cıkardım bu yaraların sebebini.. O yılların Türkiyesinde uzun saçla dolaşmak , rock yapmak YÜREK İŞİ hakikaten..İnandığın davadan , değerlerden ödün vermeden , geri vites yapmadan , geri adım atmadan yaşamak ve EN ÖNEMLİSİ İYİ MÜZİK YAPMAK !! Konserlerinin gericiler tarafından basılması , sürekli saldırıya uğraması , Trt denen kurumun bugün olduğu gibi o günlerde de kendisine uyguladığı ambargo .. Senin anlayacağın karşımdaki adam bir zafer abidesi idi.. Bir kez daha hastası olduk .. Sonrası mı?

Sonrasında bu kitaptan haberdar oldum ama çok geç kalmıştım .. Basımı tükenmişti ben almaya karar verdiğimde ..Uzun müddet aradım .. Sağolsun Nuhun Gemisi' nden Emir eline geçer geçmez bir tel çaktı bana .. Koşarak gittim aldım , 2 günde hatmettim ..

- BÜYÜKSÜN ERKİN BABA !!! HEM DE ÇOK BÜYÜKSÜN!! -

Şimdilerde yapılmamıştır , yok öyle şey diyen dingillerin gölge düşürmeye , itibarsızlaştırmaya çalıştığı Kurtuluş Savaşımızın lideri "SARIŞIN KURT" ' un yanında bu savaşa katılıp savaşmış bir osmanlı paşasının torunu BABA!! Sanatla uğraşan bir ana babanın evladı .. Küçük yaşta piyano çalmayı öğrenmiş .. Elvis'leri dinleyip müzik yapıcam ben diyip , aileye resti çekmiş , Almanya' ya gitmiş John Lenon'larla takılmış aynı masaya oturmuş , aynı studyoya girmiş bir adam .. Bugün bizim camiada karşısına geçip önünü iliklemeyecek adam çıkmaz !! Tartışmasız BABA' dır .. Yurt dışında çaldığım pek çok festivalde sohbet ettiğim gavur tayfanın %90 ' ı hem Onu hem Selda Bağcan ' ı sormuşlardır bana .. Bugün H&M 'den deri montları , riderları çekip kırmızı ruj , morcivert kalemi , sürmeyi gözüne çekip asilik asalettir diye sokaklara dökülen , Psychedelic Rock dinliyorum ben diye gezen tatlı su metalcisi kızlarımız ortalarda yokken O bu işleri yaptı .. Türk müziği ile rock müziği sentezlediğinde ,bu işin yıllar sonra Psychedelic denecek tarz olarak anılacağını bilmeden yaptı .. Herşey bir yana bir şarkı sözü var ki bana kattığı değerler arasında sanırım en büyüğü o oldu ..

"NAMERT İLE OTURUPTA BİR SOFRADA YEMEK YEME
YOLA ÇIKAYIM DEME SAYIN ARKADAŞIM OSMAN ..."

Koymadık O'nun sayesinde NAMERDİ ortamımıza ..

Kitabı okuduğumda bir de güzel sürprize denk geldim ..BABA da benim gibi bir Aziz Nesin sevdalısı !!! HAHAHAHAHA =)) Sevilme mi bu adam yaa !!!?!?!? BÜYÜKSÜN ERKİN BABA !!! HEM DE ÇOK BÜYÜKSÜN!!

TANKLI , TOPLU , TÜFEKLİ , MİTRALYÖZLÜ ROKETLİ BİR DE DİP NOT :

Yeri geldi yazmazsam kahrederim kendime .. Dangalak bir gazeteci Baba'yı yermek için zamanında hepimizin bildiği o beyaz gitarına 30 (YAZIYLA OTUZ ZOHAHAAHAHAHAHA !!! ) liralık gitar yazmıştı .. ULAN HÖDÜK!!! O GİTAR ,1961 MODEL GIBSON SG LES PAUL "CUSTOM" VE (bakın buraya dikkat!!!) "SERİ NUMARASIYLA" ÜRETİLDİ.. !!! Ben yazmaya utanıyorum burda !! '61 in ilk yarısında seri numara ile üretilen ultra limited seriye ait .. Antika kategorisindedir .. O GİTARIN BUGÜN FİYATI "YOOOOOOKKKKKK!!!!!" SÜLALEN, DOĞMUŞ DOĞMAMIŞ TÜM TORUNLARIN İÇ ORGANLARINIZI SATSANIZ ,YÜZYILLARCA DİLENSENİZ BIRAK ALMAYI DOKUNAMAZSINIZ O GİTARA !! BABA' daki gitarın seri nosu : 10965!! Akıllı olsun herkes !!! Aklınızı alırım !! Böylece BABA çalarken niçin kemerininin tokasını yana çekiyor sorusu soracaklar siz de cevabınızı aldınız ... Çizilmesin diye!! Ayrıca Les Paul serisi HAYVAN GİBİ ağır gitardır .. Tonu eşsizdir , çok unique tir ama ağır olduğundan pek tercih edilmez ..O gitarı 77 (YAZIYLA YETMİŞ YEDİ) yaşında bir adamın sahneye çıkıp çalması ÇOK AMA ÇOK AFEDERSİNİZ "GÖT" ister !!!


VEEEEEE KAFASINA PORTAKAL ATTIĞIM İLK AŞKIM İÇİN O ZAMANLAR ÜZÜLEREK DİNLEDİĞİM "SÖYLENİR BANA" PARCASI İÇİN ŞARKI SÖZÜ VE LİNK..

https://www.youtube.com/watch?v=-OYaYVofblc

Sönük kalır mehtap bile
Yanakların benzer güle
Güzelliğin dillden dile
Söylenir bana, söylenir bana

Yanıyor kalbim senin aşkınla (ZOHAHAHA!)
Dertlere düşürdün, bir bakışınla(?!?!?! =) )
Öldürme derdinle, bu "genç yaşımda"( LKFJADSŞLKFJ=) )

Düşman gibi görme beni (PORTAKAL ATTACK!!)
Kalbe vurma hançerini
Kül eden bu ateşini
Sen Verdin bana, sen Verdin bana

Ben acı çeksem kim derman olur?
Gözlerimin yaşı akar sel olur
Derdime bir çare bulsan ne olur

Gözüm görmez hiç bir şeyi
Unutturdun sen her şeyi
Yar seninle sevişmeyi (?!?!?!?!?!? )
Çok görme bana, çok görme bana

İŞTE BÖYLEEEEE... =))

SON EKLEME:

ALIN SİZE TUCO ve meşhur servisçimiz SUB ZERO ALİ =)) (hangisi sensin diye soranlara cevap verilmeyecektir =) )

https://i.hizliresim.com/PDkpGb.jpg

İŞTE CHOSE YOUR DESTINY DEDİĞİM AN .. TABİİ Kİ "SOL"DAN DEVAM ETTİK !!

https://i.hizliresim.com/BzPEWj.jpg
429 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
erkin babanın dilinden kendi hikayesi. okurken onun sesini, kelimelere basa basa konuşmasını zihninizde yansıtın :) inanılmaz derecede keyifli olan bu kitabı, harbiye açık havada verdiği 50.yıl konserinden sonra, kuliste kendisine imzalatabilmiştim (oleyyy :)))

Yazarın biyografisi

Adı:
Erkin Koray
Unvan:
Türk Rock Anadolu Rock Sanatçısı.
Doğum:
Kadıköy/istanbul, 1941
Erkin Koray (d. 24 Haziran 1941; Kadıköy, İstanbul), Türk Rock Anadolu rock sanatçısı.
Anadolu rock ve hard rock türünde özgün eserler vermiş olmakla birlikte bir çok türküyü yeniden düzenlemiştir.
Özgün çalışmaları, doğu ve batı müziklerinde yaptığı çalışmalarla birçok müzisyeni etkilemiştir. Cemalim, Köprüden Geçti Gelin gibi çalışmaları ile Türk halk müziği, Nihansın Dideden, Kıskanırım gibi parçalar ile Türk sanat müziği eserlerini yorumlayarak Türk Rock müzik tarzının en önemli eserlerini vermiştir.
Şaşkın (Ala Ain Moulayiteen) (Dabke), Estarabim, Çöpçüler, Fesuphanallah gibi geniş kitlelerin beğenisini kazanan Arabesk-rock parçaların yanında, Mesafeler, Yağmur gibi psychedelic rock'a uzanan ve Krallar,"Akrebin Gözleri","Öfke" gibi metal müzik olarak nitelendirilebilen birçok önemli çalışmaya imza atmıştır. 1960´larin sonuna dogru, bağlamanın sesini müzik yapilan mekânlarda daha çok duyurmak ve rock müziğinde de kullanabilmek için elektro bağlamayı icat etti.

Hayatı

24 Haziran 1941 tarihinde İstanbul'da doğdu. Küçük yaşlarda, piyano öğretmeni olan annesi Vecihe Koray'dan piyano öğrendi, daha sonra gitar çalmaya başladı. İstanbul Alman Lisesi'nde eğitim gördüğü 50'li yılların ikinci yarısında , arkadaşları ile kurduğu amatör topluluk olan Erkin Koray ve Ritimcileri ile dönemin güncel parçalarını çalmaya başladı. Lise eğitiminin ardından 60'lı yılların başına dek çalışmalarını yarı amatör yarı profesyonel olarak sürdürdü.
1959 yılında ilk grubu Erkin Koray Ve Ritimcileri'ni kurdu. 1962 yılında çeşitli müzikli mekânlarda programlar yaptığı sıralarda aldığı bir teklif ile bir yüzünde Bir Eylül Akşamı, diğer yüzünde It's So Long adlı İngilizce parça bulunan ilk 45'liğini yaptı. Erkin Koray askerliğini 1963-1965 yılları arasında Ankara'da Hava Kuvvetleri Caz Orkestrası'nda Solist ve Gitarist olarak yaptı.
Terhisi sonrasında Almanya'nın Hamburg şehrine giden Erkin Koray 1966 yılında Türkiye'ye dönüşünden sonra Erkin Koray Dörtlüsü adlı grubu kurdu. 1967 yılında basılan, bir yüzünde "Kızları da Alın Askere", diğer yüzünde "Aşk Oyunu" adlı parçalar bulunan 45'liği ile önemli başarı kazandı. Özellikle "Kızları da Alın Askere" parçası Erkin Koray'ın geniş kitleler tarafından tanınmasında önemli rol oynamıştır.
1968 yılında, Hürriyet Gazetesi tarafından yapılan "Altın Mikrofon" yarışmasına katıldı. Bu yarışmada 4. olan Erkin Koray'ın yarışmadaki şarkıları "Meçhul" ve "Çiçek Dağı" daha sonra bir plak şirketi tarafından piyasaya çıkarılarak 800 bin adet gibi büyük tiraj yaptı. Grubu ile bir yandan konser verdi, bir yandan da Klüp, Bar gibi çeşitli müzikli mekânlarda çalışmaya devam etti.
Bu ilk önemli başarıyı, 60'lı yılların sonlarına dek ardı ardına gelen: "Anma Arkadaş", "Hop Hop Gelsin", "Sana Bir Şeyler Olmuş", "Seni Her Gördüğümde" gibi hepsi büyük beğeni toplayan parçalar takip etmiştir.
1969 yılında kurduğu Yeraltı Dörtlüsü adlı grubu ile Türkiye'de ilk "Underground" müzik akımının öncüsü oldu. 70'li yılların başlarına gelindiğinde Koray Türkiye'de oldukça geniş bir dinleyici kitlesine sahiptir ve kendine özgü müzik çizgisi belirginleşmiş durumdadır.
1971'de Erkin Koray Süper Grup, 1972'de Ter gruplarını kuran Koray , 1970-1974 yılları arasında Türkiye müzik listelerinde üst sıralarda yer alan klasikleşmiş birçok esere imza atmıştır. "İlahi Morluk", "Aşka İnanmıyorum", "Mesafeler", "Züleyha", "Silinmeyen Hatıralar", 1974'te "Şaşkın", "Fesuphanallah" bu dönem eserlerindendir.
Erkin Koray 1974-1984 yılları arasında kısa sürelerle Türkiye'ye gelişleri dışında Hollanda, Almanya ve Kanada'da yaşadı. Hakkında pek fazla bilgi olmayan bu dönemde, "Estarabim", "Arap Saçı" gibi çok bilinen eserleri yayımladı. Koray 1977 yılında kurduğu Erkin Koray Tutkusu adlı LP ve aynı adlı gruptan sonra, kısa süreli beraberlikler dışında başka grup kurmamıştır.

1980'ler

Erkin Koray, 1982'de Benden Sana albümünü yayınladı. Albümün bir kısmını Almanya'da Köln ve Hamburg'da kaydederken bir kısmını da İstanbul'da kaydetti. Albümde Koray'a, Haluk Taşoğlu ve Sedat Avcı'nın yanı sıra Hint müzisyen Harpal Singh de destek verdi. Albümdeki şarkıların bir kısmı (Meyhanede, Öyle Bir Geçer, Sayın Arkadaşım Osman) Hint müzisyenlerin bestelerine Erkin Koray'ın Türkçe yazdığı sözlerden oluşur.
Bir sene sonra ise İlla Ki albümünü yayınladı. Bu albüm içindeki şarkılar kadar, Nuri Kurtcebe'nin çizdiği albüm kapağı ve plak versiyonunun şeffaf olmasıyla da dikkat çekiyordu. Miksajı Köln'de yapılan albümde İlla Ki, Deli Kadın, Tek Başına gibi hit şarkıların yanında Kızları da Alın Askere ve Hop Hop Gelsin gibi eski şarkıların da yeni yorumları yer alıyordu.
Türkiye'ye kesin dönüşünün ardından, ailevi sorunlarından dolayı kendisi için pek verimli geçmeyen 1985-1990 yılları arasında belki en çok bilinen çalışması olan Çöpçüler ile büyük bir çıkış yaptı. Çöpçüler'in de yer aldığı Ceylan 1985'te yayınlandı. Albümde Erkin Koray, çoğu enstrümanı kendi çalmıştı. Bu dönemde, devrin modasına uyarak piyanist-şarkıcı olarak bir restoranda müzik yapmaya başladı; nedeni olarak da "para kazanması gerektiği" olduğunu belirtti.
Bu dönemin diğer bir önemli ve özgün eserlerinden biri de 1986'da yayınlanan Gaddar albümü oldu. Anılan maddi sıkıntılar, sanatçıyı tek bir sentezleyici eşliğinde kaydedilen Çukulatam Benim (1987) gibi düşük bütçeli yapımlara zorlamıştır. Bu albümde de Şaşkın ve Sana Bir Şeyler Olmuş şarkılarının taverna müziği tadındaki yorumları bulunmaktaydı. 1989'da Hay Yam Yam albümü çıktı. Bu albümde klip çektiği Hayat Katarı şarkısı Kemal Sunal filmi Abuk Subuk Bir Film filminde kullanılmıştı. 1990 yılında yayınladığı Tamam Artık albümü de önceki albümlerinden farklı olmayan bir şekilde eski ve yeni şarkıların karışık bulunduğu bir albüm oldu.
Erkin Koray'ın hayatı genellikle ekonomik sıkıntılarla geçmiştir. Yaptığı çıkışlar, son derece popüler olan çalışmaları onu maddi açıdan rahatlatmaya yetmemiştir. Müziği kendine yaşam biçimi olarak seçmiş olan Koray ve dönemdaşı birçok özgün sanatçı, o dönemlerde belirsiz olan telif hakları, sınırlı çalışma olanakları, sağlıksız bir yapıya sahip olan müzik piyasası ve müzik dinleyicisinin düşük alım gücü gibi nedenlerle bu sıkıntılardan kurtulamamışlardır. Bunlardan bazıları küserek müziği bırakmışlar ve daha iyi maddi koşullar elde edebilecekleri işler ile uğraşmışlardır. Erkin Koray telif hakları en çok ihlal edilmiş sanatçılarımızdan biri olmuştur. Bu nedenlerle nerede ise hiçbir zaman arzu ettiği yapımları gerçekleştirecek parasal kaynak bulamamıştır.
Yenilikçi, sentezci, deneyci bir müzik çizgisi olan Erkin Koray; sıradışı şarkı sözleri, kendine özgü vokal biçemi, uzun saçları, özgün kıyafetleri ve bunun gibi daha birçok nedenle dönemin yayın tekeli olan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu TRT tarafından dışlanmıştır. Eserlerinin nerede ise tamamı yakın zamanlara kadar, TRT denetimi tarafından yayımlanmaya uygun görülmemiştir. Bu durum ülkemizde özel yayın kuruluşlarının ortaya çıkışına kadar süregelmiş ve Koray'ın dinleyici kitlesinin sınırlı kalmasına yol açmıştır.

1990'lar

1990 - 1993 yıllarında, genelde Öyle Bir Geçer, Arapsaçı, Fesupanallah, Şaşkın, Sevince ve Yalnızlar Rıhtımı vb. hitleri içeren bir toplama albüm serisi ve bir de Best Of piyasaya sürdü. 1990'da yayınladığı Tamam Artık albümünden sonra bir sessizlik ve plak şirketlerine küskünlük dönemine giren sanatçı, 1991'de Tek Başına Konser adlı konser kayıtlarından oluşan dışında albüm çalışmalarına ara verdi.
1996 yılına kadar süren bu sessizlik, iddialı ve görece yüksek bütçeli Gün Ola Harman Ola albümü ile bozulmuştur. Büyük satış başarısı göstermeyen ancak eleştirmenlerce olumlu eleştiriler alan bu çalışmayı 1999 yılında yayımlanan Devlerin Nefesi adlı son albümü takip etmiştir.
2010'lu yıllara geldiğimizde ise Erkin Koray'ı, 7'sinden 70'ine kadar uzanan bir dinleyici yelpazesi içinde, tıklım tıklım dolu salonlarda konserler veren bir "Erkin Baba" olarak görüyoruz.
Bu arada, dünya çapında bir üne kavuşmuş olan Erkin Baba'nın eserleri, LP, CD ve DVD olarak yakında Amerika Birleşik Devletleri'nde piyasaya çıkacak.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 9 okur okudu.
  • 7 okur okuyacak.