1000Kitap Logosu
Ernest Hemingway

Ernest Hemingway

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.0
9,5bin Kişi
35,1bin
Okunma
2.880
Beğeni
57,4bin
Gösterim
Unvan
ABD'li Romancı, Kısa-hikâyeci ve Gazeteci
Doğum
Oak Park, İllinois, ADB, 21 Temmuz 1899
Ölüm
Ketchum, İdaho, ABD, 2 Temmuz 1961
Yaşamı
Oak Park, İllinois'de doğdu. Hemingway, beş çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi. Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştı. Çocukluğunda eski bir müzisyen olan annesinden müzik dersleri aldı. İlk makalelerini lise yıllarında okul gazetesi olan Trapeze'de yayınladı. Yazılarında daha çok Ring Lardner etkisi gözlemleniyordu. 1917 yılında liseyi bitirdi. Lisenin ardından ailesinin isteğinin tersine üniversiteye gitmek yerine Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı. Hemingway'in liseden mezun olduğu bu yıllarda Avrupa'da I. Dünya Savaşı başlamıştı. ABD o yıllarda savaş konusunda tarafsız kalsa da daha sonra Nisan 1917 de savaşa girmesinin ardından Hemingway de orduya katılmak için başvurdu. Fakat Hemingway sol gözündeki bozukluktan dolayı orduya alınamadı. Ardından 1917 sonlarına doğru Kızılhaç'ın da gönüllü aldığını duyduğunda ilk başvuranlar arasındaydı. Ocak 1918'de Hemingway'in başvurusu kabul edildi ve ambulans şoförü olarak göreve alındı. Kızılhaç'ta çalışmaya başlar başlamaz gazetedeki işinden ayrıldı. Gazetede kaldığı kısa zaman içerisinde birçok yöntem ve de teknik öğrendi. Daha sonraki yıllarda o günleri "Gazetecilik yıllarında öğrendiğim kurallar en güzelleri idi ve de tüm yazarlık hayatım boyunca onları unutamadım" şeklinde hatırlayacaktı. Avrupa'da ilk olarak vardığı şehir Paris oldu. Orduda bir süre normal bir görevli olarak çalışmasının ardından ambulans şoförlüğüne geçti. 8 Haziran 1918 de birkaç adım ilerisinde patlayan bir Avusturya topu yüzünden ağır şekilde yaralandı. Yardım etmeye çalıştığı İtalyanlardan bir tanesi ölürken diğeri bacaklarını kaybetti. Aynı olay esnasında başka yaralı bir İtalyan askerini cepheye taşımaya çalışırken bacaklarından yaralandı. Yaşananların ardından İtalyan gazetelerinde kahraman olarak ilan edilip, İtalyan hükümeti tarafından Gümüş Onur Madalyası ile ödüllendirildi. Hemingway bu olayı bir mektubunda arkadaşına şu şekilde anlatıyordu: "Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu." Hemingway bu olayların ardından Milan’da bir hastanede tedavisini tamamlarken hemşire Agnes von Kurawsky ile tanıştı. Bu da onun ölümsüz eserlerinden olan "Silahlara Veda" (A Farewell to Arms) adlı eserini yazmasını sağladı. Tekrar ABD'ye dönen yazar ailesinin iş bulması için yaptığı baskılara rağmen sakatlığından dolayı ordunun verdiği parayla bir yıl kadar işsiz olarak yaşadı. Daha sonra 1921 yılında eşi Hadley Richardson ile tanıştı ve evlendi. Aynı yıl içerisinde Chicago'ya göçtü. Toronto'da bulunan Daily Star adlı gazetede yazmaya başladı. Gazetede iş bulduktan sonra ilk iş olarak Paris'e taşındı. Paris yıllarında birçok yazarla tanıştı. Kendisine yavaş yavaş da olsa bir isim yapmaya çalıştı ama 1923 yılında eşinin hamile olduğunu fark edince çocuklarının Kuzey Amerika'da doğması için Amerika'ya döndüler. 1924 yılında ilk çocukları doğdu. Hemingway ailesi 1924'te tekrar Paris'e döndü. 1925-1929 yılına kadar olan dönemde Hemingway kendi yazarlık yıllarının en güzel örneklerini verdi. Bu yıllarda hiç tanınmayan bir yazarken birden bire dünyanın en ünlü yazarları arasında girdi. İlk basılan romanı olan "Güneş de Doğar" adlı kitabı bu yıllarda basıldı. "Güneş de Doğar" adlı eserinde savaş yorgunu bir askerin anılarını anlatan Hemingway 1929 yılında basılan "Silahlara Veda" adlı eseri ile çok büyük yol kaydetti. "Silahlara Veda"da yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getiriyordu. Hemingway böylelikle savaşında anlamsızlığına değinmeyi amaçlıyordu. 1931'de Avrupa anılarından olan İspanya yıllarına dair "Öğleden Sonra Ölüm" adlı kitabını yazdı. Afrika'da yaptığı turla ilgili yazılarını ise Afrika'nın Yeşil Tepeleri adlı kitabında topladı. 1940 yılında ise en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini yazdı ve mesleğinde artık zirveye ulaştı. 1942'de Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne girdi. 1944'te Fransa çıkartmasına katıldı ve de Paris'in kurtuluşuna şahit oldu. 1950'de çok da başarılı olmayan "Irmaktan Öteye ve Ağaçların İçine" adlı eserlerini yazdı. 1952'de gerçek başyapıtı olan "Yaşlı Adam ve Deniz" adlı eserini yazdı. Bu kitapta insanın yaşama nasıl bağlanması gerektiği ve de aslında insan yaşamında her şeyin boş olduğuna dair olan fikirlerini belirtti. 1953'te aynı eseri ile Pulitzer Ödülünü aldı. 1954'te ise Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Hemingway tutkulu bir yaşamın ardından 1961 yılında Ketchum/Idaho'da kendini av tüfeği ile vurarak yaşamına son verdi. Fidel Castro ile kurduğu dostluk ve Castro'nun kişiliği onu çok etkilemiştir. Fidel Castro Hemingway'in ölümünün ardından, başkent Havana'da adına bir anıt yaptırmıştır.
Yaşlı Adam ve Deniz
OKUYACAKLARIMA EKLE
Silahlara Veda
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kilimanjaro'nun Karları
OKUYACAKLARIMA EKLE
Güneş de Doğar
OKUYACAKLARIMA EKLE
Yazmak Üzerine
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kadınsız Erkekler
OKUYACAKLARIMA EKLE
Ya Hep Ya Hiç
OKUYACAKLARIMA EKLE
Kazanana Ödül Yok
OKUYACAKLARIMA EKLE
Paris Bir Şenliktir
OKUYACAKLARIMA EKLE
Afrika'nın Yeşil Tepeleri
OKUYACAKLARIMA EKLE
Yenilmeyen Adam
OKUYACAKLARIMA EKLE
Akıntı Adaları
OKUYACAKLARIMA EKLE
Irmağı Geçmek
OKUYACAKLARIMA EKLE
Neslihan TÜRKMEN
Yaşlı Adam ve Deniz'i inceledi.
148 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
"Talih çok değişik biçimlerde çıkar insanın karşısına, kim tanıyabilir onu?" "Her şeyi ihtiyardı balıkçının-yenilgi nedir bilmeyen, neşeli, deniz rengi gözlerinden başka. " Santiago; yalnız ve yoksul yaşlı bir adamdı. Yaşlı ama güçlüydü gerçi. Hayatın, yeni bir günün ona getireceklerine dair hep iyi umutları vardı.  Sabırlıydı. Kolay kolay umudunu yitirenlerden değildi o. Yıllardır bu benim işim dediği bir işi de vardı. Balıkçıydı. Bu iş için doğduğunu söylüyordu. Okyanusa açıldığı günlerden birinde ise durmadan kürek çekti yaşlı adam. Eli boş döndüğü günlerin ardından bunu yapması gerektiğini ve pes etmeden durgun geçen günlerin üzerine bir perde çekmesi gerektiğini biliyordu.. Ve sonunda sabırla beklerken oltasına bir balık takıldı. Balığın ne olduğunu bile görememişti yaşlı adam ama büyük olduğunu tahmin ediyordu. Dakikalar ve saatler geçti. Balık inatçı bir şekilde onun teknesini ilerletiyordu. Kara ise görünmez olmuştu artık.. Bazen tuttuğu balığa hayran bazen de ona sinirli bir şekilde denizde yol aldı Santiago. Hem yalnızdı hem de değildi. Denizde tek olsa da yalnız hissetmiyordu kendini. Yoldaşları olan canlılar vardı. Ayrıca düşünceleri de hep onunla birlikteydi.. İnatçı bir balık ve inatçı yaşlı bir adam.. Kolay olmayan bu mücadelenin sonucunda talih kimin yanında olacak? Uçsuz bucaksız denizde, yaşlı bir adamın oradan oraya savrulan düşünceleri eşliğinde bir yolculuk.. Yaşlı Adam ve Deniz; umut etmek, sabretmek ve kararlılık hakkında güzel bir hikaye sunuyor okuyuculara. Her günün umut dolu yeni bir yolculuk olduğunu gösteriyor. Pes etmemenin ve çabalamanın önemini vurguluyor. Ayrıca her yolculuğun bir sonu olduğunu ancak her zaman istediğimiz gibi sonuçlanamayacağına da işaret ediyor. Ama zaten önemli olan ulaşılan son olmuyor her zaman. Bazen en önemlisi yolculuğun kendisi yani süreç oluyor. Bu konuda Ernest Hemingway'in kitabı da bizlere güzel bir örnek sunuyor. Santiago gibi her gün bizler de birçok şey için mücadele veriyoruz. Bazıları iyi bazıları ise kötü sonuçlanıyor. Pes etmeye çok yakın, umutsuz olduğumuz zamanlar da oluyor. İşte tam o anlarda bu yaşlı adamı hatırlamak belki gücünüzü tekrar kazanmanıza neden olabilir.. Bir balıkçı hikayesinin bu kadar sürükleyici ve ilginç olabileceğini kim tahmin edebilirdi? Açıkçası ben beklemiyordum. Yaşlı Adam ve Deniz; okuması kolay, sade ve akıcı bir kitap. Betimlemeleriyle de hissettirilmek istenen atmosferi ve mücadeleyi tam anlamıyla yaşatabilen bir kitap. Keyifli okumalar.
Yaşlı Adam ve Deniz
8.0/10
· 19,5bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
4
244
Kemal Berkay Buran
Yaşlı Adam ve Deniz'i inceledi.
148 syf.
·
4 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
YAŞLI ADAM VE DENİZ İNCELEME
Denizcilik ile ilgili kitapların yeri bende her zaman ayrı olmuştur.Benim için hep torpilli sınıfına girerler. Ama bazı eserler var ki yazarına Pulitzer ödülü ve daha ileride de Nobel Ödülü kazandıran, onlar gerçekten de torpili hak etmeden en üst seviye sınıfından giriş yapıyorlar listeme.İşte bu kitap da onlardan birisi oldu benim için. Dili son derece sade ve anlaşılır yazarımız Bay Hemingway’in. Bu yönden biraz Jack London’a benzettim kendisini. Üslubun sade olması sizi yanıltmasın kitap aslında öylesine derin ve öylesine metaforlarla dolu ki. Yaşlı adam aslında bizdik, Deniz aslında hayat, Yakalanan büyük balık da büyük hayallerimiz. O büyük hayalleri elde edebilmek için denizin açıklarına gitmesi gerekiyordu yaşlı Santiago’nun. Bazı riskler alması gerekiyordu ve o riskler karşılığını da verdi balığı yakaladı ama ne uğruna? Sonrasında bir anlamı kalmadı çünkü yetersiz teçhizatla ve yalnız başına gelmişti. Yenilmedim aslında belki biraz fazla açıldım diyerek bana biraz filozof Epiktetos’u hatırlattı. Onun düşünceleri de şu şekildeydi: “Senin yenilgin hakikatın yenilişi demek değildir.Yenilen, yalnız senin ölçüsüzlüğün ve dalaletindir. Halbuki kaleyi bekleyen nöbetçiler, yanlarına gelen herkese parolayı sorarlar. Sen de hayal gücüne gelen şeylere parolayı sorsaydın, baskına uğramazdın!” Ayrıca büyük hayallerimizi gerçekleştirmek için hepimizin yalnız olduğu gerçeğini tekrardan yüzümüze vuruyor kitap. Her ne kadar bizim çok sevdiğimiz veya bizi seven insanlar olsa da bazı merdivenlerin yalnız çıkılması gerekiyor. Hayallerimize giden yoldaki yalnızlığımız hakkında internet sitemdeki yazıyı da buradan okuyabilirsiniz: kemalistmanifesto.com/2019/03/yakn-arkada... İnsanoğlu olarak birbirimizle empati yapmayı zaten unutmaya başladığımız bu dünyada, Kitaptaki Yaşlı Adamımız Santiago doğa ile o kadar güzel empati yapıyor ki. Balık nasıl balık olmak için yaratıldıysa ben de balıkçı olmak için yaratılmışım diyerek kendini ifade ediyor; Avladığında bile balıktan özür dileyerek. Sonuç olarak Yaşlı Adam ve Deniz benim çok beğendiğim bir kitap oldu. Evet belki herkese göre olmayabilir belki bazı insanlara göre sıkıcı geliyor olabilir ama ben keşke bir oturuşta bitirseymişim dediğim bir eserle bir yazarla tanışmış oldum. Kesinlikle okuduğum için memnun kaldım.
Yaşlı Adam ve Deniz
8.0/10
· 19,5bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
16
325
Muge
Yaşlı Adam ve Deniz'i inceledi.
148 syf.
·
7 günde
·
8/10 puan
Kitabı bitireli iki gün oldu ve bugün daha önce yapılan incelemeleri okumak istedim. Ve evet onları okurken bir aydınlanma yaşadım. Ben kitap bittiğinde yaşlı adamımız kılıçbalığını köpekbalıklarına kaptırdığı için yenildi diye yorumlamıştım. Halbuki çok daha önemli olan bir şeyi kaçırmışım, farketmemişim; adamımız yaşamının en büyük balığını tuttu. Yani başardı. “Önemli olan gittiğimiz durak değil, yoldur” diyormuş aslında kitap. Bakış açımı değiştirmem gerektiğini anlamama vesile olduğunuz için teşekkürler. Umarım uygulayabilirim de...
Yaşlı Adam ve Deniz
8.0/10
· 19,5bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
53