Ernst W. Heine

Ernst W. Heine

Yazar
8.3/10
130 Kişi
·
445
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.577
Gösterim
Adı:
Ernst W. Heine
Unvan:
Alman Mimar, Yazar
Doğum:
Berlin, Almanya, 1940
Aslen mimar olup sonradan yazarlığa başlayan 1940 Berlin doğumlu Alman yazar. Uzun süre Güney Afrika ve Suudi Arabistan'da mimarlık yapmıştır. Halen Bavyera'da yazar olarak hayatını sürdürmektedir.
İnsan üç şeyi geri alamıyor:Yaydan çıkan oku,düşünmeden konuşulan sözü ve kaçırılan fırsatı
“İnsanlar hayvanlardan daha aptal” dedi adam. “Önce para kazanmak için sağlıklarını feda ediyorlar. Sonra da sağlıklarını tekrar kazanmak için paralarını feda ediyorlar. İnanın bana aptallıkta bir hastalıktır”
Ernst W. Heine
Sayfa 47 - Yurt kitap - yayın
İnsanın mutlu olabilmek için ne kadar az şeye ihtiyacı var! Yumuşak bir yatakta, ağrısız bir uykuya dalmaktan daha güzel ne olabilir...
Ernst W. Heine
Sayfa 38 - Zackharias
-Peki eğer Tanrı yoksa geriye ne kalıyor?”

-Sen. Eskisinden daha da büyük olarak sen kalıyorsun geriye. Çünkü artık ipleri Tanrının elinde olan bir piyon değilsin. Güneşin her doğuşunda kutsallık bulunur. Kutsallık yağmurdadır, kutsallık dağların zirvesindedir, çöllerin derinliklerindedir. Kutsallık yaşlı ağaçlardadır, mağrur çehrelerdedir, her tatlı su kaynağındadır. Kutsallık başkalarına armağan ettiğimiz gülüştedir, döktüğümüz yaşlardadır. Çocuklarımızın gülümseyişindedir. Dünya, insanı hayretten hayrete düşüren mucizelerle dolu. Mesela yıldızlarla kaplı gökyüzü, bunların en güzel örneği. Ve sen hala bir Tanrıya ihtiyaç duyuyorsun öyle mi? Yaşamın amacı Yaşamın ta kendisidir.
Bilgiye susamış olanlar için en değerli tavsiye şudur: Bak! Bakmak, düşünmekten de önemlidir. Bir deve kemiğinin niteliği üzerine kafa patlatan bir bilge, fazla düşünmekten görme yeteneğini yitirir. Günün birinde canlı bir deveyle karşılaştığı takdirde, ayrıntılara boğulmuş olduğu için onun bir deve olduğunu anlayamaz bile.
Arap rakamlarındaki dahice yenilik, sıfırın kullanılmaya başlanmasıydı. Sıfır, aslında rakam da olmayan, gizemli bir işarettir. Bir başka rakamın önüne veya arkasına konmasıyla, hiçlik veya sonsuzluk anlamına gelebilir. Çölün soyut Tanrısının doğası, sıfır kavramının içinde yaşamaktadır.
Günahkarlar Köyü'nün hikayesini biliyor musunuz? Bilmiyor musunuz? O halde kimin görmek için gözleri varsa, o görsün!” diyor ve devam ediyordu:

“Babasının ülkesini dolaşan Harun ür-Reşid, günün birinde sadece körlerin yaşadığı bir vadiye gelmiş. Bu insanların çocukları dünyaya kör olarak geliyormuş. Onlara as-Sabbabun, Günahkarlar deniliyordu. Ataları Tanrı'ya karşı günah işledikleri için, gözlerinin ışığının söndüğü söyleniyordu. Şimdi de sonsuz karanlığın zorluklarına bir katır teslimiyetiyle boyun eğiyorlardı. Aklı başında, dindar ve çalışkan insanlardı. Köylerine önemli bir misafir geldiğini duydukları zaman, tarladaki işlerini bırakarak Harun ür-Reşid'i dinlemeye koştular. Sesi kulaklarına o kadar güzel gelmişti ki onu karşılarında görür gibi oluyorlardı. Harun ür-Reşid, yanında bir de fil getirmişti. Körlerin hiçbiri daha önce böyle bir hayvanla karşılaşmamış olduğu için, ona elleriyle dokunmak istediler. Bu mucize hayvanın ne olduğunu anlayabilmek için birbirlerini eziyorlardı.

Ancak bu kargaşadan ürken fil şiddetli boru sesini benzeyen bir uyarı çığlığı attı. Bunun üzerinde kalabalık korkuyla geri çekildi ve güvenli bir mesafede saygıyla beklemeye başladı. Hayvanın karnına dokunmuş olanlar şöyle der: Fil, yumuşak derili büyük bir hayvandır. Dişlerine dokunmuş olanlar ise yeminle söyle dediler: Hayır, fil ince hatlı ve taş sertliğinde bir hayvandır. Hortumuna dokunmuş olanlar ise onu bir tür büyük yılan olarak tasvir ediyordu. Bacaklarına dokunmuş olanlara göre, fil denilen hayvan, kabukları çatlak içinde ağaç kütüklerini andırıyordu.

Böylece körlerin arasında sonu gelmez bir tartışma başladı. Köy birbiriyle asla anlaşamayan dört gruba ayrıldı, çünkü biri kendisinin haklı olduğunu düşünüyordu. Bir filin ne olduğunu kendi elleriyle dokunup anlamamışlar mıydı?

Gülüyorsunuz, dostlar.

Aptalların körlüğüne mi gülüyorsunuz?

Kısıtlı algılarımızla kavradığımızı düşündüğümüz şeylerin gerçek yapıları hakkında acaba ne biliyoruz? Gerçeğin tümünü anladığımıza emin miyiz?
390 syf.
·9/10
Tarihte böyle insanların yaşadığını bilmek ne acayip bir duygu. Sabbah'a büyük bir saygı duydum. Bir insanın aklına koyduğunda nelere gücünün yetebileceğinin en açık göstergesidir bu kitap benim için. Düşünün "koskoca devlet" bir şahsı,onun yarattığı fedailer dünyasını, devirebilmek için savaşıyor.
390 syf.
·25 günde·Beğendi·Puan vermedi
İçinde birden fazla özel sözler var.. Herkesin okuyup içinden illa bir anlam çıkaracağı bir eser. Okunması ve tavsiye edilmesi gereken bir kitap. ALAMUT
390 syf.
·Beğendi·8/10
Alamuta dönüş tam bir macera kitabı ve okuru içine haps etmeye çalışan bazen soluksuz okumanızı gerektiren bir kitap ve sizi maceraya çekmeye çalışan bir kitap kendinize dikkat edin
390 syf.
·Beğendi·10/10
Bir Alamut klasiği, bir Hasan Sabbah dahaa amaa her defasında okurkenn aynı heyecan, aynı merakk iştee:) Kesınlıkle tavsıye ediyorum, okumadan geçmemenizi önerdiğim kitaplardan biri :)
390 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Aşk mı ? Sen bu kelimenin ne anlama geldiğini bilmiyorsun. Aşkın ölçüsü,insanın bu uğurda yapmaya hazır olduğu fedakarlıktır. Sen şimdiye kadar kimin uğruna fedakarlıkta bulundun ki?
390 syf.
·17 günde·10/10
Hayal gücünüz olağan bir şekilde geliştiriyor. Bazı şeyleri düşünüp tartışmadan edemiyorsunuz ama kitabı okumadıysanız okuyun derim perspektif açınız hayal gücünüzle beraber daha güzel bir hal alıyor :)
390 syf.
·Beğendi·8/10
Müthiş derecede akıllara zarar zekasıyla İran'ı ve bütün dünyayı sarsmayı başaran Hassan Sabbah'ın ve fedailerinin, tapınak şövaliyeleriyle girmiş olduğu ilişkileri önümüze seriyor.
390 syf.
·Beğendi·8/10
Alamut'u, Hassan Sabbah'ı ve fedailerini , Hassan Sabbah'ın kurduğu gizli cenneti tanımak ve bunu ikiz kardeşi Hassan Sabbah'ın fedaisi olarak ölen kardeşinin peşinden giden Orlando'dan dinlemeye ne dersiniz?
390 syf.
·27 günde·Beğendi·8/10
İntihar eylemcilerinin nasıl bir ruh hali ile kendilerini feda edebildiklerini merak ederdim hep.Cevabını bu kitapta bulabilirsiniz.İçinde tarih,zeka,acımasızlık ve pek cok sey barindiran bir roman
390 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Hasan Sabah ve fedailerinin tarihsel yerini akıncı roman tadında sunan eser, sürekleyici, zevkle okunacak bir roman ....................... ......................

Yazarın biyografisi

Adı:
Ernst W. Heine
Unvan:
Alman Mimar, Yazar
Doğum:
Berlin, Almanya, 1940
Aslen mimar olup sonradan yazarlığa başlayan 1940 Berlin doğumlu Alman yazar. Uzun süre Güney Afrika ve Suudi Arabistan'da mimarlık yapmıştır. Halen Bavyera'da yazar olarak hayatını sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 445 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 98 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları