Erol Güngör

Erol Güngör

YazarÇevirmen
9.0/10
80 Kişi
·
289
Okunma
·
77
Beğeni
·
5.836
Gösterim
Adı:
Erol Güngör
Unvan:
Türk Sosyal Psikoloji Profesörü
Doğum:
Kırşehir, 25 Kasım 1938
Ölüm:
İstanbul, 24 Nisan 1983
1956 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk bölümüne kaydoldu. Burada hocası Fethi Gemuhluoğlu onu Mümtaz Turhan’la tanıştırdı. Mümtaz Turhan hocanın teşvikiyle hukuk fakültesinden ayrılıp İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne kaydını yaptırdı. 1961 yılında fakülteden mezun olan Güngör, 1975’te bu fakültede resmî göreve başladı. Fransızca ve İngilizce de öğrenen Erol Güngör, misafir profesör olan Hains’in asistanlığını yaptı ve onun ders notlarını Türkçeye çevirdi.

Tecrübî Psikoloji kürsüsünde asistan oldu. Bu sırada Türkiye’de yeni bir bilim dalı olan Sosyal Psikolojiye yöneldi. Bu disiplinin önemli eserlerinden Krech ve Crithfield'in Sosyal Psikoloji kitabını Türkçeye çevirdi. 1965'de “Kelâmî (Verbal) Yapılarda Estetik Organizasyon” adlı teziyle doktor oldu. 1966'da ABD Colorado Üniversitesinden tanınmış sosyal-psikolog Kenneth Hammond'un daveti üzerine Amerika'ya gitti. Bu üniversitenin Davranış Bilimleri Enstitüsünde milletlerarası bir ekibin araştırmalarına katıldı. Sosyal-psikoloji ders ve seminerlerini yürüttü. “Şahıslar arası İhtilafların Çözümünde Lisanın Rolü” konulu teziyle 1970 yılında doçent oldu. Akademik çalışmalarının yanı sıra çeşitli yerlerde yazılar yazmaya devam etti. Erol Güngör üniversitede verdiği derslerle, ilmi yayınlarıyla Türkiye'de sosyal-psikoloji dalını önemli bir saha haline getirdi. [kaynak belirtilmeli]Devlet Planlama Teşkilatı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’nın çeşitli komisyonlarında görev alan Güngör, 1978 yılında "Değerler Psikolojisi Üzerinde Araştırmalar" adlı teziyle profesör oldu. 1982 yılında YÖK tarafından Selçuk Üniversitesi’ne rektör tayin edildi ve bu görevi sırasında 24 Nisan 1983’te geçirdiği bir kalp krizi sonucunda öldü.

En verimli dönemi 70'li yıllardır. Hemen hemen bütün eserlerinde geleneği, halk, kültür, din ve şahsiyet ile yorumlamaktadır. Güngör'ün muhafazakârlığı statükoculuğa kapalı, değişimlere ve yenilikçiliğe açıktır.
Bütün filozoflar "iyi nedir" sorusuna karşı iyinin tarifini bulmaya kalkıştıkları için hataya düşmüşlerdir; çünkü "iyi" tarife gelen birşey değildir, yani kendinden başka birşeyle tarif edilemeyip sadece sezgi ile kavranabilir.
Çocuk yaşıtlarıyla oyun içinde karşılıklı münasebete girişince değişik roller alır; böylece kendisini zaman zaman başkalarının yerine koymuş olur. Değişik rollerde değişik tavırların gerektiğini anladığı zaman kendisiyle arkadaşlarının başka başka insanlar olduğunu, farklı düşüncelere sahip bulunduklarını daha kolay görür. Burada en önemli nokta çocuğun eşitliğe dayanan münasebetlere girmesidir.
Türk'ün vatan anlayışı için şöyle pratik bir formül bulabiliriz:
" Nerede evliya kabri varsa orası Türk toprağıdır.Evliyası olmayan yerde Türk de yok demektir; eğer olsaydı mutlaka içlerinden ya bir şehit,ya bir ulu kişi çıkardı ve halkın gönüllerini kendi kabri üstünde birleştirirdi."
Türk münevverlerinin kendi kültürlerine sırt çevirişi karşısında hayrete düşen Yugoslavyalı bir tarihçi bize şöyle demişti: "Öyle görünüyor ki Türklerden en son kurtulan siz oldunuz."
" Alman Profesör Alexander Rustow'un sokakta cıvıl cıvıl oyun oynayan çocuklara bakarak şöyle dediği söylenir :
-Sizin ne fevkalade eğitim sisteminiz var ki,şu parlak zekaları on yıl içinde işlemez hale getiriyor.( !!!!???? )..."
272 syf.
Merhum Erol Güngör hoca tarafından Türkçeye çevrilen harikulade bir eser. Dünyaya damgasını vurmuş olan Hükümdar, Kapital, Kavgam gibi önemli kitaplarla ilgili izahatlar var burada. Gerçekten de Dünyayı Değiştiren Kitaplarla karşılaşıyorsunuz.
272 syf.
Erol Güngör Hoca'nın çevirisiyle okuduğumuz bu kitap, günümüze kadar yaşamış ünlü insanların; bilim/siyaset/felsefe gibi alanlara olan katkılarını ve eksilerini anlatıyor. Kapsamlı incelenmiş, yer yer yazarın görüşlerine yer verilmiş. (Özellikle Hitler bölümünde) Kitapları birebir okumasanız dahi, haklarında epey bilgi edinebileceğiniz bir çalışma bu. Ve sizi sıkmayan kısa bölümlerle anlatılmış. Daha ne olsun. ^^
272 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Genç yaşta kaybettiğimiz,kendisi de bir sosyal psikolog olan yazarın bu kitabında Türkiye 'deki milliyetçilik düşüncesinin gelişmesi ve meseleleri anlatılıyor.Çok değişik yorumlara ve yanlış anlamaya müsait olan bu konuyu,harikulade bir şekilde izah ederek okuyucuyu aydınlatıyor.
Altı bölümden oluşan bu kitabın içerisinde başta milliyetçilik,halkçılık,milli kültür,din gibi konularda kafanıza takılan bütün sorulara cevap bulacaksınız.
Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
432 syf.
Bu kitap çok yönlü bir bilim adamı olan Erol Güngör Hoca'nın Türk Tarihine bakışını yansıtıyor. Kitabın çok hoş bir tarzı var; buna göre E.Güngör, bilimsellik ile edebiyatın arasında güzel bir yol tutturmuş ve böylece okunması keyif veren güzel bir eser çıkmış ortaya…
272 syf.
DÜNYAYI DEĞİŞTİREN KİTAPLAR
Niccolo Machiavelli: Hükümdar, Nutuklar;
Thomas Paine: Sağduyu, Akıl Çağı-The Reason;
Adam Smith: Milletlerin Zenginliği;
Thomas Matthus: Nüfus Artışı Üzerine Deneme;
Henry David Thoreau: Sivil İtaatsizlik;
Harriet Beecher Stowe: Tom Amcanın Kulübesi;
Karl Marx: Kapital;
Alfred T. Mahan: Tarihin Akışı Üzerine, Deniz Gücünün Etkisi;
Sir Harford J. Mackinder: Tarihin Coğrafi Mihveri;
Adolf Hitler: Kavgam;
Nicolaus Copernicus: Gök Kürelerinin Dönüşleri Üzerine;
William Harvey: İlmi Tıbbın Şafağı;
Sir İsaac Newton: Principia Mathematica;
Charles Darwin: Türlerin Kökeni;
Sigmund Freud: Rüyaların Yorumu;
Albert Einstein : Özel ve Genel İzafiyet Teorileri;
272 syf.
·56 günde·Beğendi·9/10
Erol GÜNGÖR'ün okuduğum ilk kitabı.1975 yılında kaleme alınmasına rağmen günümüze de hitap ediyor.Kitabın akıcı bir anlatımı var ama zaman zaman günümüzde kullanımına pek rastlamadığımız kelimelerle karşılaşıyorsunuz ve bu anlar için yanınızda bir sözlük bulundurmanızda fayda var.

Sosyolog olan yazarımız denemelerini de bu doğrultuda ele alarak olaylara daha çok sosyal psikoloji ağırlıklı yaklaşmış.Herhangi bir abartıya kaçmadan olabildiğine tarafsız bir dil kullanmış.Kitabın ismine baktığınızda daha çok milliyetçilik ağırlıklı(Siyasi anlamda) denemeler bekliyorsunuz fakat kitapta bu konuya fazla değinilmemiş.Yazar daha çok kültür milliyetçiliği üzerinde durmuş ve onu korumanın önemine vurgu yapmış.

Bunun dışında kitapta eğitim, din, Orta Doğu ve münevverler hakkında da doyurucu bilgiler içeren denemeler mevcut.Kitabı bitirdiğinizde "Tekrar okumam gerek" hissine kapılıyorsunuz.

Okurken harcadığınız zamanın hakkını verecek ender kitaplardan ve bir seferde hepsini anlaması zor olduğu için tekrar okunması gereken kitaplardan.
432 syf.
Türk adının ne anlama geldiğinden, Orta Asya da kurulan ilk Türk Devletlerinden Anadolu da kurulan ilk Türk Devletlerini geniş çapta ele alan, Osmanlı Devleti ile sonlandıran bir çerceve de ele alınmış. Tarihi sıkılmadan okumak isteyen okurların zevkle okuyacağı , sade dille yazılmış bir kitap.
488 syf.
·Beğendi·10/10
Merhum Erol Güngör O günkü sosyal meseleleri tam bir Türk gözü ile temâşâ edip , bu meseleler karşısında o günkü aydın (!) ların aldıkları pozisyonları değerlendirmektedir. O günkü meseleler el'an devam etmekte olup hocamızın dediği gibi mektep kaçkını gazeteciler yine sığlıkta ve cehalette zirveyi kimseye bırakmamaktalar.
264 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Esasen kitap ta bir mefkure olarak "İslam birliğinin " omurgası oluşturulmuştur . Dahası okuyucuya geçmiş ve gelecek ile ile ilgili ayrıntıları anlatılmış ve birikim üstünde düşünmeye davet edilmiştir . Benim en çok sevdiğim yer ise arnold Toynbee ile ilgili bir parafta anlatılanlar idi .
432 syf.
Tarihi detaya girmeden öğrenmek isteyenlere tavsiye ederim. Türk adının kökeninin ne anlama geldiğinden bahsedip Osmanlı Devletinin son dönemlerine kadar ele alınmış bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Erol Güngör
Unvan:
Türk Sosyal Psikoloji Profesörü
Doğum:
Kırşehir, 25 Kasım 1938
Ölüm:
İstanbul, 24 Nisan 1983
1956 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk bölümüne kaydoldu. Burada hocası Fethi Gemuhluoğlu onu Mümtaz Turhan’la tanıştırdı. Mümtaz Turhan hocanın teşvikiyle hukuk fakültesinden ayrılıp İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne kaydını yaptırdı. 1961 yılında fakülteden mezun olan Güngör, 1975’te bu fakültede resmî göreve başladı. Fransızca ve İngilizce de öğrenen Erol Güngör, misafir profesör olan Hains’in asistanlığını yaptı ve onun ders notlarını Türkçeye çevirdi.

Tecrübî Psikoloji kürsüsünde asistan oldu. Bu sırada Türkiye’de yeni bir bilim dalı olan Sosyal Psikolojiye yöneldi. Bu disiplinin önemli eserlerinden Krech ve Crithfield'in Sosyal Psikoloji kitabını Türkçeye çevirdi. 1965'de “Kelâmî (Verbal) Yapılarda Estetik Organizasyon” adlı teziyle doktor oldu. 1966'da ABD Colorado Üniversitesinden tanınmış sosyal-psikolog Kenneth Hammond'un daveti üzerine Amerika'ya gitti. Bu üniversitenin Davranış Bilimleri Enstitüsünde milletlerarası bir ekibin araştırmalarına katıldı. Sosyal-psikoloji ders ve seminerlerini yürüttü. “Şahıslar arası İhtilafların Çözümünde Lisanın Rolü” konulu teziyle 1970 yılında doçent oldu. Akademik çalışmalarının yanı sıra çeşitli yerlerde yazılar yazmaya devam etti. Erol Güngör üniversitede verdiği derslerle, ilmi yayınlarıyla Türkiye'de sosyal-psikoloji dalını önemli bir saha haline getirdi. [kaynak belirtilmeli]Devlet Planlama Teşkilatı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’nın çeşitli komisyonlarında görev alan Güngör, 1978 yılında "Değerler Psikolojisi Üzerinde Araştırmalar" adlı teziyle profesör oldu. 1982 yılında YÖK tarafından Selçuk Üniversitesi’ne rektör tayin edildi ve bu görevi sırasında 24 Nisan 1983’te geçirdiği bir kalp krizi sonucunda öldü.

En verimli dönemi 70'li yıllardır. Hemen hemen bütün eserlerinde geleneği, halk, kültür, din ve şahsiyet ile yorumlamaktadır. Güngör'ün muhafazakârlığı statükoculuğa kapalı, değişimlere ve yenilikçiliğe açıktır.

Yazar istatistikleri

  • 77 okur beğendi.
  • 289 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 231 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları