Ertuğrul Mavioğlu

Ertuğrul Mavioğlu

Yazar
7.8/10
4 Kişi
·
11
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.260
Gösterim
Adı:
Ertuğrul Mavioğlu
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum:
Adapazarı, 1961
1961'de Adapazarı'nda doğdu. Kendi kuşağının bütün çocukları gibi hızlı büyüdü. 1978'de kazandığı İİATİA Gazetecilik Yüksek Yüksek Okulu'ndan 8 yılda mezun olmasının vebali, 12 Eylül'ün boynundadır. Şimdilerde gazetecilik yapıyor. Öncesinde iki kez hapse girdi. 1980-1984 arası, cuntanın en pervasız yıllarını içeride geçirdi. Dört yıl sonra döndüğünde; adını bile değiştirdikleri okulunu, duvarlarını yazıladığı kentin sokaklarını, sokaklarda yürüyen insanları ve eski arkadaşlarını tanımakta zorlandı. İçinden darbe geçen ülkesine bir daha hiç alışamasa da, onu asla bırakamadı. Üç yıl serbest dolaştı; yetmedi. 1987'de yeniden hapse atıldığında 26 yaşındaydı. Dört yıl daha yattı; boynunu hiçbir zaman öne yatırmadı. Gadre uğratılmış gençliği için devletten alacaklı kaldı. Alacağını tahsil etmenin yolunu arıyor; bir gün elbet bulacak. ..
İnsan kendini hayvandan ayırmak için her zaman ve öncelikle zekâsıyla övündü mesela. Ya da “İnsan gülen hayvandır” diyerek kendisine çok özel ve naif payeler atfetti. Oysa insanı hayvandan farklı kılan hiç de bunlar değildi. İnsan ne kadar böbürlenirse böbürlensin, gülmeyi becermek ya da zekâsı onu özel kılmadı. Çünkü zekâsını türünü geliştirmeye değil, köleleştirmeye adadı. O yüzden dünya nüfusunun toplamıyla kıyaslandığında binde bir bile etmeyen küçücük bir kesim, dünyanın bütün zenginliklerinin yarısından fazlasını elinde tutarken, diğer binde 999, bir avuç efendiye kulluk etme yarışındalar.
Lev Tolstoy, henüz Hitler, Mussolini, Franko, Evren, Erdoğan gibiler henüz yeryüzünde yokken “Mezbahalar oldukça savaşlar sürecek” demişti. Henry Ford ise işçileri iliklerine kadar sömüren o pek meşhur fordist bant sistemini mezbahalardan ilham alarak keşfetmişti. Yani dikkat edilirse, insanı hayvandan aşağı kılan bütün özellikleri, insanın insana, insanın hayvana zulmü sayesinde gelişti. Zulüm ettikçe insan yüceldiğini, hükmettiğini, üstün olduğunu sandı. Ama gerçekte yeryüzünün tüm türleri içinde giderek dibe en yakın tür haline dönüştü.
Hayvan kurbanını yakaladığı zaman oracıkta parçalıyor, kendi karnını, belki yavrularının karnını tıka basa doyurduktan sonra, gövdenin artan parçasını akbabalara, çakallara kaptırmadıysa eğer bir ağacın tepesine ya da eşelediği bir toprağın içine gömerse kendini şanslı hissediyor. Örneğin aslan, karnı doymuş miskin miskin güneşlenirken, yanı başından hem de sürüyle geçen geyiği, zebrayı, karacayı bırakın, üzerine konan sineklere bile ilişmiyor. Oysa insanın derin dondurucusu var. Öldürüyor, yoluyor, yüzüyor, kesiyor, parçalıyor, kıyma yapıyor, paketliyor ardından da derin dondurucuya atıyor. Büyük bir açgözlülükle karnı tok da olsa öldürmekten geri durmuyor. Bir gün gelip tüketilmek üzere dolapları ağzına kadar dolduruyor, rafları işgal ediyor, sanki hemen yarın kıtlık baş gösterecekmiş gibi market arabalarını tepeleme dolduruyor, satın aldıklarını kilerine, buzdolabına tıka basa istifliyor. Üstelik ihtiyacının kaç katını depoladığının çoğu kez farkına bile varmıyor… Tıpkı yiyecekleri üst üste dizerken dünyanın bir köşesinde açlıktan karnı sırtına yapışmış insanların varlığının farkına varmadığı gibi…
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ertuğrul Mavioğlu
Unvan:
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum:
Adapazarı, 1961
1961'de Adapazarı'nda doğdu. Kendi kuşağının bütün çocukları gibi hızlı büyüdü. 1978'de kazandığı İİATİA Gazetecilik Yüksek Yüksek Okulu'ndan 8 yılda mezun olmasının vebali, 12 Eylül'ün boynundadır. Şimdilerde gazetecilik yapıyor. Öncesinde iki kez hapse girdi. 1980-1984 arası, cuntanın en pervasız yıllarını içeride geçirdi. Dört yıl sonra döndüğünde; adını bile değiştirdikleri okulunu, duvarlarını yazıladığı kentin sokaklarını, sokaklarda yürüyen insanları ve eski arkadaşlarını tanımakta zorlandı. İçinden darbe geçen ülkesine bir daha hiç alışamasa da, onu asla bırakamadı. Üç yıl serbest dolaştı; yetmedi. 1987'de yeniden hapse atıldığında 26 yaşındaydı. Dört yıl daha yattı; boynunu hiçbir zaman öne yatırmadı. Gadre uğratılmış gençliği için devletten alacaklı kaldı. Alacağını tahsil etmenin yolunu arıyor; bir gün elbet bulacak. ..

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 7 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.