Erzurumlu İbrahim Hakkı

Erzurumlu İbrahim Hakkı

Yazar
8.8/10
85 Kişi
·
199
Okunma
·
38
Beğeni
·
4.514
Gösterim
Adı:
Erzurumlu İbrahim Hakkı
Unvan:
Astronomi, Fizik, Psikoloji, Sosyoloji ve Din İle İlgili Pek Çok Çalışma Yapmıştır.
Doğum:
Erzurum, 1703
Ölüm:
Erzurum, 1780
Erzurumlu İbrahim Hakkı, 18 Mayıs 1703 yılında Erzurum'a bağlı Hasankale'de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlarda annesini ve daha sonra babasını yitiren İbrahim Hakkı, bir süre amcasının yanında kalmış, bu süre içinde eğitimine devam etmiştir. 1747 tarihinde İstanbul'a gelerek Sultan I. Mahmut ile görüşmüştür. Yeniden Erzurum'a dönen İbrahim Hakkı, sürekli olarak dinî ve bilimsel konularla ilgilenmiş ve 1780 yılında rahatsızlanarak aynı yılın 22 Haziran günü vefat etmiştir.
Manzum ve düz yazı toplam on beş eser yazmış olan İbrahim Hakkı'nın en önemli eserleri Divan ve Marifetname'dir.
Erzurumlu İbrahim Hakkı, astronomi, fizik, psikoloji, sosyoloji ve din ile ilgili pek çok çalışma yapmıştır. Tasavvufî konularla birlikte, fen bilimleri hakkında da geniş bilgileri kapsayan Marifetname adlı eseri, ansiklopedik bir özellik taşımaktadır. 1757'de tamamlanan Marifetname, yalın ve halkın anlayabileceği bir dilde yazılmıştır. Yazarın söylediğine göre, Marifetname 400 kitaptan yararlanılarak yazılmıştır. Bu kitapta ilk defa bir alim tarafından Güneş Sistemi ('hey'et-i cedide') anlatıldı.
Ey gönül, madem, marifet şarabını içtin,
Kapat dudaklarını, ilahî sır dökülmesin.
Her söze, dağdaki pınarlar gibi coşma öyle,
Basiretin derya olur, sükût olursan eğer...
Dil senden âbâdan olur
Can bülbülü nâlan olur
Çün akl fikr-i gayr eder
Tâ vermesin kalbe keder..
İnsanın en büyük ve en güçlü yönü kalbi,en küçük yönü kalıbıdır ki kalbin kabuğudur.
Bütün işlerimi Allah'a havale ettim. Çünkü O, kullarının her hâlini görür..
....Alemin ve insanın yaratılmasından nihai maksat ve yüce istek; Mevla'nın bilinmesidir. Bu ebedi devlet ve tükenmez saadet, her şeyden öncedir. Ancak bu, nefsini bilmeye bağlı olup, nefsin bilmek de bedeni bilmeye bağlıdır.
Bedenin bilinmesi alemin bilinmesiyle olur.
Alemin bilinmesi ise hakiki ilimlerledir.
Bu sebepten dolayı bir miktar anatomi ve felsefeden alıp toplayarak, bir miktar astromoni ilminden devşirip seçerek, bir miktar da kalb ilmi ve irfanından iklibas edip ele alarak, bu güzel kitabı telif ve tasnif ettim...
FAKİRLİĞİN VE UNUTMANIN SEBEPLERİ
Fakirliğin sebepleri:
1. Günah işlemek
2. Yalan söylemek
3. Sabah vakti uyumak
4. Bir gün bir gecede sekiz saatten çok uyumak
5. Soyunup çıplak yatmak
6. Çıplak iken abdest bozmak
7. Bir yanı üzerine yaslanıp ekmek yemek
8. Ekmek kırıntılarını yere dökmek
9. Cenabet iken ağzını yıkamadan yemek
10. Soğan ve sarımsak kabuklarını yakmak
11. Geceleyin evi süpürmek
12. Çöpleri evin içinde biriktirmek
13. Yaşından büyüklerin önünde yürümek
14. Anne ve babasını isimleri ile çağırmak
15. Eline geçen çer çöple dişlerini kurcalamak
16. Toprak ve çamur ile ellerini ovalamak
17. Eşik üzerinde oturmak
18. Kapının bir kanadına dayanmak
19. Helada abdest almak
20. Elbisesini üzerinde dikmek
21. Yüzünü yıkayınca yeniyle ya da eteği ile silmek
22. Evde örümcek yuvasını saklamak
23. Namazı kılmada gevşek davranmak
24. Sabah namazını kıldıktan sonra camiden erken çıkmak
25. Her sabah çarşıya erken gitmek
26. Çarşıdan eve geç dönmek
27. Dilencilerden ekmek kırıntılarını satın almak
28. Kendi evladına beddua etmek
29. Biti ateşe atmak
30. Gece kapların ağzını açık bırakmak
31. Mumu ve kandili nefesle söndürmek
32. Boğumlu kalemle yazmak
33. Dişi kırık tarakla taranmak
34. Anne, baba ve üstadına duayı unutmak
35. Sarığını otururken sarmak
36. Ayak donunu ayakta giymek
37. Dilenciye kızıp boş çevirmek
38. Kısıp ihtiyacından az harcamak
39. İsraf edip haddinden çok harcamak
40. Geçim işlerinde gevşek davranmak
41. Kapısız evde yalnız yatmaktır.

Unutmanın sebepleri:
1. Çok günah işlemek
2. Çok düşünmek ve üzülmek
3. İş ve meşguliyeti çok ve dağınık olmak
4. Taze çeşniş yemek
5. Ekşi elma yemek
6. Ense çukurundan kan aldırmak
7. Deve katarı arasından geçip gitmek
8. Mezar taşındaki yazıları okumak
9. Asılan adamın yüzüne bakmak
10. Canlı biti yere atmak.
İçerisinde hayata dair merak edilen hemen hemen her şeyin mevcut olduğu güzel bir eser. Okumayı bitirince iyi ki okumuşum diyorsunuz. En azından ben öyle diyenlerdenim. :) Biraz kalın bir kitap sanırım içindeki bilgilerden kaynaklanan bir ağırlık bu. :) Arada başka kitaplar da okuyarak bu kitabı bitirmek mümkün. Şimdiden iyi okumalar. :)
Bitmez aslında bu kitap tıpkı okyanusa dalmış küçük bir balık gibi hissettirir zira içinde o kadar çok şey varki ne desem nasl anlatsam bilemedim. Bence her kitaplıkta olması gereken bir kitap
Genç İbrahim fırtınalı, tipinin buz kestiği bir kış gecesi yol almaktadır, lakin soğuktan donmak üzeredir, derken ufuktan bir atlı belirir, yanına yaklaşır atına alır İbrahimi, gideceği yere kadar götürür. Yabancı yolculuk esnasında da at'ın heybesinden çıkardığı sıcak şerbeti İbrahim'e ikram eder. İbrahim şerbeti içip kendisine gelir, varacağı yere de gelmiştir artık, attan inerek hayatını kurtaran yabancıya teşekkür etmek niyetiyle ismini sorar. Yabancı peçesini açmadan cevap verir "Ben Hızır'ım"...

Yıllarca olağanüstü olaylara tanıklık eden İbrahim, kendi deyimi ile "Eli çubuklu gözü çapaklı" bir hakikat aşığı ile tanışır ve o hakikat aşığı, bu genç adamı Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri yapacaktır.

Tasavvufta dört kapı olduğundan bahsedilir. Şeriat, tarikat, hakikat ve marifet. Eğitimini tamamlayıp ululardan olan İbrahim Hakkı Hz'leri de kendi marifetini ve bildiği dünyevi ilimleri dört farklı dilde aynı anda yazdığı ölümsüz eseri marifetname'de paylaşmıştır. Astronomiden matematiğe, tıp'dan psikolojiye ve diğer ilimlere dair kendi dönemine göre ileri bilgiler barındıran kitap, özellikle tasavvuf ilmi ile ilgilenenlerin beğeniyle okuyacağı bir eserdir.
Çok güzel kitaptı. Zahid, abid, müştak, alim, arif, aşık maşuk maruf gibi kelimelerin zihnimde yeniden şeklilenmesine sebep oldu. Kitabın genel dokusu irfan üzerine kurulu. Zaten "Marifetname" adını da oradan alıyor.

Tek kusuru dili biraz ağır olduğu için bazı cümleleri 2-3 defa okumak zorunda kalışımdı. Okumayı düşünenlere -dünya görüşü ve ideolojik algılarını bir kenara bırakarak- okumalarını tavsiye ederim vesselam.
Asırlar da geçse kıymetini yitirmeyecek
Her şahsa hitap eden
Muazzam bilgilerin tek kitapta hayat bulduğu
İlim hazinesi..

Hangi ilim dalıyla uğraşıyor olursanız olun
Marifetnamenin size açtığı yollar
Ufkunuzu genişletecek
Karanlık taraflarınızı aydınlatacak..

Gizemli kapıları aralayacak ve hikmetin özüne ulaşmanızı sağlacaktır.
Bir insan her şeyden anlar mı Bence anlamaz Eminem Sizce da anlamaz Ama bu eser yanıldığımı gösterdi inanılmaz akıcı bir üslup maneviyattan tıp ilmine cebirden uzaya Hatta aklınıza bile gelmeyecek birçok konuyu teferruatlı ve de doyurucu bir şekilde eğiterek öğreten bir başucu eseri
Daha önce okuduğum bir kitaptır. İnsanın yapısal özelliklerini baz alarak onların kişiliklerini bir çırpıda bilen ve bunları kitabında dile getirmiş.Bir kime baktıysam diyordum bu adamın burnu böyledir kişiliğide budur.Bende biraz olumlu olumsuz etkiler bırakmıştı.Bunun yanında astroloji uzay birimlerinden de bahsediyor.
Şuan bu kitap biraz bana ağır geldi. Biraz kafa dağıtıcı,basit kitaplar okuyup geri döneceğim. Sanırım okuycam diye fazlaca yüklendim kendime. Biraz bu kitaba mola.
ibrahim hakki hz lerinin 2 cocugu vardır zakir abit olan şakir mayhoş olan bir gun hazret zakiri alır bir tepeye gider ve 40 lardan birinin eksildiginin ucurumdan atlayarak 40 lara karışmasını ister zakir acaba diye dusunurken şakir ucurumdan atlar ve kirklarâ karışır ve hazret o tarihe gecen sözünü soyler harabat ehlini hor görme zakir defineye malik viraneler var ...

Yazarın biyografisi

Adı:
Erzurumlu İbrahim Hakkı
Unvan:
Astronomi, Fizik, Psikoloji, Sosyoloji ve Din İle İlgili Pek Çok Çalışma Yapmıştır.
Doğum:
Erzurum, 1703
Ölüm:
Erzurum, 1780
Erzurumlu İbrahim Hakkı, 18 Mayıs 1703 yılında Erzurum'a bağlı Hasankale'de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlarda annesini ve daha sonra babasını yitiren İbrahim Hakkı, bir süre amcasının yanında kalmış, bu süre içinde eğitimine devam etmiştir. 1747 tarihinde İstanbul'a gelerek Sultan I. Mahmut ile görüşmüştür. Yeniden Erzurum'a dönen İbrahim Hakkı, sürekli olarak dinî ve bilimsel konularla ilgilenmiş ve 1780 yılında rahatsızlanarak aynı yılın 22 Haziran günü vefat etmiştir.
Manzum ve düz yazı toplam on beş eser yazmış olan İbrahim Hakkı'nın en önemli eserleri Divan ve Marifetname'dir.
Erzurumlu İbrahim Hakkı, astronomi, fizik, psikoloji, sosyoloji ve din ile ilgili pek çok çalışma yapmıştır. Tasavvufî konularla birlikte, fen bilimleri hakkında da geniş bilgileri kapsayan Marifetname adlı eseri, ansiklopedik bir özellik taşımaktadır. 1757'de tamamlanan Marifetname, yalın ve halkın anlayabileceği bir dilde yazılmıştır. Yazarın söylediğine göre, Marifetname 400 kitaptan yararlanılarak yazılmıştır. Bu kitapta ilk defa bir alim tarafından Güneş Sistemi ('hey'et-i cedide') anlatıldı.

Yazar istatistikleri

  • 38 okur beğendi.
  • 199 okur okudu.
  • 44 okur okuyor.
  • 169 okur okuyacak.
  • 13 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları