Evelyn Elsaesser Valarino

Evelyn Elsaesser Valarino

Yazar
8.3/10
22 Kişi
·
80
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.089
Gösterim
Adı:
Evelyn Elsaesser Valarino
Unvan:
İsviçreli Yazar
Doğum:
İsviçre, 1954
İsviçreli. Yazar. Cenevre Üniversitesi’nde öğretim görevlisi. Ölüm deneyimini bizzat yaşamış olan insanlar üzerine yaptığı çalışmalarını yirmi yıldır sürdürmektedir. Daha önceki kitaplarıyla ve çok sayıdaki konferansıyla, bu alanda Avrupa’nın önde gelen uzmanlarından biri olmuştur.
Sadece şunu söyleyebilirim ki hiçbir şey tesadüf eseri meydana gelmez ve her şeyin bir anlamı vardır.
Evelyn Elsaesser Valarino
Sayfa 56 - Carpediem Kitap, Lacivert Yayıncılık
Onun yüzündeki gülümseme ve hiç eksik olmayan kibarlığı, bana hep huzur vermişti. Güçlü sevgisi sayesinde hayatla olan bağımı koruyabiliyordum.
Evelyn Elsaesser Valarino
Sayfa 70 - Carpediem Kitap, Lacivert Yayıncılık
Yine öğrendim ki başkalarına üstünlük taslamak iyi bir şey değil. Sosyal statü ve para ise ancak başkalarına yardım etmek şartıyla faydalıdır.
Evelyn Elsaesser Valarino
Sayfa 131 - Carpediem Kitap, Lacivert Yayıncılık
Görüntülerin arkasına saklanmayıp gerçek durumunla yüzleşmeye cesaret ediyorsun.
Evelyn Elsaesser Valarino
Sayfa 57 - Carpediem Kitap, Lacivert Yayıncılık
Beni tedavi etmeye uğraşan bu insanlar esprileriyle de moralimi düzeltmeye çalışıyorlardı. Gerçi esprileri pek de komik sayılmazdı ama önemli değildi bu. Önemli olan bu gayretleriydi.
Evelyn Elsaesser Valarino
Sayfa 30 - Carpediem Kitap, Lacivert Yayıncılık
"Ve anlıyorum ki başkalarına yaptığım iyilikleri veya kötülükleri aslında kendime yapmışım."
Bizim için hiçbir şeyin garantisi yok. Bunu bilmek ise, problemlerimize rağmen, hayata özel bir tat katıyor. İşte bu anlamda, hastalık bize gerçek bir ders veriyor ve bizim daha hızlı büyümemizi sağlıyor. Hayatın gerçek anlamını, tam elimizden çıkmak üzere olduğu bir anda kavramak... Anlıyor musun? Ne yaman çelişki ve aynı zamanda ne kadar değerli bir ders!
Evelyn Elsaesser Valarino
Sayfa 105 - Carpediem Kitap, Lacivert Yayıncılık
Bir gün okuyup derin bir nefes alıp ara verdim sonra tekrar okumaya başladım hastalığın insanda meydana getirdiği sancılar, psikolojik yansımaları, acının boyutu gibi durumları hissetmeye odaklandım... Kız çocuğunun yorgunlukları, dizindeki morluklar, iştahsızlığı , uzun soluklu burun kanamaları normal değildi lakin anne, baba kendince fikir yürütüp geçiştirmeye çalışmışlardı ta ki yurt dışı tatilinde dinmek bilmeyen burun kanamasının ciddiyetine varana kadar... Hastanede lösemi olduğunu öğrenmeleri ile hayat bambaşka bir hal aldı onlar için... Bu süreçte çocuğun yaşadığı acılar, kafasına takılan düşünceler , ölümün daha yakınında olmanın bilinci gibi sorgulamaları yanı başındaydı. Acılarıyla yüzleşirken neden ben ? serzenişinin yoğunluğu, anne babanın üzüntüsü, ilaçların fayda vermemesi gibi bir çok sebepler isyanını artırıyordu ta ki oyuncak bebeği Angel ile konuşana kadar.. Geceleri hastanede kafasına takılan , ölüme dair sorularıyla anlam bulmaya çalışıyordu.. Angel ona öldükten sonra dirileceğini sadece bedenin öldü lakin ruhun diri mesajıyla ölümü güzelleştirmeyi amaçladığı sohbetleriyle yanıtlıyordu. Okurken yazarın ‘’ölüme yakın deneyim ‘’ çalışmalarının yansımalarını görüyoruz. ( girişte yazarın bilgiler kısmında geçiyor ) Hasta arkadaşı James’in kalbinin durup yeniden başka dünyada dirilmesi ve orada yaşadığı deneyimleri mektupla kıza anlatması (bazı yerlerini okurken sıkıldım söylemeden geçemeyeceğim) bu olaydan sonra James’in olgunlaştığını, her yaşanılan durumda bir anlam olduğunu, mutlak varlığı hissetmesi gibi düşünceye sahip olması , ömrünü daha iyi, daha faydalı olmaya, ‘’her bir hareketimden, her sözümden, her düşüncemden her an sorumlu olduğumu biliyorum’’ olgunluğu, ‘’ yaptığımız her eylem, eninde sonunda, tıpkı bir bumerang gibi dönüp bize gelecek ‘’(122) sözüyle sorumluluğun , ettiklerinin karşılık bulacağına inancını pekiştiriyor. Sevgiye dair kitapta geçen anlamlı mesajlar mevcuttu. ‘’ İnsanlar karşılık beklemeksizin sevmeyi kabul ettiklerinde, kendilerini korkudan kurtaracaklar ve birbiriyle uyumlu bir şekilde yaşamanın yolu açılmış olacak’’ (155) Yaşamanın yolu beklentisiz sevmek..Çıkar gözetmeksizin.. Bu da en zor olanı ...

Bazı zamanlar yoğun bir bulut gibi üzerime çöken düşüncelerle boğuşurum ; ağır bir hastalık , kanser ya da fiziksel bir durumun meydana getirdiği hasarlar başıma gelirse diye.. Aklımın bir köşesinde bulunur ,insanım başıma gelir diye.. Sabır, inanç, umut kavramları uçuşur gözlerimin önünde... Kaybetmemek için peşinden koşup yakalamaya çalışırım. Pek tabi tökezlemeler, yaralanmalar eşliğinde... Hayatımızı hırsla, doymak bilmeyen isteklerle, sinirle, nefretle stresin de dozunu artırarak çitler örerek oluştururuz ... Ve o çitlerin dayanma süresi de bir yere kadar olur , bozulmaların ruha etkisiyle bedene tesir edişi paralellik göstererek hastalıklara yer açarız . Onlarda bir güzel kurulurlar köşelerine.. Her olumsuzlukta, şikayetlenmelerde dans ederler bugünde şurasını tahribata uğrattık diye.. Elimizde olan durumları değerlendirerek daha çözüm odaklı ne yapabilirimli olmaya meyl ederek yeri geldikçe de kabullenerek hafifletmeye çalışırız, çalışabiliriz ya da çalışmalıyız yoksa daha da çekilmez kılarız hayatımızı :/... Bazen de bir şey olur çok sağlıklı iken en ağır bir hastalık başımıza gelir ve bu durum neden beni buldu isyanlarıyla karşı karşıya bırakır , bu durumu yaşamanın hikmeti, anlamı nedir, imtihan dünyasında öğrenilecek, yaşanılacak daha neler var sorularını aklımıza getirmeyiz ya da istemeyiz böyle düşünmek... Ağır gelir çünkü. Ölümü hatırlamayı istemeyiz çoğu kez, yaşamanın renginde boyanır isteklerimiz, zevklerimiz.. İsteklerimizi, zevklerimizi sadece kendimize odaklı olacak şekilde devam ettirirsek yalnızlığın duvarlarına tuğlalar eklemiş olarak kalırız sadece. ’'Sadece şunu söyleyebilirim ki hiçbir şey tesadüf eseri meydana gelmez ve her şeyin bir anlamı vardır.'' (56)diyerek her yaşanılan durumda çıkarılması gereken dersler var, bazı zamanlarda da kendimiz edip kendi bulduklarımızla yol alırız ..Umarım bu yolculuğu anlamlı, iyi ve faydalı insanlar olarak elimizden geleni yapıp tamamlarız. Bana bunları düşündürdü ve üzerinde düşünülecek daha bir çok şey vardı. Sağlığımızın, sevdiklerimizin kıymetini bilmenin , hayatın acı gerçeklerinin , hiç başımıza gelmeyecekmiş gibi görünenlerin aslında yanı başımızda olabileceği bilincini de hatırlamak gerektiğinin yüreğe dokunuşları mevcut kitapta.. Okumanızı tavsiye ederim .
Sağlıcakla ve huzurla kalın ^_^

Müziğimi de ekleyiveriyorum https://www.youtube.com/watch?v=OqnuZLhR2vM

Not: Sevgi karşılık beklemeden içten geldiğinde gerçek anlamını buluyor, var olduğunu bildikçe huzur duyduğum, muhabbetlerimiz saygı ve sevgiyle yoğrularak abla kardeş hissiyatıyla bezenmiş dünyamda yerin çok ayrı canım ablam. Bu kitabı taa oralardan sevginin rüzgarıyla uçurup kardeşimin özellikle okumasını istediğin ve benim de okumama vesile olduğun için çok teşekkür ederim. Sitenin bana kazandırdığı en güzel insanlardan birisin. ''.
Bu şarkı senin için https://www.youtube.com/watch?v=ODIvONHPqpk
"Mutsuzluk insanı yalnızlaştırıyor, doğruymuş. Sevinçler paylaşılabilirmiş ama acılar değil."


Bir kaç sene önce okuduğum bir kitap, aslında bir kitap dediğim zaman kendimi suçlu hissediyorum çünkü sadece bir kitap değildi o. Bugüne kadar okuduğum bazi kitapların isimleri bile hatırlamıyorum, ama bu kitap kesinlikle öyle değildir, unutamadim, etkisi hala üzerimde hissediyorum ve ondan kurtulmak da istemiyorum açıkçası. Bir kiz çocuğun çekti açıları, korkuları, endişeleri ne kadar zamanım kaldı, sorusuna verilen cevap, okuyucunun yüreği acıtıyor.
Okuduğum en müthiş kitaplardan biri..Komedi türü olduğunu zannedip 6.sınıf bir öğrenciden ödünç alıp okumuştum.Lösemili bir kızın hayat hikayesinin hayat ve ölüm arasındaki çizgiyi aşarak önümüze açıkça ve etkileyici bir şekilde konulduğu bir roman.Yazar yıllarca ölüm anı hakkında yaptığı calışmalari bir romanla özetlemiş.Bu kitaptan kaç tane alıp da hediye ettigimi hatırlamıyorum.Hayatın ,anların kiymetinin anlaşılmasına dair çok özel bir kitap benim için.Okumasi kısa, etkisi yıllarca sürer.Keşke okusanız . Tavsiye ederim:)
Çocukken okuduğum bir kitap. Yine bir çocuğun başından geçenleri anlatıyor. Her yaştan insan okuyabilir, çok içten ve biraz da hüzün dolu bir kitaptır. "Çocukluğunda okuduğun ve unutamadığın bir kitap var mı?" diye sorsalar, ilk bu kitabı söylerdim herhalde.
Bir çocuk düşünün ölümü bekleyen beklerken yan odalardaki arkadaşlarının öldüğünü görüp yaşarken ölümü hisseden. Anlamışsınızdır Lösemili çocuklar bilir misiniz acılarını nereden bileceğiz ki... İşte bu kitap onların dünyasını Angel'ın rehberliğiyle olgunlaşan minik hastamızı, ölen ya da sağlığına kavuşan arkadaşlarını konu edinen ve o minicik bedenlerin sımsıkı sarılıp kenetlendiği muhteşem bir kitap keyifli okumalar...
Eskiden okuduğum ve günlerce etkisinden çıkamadığım bir kitaptı. Hasta küçük bir kızın düşüncelerini okumak küçük bir kız için soğuk duş etkisi yaratıyor sanırım. değişik bir tarzı var.
Çocukluğumdan bir kitap daha. Bir kızın hastalığı ve Angel ile konuşması. Sağlığın önemini bana iyice öğreten kitaplardan olmuştur. Küçük bir kızın hastalıkla sınanması.
Farklı bakış açıları kazandım ama biraz daha kitabın üzerinde çalışılmalıydı. Okurken bişeylerin eksik olduğu olduğunu düşündüm hep. Üslubu mu konusu mu anlamadım ...
Kitabi okumadan önce carpe diem yayınlarına ait olduğu için komik bir kitap olduğunu düşünmüştüm. Başlar başlamaz yanıldığımı anladım. Bu kitap lösemili bir kız çocuğun yaşadıkları,kendisi ile aynı durumda olan arkadaşlarıyla ölüm üzerine konuşmalarından bahsediyor. Ölüm ve sonrası çok guzel anlatılmış. Insanin ölüme bakışını değiştiren bir kitap.
Hastalığın teşhis edilmesine neden olan ilk büyük rahatsızlığı yıllar sonra hala çok canlı bir hatıra aklımda. Gerçekten etkileyiciydi. Hastanın yaşının gençliğinden beklediğimin aksine insana olgunluk kazandıran bir bakış açısı barındırıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Evelyn Elsaesser Valarino
Unvan:
İsviçreli Yazar
Doğum:
İsviçre, 1954
İsviçreli. Yazar. Cenevre Üniversitesi’nde öğretim görevlisi. Ölüm deneyimini bizzat yaşamış olan insanlar üzerine yaptığı çalışmalarını yirmi yıldır sürdürmektedir. Daha önceki kitaplarıyla ve çok sayıdaki konferansıyla, bu alanda Avrupa’nın önde gelen uzmanlarından biri olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 80 okur okudu.
  • 11 okur okuyacak.