Evgin Atalay

Evgin Atalay

Yazar
5.8/10
5 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
1.102
Gösterim
Adı:
Evgin Atalay
Unvan:
Yazar-şair
Doğum:
İstanbul, 6 Nisan 1982
Kendi ağzından:

"06.04.1982 İstanbul doğumluyum, Erzincan kökenliyim. İstanbul'da doğdum, büyüdüm, okudum yazdım. Anadolu Üniversitesi İşletmme Fakültesi İşletme Bölümü mezunuyum. Hayatın bana kalan küçük kısmından büyük avuntular çıkarmaya çalışan biriyim. Tedavisi dünyada olmayan, kas hastasıyım... On yaşına kadar normal bir çocukluk geçirdim. Fakat 10 yaşından sonra, metobolizmamda, yolunda giden şeyler yön değiştirmeye başladı. Hastalığın yavaş ilerlediğini söylüyorlardı doktorlar fakat öyle hızlı ilerdiki (bize göre) tepetaklak oldum, olduk annem babam. Bugün hayattaysam ve ayaktaysam onların sayesinde ... Yazmaya başlamam, Nazım Hikmet okumakla ve ona hayranlığımla başladı. Şiir yazıyordum bol bol ve kendimi bu şekilde anlatabiliyordum (galiba,babamın şiir yazma yeteneğinden de almışım). Doktoruma hastalığımın teşhisini sormak için mektup yazma gereği duyunca, düz yazı yazmaya başladım. Duygularımla başa çıkabilmenin tek yolu buydu. Duygu ve düşünceyi anlatabilmek için hastalık ilerledikçe iletişimim zorlaştı, kendimi daha çok yazmaya verdim, zamanla vazgeçemediğim bir şey oldu. O dönem, psikososyal bölümünde okuyan arkaşlarım, aralarında benim yazılarımın da bulunduğu bir kitap fikriyle bana geldiklerinde, kitap çıkarmak hayali başladı, benleşti. Sonra Sennur Sezer, beni ziyarete geldi. Ona yazılarımı gösterdim, beğendiğini söyledi, sen düz yazı yazmaya devam et, diye ekledi. Kitap okumayı da çok seviyorum; Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Cemal Süreya, Rıfat Ilgaz, Edip Cansever, Cahit Irgat sevdiğim yazarların başlıcaları... Sürekli okuyan bir ablaya okuttum yazıları, çünkü artık kitap olmaya hazırdı... Yazdıklarımı okuduktan sonra beni Meksikalı ressam Frida Kahlo'ya benzettiğini söylemişti. Frida'ya demişler ki, resimlerdeki sensin, demiş, görüntüyü aynadan çaldım. Sen de onun gibisin, görüntüyü aynadan çalmışsın demişti. Çok mutlu olmuştum, Frida başardı bende başarabilirdim, başarabilceğimi düşündürdüm. Belirsizlikler umudu yoruyor, kitap çıkarmayı çok istiyordum, benden bişeyler bırakmak, paylaşmak ve kalıcı olmak... Hani dikili ağaç misali. Artık beklemekten yoruldum, olmuyor, evdeyim... Buraya kadarmış dedim, kitap çıkarmak gibi bir isteğin olmasın, bahsetme artık bu istediğinden kendine! Fizyoterapistim Ayşe abla, benimle hayat arasında köprüler kurmaya, zaman zaman da beni o köprülerde gezmeye çıkaran biridir. Beni psikolog Nuray Uluğ'la tanıştırdı. Aslında onun bir sihirbaz olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Redaktör arkadaşına okutmuş yazılarımı, oda bende bir ışık görmüş. Sevgili Sevim Erdoğan, hayalimden tuttu, kurtardı onu. Şimdi öyle biryerdeki. Hayat Yeşil Umut Mavi dünyaya geldi. Yazmaktan vazgeçemem Sait Faik'in dediği yazmazsam çıldıracağım. Hayat Yeşil Umut Mavi'yle bir adım attığımı bundan sonrasının olacağını biliyorum, istiyorum. Bu adımı destekyen, hep yanımda olan, heyecanımı paylaşan Nuray Uluğ'a, hayal kurtarıcım Sevim Erdoğan ve onunla birlikte yardım ve desteklerini esirgemeyen arkadaşlarına, TELOS yayınevine desteklekleri için çok teşekkür ederim."

Yazarın biyografisi

Adı:
Evgin Atalay
Unvan:
Yazar-şair
Doğum:
İstanbul, 6 Nisan 1982
Kendi ağzından:

"06.04.1982 İstanbul doğumluyum, Erzincan kökenliyim. İstanbul'da doğdum, büyüdüm, okudum yazdım. Anadolu Üniversitesi İşletmme Fakültesi İşletme Bölümü mezunuyum. Hayatın bana kalan küçük kısmından büyük avuntular çıkarmaya çalışan biriyim. Tedavisi dünyada olmayan, kas hastasıyım... On yaşına kadar normal bir çocukluk geçirdim. Fakat 10 yaşından sonra, metobolizmamda, yolunda giden şeyler yön değiştirmeye başladı. Hastalığın yavaş ilerlediğini söylüyorlardı doktorlar fakat öyle hızlı ilerdiki (bize göre) tepetaklak oldum, olduk annem babam. Bugün hayattaysam ve ayaktaysam onların sayesinde ... Yazmaya başlamam, Nazım Hikmet okumakla ve ona hayranlığımla başladı. Şiir yazıyordum bol bol ve kendimi bu şekilde anlatabiliyordum (galiba,babamın şiir yazma yeteneğinden de almışım). Doktoruma hastalığımın teşhisini sormak için mektup yazma gereği duyunca, düz yazı yazmaya başladım. Duygularımla başa çıkabilmenin tek yolu buydu. Duygu ve düşünceyi anlatabilmek için hastalık ilerledikçe iletişimim zorlaştı, kendimi daha çok yazmaya verdim, zamanla vazgeçemediğim bir şey oldu. O dönem, psikososyal bölümünde okuyan arkaşlarım, aralarında benim yazılarımın da bulunduğu bir kitap fikriyle bana geldiklerinde, kitap çıkarmak hayali başladı, benleşti. Sonra Sennur Sezer, beni ziyarete geldi. Ona yazılarımı gösterdim, beğendiğini söyledi, sen düz yazı yazmaya devam et, diye ekledi. Kitap okumayı da çok seviyorum; Nazım Hikmet, Ahmet Arif, Cemal Süreya, Rıfat Ilgaz, Edip Cansever, Cahit Irgat sevdiğim yazarların başlıcaları... Sürekli okuyan bir ablaya okuttum yazıları, çünkü artık kitap olmaya hazırdı... Yazdıklarımı okuduktan sonra beni Meksikalı ressam Frida Kahlo'ya benzettiğini söylemişti. Frida'ya demişler ki, resimlerdeki sensin, demiş, görüntüyü aynadan çaldım. Sen de onun gibisin, görüntüyü aynadan çalmışsın demişti. Çok mutlu olmuştum, Frida başardı bende başarabilirdim, başarabilceğimi düşündürdüm. Belirsizlikler umudu yoruyor, kitap çıkarmayı çok istiyordum, benden bişeyler bırakmak, paylaşmak ve kalıcı olmak... Hani dikili ağaç misali. Artık beklemekten yoruldum, olmuyor, evdeyim... Buraya kadarmış dedim, kitap çıkarmak gibi bir isteğin olmasın, bahsetme artık bu istediğinden kendine! Fizyoterapistim Ayşe abla, benimle hayat arasında köprüler kurmaya, zaman zaman da beni o köprülerde gezmeye çıkaran biridir. Beni psikolog Nuray Uluğ'la tanıştırdı. Aslında onun bir sihirbaz olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Redaktör arkadaşına okutmuş yazılarımı, oda bende bir ışık görmüş. Sevgili Sevim Erdoğan, hayalimden tuttu, kurtardı onu. Şimdi öyle biryerdeki. Hayat Yeşil Umut Mavi dünyaya geldi. Yazmaktan vazgeçemem Sait Faik'in dediği yazmazsam çıldıracağım. Hayat Yeşil Umut Mavi'yle bir adım attığımı bundan sonrasının olacağını biliyorum, istiyorum. Bu adımı destekyen, hep yanımda olan, heyecanımı paylaşan Nuray Uluğ'a, hayal kurtarıcım Sevim Erdoğan ve onunla birlikte yardım ve desteklerini esirgemeyen arkadaşlarına, TELOS yayınevine desteklekleri için çok teşekkür ederim."

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.