Eyüp Sabri Paşa

Eyüp Sabri Paşa

Yazar
9.0/10
14 Kişi
·
37
Okunma
·
1
Beğeni
·
807
Gösterim
Adı:
Eyüp Sabri Paşa
Unvan:
Yazar
Doğum:
Urmiye
Ölüm:
1890
Eyüp Sabri Paşa Sultan İkinci Abdülhamid Han devri amirâllerinden. İsmi Eyyûb Sabri olup, Yenişehir civârındaki Urmiye’de doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1890 (H.1308) târihinde İstanbul’da vefât etti. Bayramiye yolu büyüklerinden, ilim irfân sâhibi olan hocası İdrîs-i Muhtefî’nin Kasımpaşa’da Kulaksız Câmii karşısında bulunan yokuşun alt başındaki kabrinin ayak ucuna defnedildi.

Eyüp Sabri Paşa, Sultan İkinci Abdülhamîd Han zamânında yetişen, çalışkan, âlim bir deniz paşasıydı.
Abdülaziz Suûdun Medine istilası ve dayatmaları:
1. Yüce Allah'a Vehhâbîlerin ibadet merasimi ve itikadi üzere itaat ve ibadet etmek.
2. Risalete barınak olan Hazret'in peygamberliğini doğrulayarak O'na, Vehhâbî mezhebi imamının belirlediği ve ön gördüğü şekilde hürmet ve saygı göstermek.
3. Gerek Medine-i Münevver sınırları içinde ve gerekse etrafında ne kadar türbe-i şerife varsa, kubbeli olsun olmasın, yıkılıp basit bir mezar gibi bırakılacak, yani kubbe ve binaları yıkıldıktan sonra örtü ve sandukaları kaldırılıp üzerlerine balık sırtı toprak yığılacak.
4. Her şahıs, atasından gelen din ve mezhebi bırakıp Vehhâbîlik din ve merasimini kabul edecek ve bundan sonra da Vehhâbîlik düşüncesinin hükümleri üzerine amel ve hareket edecek.
5. Muhammed b. Abdülvehhâb'a Allah tarafından ilham olunan mezhep ve din düşüncesinin doğruluğunu tasdik edip Abdülvehhâb Oğlu'nu Din ve Mezhep Müceddidi (Yenileyicisi) olarak tanımak.
6. Vehhâbî din ve merasimine girmek istemeyenlere, yani atasının dininde sebat gösterenlere, hiddetle eziyet edip onları baskı altında tutarak onları küçük düşürmek.
7. Vehhâbî diyanetini kabulden yüz çeviren âlimleri bertaraf etmek veya gizlendikleri yer ve mevkileri Vehhâbî emirlerine bildirmek.
8. Kale muhafazasına atanacak Vehhâbîlerin kaleye girmelerine rıza göstermek.
9. Gerek diyanet ve gerekse idari işlerle ilgili olarak, neşir ve ilan edilecek emir ve yasakları, ne kadar müşkül olursa olsun, temiz kalple kabul edip uygulamak; Vehhâbî emirlerine olağanüstü hürmet ve saygı göstermek.
Hz. Adem'in kudretle yoğrulmuş bedeni, ruh üflenmeye hazır hale geldiği zaman arşın kubbesinde asılı bulunan ve melekut alemini aydınlatan nur-ı Muhammedi kandili, Adem'in (aleyhisselam) iki kaşı arasında ki mihraba da asıldı.
Mısır Melik’i Mukavkıs’a Gönderilen Kutlu Mektup

Hâtıb b. Ebû Beltea (radıyallahu anh) Mukavkıs’a hitaben şerefle yazılan peygamber mektubunu taşıyarak Mısır’a gitti. Mukavkıs’ın İskenderiye’de olduğunu haber aldıktan sonra oraya vardı. Orada melikin veziriyle görüştü. Bu vezir kendisini taltif etti ve aradaki engelleri kaldırıp Mukavkıs’ın huzuruna girmesini sağladı. Mısır sultanı tebessümle Hâtıb’ın ayağa kalkmasını emretti. Hâtıb da taşımakta olduğu, peygamberlerin övüncü Resûlullah Efendimiz’in mukaddes üsluplu mektubunu büyük bir edep ve saygıyla takdim ettikten sonra vazifesini beyan etti.
Taif'in kanlı zemini o şekilde idi ki, nadide kitapların parçalanmış varaklarından, ayak basılacak yer bulunamıyordu. İbn Şekbân, Kur'an-Kerim'lere dikkat edilerek, sair kitaplar gibi parçalanmamasına dair yazılı uyarılarda bulunduysa da bedevî Araplarında, özellikle Vehhâbî fâsıklarında, Kur'an-ı Kerim'i diğer kitaplardan tefrik ve temyiz edecek akıl yeterliliği olmadığından, ele geçirdikleri nadir Mushaf-ı Şeriflerin tamamını parça parça edip yerlere atmak şeklinde aşağılık hareketlerde bulunduklarından olacak, koca Taif şehrinde yalnız üç nüsha Kur'an-ı Kerim ile bir takım Buhari-i Şerif kalmıştı.
Eşlerine zina isnadında bulunup da kendilerinden başka şahitleri olmayanlara gelince, onların her birisinin şahitliği, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah adına yemin ederek şahitlik etmesidir.
Ey ciğer müjde ki dildâr geldi,
Nahl-i ümmîd-i dîle yâr geldi.
[Ey kalbim, müjdeler olsun, sevgili geldi. Gönlümüzdeki ümit fidanına yâr geldi.]
Hicretin 2. senesi Ramazan ayının 17.günü sabahleyin İslam ordusu muhabere meydanın da hazırdı. Putlara kulluk edenler de kavgada onlara karşılık vermek için ortaya çıkmışlardı.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Eyüp Sabri Paşa
Unvan:
Yazar
Doğum:
Urmiye
Ölüm:
1890
Eyüp Sabri Paşa Sultan İkinci Abdülhamid Han devri amirâllerinden. İsmi Eyyûb Sabri olup, Yenişehir civârındaki Urmiye’de doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1890 (H.1308) târihinde İstanbul’da vefât etti. Bayramiye yolu büyüklerinden, ilim irfân sâhibi olan hocası İdrîs-i Muhtefî’nin Kasımpaşa’da Kulaksız Câmii karşısında bulunan yokuşun alt başındaki kabrinin ayak ucuna defnedildi.

Eyüp Sabri Paşa, Sultan İkinci Abdülhamîd Han zamânında yetişen, çalışkan, âlim bir deniz paşasıydı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 37 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 20 okur okuyacak.