Ezgin Kılıç

Ezgin Kılıç

Yazar
8.3/10
740 Kişi
·
1.987
Okunma
·
345
Beğeni
·
64,5bin
Gösterim
Adı:
Ezgin Kılıç
Unvan:
Türk Yazar ve Şair
Doğum:
Ordu, Türkiye, Nisan 1986
1986 yılının Nisan ayında Ordu’da doğdu.İlk ve ortaöğretimimi orada tamamladı. 2006 yılında Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni kazandı. Üniversite üçüncü sınıfta ilk kitabı olan Düş’eş Sancılar kitabını çıkardı. Altı yıl Bursa’da kaldıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Buraya yerleştikten sonra ikinci kitabı olan Sadece Bil İstedim deneme kitabı yayımlandı.
Sana kızgın değilim, kırgın da...
Bitmesi gerekiyormuş bitti, hepsi bu. Üzülmedim değil, hala canım nasıl yanıyor bilemezsin. Biliyorum ki böyle derin bir acının nedeni, tarifsiz bir mutluluğun bitmesiydi.
Her şeye rağmen, hayatıma uğradığın için teşekkür ederim...
Ben artık oluruna bıraktım bazı şeyleri.
Çünkü bazen ne yaparsan yap istediğin gibi yürümüyor her şey.
Her sabah aynı duyguyla uyanıp gün boyu aynı boşlukta savrulmak istemiyorum artık.
Belki yeterince savaşmadın diyecek bazıları ya da gerçekten isteseydin pes etmezdin diyecekler.
Ama kimsenin benim içimdeki yorgunluktan, kırgınlıktan haberi olmayacak.
Bizi en çok güvendiğimiz insanlar incitti. Çünkü onlar milyonlarca insanın içinden güvenmeyi seçtiklerimizdi, en çok inandıklarımız, en çok sevdiklerimizdi. Ve yine en iyi onlar öğretti. Hiçkimseye sonsuz güvenilmeyeceğini… Sağolsunlar…
152 syf.
·Puan vermedi
Sene 2009 2010 arası. Ben bir ergenken...
O zamanlar Wattpad falan yok. Herkes Facebook'ta kitap yazıyor. Ezgin Kılıç bey'in kitabı falan yok. Hayran edinme dönemleri. Kitap çıkartsam mı çıkartmasam mı gibi tepki ölçme sendromları yaşatıyor. Ben ve benim gibiler çılgınlar gibi destekliyoruz. Yeterki kitap basılsın 5er 10ar alacağız diye abartılı yorumlar yapıyoruz.

Arkadaşları var Ezgin Bey'in onlar da kitap çıkartacak. Birbirlerini tavsiye ediyorlar bizlere. Oğuz Bal , Gökhan İnesi , Kazım Baran Yılmaz, Batuhan Dedde ve Nursen Yıldırım isimli yüksek doz ego yutmuş, herkese ana avrat söven dengesiz şımarık bir bayan arkadaş daha vardı. O kızın egosu Cemal Süreya'da, Nazım Hikmet'te, Can Yücel de bile yoktu. Erkek yazar adaylarımız daha iyiydi bu konuda.

Facebook hesabımda arkadaş olarak ekliler. Radyo programları yaparlardı dinlerdim. Facebook kavruluyor. Yoğun aşk, ayrılık, ihanet, acı, kan, psikopatlık ne ararsanız var bu arkadaşların sözlerinde. Acayip edebiyat parçalıyorlar.

Sonra bu arkadaşların tek tek kitapları çıktı ve ilk yaptıkları şey tek tek herkesi Facebook'tan silmek oldu beni ve kendilerini destekleyenleri. Özcan Bülbül' ayrı tutuyorum o silmedi . Sanırım kitabı çıkmadı sitede bulamadım. Ünlü oldular diye ilk bizlerden kurtuldular. Mesaj falan gönderdi bazıları "sadece reelde tanıdıklarımız kaldı kusura bakmayın, Facebook'tan sayfa açmışız oraya gelin" falan fıstık. Radyo programı yapmayı da kestiler.. Artık imza günlerimiz var oralarda buluşuruz demeyi ihmal etmediler. Zamanla nasıl üne kavuşup bambaşka bir insan olmalarını seyrettim bende. Fazla da ünlenemediler zaten.

Bu kitabı o zamanlar beğenmiştim ama şimdi aynı duyguları yaşatır mi bilmiyorum.
168 syf.
Bu kitabın hikayesi olağanüstü olmayabilir ama vermek istediği duygu mükemmeldi. Okurken kendimi onların içinde hissettim kitabı yavaş yavaş okuyamak daha çok keyif verdi. Mutlaka okuyun derim tabi herkes o duyguyu alamayabilir. Elif'in Yusuf'a aşkını, Reyhan ablanın da Yılmaz'a aşkınıda es geçmeden ne güzel anlatmış yazar. Birini sahiden sevdiğinizde gözünüzde ondan daha güzeli, daha mükemmeli olamaz, onun kusurlarını kendinizden bir parça gibi benimsersiniz. Sizin için mühim olan artık onun göz rengi, boyu, kilosu değildir çünkü onu tüm eksikleriyle kabul edersiniz. En güzel o bakar, en güzel o dokunur, en güzel o öper, o gülümser... Sevmek özel hissettirebilmektir, lütfen sevdiğiniz kişiye özel olduğunu hissettirin! Seviyorsanız gözlerinizi kapatın ve kendiniz için güzel anılar biriktirin...
160 syf.
·Beğendi·9/10·
Nacizane ikbaliyle bezeyan edilmiş muhteşem bir eser . Bir gün içinde tasvirini gerçek lisanıyla süslediğim , severek okuduğum hayali/ hakikat içinde kendimi bulduğum bir kitaptı...Dili yalın, akıcı,yer yer nüktedan sözleriyle kah yeri geliyor duygu seli yükleyen ,kah yeri geliyor öfke içinde bırakan bir kitap kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

Milyarlarca insanın yaşadığı bu dünyada birbirini tanımayan iki insanın iki şekilde karşılaşması mümkündür sevgilim: Tesadüf... Tevafuk... Hayatımın en berbat, hayatımın en içinden çıkılmaz, hayatımda birine en çok ihtiyacım olduğu bir zamanda karşıma çıkman tesadüf olamaz. Sen benim bütün samimiyetimin, bütün iyi niyetimin, bütün iyi dualarımın karşılığı olarak gönderildin bana. Önce Allah istedi seni tanımamı, sonra karşılaşmamız için bütün doğa işbirliği yaptı. Ve sonra sen çıktın karşıma... Ben seni Elif seçtim... Çünkü ben tesadüflere inanmam ve seni rasgele tanımış olmam muhtemel bile değil. Sevmem için Yaradan'ın bana verdiği muazzam bir armağansın sen. Ve bana O'ndan geldin... Bense Vav'ım, biraz doğrulsam sana benzeyeceğim. Ben seninle doğdum sevgilim... Bütün kasvetimden, bütün hüznümden, bütün yaralarımdan sıyrılıp kendi içime döndüğüm ansın. Uykusuz geçen her gecenin sabahını görmek için açtığım ellerime bırakılan mükâfatsın. Senden öncesi yok, senden sonrası ebediyet... Seni bana verene şükürler olsun... Ben seni sevdim, seni çok sevdim... Sen ki yüreğime, ruhuma, özüme hoş gelensin. Sen ki kanayan yaramın kabuğu, acımın ilacı, Rabb'e gönderilmiş dualarımın karşılığısın.

"Ben seni Elif seçtim... Şifalı ellerinin şefkatine emanettir yüreğim... Sana Vav olmaya geldim..."
(Tanıtım Bülteninden)
160 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Sana kızgın değilim, kırgın da...
Bitmesi gerekiyormuş ve bitti, hepsi bu. Özülmedim değil, hâlâ canım nasıl yanıyor bilemesin. Biliyorum ki böylesine derin bir acının nedeni, tarifsiz bi mutluluğun bitmesiydi.
Herşeye rağmen, hayatıma uğradığın için çok teşekkür ederim.
152 syf.
Kitap isminden de belli olduğu üzere "Senden Sonra " yani ayrılık acısı, kanayan yer üzerine yazılmış, özlü söz 2-3 sayfalık İsyan, ağıtlar... Eğer lise yıllarında ilk aşkından ayrılmış bir genç olsaydım bu kitabı okurken acısını yaşar belki ağlayabilirim. Sahi gerçekten bu kadar sevip acı çeken var mıdır acaba demiyorum aklıma bir gün önce okuduğum ' Reçete Kabilinden Ters Öğütler ' kitabında geçen "Sen gideli kaç ay oldu saymadım; günlerce bıraktığın yerde, tam da bıraktığın gibi salya sümük ağlamak ayrıldığımız gün hangisiydi, onu unuttum. Ancak dakikaların birbirini kovalaması, ne bileyim güneşin doğması, ayın aydınlatması, yıldızların varlığı şaşırtıyor beni. Ben de sanıyordum ki, güneş ay ve yıldızları sen idare ediyorsun. Sen gittiğinde onlar zamanı şaşırır, yörüngelerini bilemez, varsa elleri ayakları birbirine dolaşır gibime geliyordu. Sfy 104" satıları aklıma geldi. O kadar merkeze oturuyoruz ki hayatımızda sonradan girenleri, gidince 'BOOOM' herkes aşk acısı çekiyor.

Kitapta daha önce gördüğüm yerler oldu, biraz sağdan soldan alıntılama yapılmış, az bir kendini tekrar da var ama beğendiğim yerlerde oldu. Herkesin unutamadığı bir senden sonrası vardır. Kimse inkar etmesin. İlla 'sevgili' (bu nasıl kelime ise) demiyorum ama annesi, babası, ölüm ya da kalım illa bir senden sonrası vardır. Bu kitap bana bolca 'O' ndan sonrasını hatırlattı.
Okunması gerekir mi? Hayır. Okunacak o kadar çok kitap var ki bundan önce onları koyun derim.
Ablasına 'sana kitaptan iyi hediye mi olur' diyen kardeşime de teşekkür ediyorum :)
... Keyifli okumalar herkese...
160 syf.
Ezgin Kılıç'ın ikici kitabını okudum terkedilmiş birinin nasıl üzüldüğünü unutmaya çalıştığını ama unutmayıp alıştığını bir hikaye şeklinde değil iletilerle anlatıyordu. Sizde okurken kendi payınıza düşeni alacaksınız ben payıma düşeni aldım.''Her zaman mutlu olacaksın diye bir şey yok. Bazı zaman gelecek ömrün boyunca sana huzur vereceğini inandığın şeyler mutsuz edecek seni hatta en çok onlar üzecek. İnsanları sev ama bunları yaparken kendini asla ihmal etme en önemlisi de hiç kimseyi kendinden ödün verecek kadar sevme. Herkese hak ettiği ölçüde bir yer ver yüreğinden. Çünkü yerini bilen insanlar haddini aşmaz. Onlara olması gerektiği yeri öğret, hiç kimsenin sadece yalnız kaldığında sığındığı bir limanda olma. Ya sende olmalı biri ya da hiç bir bağı kalmamak üzere gitmeli. ikisinin arası yoktur." iyi okumalar
168 syf.
Kalbinizin yolunda size eşlik edecek bir hikaye.
Aşktan fazla hüzunden öte bir yolculuk olacak sizin için."Bazen herşeyi olduğu gibi kabullenip kaldığın yerden devam etmek gerekir."
Yüreğime dokunmayı başarabilen nadir kitaplardan biri oldu.
Bu kitap sadece okumak için değil bizle konuşmak bizi anlamak içinde yazılan bir kitap.
Kesinlikle tavsiye ediyorum..
152 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Evet bir ergen kitabı aşk acısını, terk edilmeyi, sevmeyi anlatıyor şöyle ki kitabın ilk 111 sayfası böyle sürüp gidiyor kısa kısa almış yazar ve benim okumaktan sıkıldığım, bende anlam bulmayan yerleri yani. Kitapta ikinci yarı başlıyor ve benim okumaktan memnun kaldığım bölüm Har ve külün hikayesi sayfa 113'ten başlıyor ve 21 sayfalık bir hikaye. Har ve külün 21 sayfalık hikayesi kesinlikle okunmaya değer. Har ve külün hikayesini okuduktan sonra kitabın kapağı anlam bulacak.
152 syf.
Yazarı ve kitabı Nur-AL hanımefendinin alıntıları ile tanımış oldum. Aşk ve ayrılık acısı üzerine kurgulanarak, günlük tarzında yazılmış. Okuyanların yaşanmışlıklara dair hatıralarını canlandıracak tarzda güzel yazılar içeren bir kitap. Özellikle kitaba da ismini veren Har ve Kül' ün öyküsü çok güzeldi...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ezgin Kılıç
Unvan:
Türk Yazar ve Şair
Doğum:
Ordu, Türkiye, Nisan 1986
1986 yılının Nisan ayında Ordu’da doğdu.İlk ve ortaöğretimimi orada tamamladı. 2006 yılında Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ni kazandı. Üniversite üçüncü sınıfta ilk kitabı olan Düş’eş Sancılar kitabını çıkardı. Altı yıl Bursa’da kaldıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Buraya yerleştikten sonra ikinci kitabı olan Sadece Bil İstedim deneme kitabı yayımlandı.

Yazar istatistikleri

  • 345 okur beğendi.
  • 1.987 okur okudu.
  • 119 okur okuyor.
  • 1.688 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları