Ezra Pound

Ezra PoundCathay yazarı
Yazar
7.1/10
95 Kişi
446
Okunma
84
Beğeni
6,4bin
Görüntülenme

Hakkında

Ezra Pound, Idaho sınırına yakın Hailey şehrinde 1885 yılında doğdu. Babası darphane memuru, büyük babası ise Kongre üyesiydi. 1901 yılında Pensilvanya Üniversitesine yazıldı. Kısa zamanda Anglosakson, Klasik ve Ortaçağ edebiyatına büyük merak duydu. 1906 yılında sanat diplomasını aldığında hayatının en önemli eseri olan Cantos'a başlamıştı. Üniversiteden sonra, müzisyen şairler, Güney Fransa Provansal halk şairleri üzerine çalışmaya devam etti. 1908 yılında Pound, Venedik'e gitti. İlk şiir kitabı A Lume Spenton'u (Sönmüş Mumlarla) yayınladı. Pound, W. B. Yeats ile karşılaşmak için İngiltere'ye gitti. Orada kısa zamanda ünlü bir edebiyatçı olarak tanındı. Yeats ile tanıştı ve Yeats'in pazartesi akşamları toplantılarının vazgeçilmez siması haline geldi. Pound aynı zamanda, D. H. Lawrence gibi yeni kabiliyetleri, ressam ve eleştirmen Wyndham Lewis gibi yazarları yayınlayan English Review ile ilişkiye girer. 1911 yılında New Age dergisinde yenilikçi yazı kampanyasını başlatır. Pound için, yüzyılın şiiri; ciddi, direkt, coşkusallıktan kurtulmuş olmalıydı. Pound bir yıl sonra, İmgeci şiir akımını kurar. Bu dönemde, William Carlos Williams, T. S. Eliot, Robert Frost, Ernest Hemingway, James Joyce ve Richard Aldington gibi yazar ve şairlerin kariyerlerine yardımcı olmaya çalışıyordu. Aynı zamanda, kendinden 20 yaş büyük, dünyaca meşhur şair Yeats ile ilgileniyor ve T.S Eliot'ın The Waste Land (Çorak Ülke) adlı eserinin editörlüğünü de yapıyordu. Amerika ve İngiltere arasında bir bağ oluşturuyor, Harriet Monroe'nun önemli Chicago dergisi olan Poetry’de yardımcı editörlük yapıyor ve imgecilik şiir ekolüne bağlı şairleri yayınlıyordu. Bu akım açık ve oldukça görsel bir sunuşu savunuyordu. İmgecilikten sonra çeşitli şiirsel yorumları da yaydı. Pound imgeciliği mektuplarla, denemelerle ve bir antolojiyle daha da ilerletti. 1915’te Monroe’ya yazdığı bir mektupta klişeler ve belli cümleler den kaçınan, modern ses veren görsel bir şiiri tartışır. 1913’te yayınladığı A Few Don'ts of an Imagiste (Bir İmgecinin Yapmaması Gereken Birkaç Şey, 1913)'te imgeyi bir zaman biriminde zihinsel ve duygusal bir karışım sunan şey olarak tanımlar. Pound’un 1914’te yayınladığı 10 şairi kapsayan Des Imagistes (İmgeciler) adlı antolojisi William Carlos Williams, Hilda Doolittle ve Amy Lowell gibi önde gelen imgecilerin şiirlerinden örnekler içerir. 1914'te, İngiliz kültürü üzerinde sürekli bir etkisi olacak daha ciddi bir akımı, Vortisizm'i lanse edecekti. Fikrin temelinde, Henri Gaudier-Brzeska adlı genç bir heykeltıraş vardı. Wyndham Lewis ve diğer yakınlarıyla akımın gazetesi Blast'ı yayınladılar. Aynı yıl, birçok vortisist sanatçının ölümüne sebep olacak I. Dünya Savaşı patlayacaktı. Vortisizm, Pound için, ilk devrimci propaganda tecrübesinin aleti ve gelenekçilik sınırlarının dışına düşmesinin sebebi oldu. Pound, vortisizmi medeniyetin feneri ve önderi olarak, sanatı hak ettiği yere koyan bir akım olarak görüyordu. Böylece, sanatlar, daha evvel Yeats'in da öngördüğü gibi, mistik bir şekilde siyasete bağlanıyorlardı. Pound, ticariliği, kendi sanatsal ve siyasi idealine her zaman engel olarak gördü. 1918'de Sosyal Kredi'nin kurucusu C.H.Douglas'la karşılaşır; Douglas moneter reformdan yana bir teori geliştirmektedir; para, üretimin ve yaratıcılığın ölçüsü olmaktan çıkıp, kullanışlılık kazandıkça, bir millet ve kültürü, haliyle, ticari emellerin devamının kurbanı olurlar. Pound bu teoriyi şevkle kabullenir. Kültürü yozlaştıran paranın iktidarının ortadan kaldırılmasına gerekli bir vasıta vardı elinde. 1930 ve 1940'lı yıllarda, ekonomi ve politika üzerine birkaç broşür yayınları Sosyal Kredi: Bir Şok (1935), Bir Kartvizit (1942), Altın ve İş (1944) ve Amerika, Roosevelt ve Savaşın Sebepleri (1944) idi. Bu broşürlerin çoğu faşist İtalya'da yayınlanır. Pound'un bu tür ekonomi politik doktrinlerine varması, Yeats'in takip ettiği mistik yolla mukayese edilebilir. 1913 yılında Pound, Yeats'in sekreteri olmuştu. Pound, 1905 yılından bu yana , doğu dinlerine, yogaya, yıldız falcılığına merak salmıştı. Pound, aynı Yeats gibi yaratıcı ruhların belirli bir reenkarnasyonuna inanıyordu. Pound, gerçek dinin sanatta gerçekleşen vahiy olduğuna inanıyordu. Hristiyanlığı elinin tersiyle itiyor ve Filistin'de vaaz edilenden tamamen farklı, Roma vatandaşını köleleştirmeyi hedefleyen bir inanç olarak görüyordu; bu anlamda İsa tamamen ölmüştür. Pound, kiliselere tahammül edemiyordu; asırlardır istifade ettikleri parasal yardımları haksız buluyor, bunları esasında sanatçıların , filozofların ve bilim adamlarının hak ettiklerini iddia ediyordu. Pound, eski zaman gizem dinleri ve kilise tarafından ortadan kaldırılan halk şairlerinin aşk inancına sahip çıkıyordu. Köylüden imparatora, toplumdaki her bireye, sosyal bir görev veren Konfüçyüs'ün sivil dininin, dengeli bir devlete varmanın yollarından biri olduğuna inanıyordu. Daha sonra, Faşist İtalya'da böyle bir devletin gerçekleştiğini gördü ve inandı. Aynı Yeats de olduğu gibi, Pound'da da gizem ve kültür kavramları, onu liberal doktrinlere ve demokrasiye düşman olmaya itti. Pound, sosyal kredi politikası ile faşizmin gerçekleştiğine, bunun da plütokrasinin gücünü kıracağına inanıyordu. Ayrıca, sanatçıların, yönetmek için doğan bir sosyal seçkinler grubu teşkil ettiklerini, bunun için ise demokratik bir seçime ihtiyaç olmadığını savunuyordu. ''Sanatçılar ırkın antenleridirler fakat toplum hiçbir zaman büyük sanatçılarına güven duymaz. 1914'ten itibaren, Pound sanatçı, yeteri kadar sağduyuya sahip olduğundan, insanlığın çekilmez derecede aptal olduğunu anlamıştır . Buna rağmen, onu idare etmeye, eğitmeye, ikna etmeye, kendinden kurtarmaya çalışmıştır diyordu. 1922'de ise kitleler uysaldır, yoğrulabilirler ve onları şekillendiren kalıpları yaratan ise sanattır.'' neticesine varıyordu. Faşizm ise, Pound için, eski bir geleneğin doruk noktası oluyordu; bu noktada ise Mussolini, Hitler ve Sir Oswald Mosley gibi kişileri görüyordu. Pound 1920'den itibaren etnolog Frobenius'un doktrinlerini incelemiş, mistik bir ırk yorumuna varmıştı. Pound için kültürler ırkların ürünüdür ve her birinin kendine özgü ruhu, paideumu vardır; bunun bekçisi ise sanatçıdır. Pound için Mussolini, plutokrasiyi deviren bir devlet adamı olmanın da ötesinde, politikayı bir çeşit sanat haline getiren insandı: Pound, Mussolini, halkına, şiirin bir devlet davası olduğunu söyledi ve bu şekilde, Roma'da, Londra ve Washington'dan daha yüksek bir medeniyet seviyesini dile getirdi diyecek kadar ileriye gitti. 1935 yılında yazdığı Jefferson ve/veya Mussolini adlı eserde izah ediyor: Mussolini'nin mahkemesi, eğer yaratıcılığı, kuruculuğu göz önünde bulundurulmazsa geçerli olamaz. Bir sanatçı olarak muamele edin, tüm detayların yerli yerine oturacağını görürsünüz... Faşist devrim, bazı özgürlüklerin muhafazası, belirli bir kültür seviyesinin ve hayat kurallarının korunması içindi ... Pound, karısı Dorothy ile 1924'te İtalya'ya yerleştiler. 1933'te Mussolini'yle karşılaştı ve moneter bir reformla ilgili fikirlerini iletir. İngiliz faşist Mosley'le 1936'da tanışır ve sahibi olduğu British Union of Fascists dergisinde yazar ve 1959 yılına kadar yazışırlar. 1930 yılından itibaren Hitler Almanya'sının ekonomisi ile ilgilenir ve Berlin-Roma Mihverinin Lincoln'den bu yana tefeciliğe karşı ilk hücum olarak görmeye başlar. 1940'ta, Mihver ülkelerine karşı savaşa muhalefet gruplarına yardım için gittiği ABD turundan döndüğünde, İtalya'da radyo çalışmaları yapar. Amerikan saati adlı programları 1941'de başlar. Pound kendisini bir Amerika yurtseveri olarak gördüğünden, Japonların Pearl Harbor hücumundan sonra ABD'ye geri dönmek istese de Amerikan Başkonsolosluğu buna mani olur. Hiçbir geliri olmadığından, radyo çalışmalarına devam eder ve tüm gücüyle Roosevelt yönetimine hücum eder; hücumları ekonomik olmakla beraber, belirli bir sanat ve kültür eleştirisini de içerir. Mussolini'nin katledilmesinden iki gün sonra Pound, Amerikan askeri güçlerine teslim olmaya çalışmasına rağmen İtalyan partizanlar tarafından tutuldu. Büyük bir ihtimalle, kendisinin de katledileceğine inanmış olmalı; cebine Konfüçyus'la ilgili bir kitap alır. Bunun yerine, Pisa'da bulunan bir Amerikan kampında, tabanı betondan, tüm gece aydınlanan, demir bir kafes içerisine hapsedilir. Pound fiziken yıkılır ve bir sağlık merkezine yollanır; burada Pisan Cantosları üzerine çalışmak için izin elde eder. Aynı yıl Washington'a yollanır ve hapsedilir. 1943'te Pound, ABD'ye ihanetten suçlanır. Hemingway, eski dostunun savaştan sonra, geleceğinden endişe ederek, delilik savunması yapmanın mümkün olduğunu ileri sürer; bu fikir, Pound'un, Amerikan hükûmeti nezdinde ilişkileri olan yakın dostları tarafından kabul edilir. Diğer bir grup ise Pound'un ölümle cezalandırılmasından yanaydı. Fakat daha sonra deli olduğu kabul edilerek, St Elizabeth, katiller için akıl hastanesine kapatılır. Burada edebi çalışmalarına devam eder; çevirdiği 300 Çin şiiri 1954 yılında Harvard'da yayınlanır. 1950'li yılların ortasına doğru, birçok etkin sanatçı ve aydın, serbest bırakılması için kampanya başlatmışlardı. 1953 yılında, Pound henüz kesin ve yasal bir teşhise tâbi tutulmamıştı. Adalet Bakanlığının yaptığı tetkiklere göre, sadece kişilik sorunları vardı. 13 yıl hapis yattıktan sonra, 18 Nisan 1958 yılında, vatan hainliği ile ilgili suçu terk edildi. Aynı yıl, 30 Haziran'da İtalya'ya geri döndü ve Napoli'ye vardığında gazetecilere faşist selamı verirken, ''Tüm Amerika bir tımarhaneden ibaret'' dedi. Cantos eserine devam ederken, eski faşist dostlarıyla ilişkilerini sürdürdü. Amerikan diplomasisinin tüm kınamalarına rağmen, radyo ve gazetelere verdiği her söyleşide Amerikan sistemini eleştirdi. 1972 yılında Venedik'te hayata gözlerini yumdu. 1949'da Bollingen Şiir Ödülü'nü almıştır. Batı sanat ve kültürünü her yanıyla inceleyen Pound, klasik İlkçağdan Çin ve Japon şiirine ilgi göstermiş, bunlardan esinlenerek şiire yeni olanaklar ve zenginlikler kazandırmıştır. Pound aynı zamanda D.H. Lawrence gibi yeni yeteneklerle birlikte ressam ve eleştirmen Wyndam Lewis gibi yazarları yayınlayan English Review ile ilişki kurar. 1911 yılında New Age dergisinde yenilikçi yazı kampanyasını başlatır. Pound için, yüzyılın şiiri ciddi, direkt, coşkusallıktan kurtulmuş denilir.
Tam adı:
Ezra Weston Loomis Pound
Unvan:
Şair, çevirmen, deneme yazarı
Doğum:
Idaho ABD, 30 Ekim 1885
Ölüm:
Venedik, İtalya, 1 Kasım 1972

Okurlar

84 okur beğendi.
446 okur okudu.
14 okur okuyor.
269 okur okuyacak.
8 okur yarım bıraktı.
Reklam

Sözler ve Alıntılar

Tümünü Gör
Merkezimi kaybettim dünyayla savaşmaktan.
Sayfa 803 - Yapı Kredi Yayınları
Reklam
Kafamız üzüntüyle dolu, acımızı kim anlar?
Kasım 2019
Çok okumam lazım çok :))) 1)
Altın Gözlük
Altın Gözlük
/giorgio Bassani ❌ 2)
Kutsal İsyan - 3
Kutsal İsyan - 3
/Hasan İzzettin Dinamo ✔ 3)
Şiirler IX - Monna Rosa
Şiirler IX - Monna Rosa
/sezai karakoç 4)
Doppler
Doppler
/erlend loe✔ 5)
Kiraz Çiçekleri
Kiraz Çiçekleri
/ yasunari kwabata 6)
Üç Damla Kan
Üç Damla Kan
/ sadık hidayet ✔
Hayırlı sabahlar
Kafamız üzüntüyle dolu, acımızı kim anlar?"
Ezra Pound
Ezra Pound
Reklam
Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisi
Kazım Taşkent, Yapı Kredi Bankası'nın kurucusudur. İş bu seri Fransa'nın ünlü yayınevi Gallimard'dan esinlenerek oluşturulmuş bir dizidir. Sadeliğiyle göz doldurur. :) Eski ciltli baskılarının olmaması hanelerine eksi puan olarak yazılabilir. Ayrıca daima pahalıdırlar. Eserlerin çoğunu incelediğimizde diğer yayınevleri tarafından basılmadığını

Yorumlar ve İncelemeler

Tümünü Gör
61 syf.
8/10 puan verdi
Ezra Pound... İsmini pek bilmiyoruzdur. Ancak bir o kadar kıymetli Amerikalı bir şair. Amerika ile pek barışık olamamış. İtalya'ya yerleşen şair, Faşizmin savunucusu olmuş. Mussolini'yi desteklemiş. O katledilince de Amerikan askeri güçleri tarafından yakalanıp öldürülme tehlikesine karşı, dostu Hemingway tarafından yapılan tavsiye üzerine
Cathay
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2013284 okunma
888 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
·
45 günde okudu
Bir uluslar güldestesi...
Dilin ve şiirin sınırlarını genişleten, kaybedilmiş bir dünya kültürünün yeniden inşaası için "ideal kültür" fikrini ortaya koyan büyük deha, şair: Ezra Weston Loomis Pound... Efe Murad'ın tabiriyle, geçmişi kendi bağlamında anlamak isteyen bir kültür fetişisti. Batı kapitalizminden ve bankerciliğinden uzak paranın insana
Kantolar
KantolarEzra Pound · Yapı Kredi Yayınları · 202124 okunma
61 syf.
10/10 puan verdi
Ezra POUND – Cathay Başlarken, şiirleri okumaya, anlamadım şairi. Utandım kendimden, kapattım kitabı. Dedim ki önce şunu öğren; ‘’Ezra Pound kim?’’ Hayatını okudukça büyülendim. Büyülemek az kalır belki de, havalandım ve hala havadayım. Hayatının incelemesini de yapacağım fakat şu kadarını bilmenizi istiyorum, James Joyce, kariyerini Ezra Pound’a borçlu… Cathay adlı eseri Ülkü Tamer çevirisi. Bir sayfasında şiirin orijinal metni varken diğer sayfasında ise Türkçe metni yer alır. Çeviri kısmında Ülkü Tamer oldukça başarı sağlamış. Jaguar Kitap’a minnettarım, bu eseri okuyucularına kazandırdığı için. Sayelerinde bir eksiğimi daha tamamladım. Yolumda emin adımlar ile ilerliyorum. Bu kitap, sayfalar ilerledikçe yıldırım oldu düştü tepeme. 39 derece ateşle okudum bu eseri ve elimden bırakamadım. Hastalığımı unuttum, bu şiirleri okurken. Bir musiki bütün şiirleri kulağımda, çevir çevir dinle, oku hatta. Bu öyle bir şiir kitabı ki baştan sona heyecan. Pound da Tamer de… Çin’den Türkiye’ye uzanan bir heyecan. Bir defa elinize alın kitabı, hem şairin hem de şiirlerinin etkisine gireceksiniz. Her şeye inat iyi eserler okumak adına… Popülizmin bu denli fazlalaştığı bir dönemde Pound sizi kendinize getirecektir. Biliyorum iddialı bir laf bu fakat izin verin de o yıldırım sizin de tepenize düşsün. Herkese şiir dolu okumalar dilerim edebiyat sever güzel insanlar.
Cathay
CathayEzra Pound · Jaguar Kitap · 2013284 okunma