Faruk Beşer

Faruk Beşer

YazarÇevirmenEditör
8.6/10
154 Kişi
·
668
Okunma
·
50
Beğeni
·
2.208
Gösterim
Adı:
Faruk Beşer
Tam adı:
Prof. Dr. Faruk Beşer
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Trabzon, 22 Nisan 1952
22.4.1952 de Trabzon da doğdu. İlkokulu Trabzon´da, Ortaokulu İzmit İmam Hatip Okulunda, Liseyi ise Yozgat İmam Hatip Lisesindernokudu (1972).rnrnAtatürk Üniversitesi İslamî İlimler Fakültesinden mezun oldu (1978). Mezun olduğu Fakültede İslam Hukuku dalında " İslamda Sosyal Güvenlik" adlı teziyle doktor oldu (1985).rnrnDiyanet İşleri başkanlığına bağlı olarak 8 yıl muhtelif görevler yaptı. Malezya International Islamic University’de iki dönem hocalık yaptı (1993-1994).rnrnDöndükten sonra Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesine intisap etti. 1994te doçent, 2000 Yılında da Profesör oldu.rnrnAynı fakültede iki yıl dekan yardımcılığı yaptı. ABD´ne gitti ve University of Pittsburgh´ta Misafir Profesör olarak altı ay araştırmalarda bulundu (1999-2000). 2005-2006 yıllarında Dubai’de Faculty of Islamic and Arabic studies’de öğretim üyesi olarak çalıştırnrn20 kitabı yayımlandı, 600’ü aşkın TV programı yaptı. Halen Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı ve öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Evli ve dört çocuk babasıdır.
Efendimiz (s.a.v) " Bir insan Allah'tan başkasına secde edebilseydi, kadının kocasına secde etmesini emrederdim" buyuruyor
Faruk Beşer
Sayfa 29 - Nun yayınları
“Günümüzün müslümanı kaçırdığı bir namaz için, takımının yediği gole üzüldüğü kadar üzülmüyor”.
Hayati Yılmaz
İman kalbin bir eylemi olduğu için insanları zorla inandırmak imkânsızdır. Bu yüzden İslam, " Dinde zorlama yoktur kuralını koymuştur."
Faruk Beşer
Sayfa 57 - Nun Yayınları
Kim cuma günü tırnaklarını keserse, Allah onu öbür cumaya kadar ve üç gün daha fazla belalardan korur.

Rasulüllah efendimiz buyurmuştur.
"Kadının, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmış olması, mecazi anlamdadır ve kadının ontolojik kökenini değil, onun hassas olduğunu ve kırılmaması gerektiğini anlatır."
Faruk Beşer
Sayfa 22 - Nun Yayınları
176 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Öncelikle yazar, buna benzer diğer kitapları gibi Sindirerek, okurken satırlar üzerinde tefekkür ederek okunacak bir eser yazmış A. Ebu Gudde hz. (rh.a)

Okucuyu bu eserde aşamalarla Alimlerin ilim yolculuğundaki zorluklara, sıkıntılara, fakirliğe , yoksulluğa, çıplaklığa ve darlığa karşı ilim yolunda ki gayretlerine ve davalarında ki mücadelelerine şahit olur.

Her ne sıkıntıda olsalar dahi daima helal ve temiz olana müracaat edip, sıkıntı çeksele dahi haram ve helale el uzatmadıklarını okuyu satırlarda bunlara şahit olur.

Eser ilim talebesi olsun veya olmasın her okuyucuya ufuk kazandıran, Ulemanın çektiği sıkıntılar karşında mücadelelerine devam ettiklerini görüp hayat bakışını olumlu yolda etkileyecek bir eser.

Son olarak şunları söylememek gerekirse: Her ilim talebesi okuyacağı ilmi eseleri okumadan önce mutlaka bu tür kitapları okumalı ki, elinde bulundurduğu ilmi eserler nasıl ne tür zahmetlerle yazılmış ve cemedilmiş okuyup idrak edebilsin.
132 syf.
Selam’un Aleyküm öncelikle kitabi okuma isteğimin oluşmasi bir ihtiyaci mesele olduğunu düşündüğümdendir daha önce de kader ile ilgili bir çok şekilde yazilar okudum sanirim küçük yaşta okuduklarimi idrak edememişim malesef tabi Hasan basri ALLAH rahmet eylesin büyük alimlerimizden adını görünce bu kitabin kabinda dikatimi çekti tabi öncelikle bir çok fırka veya mezhebin kader konusundaki görüşlerini bildiğimden güzel bir tercüme olmuş öncelikle bu kitabi okumadan önce derim ki ehli sünnet itikadina göre kader meselesi biraz araştirma yapin sonra diğer itikadi mezheplerden kader anlayişinda onlari ayiran görüşleri öğrenin misal kaderiye,Mutezile,cebriye vs sonra bu kitabi okuyun İnşaAllah size kader konusunda insan yaptiği fillerde Özgürmüdür ? Veya insan fillerinde yapip etiklerine mecbur mudur ? Veya insanin bir şeyleri yapmada iradesi var midir? Veya insan fillerinin kendi yaraticsi mi Yoksa ALLAH mi yaptirir(yaratir fillerini) gibi bir çok soruya cevap bulabilirsiniz tabi bi iki saat sürmedi okumam ama gayet güzel bir eser bu eseri tekrar gün yüzüne çikaran neşredenden bize ulaştiranlardanda ALLAH razi olsun inşallah hasan Basri Allah ona merhamet etsin bu risaleyi emevi devletinin o zaman ki yöneticisine yazmiştir sebebide şudur insanlara gadarca zülüm etmişler ve zülüm etikleri müslümanlara da eğer ALLAH bizi size zülüm etmeye mecbur birakmasaydi bizde size zulmetmezdik deyip işledikleri suçlari kadere yüklemişler haşa kaderlerinde zülüm etmek var ve bu kaçinilmazdir çünkü kaderi ALLAH yazmiştir vs diye ithamlarda bulunmuşlar halki da buna inandirmişlar tabi bu İnaniş cebri kader anlayişindan gelir bunu da Hasan Basri risaleyi yazarak(mektup) ona iletmiş ve bu görüşlerini reddettmiştir çünkü ne peygamber efendimizin sünnetinde nede sahabelerin yaşaminda böylesi bir anlayiş ve inanç biçimiyle karşilaşmadiğini da belirtmiştir kisacasi cebri kader anlayişini redden Hasan Basri ayni zaman da kaderiye (kaderi inkar eden)savunmamiştir çünkü filleri yaratan ALLAH’tır ama Allah ayni zamanda insana cüzü bir irade vermiştir iyi ve kötüyü göstermiş kuluna ancak ona seçme hakida vermiştir insan bir iyilik yapmak isterse ALLAH ona iyilik yapma filini yaratir biri kötülük yapmak isterse ALLAH ona o fili yaratir çünkü ALLAH her şeyin yaraticisidir haşa ALLAH zorla bir şey yaptirmiyor tamamen insanin niyetine göredir kisacasi insan için ALLAH onun dilediğini yaratir bunun içinde insan iyi güzeli her zaman dilemeli ve ona yönelmelidir eğer ALLAH kullarina zorla bir şey yaptırsaydi o zaman sinava ne gerek vardi ki mesela istediği her şeyi yaptirirdi burda da imtihan etmeye gerek kalmazdi herkesin ne yapacaği beli olurdur çünkü istediği her şeyi yaptirabilir güçte ve kuvettedir saddak ama o bizim hangimizin daha iyi ve daha güzel amel edeceğimizi bizi onunla imtihan etmek için yaratmiş yani bize iyiyi ve kötüyü seçme haki ona göre yaşama haki sonrada yaptiklarimiza karşi bizi ona göre ödül ve cezaya tabi tutacak böyle bir yaratiliş ifadesi varken gelip kader ALLAH’ın bize zorunlu kildiği sadece ne yaparsa kaderidir demek ne kadar doğru misal haram işlemek haramdir ALLAH yasaklar Peki haram yapan adam kalkip ben kaderimden dolayi haram işlemeye mecburum dese haşa ALLAH’A iftira atmiş olmaz mi ? Umarim merak edenlerde eseri alip okur inceleme yaparlar İnşaAllah kisa bir şeyleri bende dillendirmek istedim okuyan okuyanlardan ALLAH razi olsun hepimize ALLAH iman üzerine bir ölüm nasip etsin inşallah vesselam
132 syf.
Kitap Faruk Beşer hocamız tarafından temcit plavı gibi zaman zaman ortaya atılan Mutezile görüşlerinden,
Ehli Sünnetin ve Selef dediğimiz Sahabe, tabiin, tebeüt Tabiin zıddına, Allahın kaderi takdir ettigini bir nevi inkar eden anlayamayan/yanlış anlayan ve anlatanlara bir cevap ve bir reddiye şeklinde hazırlanmış.
Konu ayet ve hadisler ışığında, Tabiin Hasan Basri nin kader hakkında risalesi de tercüme ve aslı sunularak açıklanmış.
Kuranda ayetlerde gecen, Sahih hadislerde imanın şartlarından sayılan kadere imanı detaylıca okumak ve yaşamak isteyenler için değerli bir kaynak niteliğinde..
Hasan Basri ks ve Faruk Başer hocamızdan Allah razı olsun.
Salat ve selam Allahın al ve rasulüne
Kitabi okumamı nasip eden Rabbimize hamd olsun...
Ranuna Ayaz
Ranuna Ayaz İlim Uğrunda Yaşanmış Hayat Hikayeleri'ni inceledi.
176 syf.
·Puan vermedi
Abdulfettah Ebu Gudde hazretlerinin yazmış olduğu bu eser, “Kıssalar Allah’ın ordularından bir ordudur” sözü ile yola çıkmış, hala açtıkları izden faydalandığımız Alimlerimizin bu uğurda çektikleri
Yolculuk zorlukları, uyku ve zevkten fedaları, Fakirlikleri ve ilim için kıyafet satarak hayatlarını yarı çıplak bile geçirmeye razı oldukları, Açlık susuzluk uzun yolculuklarda yayanlık gibi haberleri, gurbetteki çaresizlikleri ve en kötüsü bu uğurda kimi zaman kitaplarının bazen telefi bazen satılması gibi nice zorluklarını bize anlatmış..
Şu günlerde bir şekilde ilimden yarı uzak kalmamız ve bu zorluğa bile bazen yüreklerimizin daralması ilmin beden rahatlığı ile elde edilmediğini ve illa ehlini zorlaması gerektiğini anlıyoruz.
İlim sevdalılarına bol örnekli bir kaynak olacaktır. Tavsiye olunur.
224 syf.
·4 günde
Çok tekrar var aynı sorulara birden fazla yer vermiş arti fetonun kitabini onermiş :D tabiki de o zaman feto muslumandi aman yine de iyi merak edilen soruların cevapları var ama bence daha iyi kitaplar vardır.
144 syf.
·Puan vermedi
"Bir müslüman güzel bir abdest aldıktan sonra , hem bedeniyle hem kalbiyle Allah 'a yöneldiği iki rekat namaz kılarsa cennet onun için şart olur." ( Müslim )
176 syf.
·6 günde·Beğendi
"İlim tahsil etme aşaması gerçekten zor ve çetin bir aşamadır. Uğrunda sabırlar tükenir, önünde yiğitlerin azimleri körelir.. Onu ancak değme yiğitler elde edebilir. İlme, tutuşurcasına aşık olan, onun lezzetini tadan ve onun yolunda önüne ne çıkarsa çıksın onu elde etmeye kesin karar veren yiğitler.. "

İşte bu yiğitlerin yaşadığı zorluklar anlatılmış bu kitapta. Çektikleri sıkıntılar, gittikleri yollar, zorluklar karşısında tenezzülsüz oluşları, izzetleri, vakarları yazıya dökülmüş.

Öyle kıymetli bir eser ki insanı kendine getiren cinsten, bakış açısını değiştiren, terbiye eden, örneklik teşkil eden..
Allah hepsinden razı olsun.
Okuyun lütfen pişman olmayacaksınız.
144 syf.
·Beğendi·10/10 puan
En güzel ve masrafsız olan ibadetimiz ,'Namaz' hakkında okuduğum en güzel kitaplardan biri oldu . Namazı kılmak ve dosdoğru kılmak arasındaki farka çok güzel bir şekilde dikkat çekmiş ve namazdaki huşuyu yakalayabilmenin namazı dosdoğru kılmaktan geçtiğini anlatmış . Sevgili Peygamberimiz ve sahabelerinin namazı nasıl kıldıklarını , namaza bakış açılarını ve namazı hayatlarının vazgeçilmez bir parçası olduğunu anlatmış.
5 vakit namaz Miraç'ta sevgili Peygamberimize hediye edildi ve bizler Namazımızla miraca ulaşabiliriz . Namaz ,gözlerimizin nuru ,kalbimizin şifası ,ruhumuzun en güzel azığı olmalı . Namazsız bir hayat, hayat değildir.
Namaz en güzel huzur yeri en güzel şükür sebebimizdir . Alemlerin Rabbi olan Rahman'a en güzel kulluğun simgesidir . Bizler namazla dirilip namazla eşsiz doyumlara ulaşabiliriz . Namazlarımız bize şefaat edecek inşallah ve bizler alnımızdaki secde izleriyle tanınacaz . Müslüman ve kafiri birbirinden ayıran en büyük fark namazdır . O halde Namazlarımıza sarılalım 5 vakit bunca nimeti bize bahşeden Rabbimize karşı inanın ki çok değil ... Rabbim her daim namazı dosdoğru kılanlardan eylesin .
AMİN ***
Güzel okumalar dilerim ~
144 syf.
Kitabın elime geçmesi tamamen bir tevafuk sonucu oldu. Uzun zamandır namazda okuduğumuz dua ve surelerin anlamlarını bilmediğim için rahatsızdım. Düşünün Allah'ı anmak ve kul olduğumuzu ispat etmek için ibadet ediyoruz ancak ne söylediğimizi bilmiyoruz. Bu sıkıntıyı gidermek için ağırlıklı olarak dini malzemelerin satıldığı bir çarşıya gidip, kitapçılardan birine girdim ve "Namazda okuduğum dua ve surelerin anlamlarını içeren bir kitap istiyorum" dedim. Bu andan itibaren çok acı bir gerçeğe şahit oldum. Kitapçı elime çok sayıda kitap ve kitapçık verdi. Birçoğu da cenazelerde dağıtılan ve Yasin suresini de içeren kitapçıklardı. Tek tek hepsini inceledim, namazda okunan dua ve sureler yer alıyordu. Ancak hiçbirinde "Subhane Rabbiyel Ala, Subhane Rabbiyel Azim, Semi Allahu Limen Hamideh" gibi ruku, secde ve ayağa kalkarken okuduğumuz dualar yer almıyordu. Tabi namazdan sonraki tesbihat kısmında okuduğumuz dualar da.

Maalesef istediğim tarzda bir kitap bulamadık. Sonra kitapçıya dönüp "Abi ben çok ilginç bir şey mi istiyorum? Arz-talep dengesi denen bir gerçeğin olduğunu düşünürsek namazda okuduğumuz dua ve surelerin anlamlarını bilmek isteyen kimse yok mu bu ülkede?" diye sitem ettim. Maalesef böyle acı bir gerçeğimiz var. Arapça'ya ilgi ve merakımız var. Daha Türkçe yazmasını bilmeyen 4-5 yaşındaki çocukları kurslara gönderip birkaç dua ve sure ezberlediği zaman seviniyoruz. Ancak iş, dua ve sureler bize ne anlatıyor kısmına gelince maalesef ülke olarak sınıfta kalıyoruz. Bu konuyla ilgili küçük bir misal vermek istiyorum. Bir videoda denk gelmiştim. Hafızlık yapan ortaokul öğrencisi yaşlarında bir talebe, "SadakAllahül Azim, yat da kafanı kazim" şeklinde bir söz söylemişti. Sadakallahül Azim ne demek? Azim olan Allah doğru söyler/söyledi demek. Peşine söylenen söze bakın ve cümleyi tamamlayın. "Azim olan Allah doğru söyler, yat da kafanı kazim." Ne kadar acı değil mi? Keşke hafız yetiştirdiğimiz kadar bu hafızların meal ve tefsir bilenlerini de yetiştirseydik.

En sonunda kitapçı "Bir dakika" deyip, rafların arasından bu kitabı çıkardı ve verdi. Koca kitapçıda tek bir kitap namazda okunan her şeyin anlamını ihtiva ediyordu.

Gelelim kitaba. Kitapta önce namaz konusu işlenmiş. Namazın ne kadar önemli olduğu önce ayetlerle, sonra hadislerle anlatılmaya çalışılmış. Ayetlerle namaz kısmında iniş sırasına göre ayetlerin tek tek açıklanması güzel olmuş. Ayet ve hadislerden sonra İslam Alimlerinin namazla ilgili sözlerine yer verilmiş. Mevlana Celaleddin Rumi, Abdülkadir Geylani, Said Nursi gibi isimlerin namaz konusunda düşünleri aktarılmış. Ardından da namazda okuduğumuz dua ve surelerin anlamlarına yer verilmiş. Ortaya da çok başarılı bir eser çıkmış.

Kitapta beni en çok etkileyen kısımdan da bahsetmek istiyorum. Kıblenin Mescidi Aksa yerine Kabe'ye çevrilmesinden sonra sahabelerden bazıları Peygamber Efendimiz (sav)'in yanına gelip namazlarının ziyan olup olmadığını sormuşlar. Bunun üzerine inen ayette Allah-u Teala "Allah imanınızı asla zayi edecek değildir." demiştir. Dikkat ettiniz mi namaz demiyor, iman diyor. Yani bu ayette Allah-u Teala namaz ile imanı bir tutuyor. Bu ayette gerçekten de çok sarsıcı.

Kitabı okuduktan sonra namazın aslında ne kadar değerli ve önemli bir ibadet olduğunu, Müslümanlığın ve Müslümanların simgesi olduğunu, iman ile eşdeğer tutulabilecek kadar büyük ibadet olduğunu, atalarımızın farkında olarak veya olmadan neden namaza bu kadar değer verdiklerini anlayacaksınız. Tabi ki namaz kılanların hayatlarında da olumlu manada değişiklik olması gerektiğini, namazın insanın diğer davranışlarını da etkilemesi gerektiğini anlayacaksınız.

Okumanızı tavsiye ederim. Ortalama 150 sayfalık bir kitap. Bir günde bile bitirebilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Faruk Beşer
Tam adı:
Prof. Dr. Faruk Beşer
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Trabzon, 22 Nisan 1952
22.4.1952 de Trabzon da doğdu. İlkokulu Trabzon´da, Ortaokulu İzmit İmam Hatip Okulunda, Liseyi ise Yozgat İmam Hatip Lisesindernokudu (1972).rnrnAtatürk Üniversitesi İslamî İlimler Fakültesinden mezun oldu (1978). Mezun olduğu Fakültede İslam Hukuku dalında " İslamda Sosyal Güvenlik" adlı teziyle doktor oldu (1985).rnrnDiyanet İşleri başkanlığına bağlı olarak 8 yıl muhtelif görevler yaptı. Malezya International Islamic University’de iki dönem hocalık yaptı (1993-1994).rnrnDöndükten sonra Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesine intisap etti. 1994te doçent, 2000 Yılında da Profesör oldu.rnrnAynı fakültede iki yıl dekan yardımcılığı yaptı. ABD´ne gitti ve University of Pittsburgh´ta Misafir Profesör olarak altı ay araştırmalarda bulundu (1999-2000). 2005-2006 yıllarında Dubai’de Faculty of Islamic and Arabic studies’de öğretim üyesi olarak çalıştırnrn20 kitabı yayımlandı, 600’ü aşkın TV programı yaptı. Halen Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı ve öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Evli ve dört çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 50 okur beğendi.
  • 668 okur okudu.
  • 28 okur okuyor.
  • 357 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.